içler ile cümle

içler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Ayrıca Medusa içlerinde ölümlü olan tek kişidir.Samo Meduza je bila smrtna.
Ruslar sonra Eylül içinde Boğdan içlerine yürüdü ve Yaş şehrini aldı.Septembra so se Rusi umaknili čez Odro, Avstrijci pa so zasedli Zgornjo Šlezijo.
Genel olarak sadece bebekler ev içlerine gömülmüştür.Predvsem bolne pa tudi zakopljejo v zemljo.
3. ABD Ordusu, Güneydoğu Bavyera ve Kuzey Avusturya içlerine ve Batı Çekoslovakya'ya ilerlemeye devam etti.Ameriške enote so se znašle tudi na zahodu Češkoslovaške in severu Avstrije.
İçlerinden 5000 kadarı tutuklanmış ve hapsedilmiştir.Iš jų virš šimto buvo nuteisti ir įkalinti.
Kendi içlerinde, harita yayımcıları, mahkeme hakimleri, kaşifler, savcı gibi ayrı görevleri vardır.Stambieji pašto klientai, kaip teismai, ministerijos, didžiosios įmonės, turi atskirą pašto kodą.
714'te bir Arap ordusu Galatya içlerine kadar girdi.711 m. į Ispaniją įsiveržė arabų armijos.
Bu nedenle günümüz Şapsığ yerleşmeleri kıyıda değil daha içlerdedir.Tolle ajajärgu asulakohti ei rajatud enam otse rannale, vaid sisemaale.
Gorgonlar'ın tüm özelliklerinin aynı olmasına karşın içlerinde sadece Medusa ölümlüydü.Kaks gorgot olid surematud, ainult Medusa oli surelik.
Yolda gelirken içlerinden biri kendilerini rahat ettirecek bir yol bulur.Kui need on olemas, siis inimesed tulevad tagasi, leiavad tee tagasi.
Bu yol sahilde değil de biraz içlerde yapılmıştır, böylece ulaşım kolaylığı sağlanmıştır.Mõnes kuurordis olid puust rööpad rannast vette, et vankri vedamist lihtsustada.
İçlerinden bazıları dölsüz olurlar.Sellegipoolest hukkuvad mõned neist jää all.
Goldeen’i bulmak için su içlerine bakmak gerekir.Solvendid peavad veega segunema.
Ama aynı zamanda içlerinde "şelat ajanı" denen bir madde de var.Aber sie enthalten auch ein chelatbildendes Mittel.
Ama aynı zamanda içlerinde "şelat ajanı" denen bir madde de var. Besinsel olarak uygunlar, Doritos'un aksine.Но они также содержат хелатообразователь и имеют высокую питательную ценность в отличии от чипсов.
Ama aynı zamanda içlerinde "şelat ajanı" denen bir madde de var.Dar contin si un compus chelatic.
Ama aynı zamanda içlerinde "şelat ajanı" denen bir madde de var.De van bennük egy kelátképző anyag is.
Ama aynı zamanda içlerinde "şelat ajanı" denen bir madde de var.그런데, 거기에는 킬레이트 시약이 함유되어 있어요.
Ama aynı zamanda içlerinde "şelat ajanı" denen bir madde de var.Ma al loro interno è contenuto anche un agente chelante.
Ama aynı zamanda içlerinde "şelat ajanı" denen bir madde de var.Maar ze hebben ook een chemische bindstof in zich.
Ama aynı zamanda içlerinde "şelat ajanı" denen bir madde de var.Mais ils contiennent aussi un agent chélateur.
Ama aynı zamanda içlerinde "şelat ajanı" denen bir madde de var.Mas também contêm um agente quelante.
Ama aynı zamanda içlerinde "şelat ajanı" denen bir madde de var.Nhưng chúng cũng bao gồm chất xử lý kim loại nặng trong chúng
Ama aynı zamanda içlerinde "şelat ajanı" denen bir madde de var.Pero también contienen un agente químico.
Ama aynı zamanda içlerinde "şelat ajanı" denen bir madde de var.Zawarty jest w nich również czynnik chelatujący.
Ama aynı zamanda içlerinde "şelat ajanı" denen bir madde de var.Έχουν επίσης, ένα χειλικό στοιχείο μέσα τους.
Ama aynı zamanda içlerinde "şelat ajanı" denen bir madde de var.Те също съдържат хелатинов агент.
Ama aynı zamanda içlerinde "şelat ajanı" denen bir madde de var.ויש בהם גם קלאטורים.
Ama aynı zamanda içlerinde "şelat ajanı" denen bir madde de var.ولكن بها أيضا مركبات كيميائيه.
Ama aynı zamanda içlerinde "şelat ajanı" denen bir madde de var.栄養学的にも餌として適しています
Ama çok fazla çeşitlilikleri vardı, ve içleri de oldukça karmaşıktı.Aber sie hatten große Vielfalt, und innen große Komplexität.
Ama çok fazla çeşitlilikleri vardı, ve içleri de oldukça karmaşıktı.Ale byly velmi rozmanité a uvnitř velmi složité.
Ama çok fazla çeşitlilikleri vardı, ve içleri de oldukça karmaşıktı.Ale miały one wielką różnorodność, a wewnątrz - wielką złożoność.
Ama çok fazla çeşitlilikleri vardı, ve içleri de oldukça karmaşıktı.Boli však veľmi rozmanité a vnútri veľmi komplexné.
Ama çok fazla çeşitlilikleri vardı, ve içleri de oldukça karmaşıktı.Dar erau de o mare diversitate, iar în interior, mare complexitate.
Ama çok fazla çeşitlilikleri vardı, ve içleri de oldukça karmaşıktı.De nagy változatosságban léteztek, és belsőleg, nagyon komplexitással rendelkeztek.
Ama çok fazla çeşitlilikleri vardı, ve içleri de oldukça karmaşıktı.그러나 그것이 다양성을 가지게 되었고 내부 또한 매우 복잡해졌습니다.
Ama çok fazla çeşitlilikleri vardı, ve içleri de oldukça karmaşıktı.los organismos vivos han sido relativamente simples, células simples.
Ama çok fazla çeşitlilikleri vardı, ve içleri de oldukça karmaşıktı.Maar ze hadden een grote diversiteit, en, binnenin, grote complexiteit.
Ama çok fazla çeşitlilikleri vardı, ve içleri de oldukça karmaşıktı.Ma erano molto diversificati tra loro, e, all'interno, erano esempi di grande complessità.
Ama çok fazla çeşitlilikleri vardı, ve içleri de oldukça karmaşıktı.Mais ils avaient une grande diversité, et, à l'intérieur, une grande complexité.
Ama çok fazla çeşitlilikleri vardı, ve içleri de oldukça karmaşıktı.Mas havia grande diversidade e, no interior, grande complexidade.
Ama çok fazla çeşitlilikleri vardı, ve içleri de oldukça karmaşıktı.Men de havde fantastisk diversitet, og, indeni, fantastisk kompleksitet.
Ama çok fazla çeşitlilikleri vardı, ve içleri de oldukça karmaşıktı.Men det fanns en otrolig mångfald och, inuti, stor komplexitet.
Ama çok fazla çeşitlilikleri vardı, ve içleri de oldukça karmaşıktı.Mutta ne olivat hyvin erilaisia ja sisältä hyvin kompleksisia.
Ama çok fazla çeşitlilikleri vardı, ve içleri de oldukça karmaşıktı.Namun makhluk itu sangat beragam, dan di dalamnya, sangat kompleks.
Ama çok fazla çeşitlilikleri vardı, ve içleri de oldukça karmaşıktı.Αλλά είχαν μεγάλη ποικιλία, και, εσωτερικά, μεγάλη πολυπλοκότητα.
Ama çok fazla çeşitlilikleri vardı, ve içleri de oldukça karmaşıktı.Но внутри каждый отдельный организм был очень сложен. И эти организмы были очень разнообразны.
Ama çok fazla çeşitlilikleri vardı, ve içleri de oldukça karmaşıktı.Но те имали голямо разнообразие, и отвътре, голяма сложност.
Ama çok fazla çeşitlilikleri vardı, ve içleri de oldukça karmaşıktı.אבל היה להם מגוון רחב, ומבפנים, מורכבות גדולה.
Ama çok fazla çeşitlilikleri vardı, ve içleri de oldukça karmaşıktı.لكنّها كانت على تنّوعٍ كبير، و كان باطنها شديد التّعقيد.
Ama çok fazla çeşitlilikleri vardı, ve içleri de oldukça karmaşıktı.また内部は複雑でした そして6~8億年前に登場したのが
Ama içlerinden bazıları, ‹‹Cinleri, cinlerin önderi Baalzevulun gücüyle kovuyor›› dediler.Ale někteří z nich pravili: V Belzebubu, knížeti ďábelském, vymítá ďábly.
Ama içlerinden bazıları, ‹‹Cinleri, cinlerin önderi Baalzevulun gücüyle kovuyor›› dediler.Ale niektorí z nich povedali: Belzebúbom, kniežaťom nad démonami, vyháňa démonov.
Ama içlerinden bazıları, ‹‹Cinleri, cinlerin önderi Baalzevulun gücüyle kovuyor›› dediler.Ale niektórzy z nich mówili: Przez Beelzebuba, książęcia dyjabelskiego, wygania dyjabły.
Ama içlerinden bazıları, ‹‹Cinleri, cinlerin önderi Baalzevulun gücüyle kovuyor›› dediler.A nekateri izmed njih reko: Z Belzebulom, poglavarjem hudičev, izganja zle duhove.
Ama içlerinden bazıları, ‹‹Cinleri, cinlerin önderi Baalzevulun gücüyle kovuyor›› dediler.Dar unii ziceau: ,,El scoate dracii cu Beelzebul, domnul dracilor.``
Ama içlerinden bazıları, ‹‹Cinleri, cinlerin önderi Baalzevulun gücüyle kovuyor›› dediler.Etliche aber unter ihnen sprachen: Er treibt die Teufel aus durch Beelzebub, den Obersten der Teufel.
Ama içlerinden bazıları, ‹‹Cinleri, cinlerin önderi Baalzevulun gücüyle kovuyor›› dediler.그 중에 더러는 말하기를 저가 귀신의 왕 바알세불을 힘입어 귀신을 쫓아낸다 하고
Ama içlerinden bazıları, ‹‹Cinleri, cinlerin önderi Baalzevulun gücüyle kovuyor›› dediler.Ma alcuni dissero: «E' in nome di Beelzebùl, capo dei demòni, che egli scaccia i demòni»
İlgili Sayfalar