içler ile cümle

içler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Afrika içlerinin Avrupalılarca keşif süreci 18. yüzyılın sonlarında esas olarak başlamıştır.歐洲對非洲內陸的探索在十八世紀末開始全面展開。
İçlerinden bazıları dölsüz olurlar.皆有如來藏。
Nasyonal sosyalist hükümet sigara içmeyi kınadı ve içlerinden birçoğu tütün tüketimini açıkça eleştirdi.德國國家社會主義者領袖譴責吸煙行為,有的更公然批判購買香煙。
Ama içlerinden pek azı - birkaç bin - bugüne kadar geleneklerini devam ettirip, inançlarını korumuşlardır.」命二衞共千人處理弘微喪事,追贈太常。
İçlerinde kıdemli bir Hizbullah üyesi bulunan, gemideki sekiz mürettebat tutuklandı.八名船员被捕,其中包括一名高级真主党成员。
Fakat içlerinden Adam Mitchell'ın kızı küçük yaşta sarhoş bir şoför nedeniyle trafik kazasında ölür.《混沌理论》的剧情结束后不久,山姆的女儿便被一酒醉驾驶的司机开车撞死。
İtalyan kuvvetleri Libya içlerine kadar çekilmek zorunda kaldılar.余下意军被迫向利比亚撤退。
Özellikle içlerinde sadakatleri şüpheli olan bazı lejyonlar dağıtıldı.因此分别效忠于兄弟俩人的势力出现了紧张的对立情绪。
Yani kendi içlerinde kapalı bir sistem oluştururlar.只有一个办法,听从你的内心。
Birçok kişiden toplanan para, içlerinden bazılarına büyük ikramiyeler olarak ödenir.這三人的共同特點,就是需要大筆金錢。
İçlerinden (elebaşılık ederek) o günahın büyüğünü üstlenen için ise ağır bir azap vardır.그러므로 촉국의 멸망을 강유의 책임으로 돌리는 것은 실로 억울한 것이다.
Yere üç direk saplanıp tepeleri oyularak veya üzerlerine birer bardak koyularak içlerine kımız doldurulur.이 3산의 와전으로인지 신산을 산신(産神)이라 하여 아이를 베풀어 주는 산으로 삼기도 한다.
Bu tür mezarlardan geriye, içlerine ölülerin koyulduğu taştan oda ya da bölmeler kalmıştır.무덤 주변을 둘러싸는 담장(곡장)이 있으며, 비석과 문석인을 비롯하여 여러 석물들이 있다.
İçlerinden çoğu öldü, bazıları evlerine dönebildi.그러나 그들 대부분 돌아가는 여정에서 기아와 질병으로 죽었다.
Özellikle içlerinde sadakatleri şüpheli olan bazı lejyonlar dağıtıldı.여러 군단들, 특히 충성심이 의심되는 군대는 완전히 해산되었다.
Nasyonal sosyalist hükümet sigara içmeyi kınadı ve içlerinden birçoğu tütün tüketimini açıkça eleştirdi.나치당의 지도자들은 흡연을 비난했으며 이들 중 일부는 담배 소비를 공공연히 비난하기도 했다.
Bir süre sonra içlerinden bazıları iblislerin etkisi altına gireceklerdir.모든 불신앙은 사탄을 따라가는 것이므로, 모든 이교도는 사탄의 영향 아래 있다고 보았다.
Bunun yanında, içlerinde ayetler ve hadislerin yazılı olduğu ve tuğra işlemesinin yapıldığı rahleler de vardı.그리하여 고구려인 사이에는 유교의 경전(經典)이나, 사기(史記)·한서(漢書) 등의 사서(史書)가 읽혀졌다.
İnsanların kanını emer, içlerinde büyür.이는 사람의 피를 빨아 먹고 산다.
Bu gruplar da kendi içlerinde çeşitli türden silahları içermektedir.한 유닛에 여러 개의 무기가 달린 것도 있다.
Aslında içlerindeki en akıllısı.명부신들 중에서 제일 현명하다.
İçlerinde Garforth da vardı.ביניהם היה גם גרפילד.
İçlerinden hangisinin Ariana'nın ölümüne sebep olan laneti yaptığını hiç öğrenememişlerdir.דמבלדור מעולם לא גילה מי מביניהם ביצע את הקסם שגרם למות אריאנה.
Romalıların, içlerinden biri Amerikan hentbolunu andıran çeşitli top oyunları da vardı.לרומאים היו גם כמה צורות של משחקי כדור, כולל אחת בעלת דמיון לכדוריד.
İçlerinden biri Myus'a gönderdiler.אחד מהם הסגיר את מאשה.
Altı küçük zenci kovanla oynadı, bir balarısı, içlerinden birini soktu, kaldı beş.שישה כושים קטנים בכוורת שיחקו בלי בושה, דבורה עקצה אחד מהם, שרדו רק חמישה.
Ömrünü doldurmuş kırmızı kan hücrelerini ortadan kaldırarak, içlerindeki demiri yeniden kullanıma verir.הדבר גורם בין השאר לעיוות תאי הדם האדומים לצורה דמוית חרמש ולקיצור משך זמן חייהן במחזור הדם.
Mr.Eko içlerinden iki tanesini öldürmüştür.הומר גרם בטעות למוות של שניים מהם.
Karelerin içlerinde, yıldız, biçiminde dört yapraklı bir çiçek nakışı görülür.בראש הסמל מופיעים 4 כוכבים ונבט של פרח.
Eğer, medrese ve şuursuzluk devam etmiş olsaydı, Araplığın Anadolu içlerine kadar gireceğine şüphe yoktu.לו הוסיפו המדרסות להתקיים, לו נמשך היעדר התודעה, אין ספק כי הערביוּת הייתה מחלחלת לתוככי אנטוליה.
Her yıl içlerinde Amerikalıların da bulunduğu yaklaşık 300,000 turist ülkeyi ziyaret etmektedir.בתקופת הקיץ כבר הגיעו מדי חודש 300,000 חיילים אמריקאים.
İçlerinden (elebaşılık ederek) o günahın büyüğünü üstlenen için ise ağır bir azap vardır.Това води до силна вражда между тях.
İçlerinden çoğu öldü, bazıları evlerine dönebildi.Впоследсвие повечето от тях се завръщат.
Dolayısıyla, hücreler DNA'yı içlerinde taşıyabilmek için onu sıkıştırmak veya "paketlemek" zorundadırlar.Следователно клетките трябва да сбиват или „пакетират“ ДНК, за да могат да я побират.
Queensland koalası kısa, gümüşî kürkü ve küçük kafatasıyla içlerinde en küçük yapılı olanıdır.Куинсландският подвид е най-дребен с къса и сребриста космена покривка, и къс череп.
Bunların içleri çukurdu.То повяхнало от тях.
İçlerinden bazıları dölsüz olurlar.Някои от тях могат да се сотират.
Deniz bu ızgaradan geçerek şehrin içlerine doğru gider.За да се стигне по суша до града неминуемо е преминаването през нея.
Bu kantonlar da kendi içlerinde toplam sayıları 116 olan komünlere ayrılırlar.Разделен е допълнително на 14 общини, които са разделени на 268 енории.
Afrika içlerinin Avrupalılarca keşif süreci 18. yüzyılın sonlarında esas olarak başlamıştır.Европейското изследване на африканската вътрешност започва задълбочено към края на 17 век.
Kondansatörler enerji depolayan elemanlardır ve içlerindeki elektriksel yükü uzunca bir süre saklayabilirler.Кондензаторите могат да съхранят заряда си дълго време след като са отделени от електрическата верига.
Kırsal yerleşmeler, genellikle ovalardaki akarsu kenarlarında ve vadi içlerinde görülür.Приблизително 1/8 от населението на Турция живее в Беломорския регион.
Onları, içlerinden ırmaklar akan ve içlerinde ebedi kalacakları cennetlere sokacaktır.U njima će čiste žene imati, i u njima će vječno boraviti."
Parker, diğerlerinin hayatta kalabilmesi için içlerinden birini öldürüp yemeyi teklif eder.Odluče žrtvovati i pojesti jednog od njih kako bi mogli preživjeti.
İçlerinde tat tomurcukları bulundururlar.Kosti zapešća čine zapešće (lat.
İyonlaşma için en genel kaynak, içlerindeki sıcak yıldızdan yayılan yüksek enerjili fotonlardır.Najčešći izvor koji ionizira čestice su visokoenergijski fotoni koje emitira obližnja vruća zvijezda.
İçlerinden 4-5 tür özellikle tehlikelidir.Tri ili pet postojećih vrsta je kritično ugroženo.
Ağızlarının içlerinde jilet taşıyordu bunlar.U glavu su utaknute čivije.
Dolayısıyla, hücreler DNA'yı içlerinde taşıyabilmek için onu sıkıştırmak veya "paketlemek" zorundadırlar.Prema tome, stanica mora spakirati DNK da bi stala nju.
NOT: Kıyma yerine değişik içler de konabilir.List maline može zamijeniti i neke čajeve.
İçlerinde 40-45 bin aile olan kollar hâlinde yaşamışlardır.U njezin sastav je ušlo 400-500 državica.
İçlerinden bazıları dölsüz olurlar.Neke vrste su zaštićene.
Birçok kişiden toplanan para, içlerinden bazılarına büyük ikramiyeler olarak ödenir.U skupnom se financiranju potrebni novac prikuplja od mnoštva ljudi.
Rus ordusu Rusya'nın içlerine çekilmeye devam etti.Ruské vojsko sa stiahlo späť na svoje územie.
Pek çok fikir toplumları hem birbirine karşı hem de kendi içlerinde ayrıştırmaktadır.Ľudia si mnohé vynucujú aj proti prírode, ale i navzájom.
İyonlaşma için en genel kaynak, içlerindeki sıcak yıldızdan yayılan yüksek enerjili fotonlardır.Najčastejšou príčinou ionizácie je vyžarovanie vysokoenergetických fotónov z blízkej horúcej hviezdy.
İçlerindeki enzimler çok etkili parçalayıcıdırlar.Hyperóny sú častice vykazujúce silné interakcie.
Bakanlar Kurulu üyeleri içlerinden birini kendilerine başkan seçer.Člani med seboj izberejo predsednika.
Diğer piramitlerde mezar içleri süslenmemiştir.V ostali, večji piramidi ne posežejo.
Yedi kardeşinin üçüncüsü ve içlerindeki tek erkek çocuktu.Bil je tretji otrok po vrsti in edini fant med štirimi sestrami.
İlgili Sayfalar