içler ile cümle

içler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Hasta yatağından İran içlerine akıncılar gönderdi.Z Egiptu sprowadził rzemieślników.
Ama onlara savaş farz kılınınca içlerinden pek azı hariç, yüz çevirdiler.När de slutar på -e är adjektivet bara numeruskänsligt (se incredibile i uppställningen nedan).
Lav tüpü mağaraları: Bazı mağaralar lavların soğuması sırasında içlerinde bulunan boşluklardan meydana gelir.När det är kallt väder faller de ibland i ett stelt tillstånd (torpor).
Lüksemburg'da üç bölge bulunur ve bunlar da kendi içlerinde toplam on altı kantona ayrılır.Luxemburg är indelat i tre distrikt som i sin tur består av tolv kantoner.
Fakat içlerinden biri çok tehlikeli bir sırrı da taşımaktadır.Men även ett paradis döljer farliga hemligheter.
Nasyonal sosyalist hükümet sigara içmeyi kınadı ve içlerinden birçoğu tütün tüketimini açıkça eleştirdi.Nazistiska ledare fördömde rökning och kritiserade tobakskonsumtion offentligt.
Domuzların hangi işe yaradığını, içlerinden biri kesildiğinde anlamış ve yaşamı köklü bir şekilde değişmişti.Han insåg vilket syfte grisarna tjänade när han såg en av dem slaktas, vilket förändrade hans liv.
Yapıların içlerinde dönemin yaşantısı ile bize bilgi sağlayan birçok nesne ele geçmiştir.Hos många folk har det funnits berättelser som skildrar vad som hände i urtiden.
İçlerinde Virginia Woolf'un da bulunduğu Bloomsbury Grubu'nun uzaktan da olsa üyesiydi.Han blev en av de ledande medlemmarna av Bloomsburygruppen, tillsammans med till exempel Virginia Woolf.
Pers ordusu Karya içlerinde başarılı bir ilerleme gösterdi.Brottning har varit framgångsrikt för Armenien i OS.
İçlerinden bazıları dölsüz olurlar.Nedan listas några av dem.
Sahand dağları Tebriz'in güneyinde yer alır ve içlerinde en yüksek tepe 3,750 m ile Jam Dağıdır.Sahand-bergen ligger direkt söder om Tabriz, vars högsta topp är Jam Daqi (3 750 m).
Surları büyük oranda aşarlar ve şatonun içlerine kadar girerler.Efter många äventyr kommer de fram till hans slott.
Pek çok fikir toplumları hem birbirine karşı hem de kendi içlerinde ayrıştırmaktadır.Människor döljer ofta saker för varandra och för sig själva likaså.
İçlerinde Garforth da vardı.Även andra typer av garvning förekommer.
Barınak içlerinde yaşarlar.Märkbar för människor inomhus.
Afrika içlerinin Avrupalılarca keşif süreci 18. yüzyılın sonlarında esas olarak başlamıştır.Серйозні дослідження глибин Африки європейцями почалися наприкінці 18-го століття.
Birincisi, bakteriler ortamlarıdaki yabancı DNA'yı içlerine alabilirler, buna transformasyon denir.По-перше, бактерії можуть прийняти екзогенну ДНК із свого оточення у процесі, що називається трансформацією.
Bu içlerinden birinin ölümüyle son buldu.Про його смерть довідався один з друзів.
İçlerinden bazıları dölsüz olurlar.У деяких з них ікла можуть складатися.
Dört gün sonra Mısır içlerinde ilerlemekteydiler.Через 4 роки оселився в Україні.
1837 yılında eyaletler kendi içlerinde ayrı hükumetlere, yerel idari birimlere ayrılmıştır.У 1837 році графства були розділені на місцеві адміністративні одиниці.
Daire başkanlıkları da kendi içlerinde şube başkanlıklarına ayrılmıştır.Сестри обох президентів пішли з життя до їх президентства.
İçlerinden biri Myus'a gönderdiler.Їх ведуть до мишей.
Haçlı ordusu adanın içlerinde bir ordugahta kışı geçirip altı ay kaldılar.Собакам довелось виживати арктичною зимою власними силами протягом 6 місяців.
Bu tarlalar kendi içlerinde de bulundukları yerlere göre adlandırılmışlardır.Про це свідчать назви місцевостей, згадувані в його творах.
Goldeen’i bulmak için su içlerine bakmak gerekir.Займався пошуками Ельдорадо.
Eric Cantona, Manchester United'lı Fransız eski futbolcu Futbolcular yeteneklerini içlerinde barındırırlar.Французький футболіст та колишній гравець «Манчестер Юнайтед» Ерік Кантона знявся в ролі «Жеребця».
İnsanları iyi tanıyor, içlerini okumayı biliyor.Тонко відчуває людей і вміє слухати.
İçlerinden birinin adı aynı zamanda “mukadderat”tır.Одна з них має назву «Відрадний».
İçlerinden birinin durumu oldukça ciddiydi.Stav jednoho z nich byl vážný.
İçlerinden biri Albert Einstein olduğunu, diğeri ise Isaac Newton olduğunu iddia eder.Jeden předstírá, že je Einstein a druhý Newton.
İçlerinde Meryem oğlu İsa ve Üzeyr de dahil olmak üzere peygamberlerin hepsi birer insandır.Také pro nadsvěťany je Pán nočních můr stvořitelem všeho a je pro ně "Matkou jejich moci".
Solungaç yayları, içlerinde kılcal kan damarları bulunan solungaç yapraklarına sahiptir.Kamením uházejí je, krev jejich na ně."
Ama onlara savaş farz kılınınca içlerinden pek azı hariç, yüz çevirdiler.Když se jeden z tisů uklonil, některé z nich omdlely; „to byl pravděpodobně on“ (král).
Bitkilerin gövdeleri, özellikle kuruyunca içleri boşalır.Při skladování plody vadnou, zvláště pokud jsou podtržené.
İçlerinde tat tomurcukları bulundururlar.Botku mají také palmy (čeleď arekovité).
Aslında içlerindeki en akıllısı.Je ze všech nejchytřejší.
Churchward'a göre 70.000 yıl önce mevcut olan Uygur İmparatorluğu, Avrupa içlerine kadar uzanmaktaydı.Podle archeologů byla oblast dnešního Chaskova osídlena již v dobách před sedmi tisíci lety.
İçlerindeki enzimler çok etkili parçalayıcıdırlar.Hyperony jsou částice vykazující silné interakce.
Ama onlara savaş farz kılınınca içlerinden pek azı hariç, yüz çevirdiler.Când le-a fost dat însă să lupte, au întors spatele, în afară puținora dintre ei.
Queensland koalası kısa, gümüşî kürkü ve küçük kafatasıyla içlerinde en küçük yapılı olanıdır.Koala de Queensland este cea mai mică, cu blană scurtă și argintie și un craniu mai scurt.
Bu içlerinden birinin ölümüyle son buldu.Acesta din urma s-a soldat cu moartea unei persoane.
Bunların içleri çukurdu.Ei au lățime de ca.
İçlerinden birinin durumu oldukça ciddiydi.Unul dintre ei se află în stare gravă.
İçlerinden bazıları dölsüz olurlar.Unele dintre ele conțin însemnări.
Listede 1300 civarında, içlerinde yüksek rütbeli El Fetih üyeleri vardı.Aproximativ 300 de bărbați și femei au participat la această primă manifestare în proporții relativ egale.
Yarmuk Savaşı'ndan sonra Müslümanlar kuzey bölgelere Suriye'nin derin içlerine yürüyüşe geçtiler.După ce cuceriseră Emesa, musulmanii s-au îndreptat spre nord pentru a cuceri întreaga zona nordică a Siriei.
Bunların içlerine çeşitli şekerlemeler ve göz alıcı dolgular da koyulurdu.Ei sapă vizuini și acoperă pereții cu pânză.
İtalyan kuvvetleri Libya içlerine kadar çekilmek zorunda kaldılar.Az olaszokat folyamatosan egyre visszábbszorították Líbia belseje felé.
İçlerinden bazıları dölsüz olurlar.Némelyek le vannak pecsételve.
Bu ateş kasırgasında bazı filikalar, içlerindeki herkesin ölmüş olması sonucu akıntıya kapıldılar.Az kigyulladt, majdnem mindenki meghalt, aki bent volt.
İçlerinde 40-45 bin aile olan kollar hâlinde yaşamışlardır.Velük menekült 40-50 magyar család is Vaskútra.
Altı küçük zenci kovanla oynadı, bir balarısı, içlerinden birini soktu, kaldı beş.Hat kicsi néger játszadozik a kaptárok között, Egyet megcsíp egy kis méh, és nem marad, csak öt.
Ancak artık kendisinin de vücudu iflas eder ve makineler onu makine şehrini içlerine doğru götürürler.A tömeg elkezdi pusztítani a gépeket és haladnak a Heart Machine (Szív gép), a város áramközpontja felé.
Kitap 2 bölüme ayrılır, bu bölümler de kendi içlerinde 12 ve 10 kısım olarak parçalanmıştır.A könyv 12 fejezetre oszlik, ezek is részekre tagolódnak.
Buraya giren Primerlar kendi içlerindeki hayvanı bulurlar ve zamanla iç güdülerine göre yaşamaya başlarlar.Érdemes az állatokat élve, mozgás közben, eredeti színeikben megnézni.
Parker, diğerlerinin hayatta kalabilmesi için içlerinden birini öldürüp yemeyi teklif eder.Parker ehdottaa silloin, että yksi heistä surmattaisiin ruoaksi, jotta muut pysyisivät hengissä.
İçlerinden bazıları dölsüz olurlar.Miehet tuntuvat salailevan jotakin.
Bunların hepsi daha sonradan bu varlıklara dönüşmüştür fakat ruhları yine de içlerindedir.Näin tapahtuikin, mutta heistä kaikista tulikin kuolemattomia olentoja.
İlgili Sayfalar