içler ile cümle

içler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Afrika içlerinin Avrupalılarca keşif süreci 18. yüzyılın sonlarında esas olarak başlamıştır.وبدأت العمليات الاستكشاف الأوروبية الداخلية للقارة الأفريقية في منتصف القرن 19.
Bir süre sonra içlerinden bazıları iblislerin etkisi altına gireceklerdir.Para alguns (crerem) certamente em expulsar demônios, (…).
Kendi içlerinde yaptıkları evlilikler sayesinde safkan özelliklerini sürdürebilmişlerdir.Possuem o hábito de se isolarem em casais para reproduzir.
İçlerinde birçok Slav da olmak üzere gönüllüler, Thomas'ın bayrağı altında toplandılar.Vários voluntários, onde se incluíam muitos eslavos, juntaram-se ao estandarte de Tomás.
Başkalarının içlerindeki güdüler hakkında ne biliyoruz.A influência exercida das outras coisas particulares.
İçlerinde Kızıl Rackham'ın Hazinesinin yerini gösteren Parşömenler vardır.Estreou em O Tesouro de Rackham o Terrível.
Aslında içlerindeki en akıllısı.Na verdade, é o melhor deles.
Domnentiolus'un kendisi düşmana esir düşer ve Sasani İmparatorluğu'nun içlerine nakledilir.Domnencíolo foi capturado pelo inimigo e levado ao interior do Império Sassânida.
Nasıl olduklarını, içlerinin neye benzediğini ve sosyolojilerini öğrenmek istiyorum.”Eu teria que pensar em políticas, suas abordagens, seu tom."
Bunlar desteklenen ses ve video formatlarını içlerinde bulunan codec bağımlı olacaktır.Estes formatos de áudio e vídeo suportados seriam dependentes dos codecs contidos neles.
İçlerinden en yetenekli ve ünlüsu bir opera bestecisi küçük kardeşi Gaetano Donizetti idi.Era irmão mais velho do famoso compositor de ópera Gaetano Donizetti.
Deniz bu ızgaradan geçerek şehrin içlerine doğru gider.O mar revolto imediatamente invade a cidade.
Goldeen’i bulmak için su içlerine bakmak gerekir.Toda a linhagem é dedicada a encontrar Golconda.
İslav ırklar ve Avarlar Balkanlar'da yerleşmeye başlayıp Yunanistan içlerine doğru sarkmaktaydılar.Eslavos e ávaros invadiram a Grécia e assentaram-se nos Bálcãs.
Doğu Trakya'nın içlerinde kale ve yerleşimleri yağmaladılar ve tüm bölgeyi harabeye çevirdiler.Os castelos e assentamentos no interior da Trácia Oriental foram saqueados e a região inteira, devastada.
Bunların birkaçı Halebidu’da günümüze kadar gelmiştir ve içlerinde Caynu tirthankar ikonları barındırır.Ambos os lados cometeram inúmeros erros até que o lado de Hideyori finalmente cedeu.
Genel olarak sadece bebekler ev içlerine gömülmüştür.Os antepassados masculinos foram enterrados dentro da própria casa.
Yolda gelirken içlerinden biri kendilerini rahat ettirecek bir yol bulur.Eu acredito que se você encontrar alguém na rua é por uma razão.
Pek çok fikir toplumları hem birbirine karşı hem de kendi içlerinde ayrıştırmaktadır.Entender como estão relacionados entre si e dentro da organização.
(Bu departmanlar paleontoloji, zooloji ve benzeri eski departmanları da içlerinde barındırmaktadırlar.)(Los Angeles possui geomorfologia semelhante e problemas decorrentes semelhantes).
İçlerinden çok azı hariç, sen onlardan hep hainlik görürsün.Ieder ziet wat gij schijnt te zijn, maar weinigen bemerken hoe gij in werkelijkheid zijt.
İçlerinden bazıları dölsüz olurlar.Sommigen van hen doken onder.
İçlerinden (elebaşılık ederek) o günahın büyüğünü üstlenen için ise ağır bir azap vardır.Zij zijn het voor wie er een geweldige bestraffing is."
Başkalarının içlerindeki güdüler hakkında ne biliyoruz.Waaraan ontlenen mensen hun inzicht in de innerlijke processen van andere mensen?
Bakanlar Kurulu üyeleri içlerinden birini kendilerine başkan seçer.Ook kiezen de afgevaardigden een voorzitter uit hun midden.
Ama onlara savaş farz kılınınca içlerinden pek azı hariç, yüz çevirdiler.Indien zij er dan een diaconieschool van zouden maken, zou ze de koopsom aan hen teruggeven.
Onları, içlerinden ırmaklar akan ve içlerinde ebedi kalacakları cennetlere sokacaktır.Ook in parken en tuinen komt hij voor, en soms waagt het zich in weilanden nabij de bosrand.
İçlerinden çoğu öldü, bazıları evlerine dönebildi.Na zijn dood vonden velen op zijn voorspraak genezing.
Bu gruplar da kendi içlerinde çeşitli türden silahları içermektedir.De wapens vallen nog wel binnen verschillende categorieën.
İçlerinde Hamas’la uzlaşmayı da bulunduran bir çok önemli konu konuşuldu.Velen van hen zijn gekant tegen verzoening met Hamas.
Kül Tigin kitabesi, içlerinde en az tahribata uğrayanıdır.De dichter houdt dus van iemand met een boosaardig hart.
Yapıların içlerinde dönemin yaşantısı ile bize bilgi sağlayan birçok nesne ele geçmiştir.Talrijke aflaten werden verleend, die ons tegenwoordig over de voortschrijding van de bouw informeren.
İçlerinden biri, beslenme tarzlarını anlatacak bir kelime ihtiyacından söz etti.Hij zocht naar een manier om uitdrukking te geven aan de wijze van leven in deze cultuur.
İçlerindeki iki büyük devlet Avusturya ve Prusya'ydı.Binnen de Duitse Bond waren twee lidstaten dominant; Oostenrijk en Pruisen.
Bitkilerin gövdeleri, özellikle kuruyunca içleri boşalır.Vooral hogere planten schitteren door hun afwezigheid.
714'te bir Arap ordusu Galatya içlerine kadar girdi.In 743 werd een Tibetaans leger bij Kokonor volledig verslagen.
Karelerin içlerinde, yıldız, biçiminde dört yapraklı bir çiçek nakışı görülür.De naam dankt de kansel aan de vorm van een op vier stelen staande bloeiende bloemenkelk.
İçlerinde 40-45 bin aile olan kollar hâlinde yaşamışlardır.De vzw telt 45.000 aangesloten gezinnen.
İnsanları iyi tanıyor, içlerini okumayı biliyor.Het is een goede dokter, maar hij weet van schrijven.
İçlerinden çoğu öldü, bazıları evlerine dönebildi.Po wojnie wielu z nich zostało tam na stałe, większość jednak wróciła.
Hariciler kendi içlerinde birçok kola bölünmüşlerdir.Zastanawia się, ileż to błazenady było w tym rozstaniu.
İçlerinden Papalığa kadar yükselenler de oldu.Wśród nich pojawili się tacy, którzy na nich żerowali.
İçlerinde kilden sekiler, tandır ve fırınlar vardır.Wśród nich znajdują się drzewa, krzewy oraz rośliny ozdobne.
Mr.Eko içlerinden iki tanesini öldürmüştür.Mac Cecht zabił ich obu.
Birincisi, bakteriler ortamlarıdaki yabancı DNA'yı içlerine alabilirler, buna transformasyon denir.Po pierwsze bakterie mogą pobrać dany gen z środowiska w procesie nazywanym transformacją.
Parker, diğerlerinin hayatta kalabilmesi için içlerinden birini öldürüp yemeyi teklif eder.Parker sugeruje poświęcenie jednego towarzysza, aby pozostali mieli co jeść.
İçlerinde Yeast (Maya) (1849) gibi tezli romanlara, Hypatia (1853).Znajdują się na nim mniejsze osiedla, takie jak: Os.
İçlerinden 5000 kadarı tutuklanmış ve hapsedilmiştir.Pięciu z nich zostało pojmanych i aresztowanych.
Ağızlarının içlerinde jilet taşıyordu bunlar.Na głowach noszono chusty.
Bu kantonlar da kendi içlerinde toplam sayıları 116 olan komünlere ayrılırlar.Prowincje dzielą się na gminy, których łącznie jest 168.
Oyun Amerikalıların adanın daha içlerine doğru sokulduğu Peleliu'ya dönüş yapmaktadır.Na Peleliu Amerykanie kontynuują natarcie w głąb wyspy.
İtalyan kuvvetleri Libya içlerine kadar çekilmek zorunda kaldılar.Włosi opanowali Libię.
Bakanlar Kurulu üyeleri içlerinden birini kendilerine başkan seçer.Członkowie komisji wybierają spośród siebie przewodniczącego komisji.
İçlerinden bazıları dölsüz olurlar.Niektóre z nich posiadają inskrypcje.
Bu kontrolcüler içlerinde çeşitli sensörler barındırır.Projektanci telefonu postanowili zastosować w niej różne sensory.
Güçlü II. August Saksonya ve Lehistan orduları ile Polonya içlerine çekildi.August II Mocny dążył do ściślejszego powiązania Polski i Saksonii, w której był dziedzicznym elektorem.
Rus ordusu Rusya'nın içlerine çekilmeye devam etti.Armia rosyjska cofała się nadal.
İçlerinden (elebaşılık ederek) o günahın büyüğünü üstlenen için ise ağır bir azap vardır.Gubi siebie bowiem ten, co czyni drugiego potężnym.
Haçlılar ise Anadolu içlerine doğru ilerlemeye başlamışlardır.Towarzyszą jej – po bokach – aniołowie w ruchliwych pozach.
İçlerinden biri Albert Einstein olduğunu, diğeri ise Isaac Newton olduğunu iddia eder.Dwóch z nich podaje się za Alberta Einsteina i Isaaca Newtona.
İlgili Sayfalar