içki ile cümle
içki kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
İşten sonra bir içki için Tom'la buluştum.I met Tom for a drink after work.
Bir içki daha istiyorum.I need another drink.
Sana bir içki ısmarladım.I ordered you a drink.
İçkileri ödedim.I paid for the drinks.
Bir içkiye gerçekten ihtiyacım var.I really need a drink.
Sana bir içki ısmarlayacağımı söyledim, işte.I said I'd buy you a drink, so here.
Sanırım bir içkiye ihtiyacım var.I think I need a drink.
Bence içki içme problemin olabilir.I think you might have a drinking problem.
Tom içkiyi fazla kaçırmış gibi görünüyor.It looks like Tom has had a few too many drinks.
Tom zaten çok fazla içmesine rağmen, bir içki daha ısmarlıyor.Even though Tom has had way too much to drink already, he's ordering another drink.
Tom bütün gece içki içtikten sonra bile Mary'yi çekici bulmadı.Even after Tom had been drinking all night, he didn't find Mary attractive.
Bu içkinin gerçekten farklı bir tadı var.This drink has a really different flavor.
Biz diğerlerinin gelmesini beklerken bir içki ister misin?Would you like a drink while we wait for the others to arrive?
Tom barmene döndü ve bir içki daha sipariş etti.Tom turned to the bartender and ordered another drink.
Tom, bir şişe rom almak için içki dükkanına gitti.Tom went to the liquor store to buy a bottle of rum.
Bir içki için daha sonra biriyle buluşmam gerekiyor.I'm supposed to meet someone later for a drink.
Tom arkadaşlarıyla içki içerken barda oturdu.Tom sat at the bar drinking with his buddies.
Tom barda Mary ile bir içki içiyor.Tom is having a drink with Mary at the bar.
Sana bir içki ısmarlayabilip ısmarlayamayacağımı merak ediyordum.I was wondering if I could buy you a drink.
Tom otomatik satış makinesinden bir içki satın aldı.Tom bought a drink from a vending machine.
Bir içki daha sipariş etmeyi düşünüyorum.I'm thinking about ordering another drink.
Sana bir içki ısmarlamayı önerecektim.I was going to offer to buy you a drink.
Tom içkisini alıp bir yudum aldı.Tom picked up his drink and took a sip.
Bir içki için bize katılmak ister misin?Would you care to join us for a drink?
İçkime ilaç katıldığından oldukça eminim.I'm pretty sure my drink was drugged.
İçkilerinle hemen döneceğim.I'll be right back with your drinks.
Tom bir içki içmek için bara gitti.Tom went to the bar to get a drink.
Tom ve ben daha sonra içki içiyoruz.Tom and I are having drinks later.
İçki içmeyi bırakmaya çalışacağım.I'm going to try to quit drinking.
Ben sadece iki içki içtiğini sandım.I thought you just had two drinks.
Tom kendine bir içki hazırlamaya başladı.Tom began fixing himself a drink.
Tom içkisini çabucak içti ve gitti.Tom downed his drink and left.
Sana bir içki hazırlayacağım.I'm going to fix you a drink.
Tom'un elinde bir içki vardı.Tom had a drink in his hand.
Tom, Mary için bir içki satın aldı.Tom bought a drink for Mary.
İçki içmemeliyim.I'm not supposed to drink.
Bir içki için dışarı çıkıyorum.I'm going out for a drink.
Tom Mary'ye bir içki sundu.Tom offered Mary a drink.
Bize birkaç içki alacağım.I'll get us some drinks.
Hiçbirimiz içkili değiliz.We're all out of booze.
Tom içkisini indirdi.Tom put his drink down.
Tom, Mary'ye bir içki verdi.Tom gave Mary a drink.
Herkes içki içiyordu.Everyone was drinking.
Birkaç içki alacağım.I'll get some drinks.
Benimle bir içki iç.Have a drink with me.
Tom bir içki karşıtı.Tom is a teetotaler.
İçkileri satın alacağım.I'll buy the drinks.
Bir içki al, Tom.Have a drink, Tom.
İçkiyi fazla kaçırma.Don't drink to excess.
Tom'un bugün kötü bir içki mahmurluğu var.Tom has a bad hangover today.
Kanada'da 20 yaşın altındaki insanların içki içmesi yasal değildir.It's not legal for people under 20 to drink in Canada.
Tom kendine bir içki aldı.Tom got himself a drink.
Tom kendine bir içki karıştırdı.Tom mixed himself a drink.
Tom ellerinde iki içkiyle oturma odasına doğru yürüdü.Tom walked into the living room with two drinks in his hands.
Tom, Mary'yi bir içki getirdi ve önüne koydu.Tom brought Mary a drink and placed it in front of her.
Tom içkisini bitirdi ve bir tane daha ısmarladı.Tom finished his drink and then ordered another one.
Tom bardağı aldı ve bir içki aldı.Tom picked up the glass and took a drink.
Tom yanlışlıkla içkisini devirdi.Tom accidentally knocked over his drink.
Tom barda kendi başına içki içiyordu.Tom was in the bar drinking by himself.
Bir içki için buluşabiliriz.We could meet for a drink.
İlgili Sayfalar