içki ile cümle

içki kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Bir içki içelim ve bu konuda daha fazla tartışalım.Let's have a drink and discuss this further.
Bir içki için dışarı çıkalım.Let's go out for a drink.
Bir içki için buluşalım.Let's meet for a drink.
Tom'a bir içki alalım.Let's buy Tom a drink.
İçki almaya gidelim.Let's go get a drink.
Bir içki içelim.Let's have a drink.
Kim bir içki ister?Who wants a drink?
Bir içki istemem.I don't want a drink.
Sana bir içki satın almak istiyorum.I want to buy you a drink.
Bir içki ister misin yoksa istemez misin?Do you want a drink or not?
Bir içki almaya gitmek ister misin?Do you want to go get a drink?
Tom bir içki istemediğini söyledi.Tom said he didn't want a drink.
Bir içki için benimle çıkmak ister misin?Do you want to go out for a drink with me?
Tom'un araba sürmesini istemiyorum. O içki içiyor.I don't want Tom to drive. He's been drinking.
Daha sonra bir içki için bize katılmak ister misin?Do you want to join us for a drink afterwards?
Bir içki sorunu olduğunu kabul etmek istemiyor.He doesn't want to admit that he has a drinking problem.
Eğer içki içersen ve araba sürersen sen lanet olası bir salaksın.If you drink and drive, you're a bloody idiot.
Polisler gizlice içki satılan yeri bastı.The police raided the speakeasy.
Bir içki daha, lütfen.One more drink, please.
İçkin nerede?Where's your drink?
Ben içki içmek için çok iyi bir yer biliyorum.I know a very nice place to drink.
Sadece bir içki alacağım.I'll just have one drink.
Kaç tane içki var?How many drinks are there?
O benim eski içki arkadaşım.He's my old drinking buddy.
Asla yalnız içki içmem.I never drink alone.
Neden bir içki içmiyorsun?Why don't you have a drink?
Neden oturup benimle bir içki içmiyorsun?Why don't you sit and have a drink with me?
İçkin bitti.You're out of booze.
Tom içki içmiyor.Tom isn't drinking.
Tom içki içmemeli.Tom shouldn't drink.
Doktorun sana anti-depresanlar alırken içki içmemen gerektiğini söylemedi mi?Didn't your doctor tell you that you shouldn't drink while you're taking anti-depressants?
İçkinizi bitirin.Finish your drink.
Bir içki daha al.Have another drink.
İşte içkin.Here's your drink.
Bana içkimi ver.Give me my drink.
Tom'a bir içki ver.Give Tom a drink.
İçki için teşekkürler.Thanks for the drink.
İçki satmak için ruhsatın var mı?Do you have a license to sell liquor?
O içki içmeyi azalttı.He cut down on drinking.
Onun korkunç bir içki sersemliği var.He has a terrible hangover.
İçkileri unutma.Don't forget the drinks.
Tom içki içiyor.Tom has been drinking.
Sake geleneksel alkollü Japon içkisidir.Sake is a traditional Japanese alcoholic drink.
Bir içki alacağım.I'll have a drink.
İşten sonra Tom'la bir içki içmeyi kabul ettim.I agreed to have a drink with Tom after work.
Ben kendi içkimi alabilirim.I can get my own drink.
Hadi ama, içkiler benden.Come on, drinks are on me.
Ben gerçekten bir içki kullanabilirim.I could really use a drink.
Buraya içki içmeye gelmedim.I didn't come here for a drink.
Çok fazla içki içmedim.I didn't drink too much.
22 yaşıma kadar içki içmeye başlamadım.I didn't start drinking till I was 22.
Öğleden önce içki içmem.I don't drink before noon.
Sizi tanımıyorum ama bir içki istiyorum.I don't know about you, but I'd like a drink.
Babam sadece sigara içmez, o aynı zamanda içki içer.My father doesn't just smoke, he drinks too.
Bir içki isteyebileceğini düşündüm.I figured you might want a drink.
Sadece bir içki içtim.I had only one drink.
Birkaç içki için dışarı çıktık.We went out for some drinks.
Birkaç içki içtim.I've had a couple of drinks.
Aylardır bir içki içmedim.I haven't had a drink in months.
Yaklaşık üç dakika önce sadece Tom'a bir içki verdim.I just gave Tom a drink about three minutes ago.
İlgili Sayfalar