içine ile cümle

içine kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Tehlikeyi sezdikleri durumlarda, kendilerini derhal kumun içine saklayabilirler.Ob nevarnosti se zvijejo v klobčič.
Mikronezya, Malezya'nın kuzeyindeki takımadaları içine alır.Meso sadežev pošiljajo v severno Malajo.
Ancak büyük bir aşk üçgeninin içine düşülmüştü.Tako nastane zanimiv ljubezenski trikotnik.
Çoğu dindar olmayıp içine kapanıktı.Večina cerkva se ni ohranila.
Sonra aynı adamı bir pencereden evin içine bakarken görür.Nato vstane in pogleda skozi okno.
Alman Kuzey Ordular Grubu, Kurlandiya Kuşatması içine alındı.Zato je nemška vojska bataljon zasledovala in obkolila.
Bu sırada çocuğun öz babası da olayların içine karışır.Tedaj je tudi sin podvomil v očetovo pamet.
Özellikle yaz aylarında içine buz katılarak servis edilir, serinlik verir.Iz nje so namreč celo poletje prinašali led, s katerim so hladili živila.
Kilise, Karanlık Kilise ile aynı kaya kütlesi içine oyulmuştur.Cerkev je vklesana v isto skalo kot Karanlik Kilise.
Akershus, Norveç'in başkenti Oslo'yu içine alan bir eyalettir.Fornebu (norveško Fornebo) je polotok na zahodnem delu norveškega glavnega mesta Oslo.
Grup death ve black metal kökeninden gelmesine karşın, elektronik muziği de içine katmıştır.Njihova glasba temelji na black / death metalu, zadnja plošča pa ima vplive industriala.
Gemiyi yaptı ve 600 yaşında olduğu halde içine bindi.Po lastnih zapisih je prvič šel služit na ladjo, ko je bil star 10 let.
Hastalığın tedavisi kendisini büyük miktarda borç içine soktu.Zdravil je njegove pogoste bolezni.
Bu İyotun, alkolün içine çözündüğünü gösterir.V destilarni verjamejo, da to viskiju omogoča bolj čisto aromo.
Küçük tekneler mağaranın içine girer.Manjše jadrnice se lahko sidrajo v bližini obale.
Bazen içine et ya da balık ilave edilir.Največkrat zajedajo na ribah ali drugih rakih.
Erkekler alt giyim olarak, kapri, şort, dar pantolanla cami içine giremezler.Kdor te vidi, se ti smeje, v srajčki nič in v hlačkah nič.
Nehrin içine doğru batan basamakları var ve çiçeklerle kaplanmıştır.Območje znotraj so posadili z rožami.
Böylelikle yağ sütün içine karışır.In koliko maščobe vsebuje mleko?
Sonra evin içine girer.Po tem dejanju se vrne v hišo.
Sonradan geç Rönesans mimarı stilinde içine ekler yapılmıştır.Zgrajena je v pozno renesančnem slogu.
Kendilerini okulun içine hapsetmekten başka çareleri yoktur.Varni se počutijo samo v šoli.
İçine resmini de koymuştu.Knygoje įdėta ir jo nuotrauka.
Bazen yanlışlıkla küçük teknelerin içine düşebilirler.Kartais tebeklajoja nedideliais būriais.
Seni içine hapsettiğim ateşle beraber Dünya'ya attım.Per I pasaulinį karą kartu su bažnyčia sudegė.
Şovun stili eğlenceli ama yıllardır insanın içine dokunmuyor." diye yazdı.Serialas vis dar juokingas bet jau keletą metų nėra jaudinantis.“.
Ancak büyük bir aşk üçgeninin içine düşülmüştü.Tačiau dabar jis supranta, jog įsipainiojo į labai keistą meilės trikampį.
Dörtlü yeniden evin içine girer.Dar 4 mln. grįžo namo šalies viduje.
Yarı mayalanmış darı tohumları, bambu bir fıçının içine doldurulur.Arbatos šluotelės yra iškirpti iš vieno bambuko gabalo.
İçine pis suların karışması tehlikelidir.Gresiant pavojui jie neria į vandenį.
Kapalı devre bir sisteme sahip motorun içine dışarıdan bir yakıt verilmez.Jokios galimybės darbams variklio viduje, išskyrus kuro įpurškimo sistemą.
Sonra aynı adamı bir pencereden evin içine bakarken görür.Tačiau jį susitikimo metu nemažiau traukia žvilgtelėti pro langą.
Unesco tarafından dünya mirâsı içine alınmıştır.Po jo sulaukta UNESCO susidomėjimo.
Fakat 1994 tarihli Tavurur ve Vulcan volkanlarının patlamasıyla kül içine gömüldüğü için Kokopo'ya taşındı.1994 m. miestą nusiaubė išsiveržę Tavururo ir Vulkano ugnikalniai.
Genişletilmiş anlamında Uraga Kanalı'nı da içine almaktadır.Tokijo įlankai platesne prasme priklauso ir Uragos kanalas.
Denizli ve İzmir başta olmak üzere Yurt içine göç eden 120 Aile vardır.Dabar saloje gyvena apie 120 žmonių, kurie veržiasi žvejyba ar žemdirbyste.
Tavanın içine 1 küçük kahve fincanı hamur konur.Krateryje telkšo nedidelis gėlo vandens ežerėlis.
Burası bir yalak gibi olmuş ve içine su dolmaya başlamış.Jo kūnas nusėdo dugne, o aplink jį pradėjo kauptis purvas.
Dağ keçisi (Capra), 9 türü içine alan bir cinstir.Bulerio goferai (Pappogeomys), 9 rūšys.
Bu iki örgüt Alman işgal ordusuna karşı etkili bir mücadele içine girdi.Abi šios karinės sąjungos buvo nukreiptos prieš Vokiečių ordiną.
Küçük tekneler mağaranın içine girer.Maži laiveliai kursuoja po salas.
Ancak bazen bunun içine et konulduğu da olurdu.Kartais į jų tešlą įplakdavo ir kiaušinių.
Kilisenin içine ikonlar çizilmiştir.Bažnyčia buvo suskirtyta į dvi dalis.
Cornaceae Bercht. & J.Presl (Kızılcıkgiller) (Nyssaceae Juss. ex Dumort.'yi içine alır.)Cornaceae Bercht. & J.Presl (kaasa arvatud Nyssaceae Juss. ex Dumort.)
İniş-kalkışlar genellikle rüzgâr içine (karşı rüzgâr ile) yapılır.Sageli kaasneb sademetega äike.
Elatinaceae Dumort. $$§Erythroxylaceae Kunth (Aneulophus Benth.'yi içine alır.)Elatinaceae Dumort. $$§Erythroxylaceae Kunth (kaasa arvatud Aneulophus Benth.)
Sonraki iki milyar yıl sırasında, biriken madde galaktik disk içine yerleşmiştir.Järgmise kahe miljardi aasta jooksul moodustub kogunenud ainest galaktikaline ketas.
Suyu kaynatıp içine mercimeği ve pirinçleri atın.Keerad selle pealt ära, eks ole, paned siia suhkru sisse.
Çıkan cini tekrar kandırıp içine sokmak gerekir, aksi takdirde o insanı kendine köle yapar.Parem räägi ära, muidu hakatakse mulle endale süüd külge riputama.
Guru Arjan, 1604'te Sihizm yazıtını yeni tapınağın içine yerleştirdi.Sikhide pühakirja koostas 1604. aastal guru Ardžan.
Fakat mahalle içine oldukça uzaktadır.Kuu on aga Maale tunduvalt lähemal.
Sonraki iki single "Telephone" ve "Alejandro", birçok ülkede ilk on sıralama içine girdi.Järgmised singlid ''Telephone'' ja ''Alejandro'' olid lihtsalt TOP 10-sse jõudnud singlid.
Tavanın içine 1 küçük kahve fincanı hamur konur.Värava juures paikneb ka väike vahimajake, kus asub kohvik.
Genellikle tamammen suyun içine girer.Paaritutakse üldjuhul vees.
Derhal Sankt-Peterburg’a dönerek siyasetin içine katıldı.Hilissuvel asus ta taas Peterburisse.
Tavşangiller familyası yaklaşık 50 türü içine alır.Mürripuu perekonnas on kokku umbes 50 liiki.
Ekmeğin içine koyulan cisim kime çıkarsa ona ödül verilir.Kelle muna vastu satutakse, selle oma saadakse endale.
Yuvalarını yere yaparlar ve içine genellikle iki yumurta bırakırlar.Sarvikbülbülid teevad oma pesad põõsastesse ja kurnas on tavaliselt kaks muna.
Mormont ise onu çadırın içine götürür.Pesa teeb ta maha tihnikusse.
Gömüler iri küplerin içine konulmuştur.Surnuid maeti suurtesse hauaküngastesse.
İlgili Sayfalar