içinden ile cümle

içinden kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Engellerin içinden uçarak geçebilmek için uçuş sırasında dizilişe uymaları gerekiyor.A aby překonaly překážky, mohou přizpůsobovat formaci během letu.
Engellerin içinden uçarak geçebilmek için uçuş sırasında dizilişe uymaları gerekiyor.A pri prelete cez prekážky môžu tieto formácie za letu prispôsobovať.
Engellerin içinden uçarak geçebilmek için uçuş sırasında dizilişe uymaları gerekiyor.E per volare attraverso gli ostacoli riescono rapidamente ad adattare la formazione.
Engellerin içinden uçarak geçebilmek için uçuş sırasında dizilişe uymaları gerekiyor.És miközben akadályokon haladnak át, képesek a köteléket menet közben módosítani.
Engellerin içinden uçarak geçebilmek için uçuş sırasında dizilişe uymaları gerekiyor.Et pour voler à travers les obstacles ils peuvent s'adapter aux formations à la volée.
Engellerin içinden uçarak geçebilmek için uçuş sırasında dizilişe uymaları gerekiyor.또, 장애물을 통과하며 날기 위해서 비행중에 포메이션에 적응 할 수 있습니다.
Engellerin içinden uçarak geçebilmek için uçuş sırasında dizilişe uymaları gerekiyor.Om door obstakels te vliegen, kunnen ze de formaties tijdens het vliegen aanpassen;
Engellerin içinden uçarak geçebilmek için uçuş sırasında dizilişe uymaları gerekiyor.Para voarem através de obstáculos podem adaptar as formações de improviso.
Engellerin içinden uçarak geçebilmek için uçuş sırasında dizilişe uymaları gerekiyor.Şi ca să zboare printre obstacole se pot adapta la diverse formaţii în zbor.
Engellerin içinden uçarak geçebilmek için uçuş sırasında dizilişe uymaları gerekiyor.Und um durch Hindernisse zu fliegen, können sie ihre Formation im Flug anpassen.
Engellerin içinden uçarak geçebilmek için uçuş sırasında dizilişe uymaları gerekiyor.Y para volar sorteando obstáculos pueden modificar las formaciones sobre la marcha.
Engellerin içinden uçarak geçebilmek için uçuş sırasında dizilişe uymaları gerekiyor.Και για να πετάξουν μέσα από αντικείμενα μπορούν να προσαρμόσουν τους σχηματισμούς στον αέρα.
Engellerin içinden uçarak geçebilmek için uçuş sırasında dizilişe uymaları gerekiyor.Для преодоления препятствия роботы адаптируются на лету.
Engellerin içinden uçarak geçebilmek için uçuş sırasında dizilişe uymaları gerekiyor.И за да прелитат през препятствия, те могат да адаптират формациите в движение.
Engellerin içinden uçarak geçebilmek için uçuş sırasında dizilişe uymaları gerekiyor.Якщо потрібно пролетіти крізь перешкоди, роботи змінюють стрій на лету.
Engellerin içinden uçarak geçebilmek için uçuş sırasında dizilişe uymaları gerekiyor.וכדי לטוס דרך מכשולים, הם יכולים לטוות את המבנים תוך כדי טיסה.
Engellerin içinden uçarak geçebilmek için uçuş sırasında dizilişe uymaları gerekiyor.وتطير من خلال عوائق يمكنها تكييف التشكيل أثناء الطيران.
Engellerin içinden uçarak geçebilmek için uçuş sırasında dizilişe uymaları gerekiyor.その場で編隊を変形して対応します ロボットは互いにとても近い距離で飛んでいます
Erkekler, penislerinin içinden çıkan spermleriyle yumurtaları döllüyorlar.Bărbaţii, cu penisul lor, fertilizează ouăle prin spermă.
Erkekler, penislerinin içinden çıkan spermleriyle yumurtaları döllüyorlar."Bene, gli uomini, attraverso il pene, fecondano le uova con lo sperma che ne esce.
Erkekler, penislerinin içinden çıkan spermleriyle yumurtaları döllüyorlar."die Männer befruchten mit ihrem Penis die Eier mit dem Sperma, das da herauskommt.
Erkekler, penislerinin içinden çıkan spermleriyle yumurtaları döllüyorlar.남자가 그들의 성기를 통해서 나온 정자들로 난자들을 수정시키는 거야.
Erkekler, penislerinin içinden çıkan spermleriyle yumurtaları döllüyorlar.Les hommes, avec leur pénis, Ils fertilisent les œufs avec le sperme qui en sort.
Erkekler, penislerinin içinden çıkan spermleriyle yumurtaları döllüyorlar.los hombres, por medio de sus penes, fecundan los huevos con la esperma que sale.
Erkekler, penislerinin içinden çıkan spermleriyle yumurtaları döllüyorlar."No, muži, pomocí jejich penisu, oplodní vajíčko spermatem, který z něj vychází.
Erkekler, penislerinin içinden çıkan spermleriyle yumurtaları döllüyorlar."Nos, a férfiak, a péniszükkel termékenyítik meg a tojásokat a spermájukkal.
Erkekler, penislerinin içinden çıkan spermleriyle yumurtaları döllüyorlar."os homens, através dos seus pénis, "fertilizam os ovos com o esperma que é ejetado
Erkekler, penislerinin içinden çıkan spermleriyle yumurtaları döllüyorlar."Tak to máš tak, muži, pomocou penisu oplodnia vajíčka spermiami, ktoré z neho vychádzajú.
Erkekler, penislerinin içinden çıkan spermleriyle yumurtaları döllüyorlar."Więc mężczyzna swoim penisem zapładnia jajka nasieniem, które z niego wychodzi.
Erkekler, penislerinin içinden çıkan spermleriyle yumurtaları döllüyorlar."Ну, чоловіки через свій пеніс, запліднюють ікринки спермою, яка звідти виходить.
Erkekler, penislerinin içinden çıkan spermleriyle yumurtaları döllüyorlar.גברים, באמצעות הפין שלהם, הם מפרים את הביצים ע"י פליטת זרע.
Erkekler, penislerinin içinden çıkan spermleriyle yumurtaları döllüyorlar.الرجال، عن طريق قضيبهم، إنهم يقوموا بتخصيب البويضات عن طريق الحيوانات المنوية التى تخرج منهم.
Erkekler, penislerinin içinden çıkan spermleriyle yumurtaları döllüyorlar.「女性の膣を通るよう射精して」 「受精するのよ」
-Evet. -Kontrol et, içinden kötü olanları ayır . -Peki efendim.Podívej se na nové zboží a vyber všechno zkažené.
-Evet. -Kontrol et, içinden kötü olanları ayır . -Peki efendim.Ritira tutto quello che č in cattivo stato.
-Evet. -Kontrol et, içinden kötü olanları ayır . -Peki efendim.Wybierz dobrze, jakąś mocną najlepiej.
Fakat bunun halkın içinden kopup gelen bir hareket olduğunu unutmayın.Aber bedenken Sie, dass dies eine Graswurzelbewegung war.
Fakat bunun halkın içinden kopup gelen bir hareket olduğunu unutmayın.Dar reţineţi, aceasta a fost o iniţiativă locală.
Fakat bunun halkın içinden kopup gelen bir hareket olduğunu unutmayın.그런데 이런 움직임이 일반 대중에게서 시작되었고
Fakat bunun halkın içinden kopup gelen bir hareket olduğunu unutmayın.Mais gardez à l'esprit que c'est un mouvement populaire.
Fakat bunun halkın içinden kopup gelen bir hareket olduğunu unutmayın.Należy jednak pamiętać, że powstał jako ruch oddolny.
Fakat bunun halkın içinden kopup gelen bir hareket olduğunu unutmayın.Nhưng nên nhớ rằng đây chỉ là những bước tiến cơ sở.
Fakat bunun halkın içinden kopup gelen bir hareket olduğunu unutmayın.Onthoud dat deze industrie is ontstaan vanuit de gemeenschap.
Fakat bunun halkın içinden kopup gelen bir hareket olduğunu unutmayın.Però tenete presente che si tatta di un movimento di base.
Fakat bunun halkın içinden kopup gelen bir hareket olduğunu unutmayın.Pero tengan en cuenta que este movimiento ha sido desde abajo.
Fakat bunun halkın içinden kopup gelen bir hareket olduğunu unutmayın.Но не забравяйте, че това движение започна отдолу нагоре.
Fakat bunun halkın içinden kopup gelen bir hareket olduğunu unutmayın.אבל אל תשכחו שהייתה זאת תנועה עממית.
Fakat bunun halkın içinden kopup gelen bir hareket olduğunu unutmayın.لكن ضعوا في حسبانكم أن هذه ظاهرة أصيلة.
Fakat bunun halkın içinden kopup gelen bir hareket olduğunu unutmayın.海外からの投資や 政府による援助によってではなく
Fakat bu zihniyet içinden çıktığı toprağa ve ülkeye sadık kalmaya devam etti.Aber dieses Selbstverständnis ist weiterhin treu zu dem Boden und zu dem Land aus dem es entstanden ist.
Fakat bu zihniyet içinden çıktığı toprağa ve ülkeye sadık kalmaya devam etti.Ale tento postoj je stabilně věrný půdě a zemi, ve které se vylíhnul.
Fakat bu zihniyet içinden çıktığı toprağa ve ülkeye sadık kalmaya devam etti.Ale toto myslenie neprestáva byť verné zemi a krajine, z ktorej vzišlo.
Fakat bu zihniyet içinden çıktığı toprağa ve ülkeye sadık kalmaya devam etti.Ám ez a gondolkodási mód továbbra is hű marad a talajhoz, az anyaföldhöz, amelyből kifejlődött.
Fakat bu zihniyet içinden çıktığı toprağa ve ülkeye sadık kalmaya devam etti.Însă această mentalitate a rămas credincioasă pământului şi terenului din care a luat naştere.
Fakat bu zihniyet içinden çıktığı toprağa ve ülkeye sadık kalmaya devam etti.하지만 이 사고방식은 그것이 발생한 지역에서 충실하게
Fakat bu zihniyet içinden çıktığı toprağa ve ülkeye sadık kalmaya devam etti.Lecz ta mentalność pozostała lojalna wobec ziemi i kraju z których wzięła swój początek.
Fakat bu zihniyet içinden çıktığı toprağa ve ülkeye sadık kalmaya devam etti.Maar deze mentaliteit bleef trouw aan de bodem en het land waar ze uit voortkwam.
Fakat bu zihniyet içinden çıktığı toprağa ve ülkeye sadık kalmaya devam etti.Mais cette mentalité continue à être fidèle au sol et à la terre desquels elle a émergé.
Fakat bu zihniyet içinden çıktığı toprağa ve ülkeye sadık kalmaya devam etti.Ma questa mentalità ha continuato ad essere fedele alla terra che l'ha vista nascere.
Fakat bu zihniyet içinden çıktığı toprağa ve ülkeye sadık kalmaya devam etti.Mas esta mentalidade continuou fiel ao solo e à terra do qual emergiu.
İlgili Sayfalar