Ana içeriğe geç
Sözlük

içinde ile cümle

içinde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Bazen kendinizi biraz lüksün içinde şımartabilirsiniz.Sometimes you can indulge yourself in some luxury.
O bir elmanın içinde yaşıyor.It lives inside an apple.
Lütfen cehalet içinde yaşamaktan vazgeç.Please stop living in ignorance.
Tom Mary ile bir ilişki içindeydi.Tom used to be in a relationship with Mary.
Tom birkaç saat içinde burada olmalı.Tom should be here in a couple of hours.
Altı yıl içinde, bugün söylediğini hatırlayacak mıyız?In six years, will we remember what you said today?
Tom birkaç gün içinde gider.Tom leaves in a few days.
Tom bugün gerçekten iyi bir ruh hali içinde görünmüyor.Tom seems to be in a really good mood today.
Lütfen huzur içinde yiyeyim.Let me eat in peace, please.
Tom anahtar kelime araştırmaları kullanarak e-posta mesajlarını içinden seçti.Tom sorted through his email messages using keyword searches.
Biz yirmi dakika içinde dönüyor olacağız.We'll be back in twenty minutes.
Bu araba benim babamın ama kısa bir süre içinde o benim olacak.This car is my father's, but in a little while it will be mine.
Bu pantolonun içinde şişman görünüyor muyum?Do I look fat in these pants?
O, hareket içinde önemli bir rol oynadı.He played an important role in the movement.
O binanın içinde gir. Daha sonra ne yapacağını sana söyleyeceğim.Go inside that building. I will tell you what to do next.
Bu yeni mağaza bir hafta içinde açılacak.This new shop will open in a week.
Bir ay içinde bir düğün düzenliyorum.I'm having a wedding in a month.
Bir kalabalığın içinde kendimi hala güvensiz ve rahatsız hissediyorum.I still feel unsafe and uncomfortable in a crowd.
Ben bir kalabalık içinde rahat değilim.I am not at ease in a crowd.
Kale acil onarım ihtiyacı içindedir.The castle is in need of urgent repairs.
Bu isilik birkaç hafta içinde kendiliğinden kaybolmalıdır.This rash should go away by itself in a couple of weeks.
Teksas'ta en uzun nehir hangi eyaletlerin içinden akar.Through which states does the longest river in Texas run ?
Tom zorluk içinde.Tom is in hot water.
Biz yarım saat içinde ayrılırız.We leave in half an hour.
Tom yaklaşık üç saat içinde dönecek.Tom will be back in about three hours.
Deneme süresi otuz gün içinde sona ermeden önce yazılımı değerlendirebilirsin.You may evaluate the software before the trial period expires in 30 days.
Bu bir veya iki gün içinde bitmiş olacak.It'll be finished in a day or two.
O bir kimononun içinde gerçekten güzel görünüyor.She really looks beautiful in a kimono.
Tom çalıntı bir arabanın içinde yakalandı.Tom was arrested in a stolen car.
Biz onu bir ay içinde yapmadık.We haven't done that in a month.
Su şişenin içinde.The water is in the bottle.
O şişenin içinde biraz viski var.There's some whiskey in that bottle.
Sahilde yürüyüş yaparken şişe içinde bir mesaj buldu.Whilst walking on the beach, he found a message in a bottle.
Bir yıl içinde Boston'a taşınacağız.We'll be moving to Boston in a year.
Tom halkın içinde bana hakaret etti.Tom insulted me in public.
Mary gözyaşları içinde çöktüMary collapsed in tears.
Bir yıl içinde Tom'dan haber almadım.I haven't heard from Tom in a year.
Açlıktan ölüyorum! Üç gün içinde bir şey yemedim.I'm dying of hunger! I haven't eaten anything in three days.
Balonun içinde bir balon var.There's a balloon inside the balloon.
Tom her zaman kötü bir ruh hali içinde gibi görünüyor.Tom always seems to be in a bad mood.
Birkaç hafta içinde otuz yaşında olacağım.I'll be thirty in a couple of weeks.
O kırmızı gözlüklerin içindeki kim?Who's that in the red sunglasses?
Birkaç yıl içinde Tunus'a gitmeyi hayal ediyorum.I dream about going to Tunisia in a few years.
Tom çok acı içinde.Tom is in a lot of pain.
Otuz dakika içinde Tom'u karşılamamız gerekiyor.We're supposed to meet Tom in thirty minutes.
Huzur içinde yat, baba!Rest in peace, father!
Oğlum, bir saat içinde okuldan gelecek.My son will come from school in an hour.
Dünya çiçekler içinde güler.Earth laughs in flowers.
Bugün kötü bir ruh hali içindesin, değil mi?You're in a bad mood today, aren't you?
Birkaç dakika içinde gitmeye hazır olacağım.I'll be ready to go in a few minutes.
Beş dakika içinde gitmeye hazır olacağım.I'll be ready to go in five minutes.
Tom üç gün içinde işi bitirdi.Tom finished the job in three days.
Tom kuşku içinde Mary'ye baktı.Tom looked at Mary in disbelief.
Tom yaklaşık üç saat içinde ameliyatı atlatmalı.Tom should be out of surgery in about three hours.
Tom acı içinde inlemeye başladı.Tom started moaning in pain.
Tom acı içinde kıvrandı.Tom was racked with pain.
Tom sadece bir dakika içinde seninle olmalı.Tom should be with you in just a minute.
Tom bir buçuk saat içinde Boston'a inecek.Tom will land in Boston in an hour and a half.
Tom birkaç dakika içinde iyi olacak.Tom will be all right in a few minutes.
Tom şimdi kötü bir ruh hali içinde.Tom is in a bad mood now.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod