Ana içeriğe geç
Sözlük

içinde ile cümle

içinde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Tom bana herkesin içinde konuşmaya alışkın olmadığını söyledi.Tom told me that he wasn't used to speaking in public.
Şu andan itibaren otuz yıl içinde çoğunuz ölecek.Most of you will be dead thirty years from now.
Tom hâlâ kötü bir ruh hali içinde.Tom is still in a bad mood.
Tom birkaç dakika içinde hazır olacak.Tom will be ready in a few minutes.
Tom birkaç dakika içinde geri dönecek.Tom will be back in a few minutes.
On beş dakika içinde benimle ofisimde buluş.Meet me at my office in fifteen minutes.
Tom'un on dakika içinde seni görmesi gerekiyor.Tom needs to see you in ten minutes.
Tom otuz dakika içinde orada olabilir.Tom can be there in thirty minutes.
Tom otuz dakika içinde orada olacak.Tom will be there in thirty minutes.
Tom yaklaşık otuz dakika içinde geri geldi.Tom came back in about thirty minutes.
Tom artık memnuniyet içinde değil.Tom is no longer amused.
Tom onun kafasını onaylama içinde salladı.Tom nodded his head in approval.
Tom ve Mary halk içinde birbirlerini öpmekten korkuyor gibi görünüyorlar.Tom and Mary seem to be afraid to kiss each other in public.
Kutunun içindeki neydi?What was inside the box?
Tom çalıların içinde çömeldi.Tom crouched in the bushes.
Tom üç gün içinde gidiyor.Tom is leaving in three days.
Tom borç içinde boğuluyor.Tom is drowning in debt.
Tom kalabalığın içinden geçti.Tom moved through the crowd.
Bir saat içinde beni karşıla.Meet me in an hour.
Bir saat içinde benimle buluş.Meet me in an hour.
Tom bir saat içinde onu bitiremeyecek.Tom won't be able to finish that in an hour.
Ne tür bir belanın içindesin?What kind of trouble are you in?
Tom'un içinde bulunduğu aynı sıkıntıdayız.We're in the same trouble that Tom is in.
Mary, battaniyeden yapılmış kalesi içinde saklanıyor.Mary is hiding inside her blanket fort.
Tom iyi bir ruh hali içinde.Tom is in a good mood.
Tom çok iyi bir ruh hali içinde.Tom is in a very good mood.
Tom şimdi oldukça kötü bir ruh hali içinde.Tom is in a fairly bad mood right now.
Tom epey acı içinde.Tom is in a great deal of pain.
Kesinlikle. Yirmi dakika içinde geri döneceğim.Sure. I'll be back in twenty minutes.
Bir yıl içinde zam aldığından emin olacağım.I'll make sure you get the raise in a year.
Tom oldukça sıcak bir suyun içinde.Tom is in some pretty hot water.
Halkın içinde konuşmak Tom için bir çileydi.Speaking in public was an ordeal for Tom.
On dakika içinde ayrılıyorum.I'm leaving in ten minutes.
On dakika içinde gidiyorum.I'm leaving in ten minutes.
On dakika içinde yola çıkıyorum.I'm leaving in ten minutes.
Tom Mary'yi kalabalığın içinde ayakta dururken gördü.Tom saw Mary standing in the crowd.
Daha sonra hafta içinde beni ara.Call me later in the week.
Her şey için bir yer ve her şey yerinin içinde.A place for everything and everything in its place.
Herkes barış içinde yaşayabilir.Everyone can live peacefully.
Bir ay içinde kimse Tom'u görmedi.Nobody's seen Tom in a month.
Aniden, Tom acı içinde bağırdı.Suddenly, Tom cried out in pain.
Otobüs beş dakika içinde burada olacak.The bus will be here in five minutes.
Tom kalabalığın içinde kayboldu.Tom disappeared into the crowd.
Beş dakika içinde seninle olacağım.I'll be with you in five minutes.
Beş dakika içinde senin yanında olacağım.I'll be with you in five minutes.
"da" eki "arabanın içinde" anlamı vermek için araba ismine eklendi.The suffix "da" is added to the noun "araba" to give the meaning of "in the car."
O şarabın içinde küçük bir mantar olduğuna inanıyorum.I believe there's a little cork in that wine.
Ev ödevini bir saat içinde yapmanı istiyorum.I want you to do your homework within an hour.
Akşam yemeği otuz dakika içinde hazır olacak.Dinner will be ready in thirty minutes.
Şu raporları bir saat içinde masamda istiyorum.I want those reports on my desk within the hour.
O, kitabı bir gün içinde okudu.She read the book in one day.
Üç ay içinde, okuyabileceğim, yazabileceğim ve konuşabileceğim.Within three months, I will be able to read, write and speak.
Gladyatörler, Colosseum içinde aslanlarla dövüştüler.Gladiators fought with lions inside the Colosseum.
Kutu içinde bir kutu vardı.There was a box inside the box.
Büyük kutunun içinde küçük bir kutu vardı.There was a small box inside the big box.
Şimdi yıllar içinde onlar yaşlanmışlardır.They were getting on in years now.
Tom'un neden böyle kötü bir ruh hali içinde olduğunu merak ediyorum.I wonder why Tom was in such a bad mood.
Tom'un neden böyle bir iğrenç ruh hali içinde olduğunu merak ediyorum.I wonder why Tom was in such a foul mood.
Kısa süre içinde seni aramadığım için üzgünüm.I'm sorry I haven't called you in a while.
Tom sadece bir dakika içinde hazır olacak.Tom is going to be ready in just a minute.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
içinde ile cümle - Sayfa 22 - içinde kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App