Ana içeriğe geç
Sözlük

içinde ile cümle

içinde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Bunu bir saat içinde yapmak istiyorum.I want it done within the hour.
Bir saat içinde büromda olmanı istiyorum.I want you in my office in one hour.
O, hikayesini gözyaşları içinde anlattı.He told his story in tears.
Duvarların içinden göremem.I can't see through walls.
Süpermen duvarların içinden görebilir.Superman can see through walls.
O, duvarların içinden görebileceğini söylüyor.She says that she can see through walls.
Süpermen de giysilerin içinden görebilir mi?Can Superman also see through clothes?
20 dakika içinde herkesin ofisimde olmasını istiyorum.I want everyone in my office in 20 minutes.
Tom herkesin içinde Mary'nin kendisini öpmesini istemiyor.Tom doesn't want Mary to kiss him in public.
Neden milyonlarca yıl içinde bunu yapmak isteyebilirim?Why in a million years would I want to do that?
Yarım saat içinde seni ofisinde görmek istiyorum.I want to see you in your office in half an hour.
Bu müzenin içinde değil, dışında fotoğraf çekebilirsin.You may take photos outside this museum, but not inside.
Biz gerçekten bir durgunluk içindeyiz.We're really in a recession.
Lütfen yaklaşık yarım saat içinde hazır ol, tamam mı?Please be ready in about half an hour, okay?
Neden bir milyon yıl içinde öyle bir şey yapmak isteyeceğim?Why in a million years would I want to do something like that?
Yarın erken kalkmam gerektiği için kısa süre içinde yatmak istiyorum.I want to go to sleep soon because I need to get up early tomorrow.
Tom benim onu uzun zaman içinde gördüğümden daha mutlu.Tom is happier than I've seen him in a long time.
Son birkaç gün ikimiz içinde son derece yoğunduThe last few days have been terribly busy for both of us.
Önceki Cumartesi bizim çocuklarımız gölün yanındaki parkın içinde oynadı.Last Saturday, our kids played in the park near the lake.
O, 5 yıl içinde 5 tane roman yazdı.She wrote 5 novels in 5 years.
Köpeğini sıcak bir arabanın içinde kilitli bırakma.Don't leave your dog locked inside a hot car.
Patatesin Nepal'e tanıtılması, nüfusu bir nesil içinde ikiye katladı.The introduction of the potato into Nepal doubled the population in a generation.
Tom bir misyonu gerçekleştirmek için zaman içinde geriye doğru seyahat etti.Tom traveled back in time to perform a mission.
Göçmenler sürekli bir akış içinde ülkeye giriş yaptılar.The immigrants entered the country in a steady flow.
Ronnie'nin müzik ve mirası hepimizin içinde yaşıyor!Ronnie's music and legacy live in all of us!
Gelecek dört yıl içinde 15 milyar euro biriktirilmeli.In the next four years, 15 billion euros must be saved.
Kimse memnuniyet içinde değil.No one is amused.
Tom memnuniyet içinde.Tom's amused.
Onlar memnuniyet içinde.They're amused.
Proje üç yıldan daha az bir süre içinde tamamlanacak.The project will be completed in less than three years.
Kötü bir ruh hali içinde misin?Are you in a bad mood?
Bir saat içinde dön.Come back in an hour.
Bir gün içinde geri dön.Come back in a day.
Bir hafta içinde dön.Come back in a week.
Bir ay içinde dön.Come back in a month.
Herkesin içinde konuşmak zordur.It is hard to speak in public.
Ben o kadar çok bir acele içinde değilim.I'm not in that much of a hurry.
Hepsinin içinden en çok istediğim budur.That's what I want most of all.
Beş yıl içinde kendinizi nerede görüyorsunuz?Where do you see yourself in five years?
Her şey bütün olası dünyaların en iyisinin içindeki en iyiler içindir.Everything is for the best in the best of all possible worlds.
O, birkaç dakika içinde dönecek.She'll be back in a few minutes.
On dakika içinde orada olabilirim.I can be there in ten minutes.
Biz memnuniyet içindeyiz.We're amused.
Neden birkaç dakika içinde benimle ön tarafta buluşmuyorsun?Why don't you meet me out front in a few minutes?
O elbisenin içinde muhteşem görünüyorsun.You look gorgeous in that dress.
Şeker su içinde çözünür.Sugar is soluble in water.
Tom panik içinde.Tom is panicking.
Acı içindeyiz.We're in pain.
Acı içindeyim.I'm in pain.
Evin iskeleti bir veya iki gün içinde bitirilmelidir.The frame of the house should be finished in a day or two.
Ülkemiz her zaman sizinki ile dostça ilişkiler içinde oldu.Our country has always had friendly relations with yours.
Bir saat içinde oraya ulaşırım.I'll get there in an hour.
Hikaye birkaç saat içinde etrafa yayılacak.The story will get around in a few hours.
Bir saat içinde varacağız.We'll arrive within the hour.
Sen berbat tehlike içindesin.You're in terrible danger.
Tableti bir bardak su içinde erit.Dissolve the tablet in a glass of water.
O, bir gece içinde zengin oldu.He became rich overnight.
Aile yoksulluk içinde yaşadı.The family lived in poverty.
Yaralı adam üç gün içinde iyileşti.The wounded man recovered in three days.
Eğer araba ile gelirsek üç saat içinde varırız.We'll arrive in three hours if we drive.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
içinde ile cümle - Sayfa 13 - içinde kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App