Ana içeriğe geç
Sözlük

içimi ile cümle

içimi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bazen, doğal olarak, şefkatli olmak kontrol etmesi güç duygular yaratabiliyor içimizde.自分がコントロールしづらい感情が湧いてくることがあります 私もこれまで葬儀を執り行った際
Benim için, onun çalışmaları içimizdeki moleküler dünyayı ışıklandırdı.A jeho práca pre mňa objasnila, aký je molekulárny život v našom vnútri.
Benim için, onun çalışmaları içimizdeki moleküler dünyayı ışıklandırdı.E o seu trabalho trouxe luz acerca do mundo molecular dentro de nós.
Benim için, onun çalışmaları içimizdeki moleküler dünyayı ışıklandırdı.És az ő munkája világossá tette számomra, hogy milyen a bennünk lévő molekuláris világ.
Benim için, onun çalışmaları içimizdeki moleküler dünyayı ışıklandırdı.Et son travail a éclairé pour moi ce qu'est le monde moléculaire en nous.
Benim için, onun çalışmaları içimizdeki moleküler dünyayı ışıklandırdı.Jeho práce mi osvětlila, jak vypadá molekulární svět uvnitř nás.
Benim için, onun çalışmaları içimizdeki moleküler dünyayı ışıklandırdı.Karyanya mencerahkan saya tentang bagaimana rupa dunia molekular dalam diri kita.
Benim için, onun çalışmaları içimizdeki moleküler dünyayı ışıklandırdı.그의 그림들은 우리 신체내의 분자세계가 어떻게 생겼다는 것을 저한테 보여 줬지요.
Benim için, onun çalışmaları içimizdeki moleküler dünyayı ışıklandırdı.La sua opera mi ha chiarito com'è il mondo molecolare dentro di noi.
Benim için, onun çalışmaları içimizdeki moleküler dünyayı ışıklandırdı.Lucrările lui mi-au dezvăluit lumea moleculară din interiorul nostru.
Benim için, onun çalışmaları içimizdeki moleküler dünyayı ışıklandırdı.Những bức vẻ của ông đã giúp tôi thấy rõ thế giới phân tử bên trong chúng ta như thế nào.
Benim için, onun çalışmaları içimizdeki moleküler dünyayı ışıklandırdı.Njegovo delo mi je osvetlilo razumevanje molekularnega sveta znotraj nas.
Benim için, onun çalışmaları içimizdeki moleküler dünyayı ışıklandırdı.Och hans arbete fick mig att förstå hur den molekylära världen inom oss ser ut.
Benim için, onun çalışmaları içimizdeki moleküler dünyayı ışıklandırdı.Prace te rozjaśniły mi obraz molekularnego świata wewnątrz nas.
Benim için, onun çalışmaları içimizdeki moleküler dünyayı ışıklandırdı.Su trabajo me aclaró cómo es el mundo molecular dentro de nosotros.
Benim için, onun çalışmaları içimizdeki moleküler dünyayı ışıklandırdı.Zijn werk toont me hoe de moleculaire wereld in ons eruit ziet.
Benim için, onun çalışmaları içimizdeki moleküler dünyayı ışıklandırdı.Και η δουλειά του μου φανέρωσε πώς είναι ο μοριακός κόσμος μέσα μας.
Benim için, onun çalışmaları içimizdeki moleküler dünyayı ışıklandırdı.Его работы пролили свет на то, как выглядит молекулярный мир внутри нас.
Benim için, onun çalışmaları içimizdeki moleküler dünyayı ışıklandırdı.І його роботи показали мені, як виглядає молекулярний світ всередині нас.
Benim için, onun çalışmaları içimizdeki moleküler dünyayı ışıklandırdı.Неговия труд ми показа, какъв е молекулярният свят.
Benim için, onun çalışmaları içimizdeki moleküler dünyayı ışıklandırdı.עבודותיו האירו לי איך נראה העולם המולקולרי מבפנים.
Benim için, onun çalışmaları içimizdeki moleküler dünyayı ışıklandırdı.وعمله انار لي ماهية عالم الجزيئات وكيف يبدو
Benim için, onun çalışmaları içimizdeki moleküler dünyayı ışıklandırdı.彼の作品では理解できました 例えば 血液の断面図です
Ben, onu anarak, içimizdeki iyiyi andığımızı hissettim.나는 그를 기리는 우리 자신 최고의 영광, 생각 했다.
Biliyorsunuz biyoteknoloji şirketleri bizim içimize girip genlerimize küçük bayraklarını dikiyorlar.As empresas biotécnicas estão a entrar dentro de nós e a implantar as suas bandeirinhas nos nossos genes.
Biliyorsunuz biyoteknoloji şirketleri bizim içimize girip genlerimize küçük bayraklarını dikiyorlar.Companiile biotehnologice intră în noi și își pun stegulețe pe genele noastre.
Biliyorsunuz biyoteknoloji şirketleri bizim içimize girip genlerimize küçük bayraklarını dikiyorlar.De biotechnologiebedrijven dringen ons daadwerkelijk binnen en planten hun kleine vlaggetjes in onze genen.
Biliyorsunuz biyoteknoloji şirketleri bizim içimize girip genlerimize küçük bayraklarını dikiyorlar.Die Biotechunternehmen gehen richtig in uns hinein und pflanzen ihre kleinen Flaggen in unsere Gene.
Biliyorsunuz biyoteknoloji şirketleri bizim içimize girip genlerimize küçük bayraklarını dikiyorlar.Firmy biotechnologiczne nas penetruję i podkładają małe flagi w naszych genach.
Biliyorsunuz biyoteknoloji şirketleri bizim içimize girip genlerimize küçük bayraklarını dikiyorlar.생명공학 회사들이 우리 안으로 들어와서 우리 유전자에 작은 깃발들을 꽂고 있지 않습니다.
Biliyorsunuz biyoteknoloji şirketleri bizim içimize girip genlerimize küçük bayraklarını dikiyorlar.Ni vet de biotekniska företagen går verkligen in i oss och placerar deras små flaggor på våra gener.
Biliyorsunuz biyoteknoloji şirketleri bizim içimize girip genlerimize küçük bayraklarını dikiyorlar.Vidste I, at biotek-virksomheder rent faktisk går ind i os? De planter deres små flag på vores gener.
Biliyorsunuz biyoteknoloji şirketleri bizim içimize girip genlerimize küçük bayraklarını dikiyorlar.Компании по биотехнологиям уже реально вошли в нас и ставят свои маленькие флажочки на наших генах.
Biliyorsunuz biyoteknoloji şirketleri bizim içimize girip genlerimize küçük bayraklarını dikiyorlar.אתם יודעים שחברות ביוטכנולוגיה באמת נכנסות לתוכנו ושותלות את הדגלים הקטנים שלהן בגנים שלנו.
Biliyorsunuz biyoteknoloji şirketleri bizim içimize girip genlerimize küçük bayraklarını dikiyorlar.أنتم تعرفون أن شركات التكنلوجيا الحيوية هي في الحقيقة تجري في داخلنا وتزرع علاماتها الصغيرة على جيناتنا
Bir anlamda, Aaron Swartz içimizdeki iyiyi çýkarttý, "Bu durumu nasýl düzeltiriz?" sorusunu sordurttu.Aaron Swartz, en cierto sentido, ha sacado lo mejor de nosotros, al decir: ¿Cómo arreglamos esto?
Bir anlamda, Aaron Swartz içimizdeki iyiyi çýkarttý, "Bu durumu nasýl düzeltiriz?" sorusunu sordurttu.Aaron Swartz z nás, v jistém smyslu, dostal to nejlepší, zkoušejíc říct: Jak to napravíme?
Bir anlamda, Aaron Swartz içimizdeki iyiyi çýkarttý, "Bu durumu nasýl düzeltiriz?" sorusunu sordurttu.Аарон Шварц уже, в некотором смысле, принес лучшее из нас, пытаясь говорить: Как мы фиксируем это?
Bir anlamda, Aaron Swartz içimizdeki iyiyi çýkarttý, "Bu durumu nasýl düzeltiriz?" sorusunu sordurttu..فآرون سوارتز أخرج على نحو ما أفضل ما فينا "ونحن نسأل: "كيف لنا أن نصلح الأمر؟
Bir anlamda, Aaron Swartz içimizdeki iyiyi çýkarttý, "Bu durumu nasýl düzeltiriz?" sorusunu sordurttu.私たちはこれをどうやって修復しよう? 私見ですが、彼はこの国が生み出した、並外れた真の
Birden içimi boşaltıyormuş gibi hissettim.De repente he sentido como que me vaciaran por dentro.
Bir tanesi dışarıdaki evreni araştırıyor, diğeri ise içimizdeki varoluşu.Az egyik a Világegyetem külső dolgait fedezi fel, a másik a saját belső lényét.
Bir tanesi dışarıdaki evreni araştırıyor, diğeri ise içimizdeki varoluşu.Eine erforscht den Kosmos draußen, und die andere untersucht unsere innere Existenz.
Bir tanesi dışarıdaki evreni araştırıyor, diğeri ise içimizdeki varoluşu.Jedna to odkrywanie kosmosu na zewnątrz, a druga to odkrywanie naszego wnętrza.
Bir tanesi dışarıdaki evreni araştırıyor, diğeri ise içimizdeki varoluşu.하나는 바깥에 위치한 우주를 탐구하는 것, 그리고 다른 하나는 우리 내면을 탐구하는 것.
Bir tanesi dışarıdaki evreni araştırıyor, diğeri ise içimizdeki varoluşu.L'une est l'exploration du cosmos, de l'extérieur, et l'autre est l'exploration de son for interieur.
Bir tanesi dışarıdaki evreni araştırıyor, diğeri ise içimizdeki varoluşu.Một thứ tìm tòi vũ trụ từ bên ngoài, một thứ nữa thì từ bên trong.
Bir tanesi dışarıdaki evreni araştırıyor, diğeri ise içimizdeki varoluşu.Uma é explorar o cosmos no exterior, e a outra é explorar o nosso ser interior.
Bir tanesi dışarıdaki evreni araştırıyor, diğeri ise içimizdeki varoluşu.Una explora el cosmos desde el exterior y la otra explora nuestro ser interior.
Bir tanesi dışarıdaki evreni araştırıyor, diğeri ise içimizdeki varoluşu.Una explorează cosmosul din exterior, alta explorează interiorul ființelor noastre.
Bir tanesi dışarıdaki evreni araştırıyor, diğeri ise içimizdeki varoluşu.Una sta esplorando il cosmo che c'è là fuori, e l'altra sta esplorando il nostro essere interiore.
Bir tanesi dışarıdaki evreni araştırıyor, diğeri ise içimizdeki varoluşu.Yang satu menjelajahi antariksa di luar, dan yang satunya lagi menjelajahi bagian dalam diri kita.
Bir tanesi dışarıdaki evreni araştırıyor, diğeri ise içimizdeki varoluşu.Από τη μια η εξωτερική εξερεύνηση του σύμπαντος και από την άλλη η εσωτερική μας αναζήτηση.
Bir tanesi dışarıdaki evreni araştırıyor, diğeri ise içimizdeki varoluşu.Едната е проучването на космоса и външата страна, а другата е проучване на нашата вътрешна страна.
Bir tanesi dışarıdaki evreni araştırıyor, diğeri ise içimizdeki varoluşu.האחד חוקר ומגלה את היקום בחוץ, והשני חוקר ומגלה את העולם הפנימי.
Bir tanesi dışarıdaki evreni araştırıyor, diğeri ise içimizdeki varoluşu.واحد هو استكشاف الكون الخارجي، والآخر هو استكشاف ذواتنا الداخلية.
Bir tanesi dışarıdaki evreni araştırıyor, diğeri ise içimizdeki varoluşu.もう1つは 自己の内面を探るものですが どちらも ある種の静けさを必要とします
Biyolojimizle, bakterilerle, içimizde olanlarla uğraşmak, kan filan, zor ama baş edilebilir bir iş.우리가 생물학을 대할 때 일어나는 일을 보십시오. 박테리아나 피 속에 있는 유전자 등 그것들은 복잡하지만, 관리 가능합니다.
Biyolojimizle, bakterilerle, içimizde olanlarla uğraşmak, kan filan, zor ama baş edilebilir bir iş.אתם מבינים, כשעוסקים בביולוגיה שלנו, בקטריה, הגנים, דברים שכאן בפנים, הדם, זה מורכב, אבל ניתן להתמודדות.
Biyolojimizle, bakterilerle, içimizde olanlarla uğraşmak, kan filan, zor ama baş edilebilir bir iş.遺伝子 この内にあるもの 血液について問題にすると 複雑ではありますが
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod