Ana içeriğe geç
Sözlük

içimi ile cümle

içimi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Yönetmen ''içimize sinmediği için yeniden beklemeye başladık.」と聞いてきたため正体に気づいていないことを知り破局。
"İçimize bile girdi" der bir kız, "Günlerdir içimizde yaşıyordu ve biz farketmedik."小僧は「うちにも旦那が1匹おりますが、この間からすっかりさかりがつきまして、とんとうちへ寄りつきません。
Semûd kavmi de uyarıcıları yalanlamış ve şöyle demişlerdi: "İçimizden bir insana mı uyacağız?吉澤說:「(當時)媒體都把我們往死裡罵,不過專輯熱賣後,丟臉的是他們。
İçimi tazeler, Adı uğruna bana doğru yollarda öncülük eder.祂使我的灵魂甦醒, 为自己的名引导我走义路。
Köy içerisinde şebeke suyunun yanında köy pınarlarında da içimi hoş içme suları akmaktadır.天涯海角水雲宽,人在吴头楚尾间。
Gitarı her elime aldığımda içimi bir korku sarıyordu.내가 사진을 중매인에게 내밀었을 때 손이 떨렸다.
İçimize sinmeden stüdyodan çıkmıyoruz.개화이후 연습에 참여를 안한다.
Irak'taki mallarını sattılar, içimizde onların işleyebileceği toprak yok.הם מכרו את רכושם בעיראק, אין להם אדמה בארצנו אותה הם יכולים לעבד.
Diğer tüm tütün tüketim biçimleri gibi pipo içiminin de sağlığa zararlı olduğu kesindir.ערך מורחב – השפעות בריאותיות של עישון טבק כמו כל כלי אחר המשמש לעישון הסיגר מזיק לבריאות.
"Bu dava benim içimi rahatlattı".זה הרגיע אותי".
Yüreklerimizi parçalıyor, içimize kan akıtılıyor.המוח מתפתח והלב מזרים דם.
Bu duyguyu tekrar hatırlayınca içimin mutluluk, keder ve arzunun şiddeti ile dolduğunu hissediyorum.אנו יודעים שהמציאות טובה בדיוק כפי שהיא, כי כאשר אנו מתווכחים איתה, אנו חווים מתח ותסכול, סבל וכאב.
Anlatıcı bu durumu "sadece kendi içimizde yaşıyorduk" sözleriyle anlatır.2) 我们се използва в случаи за да изрази нещо подобно на "ние, без тебе".
İçimizden biri bile istemeseydi bittiğini açıklayıp başka işlere yönelecektik ama bu grubun kararıydı."Не мисля, че те са спали заедно, но това ще реши публиката."
"Bu dava benim içimi rahatlattı".Osjećam kao da sam zavijedila to pravo."
Anlatıcı bu durumu "sadece kendi içimizde yaşıyorduk" sözleriyle anlatır.Tema moto oli "Me elame maailmas, mille me ise loome".
Acı bana, ya RAB, sıkıntıdayım, Üzüntü gözümü, canımı, içimi kemiriyor.(30:10) Помилуй меня, Господи, ибо тесно мне; иссохло от горести око мое, душа моя и утроба моя.
Acı bana, ya RAB, sıkıntıdayım, Üzüntü gözümü, canımı, içimi kemiriyor.Ai milă de mine, Doamne, căci sînt în strîmtorare: faţa, sufletul, şi trupul mi s'au topit de întristare;
Acı bana, ya RAB, sıkıntıdayım, Üzüntü gözümü, canımı, içimi kemiriyor.a nevydal si ma do ruky nepriateľa a postavil si moje nohy na priestranstve.
Acı bana, ya RAB, sıkıntıdayım, Üzüntü gözümü, canımı, içimi kemiriyor.Aniś mię zawarł w ręce nieprzyjaciela; aleś postawił na przestrzeństwie nogi moje.
Acı bana, ya RAB, sıkıntıdayım, Üzüntü gözümü, canımı, içimi kemiriyor.Aniž jsi mne zavřel v ruce nepřítele, ale postavil jsi na širokosti nohy mé.
Acı bana, ya RAB, sıkıntıdayım, Üzüntü gözümü, canımı, içimi kemiriyor.du har ikke overgitt mig i fiendehånd, du har satt mine føtter på et rummelig sted.
Acı bana, ya RAB, sıkıntıdayım, Üzüntü gözümü, canımı, içimi kemiriyor.etkä jättänyt minua vihollisen valtaan, vaan asetit minun jalkani aukealle.
Acı bana, ya RAB, sıkıntıdayım, Üzüntü gözümü, canımı, içimi kemiriyor.Kasihanilah aku, ya TUHAN, sebab aku dalam kesusahan; mataku pedih karena menangis, jiwa ragaku merana
Acı bana, ya RAB, sıkıntıdayım, Üzüntü gözümü, canımı, içimi kemiriyor.여호와여 내 고통을 인하여 나를 긍휼히 여기소서 내가 근심으로 눈과 혼과 몸이 쇠하였나이다
Acı bana, ya RAB, sıkıntıdayım, Üzüntü gözümü, canımı, içimi kemiriyor.nem rekesztesz be engem ellenség kezébe, [sõt] tágas térre állatod lábaimat.
Acı bana, ya RAB, sıkıntıdayım, Üzüntü gözümü, canımı, içimi kemiriyor.non mi hai consegnato nelle mani del nemico, hai guidato al largo i miei passi
Acı bana, ya RAB, sıkıntıdayım, Üzüntü gözümü, canımı, içimi kemiriyor.och icke överlämnar mig i fiendens hand, utan ställer mina fötter på rymlig plats.
Acı bana, ya RAB, sıkıntıdayım, Üzüntü gözümü, canımı, içimi kemiriyor.Usmili se me, GOSPOD, ker v stiski sem, od žalovanja hira oko moje, duša moja in telo moje:
Acı bana, ya RAB, sıkıntıdayım, Üzüntü gözümü, canımı, içimi kemiriyor.Vær mig nådig, HERRE, thi jeg er angst, af Kummer hentæres mit Øje, min Sjæl og mit Indre.
Acı bana, ya RAB, sıkıntıdayım, Üzüntü gözümü, canımı, içimi kemiriyor.Ελεησον με, Κυριε, διοτι ειμαι εν θλιψει εμαρανθη απο της λυπης ο οφθαλμος μου, η ψυχη μου και η κοιλια μου.
Acı bana, ya RAB, sıkıntıdayım, Üzüntü gözümü, canımı, içimi kemiriyor.Смили се за мене, Господи, защото съм в утеснение, Чезне от скръб окото ми, душата ми, и снагата ми.
Acı bana, ya RAB, sıkıntıdayım, Üzüntü gözümü, canımı, içimi kemiriyor.חנני יהוה כי צר לי עששה בכעס עיני נפשי ובטני׃
Acı bana, ya RAB, sıkıntıdayım, Üzüntü gözümü, canımı, içimi kemiriyor.ارحمني يا رب لاني في ضيق. خسفت من الغم عيني. نفسي وبطني‎.
Acı bana, ya RAB, sıkıntıdayım, Üzüntü gözümü, canımı, içimi kemiriyor.耶 和 華 阿 、 求 你 憐 恤 我 、 因 為 我 在 急 難 之 中 . 我 的 眼 睛 因 憂 愁 而 乾 癟 、 連 我 的 身 心 、 也 不 安 舒
Acı bana, ya RAB, sıkıntıdayım, Üzüntü gözümü, canımı, içimi kemiriyor.耶和華 阿 、 求 你 憐恤 我 、 因為 我 在 急難之中 . 我 的 眼睛 因 憂愁 而 乾癟 、 連 我 的 身心 、 也 不 安舒
Açıkça içimizdeki hayvani dürtüleri mi kaybettik?우리가 그저 복수, 야만적 의례,
Açıkça içimizdeki hayvani dürtüleri mi kaybettik?האם פשוט איבדנו את הדחפים
Açıkça içimizdeki hayvani dürtüleri mi kaybettik?هل فقدنا دوافع العنف الموجودة فينا ؟
Açıkça içimizdeki hayvani dürtüleri mi kaybettik?復讐
Aklımda, bunu için yıllardır dua ediyordum. Bunu dile getirmedim ama bu, içimi kemiriyor."년 동안, 내 마음에 기도 했다, 그것에 대해 얘기 하지 않았다 하지만 멀리 먹고.
Aklım karışmış, içimi bir yılgınlık ve öfke kaplamıştı ve birşeyleri yanlış anladığımı düşünmeye başlamıştım.Bola som zmätená, trochu rozčarovaná a nahnevaná, ako keby som niečo zle pochopila.
Aklım karışmış, içimi bir yılgınlık ve öfke kaplamıştı ve birşeyleri yanlış anladığımı düşünmeye başlamıştım.Cítila jsem zklamání, trochu i marnost a zlost, jak kdybych snad něco zle pochopila.
Aklım karışmış, içimi bir yılgınlık ve öfke kaplamıştı ve birşeyleri yanlış anladığımı düşünmeye başlamıştım.Deci mă simțeam confuză, puțin frustrată și supărată, de parcă aș fi înțeles ceva greșit din chestia asta.
Aklım karışmış, içimi bir yılgınlık ve öfke kaplamıştı ve birşeyleri yanlış anladığımı düşünmeye başlamıştım.Então senti-me confusa, um pouco frustrada e zangada, como que se tivesse percebido mal qualquer coisa aqui.
Aklım karışmış, içimi bir yılgınlık ve öfke kaplamıştı ve birşeyleri yanlış anladığımı düşünmeye başlamıştım.Je me sentais perdue, un peu frustrée et en colère, comme si j'avais loupé quelque chose.
Aklım karışmış, içimi bir yılgınlık ve öfke kaplamıştı ve birşeyleri yanlış anladığımı düşünmeye başlamıştım.그래서 혼란스러웠고 조금 실망스럽고 화도 났습니다. 제가 무언가를 잘못 이해한 것이 아닌가하고 말이죠.
Aklım karışmış, içimi bir yılgınlık ve öfke kaplamıştı ve birşeyleri yanlış anladığımı düşünmeye başlamıştım.Lalu saya sangat bingung, sedikit frustrasi dan marah, mungkin saya keliru memahami sesuatu disini.
Aklım karışmış, içimi bir yılgınlık ve öfke kaplamıştı ve birşeyleri yanlış anladığımı düşünmeye başlamıştım.Me sentía confundida, un poco frustrada y enojada; quizás yo había malinterpretado algo.
Aklım karışmış, içimi bir yılgınlık ve öfke kaplamıştı ve birşeyleri yanlış anladığımı düşünmeye başlamıştım.Olin hämmentynyt, vähän turhautunut ja vihainen, ehkä olin ymmärtänyt jotain väärin.
Aklım karışmış, içimi bir yılgınlık ve öfke kaplamıştı ve birşeyleri yanlış anladığımı düşünmeye başlamıştım.Poczułam się zagubiona, nieco sfrustrowana i zła, jakbym czegoś tutaj nie zrozumiała.
Aklım karışmış, içimi bir yılgınlık ve öfke kaplamıştı ve birşeyleri yanlış anladığımı düşünmeye başlamıştım.Quindi mi sono sentita confusa, un po' frustrata e arrabbiata, come se avessi frainteso qualcosa.
Aklım karışmış, içimi bir yılgınlık ve öfke kaplamıştı ve birşeyleri yanlış anladığımı düşünmeye başlamıştım.So war ich verwirrt, ein wenig frustieriert und ärgerlich, wie als hätte ich vielleicht etwas missverstanden.
Aklım karışmış, içimi bir yılgınlık ve öfke kaplamıştı ve birşeyleri yanlış anladığımı düşünmeye başlamıştım.Tehát zavarodott voltam, frusztrált és mérges, hogy talán valamit nem értek egészen jól.
Aklım karışmış, içimi bir yılgınlık ve öfke kaplamıştı ve birşeyleri yanlış anladığımı düşünmeye başlamıştım.Tôi cảm thấy mơ hồ, thất vọng và giận dữ, có lẽ là tôi hiểu nhầm cái gì ở đây.
Aklım karışmış, içimi bir yılgınlık ve öfke kaplamıştı ve birşeyleri yanlış anladığımı düşünmeye başlamıştım.Zato sem se počutila zmedeno, rahlo frustrirano in jezno, kot da nečesa nisem razumela.
Aklım karışmış, içimi bir yılgınlık ve öfke kaplamıştı ve birşeyleri yanlış anladığımı düşünmeye başlamıştım.Οπότε ένιωσα μπερδεμένη, λίγο απογοητευμένη και θυμωμένη σαν να μην είχα καταλάβει κάτι.
Aklım karışmış, içimi bir yılgınlık ve öfke kaplamıştı ve birşeyleri yanlış anladığımı düşünmeye başlamıştım.От това се почувствах объркана, малко разстроена и ядосана, като че може би аз не бях разбрала нещо.
Aklım karışmış, içimi bir yılgınlık ve öfke kaplamıştı ve birşeyleri yanlış anladığımı düşünmeye başlamıştım.Я была растеряна, немного разочарована и зла, словно я что-то недопоняла во всем этом.
Aklım karışmış, içimi bir yılgınlık ve öfke kaplamıştı ve birşeyleri yanlış anladığımı düşünmeye başlamıştım.הייתי מבולבלת, קצת מתוסכלת וכעסתי. חשבתי שאולי לא הבנתי משהו.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod