Ana içeriğe geç
Sözlük

içimi ile cümle

içimi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Onun içiminin sonunda misk kokusu vardır.The last of it is musk.
Bağırsaklarındakiler ile kan arasından, içenlere halis ve içimi kolay süt içiririz.We provide pleasant milk for you to drink within the delicate system of their veins and arteries.
İçimizde çoğunlukla kişiye özel yaşadığımız hissini durdurmak istiyorum.I want to stop feeling that we live inside mostly the private.
Bu benim içimi acıtıyor.This breaks my heart.
NATO, Vachnadze hakkında "Güzelliğiniz [içimizde] önünüzde diz çökme arzusu uyandırıyor!" dedi.[2]He said about Nato Vachnadze "Your beauty evokes a desire [in us] to kneel down before you!".[7]
Pakistan'da nargile içimi ve kanser üzerine bir araştırma 2008 yılında yayınlandı.A study on hookah smoking and cancer in Pakistan was published in 2008.
Ve içimi dolduran bu gazap, Yüce Allah tarafından içime üflendi.And this wrath which was filled in me, was blown into me by Almighty.
Biz harika olanı dışımız da arıyoruz, oysa ki onu içimizde taşıyoruz.Wir suchen das Wunderbare außerhalb von uns, und doch tragen wir es in uns.
İçimi tazeler, Adı uğruna bana doğru yollarda öncülük eder.Er führet mich auf rechter Straße um seines Namens willen.
Buda Amida içimizdeki öğretmen anlamına gelir.Ajahn bedeutet Lehrer.
Kendi içimizdeki güdüleri bile tam ve gerçeğe uygun olarak biliyor muyuz?Stimmt das Wahrgenommene mit den eigenen Wertvorstellungen überein/ nicht überein?
İçimi her ne kadar şarabı anımsatsa da, ağızda lezzetli bir tat bırakır.Weil der Wein köstlich geschmeckt hat, nimmt man sich eine Flasche davon mit nach Hause.
65 ülke sigara içimine çeşitli sınırlamalar getirmiştir.65 Einwohner machten keine Angabe zur Ethnie.
Doygunluğu kendi içimizde bulamıyorsak, dışarıda aramak boşunadır.Lorsqu'on ne trouve pas de satisfaction en soi-même, il est inutile de la chercher ailleurs.
İçimizde daima yaşın olgunlaştıramadığı bir şey vardır.Il y a toujours quelque chose en nous que l'âge ne mûrit pas.
"Bu dava benim içimi rahatlattı".Cette force nous réconfortait ».
Diğer tüm tütün tüketim biçimleri gibi pipo içiminin de sağlığa zararlı olduğu kesindir.A l'instar du tabagisme par cigarette, la pipe a des effets néfastes sur la santé.
Birincisi: Ye'sin, ümidsizliğin içimizde hayat bulup dirilmesi.Tu nous a fait porter des présages (obtenus lors) des sacrifices offerts pour nous.
İçimize sinmeden stüdyodan çıkmıyoruz.Nous n'avons pas quitté le studio jusqu'à l'aube.
Semûd kavmi de uyarıcıları yalanlamış ve şöyle demişlerdi: "İçimizden bir insana mı uyacağız?Entonces los judíos contendían entre sí, diciendo: ¿Cómo puede éste darnos a comer su carne?
Yerliler için tütün içimi daha çok törensel amaçlıydı.Estas buscaban dar al indígena un trato más justo.
O kadar içimize işlemiş ki bizim.Algo pasa dentro de mí...
Neler yaşadıklarını düşünmek içimi parçalıyor.Me hace llorar por dentro pensar acerca de lo que van a sufrir.
Birincisi: Ye'sin, ümidsizliğin içimizde hayat bulup dirilmesi.Nos encanta formar parte de vuestras vidas y que vosotros forméis parte de la nuestra".
İçimi tazeler, Adı uğruna bana doğru yollarda öncülük eder.¡Dios mío, cómo me atrae el camino que tengo ante mis ojos!
İşlem sırasında tam 5 kez damıtılır bu nedenle içimi çok zordur.Bastará con saltar sobre su cabeza 5 veces para eliminarlo.
"Bu dava benim içimi rahatlattı".Questo gesto mi conforta".
Türkçe günün ilk öğünü anlamına gelen "kahvaltı" sözcüğü kahve içimi öncesi yenen şeyler demektir.La parola turca per dire "colazione" è "kahvaltı" che letteralmente significa "prima del caffè".
Beklenmedik bir melankoli dalgası sabahın köründe içimi darladı.С самого утра меня стала мучить какая-то удивительная тоска.
Sabah sabah durup dururken bir sıkıntı içimi kapladı.С самого утра меня стала мучить какая-то удивительная тоска.
Ailemi düşündükçe içimi bir hüzün kaplıyor.Я чувствую тоску, когда думаю о моей семье.
Lev Nikolayeviç Tolstoy, haklı olarak Tanrı'nın Egemenliğinin içimizde olduğuna inanıyordu.Лев Николаевич Толстой справедливо полагал, что Царство Божие находится внутри нас.
"İd", içimizdeki doyumsuz hayvandır.Рысь - это хищный зверь.
İşlem sırasında tam 5 kez damıtılır bu nedenle içimi çok zordur.عمر النصف لتلك المادة هو 5 أيام، ولذلك فهي تسد الأوعية مؤقتًا فقط.
Yerliler için tütün içimi daha çok törensel amaçlıydı.يبدو أن الجنس كان موضوعًا مفتوحًا للغاية بين السكان الأصليين.
Semûd kavmi de uyarıcıları yalanlamış ve şöyle demişlerdi: "İçimizden bir insana mı uyacağız?Disputavam, pois, os judeus entre si, dizendo: Como nos pode dar este a sua carne a comer?
İçimi tazeler, Adı uğruna bana doğru yollarda öncülük eder.Ele me guia por sendas direitas por amor do seu nome.
Türkçe günün ilk öğünü anlamına gelen "kahvaltı" sözcüğü kahve içimi öncesi yenen şeyler demektir.Het Turkse woord voor ontbijt, kahvaltı, betekent 'voor de koffie'.
O kadar içimize işlemiş ki bizim.Werd één in mij.
Semûd kavmi de uyarıcıları yalanlamış ve şöyle demişlerdi: "İçimizden bir insana mı uyacağız?Czy Bóg powiedział do mniejszego: "Uczyńmy człowieka na Nasz obraz"?"
Suyun kireç oranı çok düşüktür ve içimi lezzetlidir.Woda miała niską temperaturę i była niezwykle smaczna .
O kadar içimize işlemiş ki bizim.Jest On bliżej nas niż my sami siebie.
Buda Amida içimizdeki öğretmen anlamına gelir.Ajahn är ett ord på pali som betyder läromästare.
"İd", içimizdeki doyumsuz hayvandır.Ampithoe eao är en kräftdjursart.
"İd", içimizdeki doyumsuz hayvandır.Měkkýši (Mollusca) patří mezi bezobratlé živočichy.
Irak'taki mallarını sattılar, içimizde onların işleyebileceği toprak yok.Și-au vândut proprietățile din Irak, nu au pământuri în țară, pe care să le cultive.
Türkçe günün ilk öğünü anlamına gelen "kahvaltı" sözcüğü kahve içimi öncesi yenen şeyler demektir.Denumirea turcească pentru micul dejun, kahvalti, înseamnă ”înaintea cafelei”.
"Bu dava benim içimi rahatlattı".Ez a gondolat engem teljesen elbátortalanított.”
Diğer tüm tütün tüketim biçimleri gibi pipo içiminin de sağlığa zararlı olduğu kesindir.Elterjedt nézetté vált, hogy az abszint minden összetevője káros az egészségre.
Suyun sertlik derecesi fazla olmasına rağmen içimi güzeldir.Suomaastosta huolimatta vesi on kohtalaisen kirkasta.
İçimi de son derece yumuşak bir maden suyudur.Επίσης, είναι ήπια οξειδωτικά μέσα.
O kadar içimize işlemiş ki bizim.Ήταν γύρω μας, πάνω μας, μέσα μας.
Gitarı her elime aldığımda içimi bir korku sarıyordu.Khi tôi trăn trở trên giường, nỗi sợ hãi bao trùm lấy tâm trí tôi.
Alışamadık bu isme, sindiremedik içimize."Chúng tôi chưa bao giờ sử dụng thuật ngữ này trong quảng cáo của chúng tôi."
"Bu dava benim içimi rahatlattı".Nhận xét này khiến tôi sướng ngất ngây".
Semûd kavmi de uyarıcıları yalanlamış ve şöyle demişlerdi: "İçimizden bir insana mı uyacağız?費禕は姜維に「我々は丞相(諸葛亮)に遥かに及ばない。
İçimi her ne kadar şarabı anımsatsa da, ağızda lezzetli bir tat bırakır.そして、甘酸っぱい味が口内に広がったら、グラスの中のブランデーを一気に口に入れる。
İçimize sinmeden stüdyodan çıkmıyoruz.スタジオたくらんけ出身。
Çakraların temizlenmesi kendi içimizde yer alması gereken gerçek bir süreçtir.停滞フィールドは、時間を停滞させることが有効な領域である。
65 ülke sigara içimine çeşitli sınırlamalar getirmiştir.両製品とも50台限定で発売された。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod