Gün boyu içim içimi yiyor, Her sabah azap çekiyorum.因為 我 終日 遭 災難 、 每 早晨 受 懲治
Hepsi bizim içimizde.Asta vine din interiorul nostru.
Hepsi bizim içimizde.C'est tout à l'intérieur de nous.
Hepsi bizim içimizde.Det er alt sammen inden i os.
Hepsi bizim içimizde.Es ist in uns drin.
Hepsi bizim içimizde.Está en nuestro interior.
Hepsi bizim içimizde.Está tudo dentro de nós.
Hepsi bizim içimizde.È tutto dentro di noi.
Hepsi bizim içimizde.Het zit allemaal in ons.
Hepsi bizim içimizde.Je to všetko v nás.
Hepsi bizim içimizde.그건 전부 우리의 내면에 있습니다
Hepsi bizim içimizde.Minden bennünk van.
Hepsi bizim içimizde.Semuanya ada di dalam diri kita.
Hepsi bizim içimizde.Se on sisällämme.
Hepsi bizim içimizde.Tất cả đều nằm bên trong con người chúng ta.
Hepsi bizim içimizde.To wszystko jest w nas.
Hepsi bizim içimizde.Všechno je už v nás.
Hepsi bizim içimizde.Όλα είναι μέσα μας.
Hepsi bizim içimizde.Всё внутри нас.
Hepsi bizim içimizde.Всичко е в нас.
Hepsi bizim içimizde.Це все всередині нас самих.
Hepsi bizim içimizde.שיגידו לנו מה לעשות. זה הכל בתוכנו.
Hepsi bizim içimizde.فكل شيء موجود في داخلنا بيولوجياً
Hepsi bizim içimizde.それでも こう思うかもしれません
Her şeyi unutalım, yarın yeniden başlayalım ve içimizi rahatlatalım.Felejtsünk el mindent és holnaptól legyünk jóban.
Her şeyi unutalım, yarın yeniden başlayalım ve içimizi rahatlatalım.Oublions tout et ça ira mieux à partir de demain.
Her şeyi unutalım, yarın yeniden başlayalım ve içimizi rahatlatalım.Ας τα ξεχάσουμε όλα και ας αρχίσουμε από αύριο, ας νοιώσουμε λίγο πιο άνετα.
Her şeyi unutalım, yarın yeniden başlayalım ve içimizi rahatlatalım.انسى الامر, ومكذا غدا سيكون يوما جديدا
Hidrojen sülfitin içimizde var olduğunu söylemiştim.Ich sagte, dass wir Schwefelwasserstoff in uns haben.
Hidrojen sülfitin içimizde var olduğunu söylemiştim.Ik vertelde je dat waterstofsulfide in ons zit.
Hidrojen sülfitin içimizde var olduğunu söylemiştim.Je vous ai dit que le sulfure d'hydrogène est en nous.
Hidrojen sülfitin içimizde var olduğunu söylemiştim.인체 내에 이미 황화수소가 있다고 제가 말했죠.
Hidrojen sülfitin içimizde var olduğunu söylemiştim.Les conté que el ácido sulfhídrico está dentro nuestro.
Hidrojen sülfitin içimizde var olduğunu söylemiştim.Powiedziałem Wam, że siarkowodór jest w naszych organizmach.
Hidrojen sülfitin içimizde var olduğunu söylemiştim.Tôi đã nói với các bạn rằng hydro xunphua có trong cơ thể chúng ta.
Hidrojen sülfitin içimizde var olduğunu söylemiştim.V-am spus că hidrogenul sulfurat este în noi.
Hidrojen sülfitin içimizde var olduğunu söylemiştim.Vi ho detto che il solfuro di idrogeno si trova già in noi.
Hidrojen sülfitin içimizde var olduğunu söylemiştim.Казах ви, че водородният сулфид е в нас.
Hidrojen sülfitin içimizde var olduğunu söylemiştim.Я говорил, что сероводород содержится в нас.
Hidrojen sülfitin içimizde var olduğunu söylemiştim.כבר ציינתי שהמימן הגפרתי מצוי בתוכנו.
Hidrojen sülfitin içimizde var olduğunu söylemiştim.لقد أخبرتكم أن كبريتيد الهيدورجين موجود بأجسامنا.
Hidrojen sülfitin içimizde var olduğunu söylemiştim.これは急速に代謝されます
İçimi karartıyorsun.Deprimuješ mě.
İçimi karartıyorsun.Gehen Sie doch.
İçimi karartıyorsun.Jaaj..ez hülye duma.
İçimi karartıyorsun.Je maakt me depressief.
İçimi karartıyorsun.Mă deprimi.
İçimi karartıyorsun. Öyleyse çek git!- Me deprime. - ¡Váyase, yo no le he pedido nada!
İçimi karartıyorsun. Öyleyse çek git!- Ну, я уже просто сам не свой!
İçimi karartıyorsun.Με φέρνεις σε κατάθλιψη.
İçimi karartıyorsun.Подтискате ме.
İçimi kemiren bir şey.Er is iets dat me erg in de war maakt.
İçimi kemiren bir şey.Jedna vec ma veľmi trápi.
İçimi kemiren bir şey.Jedna věc mě velmi trápí.
İçimi kemiren bir şey.Una cosa che mi disturba davvero.
İçimi tazeler, Adı uğruna bana doğru yollarda öncülük eder.(22:3) подкрепляет душу мою, направляет меня на стези правды ради имени Своего.
İçimi tazeler, Adı uğruna bana doğru yollarda öncülük eder.Confortará mi alma y me guiará por sendas de justicia por amor de su nombre
İçimi tazeler, Adı uğruna bana doğru yollarda öncülük eder.Duši mou očerstvuje, vodí mne po stezkách spravedlnosti pro jméno své.
İçimi tazeler, Adı uğruna bana doğru yollarda öncülük eder.Duszę moję posila: prowadzi mię ścieszkami sprawiedliwości dla imienia swego.
İçimi tazeler, Adı uğruna bana doğru yollarda öncülük eder.Er erquicket meine Seele; er führet mich auf rechter Straße um seines Namens willen.