Ana içeriğe geç
Sözlük

içimi ile cümle

içimi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Eski zamanlardan kalma bir iddiaya dayanır: kendi içimizde kazanırız ya da kaybederiz."Mas há uma antiga afirmação: "Ganhamos ou perdemos dentro de nós mesmos".
Eski zamanlardan kalma bir iddiaya dayanır: kendi içimizde kazanırız ya da kaybederiz.Namun, ada kepercayaan lama yang berteguh: kita menang atau kalah dengan diri sendiri.
Eski zamanlardan kalma bir iddiaya dayanır: kendi içimizde kazanırız ya da kaybederiz.Napriek tomu žije staré tvrdenie: Vyhrávame a prehrávame vo svojom vnútri.
Eski zamanlardan kalma bir iddiaya dayanır: kendi içimizde kazanırız ya da kaybederiz.Pamiętajmy jednak starożytne przysłowie: wygrywamy lub przegrywamy jedynie sami ze sobą.
Eski zamanlardan kalma bir iddiaya dayanır: kendi içimizde kazanırız ya da kaybederiz.Pourtant il existe une ancienne croyance qui dit : Nous gagnons ou nous perdons en nous.
Eski zamanlardan kalma bir iddiaya dayanır: kendi içimizde kazanırız ya da kaybederiz.Sin embargo, las vidas de nuestros ancestros claman: ganamos o perdemos dentro de nosotros mismos.
Eski zamanlardan kalma bir iddiaya dayanır: kendi içimizde kazanırız ya da kaybederiz.Totuşi există înţelepciunea străveche: câştigăm sau pierdem în interiorul nostru.
Eski zamanlardan kalma bir iddiaya dayanır: kendi içimizde kazanırız ya da kaybederiz.Ακόμη εξακολουθεί να είναι ζωντανό το αρχαίο ρητό : κερδίζουμε ή χάνουμε μέσα μας.
Eski zamanlardan kalma bir iddiaya dayanır: kendi içimizde kazanırız ya da kaybederiz.И все пак животите на древните твърдят: печелим или губим вътре в себе си.
Eski zamanlardan kalma bir iddiaya dayanır: kendi içimizde kazanırız ya da kaybederiz.Хотя есть старое выражение, что мы побеждаем или проигрываем сами.
Eski zamanlardan kalma bir iddiaya dayanır: kendi içimizde kazanırız ya da kaybederiz."ובכל זאת מזמן כבר נאמר: "אנחנו מפסידים ומנצחים עמוק בפנים. הגביעים הבוהקים על המדפים
Eski zamanlardan kalma bir iddiaya dayanır: kendi içimizde kazanırız ya da kaybederiz.لكن هناك إدعاءات قديمة: نحن نفوز أو نخسر داخل أنفسنا. الجوائز المرصوصة على أرففنا
Eski zamanlardan kalma bir iddiaya dayanır: kendi içimizde kazanırız ya da kaybederiz.勝ち負けに自分は関係ない 頭上に光るトロフィは 明日の勝利をもたらしてはくれない
Evren bizim içimizde.Bahwa alam semesta ada dalam diri kita.
Evren bizim içimizde.우주는 우리입니다.
Evren bizim içimizde.Wanneer ik over dat feit nadenk, kijk ik naar de hemel.
Evren bizim içimizde.Wszechświat jest w nas.
Evren bizim içimizde.היא שהיקום נמצא בתוכנו.
Evren bizim içimizde.ان هذا الكون هو بداخلنا نحن
Evren bizim içimizde.この事実について思い巡らすとき、私は気づくのです、
Fakat bu önemli değildi, çünkü şimdi yaralarımdan çok daha fazla içimi yakan bir şey vardı.Ale na tom nezáleželo, protože teď tu bylo něco uvnitř, co hořelo, co mnohonásobně převážilo má zranění.
Fakat bu önemli değildi, çünkü şimdi yaralarımdan çok daha fazla içimi yakan bir şey vardı.Ale nezáležalo na tom, lebo teraz som mala v sebe plameň, ktorý horel, ktorý ďaleko presahoval moje bolesti.
Fakat bu önemli değildi, çünkü şimdi yaralarımdan çok daha fazla içimi yakan bir şey vardı.Ale to mnie miało znaczenia, bo w gdzieś w środku płonął płomień silniejszy niż urazy.
Fakat bu önemli değildi, çünkü şimdi yaralarımdan çok daha fazla içimi yakan bir şey vardı.Dar asta nu mai conta pentru că acum mă ardea ceva pe dinăuntru, ceva ce compensa pe departe toate necazurile.
Fakat bu önemli değildi, çünkü şimdi yaralarımdan çok daha fazla içimi yakan bir şey vardı.De ez nem számított, mert hajtott belülről valami, ami sokkal erősebb volt a sérüléseimnél.
Fakat bu önemli değildi, çünkü şimdi yaralarımdan çok daha fazla içimi yakan bir şey vardı.하지만 더이상 상관하지 않아요. 제 안에서 제가 입은 장애를 뛰어넘는 무언가가 끓어오르고 있거든요.
Fakat bu önemli değildi, çünkü şimdi yaralarımdan çok daha fazla içimi yakan bir şey vardı.Maar dat was niet belangrijk, want nu brandde er een vuur vanbinnen dat veel sterker was dan mijn kwetsuren.
Fakat bu önemli değildi, çünkü şimdi yaralarımdan çok daha fazla içimi yakan bir şey vardı.Mais ça n'avait pas d'importance, j'avais maintenant un feu intérieur bien plus important que mes blessures.
Fakat bu önemli değildi, çünkü şimdi yaralarımdan çok daha fazla içimi yakan bir şey vardı.Ma non importa, perché ora c'era qualcosa dentro che bruciava che ha superato mie ferite.
Fakat bu önemli değildi, çünkü şimdi yaralarımdan çok daha fazla içimi yakan bir şey vardı.Mas isso não importava, porque agora havia algo dentro de mim que ultrapassava todos os meus ferimentos.
Fakat bu önemli değildi, çünkü şimdi yaralarımdan çok daha fazla içimi yakan bir şey vardı.Men det gjorde ikke noget, fordi nu var der noget der brændte inden i mig der uden tvivl opvejede mine skader.
Fakat bu önemli değildi, çünkü şimdi yaralarımdan çok daha fazla içimi yakan bir şey vardı.Namun itu tidak masalah, karena kini ada sesuatu di dalam yang terbakar yang jauh melebihi cedera saya.
Fakat bu önemli değildi, çünkü şimdi yaralarımdan çok daha fazla içimi yakan bir şey vardı.Pero eso no importaba, porque ahora había algo interior que me quemaba dentro sobreponiéndose a mis lesiones.
Fakat bu önemli değildi, çünkü şimdi yaralarımdan çok daha fazla içimi yakan bir şey vardı.Αλλά δεν μ' ένοιαζε, επειδή τώρα υπήρχε κάτι μέσα μου που έκαιγε και ξεπερνούσε τα τραύματά μου.
Fakat bu önemli değildi, çünkü şimdi yaralarımdan çok daha fazla içimi yakan bir şey vardı.Но това нямаше значение, защото сега имаше нещо в мен, което гореше, и което надделяваше над моите травми.
Fakat bu önemli değildi, çünkü şimdi yaralarımdan çok daha fazla içimi yakan bir şey vardı.Но это было неважно, потому что у меня внутри что-то горело, и это было намного важней моих травм.
Fakat bu önemli değildi, çünkü şimdi yaralarımdan çok daha fazla içimi yakan bir şey vardı.ולפעמים גם אני חשבתי כך. אבל זה לא היה חשוב, כי עתה משהו בתוכי להט.
Fakat bu önemli değildi, çünkü şimdi yaralarımdan çok daha fazla içimi yakan bir şey vardı.لكن ذلك لم يكن يهم، لأنني الآن كان هناك شيء في داخلي يشتعل و كان حجمه بداخلي أكبر من كل إصاباتي.
Fakat bu önemli değildi, çünkü şimdi yaralarımdan çok daha fazla içimi yakan bir şey vardı.私の傷を消し去ってくれたのです 小さなゴールに達成しては前進し
Gerçek şu ki bizim içimizdeki karşılıklılık etiği, tek başına, bize evrensel sevgiyi getiremeyecektir.Deci, desi regula de aur e oarecum innascuta ea nu induce singura dragostea universala.
Gerçek şu ki bizim içimizdeki karşılıklılık etiği, tek başına, bize evrensel sevgiyi getiremeyecektir.따라서, 어떤 의미에서 황금률이 우리에게 내재되어 있다는 사실은 그 자체만으로, 보편적인 사랑을 가져다 주지는 않습니다.
Gerçek şu ki bizim içimizdeki karşılıklılık etiği, tek başına, bize evrensel sevgiyi getiremeyecektir.Quindi il fatto che la regola d'oro sia dentro di noi non basta per darci un amore universale.
Gerçek şu ki bizim içimizdeki karşılıklılık etiği, tek başına, bize evrensel sevgiyi getiremeyecektir.To, že máme geneticky vrozené pochopení pro zlaté pravidlo, samo o sobě nestačí k všeobjímající lásce.
Gerçek şu ki bizim içimizdeki karşılıklılık etiği, tek başına, bize evrensel sevgiyi getiremeyecektir.אז העובדה שחוק הזהב מובנה בנו, באיזה שהוא אופן לא יכול להביא לאהבה אוניברסלית, בעצמו.
Gerçek şu ki bizim içimizdeki karşılıklılık etiği, tek başına, bize evrensel sevgiyi getiremeyecektir.ففي الحقيقة إن القاعدة الذهبية أنشأت الإحساس لدينا ليست، بحد ذاتها، سوف تجلب لنا الحب العالمي.
Gerçek şu ki bizim içimizdeki karşılıklılık etiği, tek başına, bize evrensel sevgiyi getiremeyecektir.普遍的な愛を持っている ということにはならないのです 世界が救われるわけではありません
Gerçekten merak ediyorum: Biz yetişkinler neden içimizdeki o haylazlığı kaybediyoruz?Chiar mă întreb: de ce noi adulţii pierdem acest simţ al trăsnăilor?
Günah işlemedik dersek, O'nu yalancı durumuna düşürmüş oluruz; O'nun sözü içimizde olmaz.Ako pravimo, da nismo grešili, ga delamo za lažnika, in besede njegove ni v nas.
Günah işlemedik dersek, O'nu yalancı durumuna düşürmüş oluruz; O'nun sözü içimizde olmaz.Dacă zicem că n'am păcătuit, Îl facem mincinos, şi Cuvîntul Lui nu este în noi.
Günah işlemedik dersek, O'nu yalancı durumuna düşürmüş oluruz; O'nun sözü içimizde olmaz.Dersom vi sier at vi ikke har syndet, da gjør vi ham til løgner, og hans ord er ikke i oss.
Günah işlemedik dersek, O'nu yalancı durumuna düşürmüş oluruz; O'nun sözü içimizde olmaz.Dersom vi sige, at vi ikke have syndet, gøre vi ham til en Løgner, og hans Ord er ikke i os.
Günah işlemedik dersek, O'nu yalancı durumuna düşürmüş oluruz; O'nun sözü içimizde olmaz.Díme-li, že jsme nehřešili, činíme jej lhářem, a neníť v nás slova jeho.
Günah işlemedik dersek, O'nu yalancı durumuna düşürmüş oluruz; O'nun sözü içimizde olmaz.Ha azt mondjuk, hogy nem vétkeztünk, hazuggá teszszük õt, és az õ ígéje nincsen mi bennünk.
Günah işlemedik dersek, O'nu yalancı durumuna düşürmüş oluruz; O'nun sözü içimizde olmaz.Jeźliśmy rzekli, żeśmy nie zgrzeszyli, kłamcą go czynimy, a słowa jego nie masz w nas.
Günah işlemedik dersek, O'nu yalancı durumuna düşürmüş oluruz; O'nun sözü içimizde olmaz.Jos sanomme, ettemme ole syntiä tehneet, niin me teemme hänet valhettelijaksi, ja hänen sanansa ei ole meissä.
Günah işlemedik dersek, O'nu yalancı durumuna düşürmüş oluruz; O'nun sözü içimizde olmaz.Keď povieme, že sme nehrešili, robíme ho lhárom, a niet v nás jeho slova.
Günah işlemedik dersek, O'nu yalancı durumuna düşürmüş oluruz; O'nun sözü içimizde olmaz.만일 우리가 범죄하지 아니하였다 하면 하나님을 거짓말 하는 자로 만드는 것이니 또한 그의 말씀이 우리 속에 있지 아니하니라
Günah işlemedik dersek, O'nu yalancı durumuna düşürmüş oluruz; O'nun sözü içimizde olmaz.Om vi säga att vi icke hava syndat, så göra vi honom till en ljugare, och hans ord är icke i oss.
Günah işlemedik dersek, O'nu yalancı durumuna düşürmüş oluruz; O'nun sözü içimizde olmaz.Pero si decimos que no hemos pecado, le hacemos a él mentiroso, y su palabra no está en nosotros
Günah işlemedik dersek, O'nu yalancı durumuna düşürmüş oluruz; O'nun sözü içimizde olmaz.Se diciamo che non abbiamo peccato, facciamo di lui un bugiardo e la sua parola non è in noi
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod