Ana içeriğe geç
Sözlük

içim ile cümle

içim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Doğrusu biz seni içimizde zayıf biri görüyoruz.Indeed we see you weak in our midst.
Söylediklerinin çoğunu anlamıyoruz ve içimizde seni cidden zayıf (aciz) görüyoruz!We do not understand much of what you say. Indeed we see you weak in our midst.
Ayrıca seni içimizde çok zayıf biri olarak görüyoruz.Indeed we see you weak in our midst.
İki deniz bir değildir. Birinin suyu tatlı ve kolay içimlidir; diğeri tuzlu ve acıdır.And the two seas are not alike: this, fresh, sweet, good to drink, this (other) bitter, salt.
Dedi ki: "Ben, içimi doldurup taşan özlemimi, kederimi Allah'a arz ederim.He said, ‘I complain of my anguish and grief only to Allah.
İçimizde müminlere karşı hiçbir kin bırakma!Do not put in our hearts any spite towards those who believe.
Onun içiminin sonunda misk kokusu vardır.The last of it is musk.
Bağırsaklarındakiler ile kan arasından, içenlere halis ve içimi kolay süt içiririz.We provide pleasant milk for you to drink within the delicate system of their veins and arteries.
Beyaz dengesi içim kullanılan renk sıcaklığıColor temperature used for white balance
Açılması içim oturum seçilmedi.No session selected to open.
İçimizde çoğunlukla kişiye özel yaşadığımız hissini durdurmak istiyorum.I want to stop feeling that we live inside mostly the private.
Bu benim içimi acıtıyor.This breaks my heart.
Bosna benim içimde, kan gibi."Bosnia is inside of me, like blood."
Mitic: Hayır, hiçbir etnik sorun yaşamadım ve içim nedeniyle Priştine'ye çok sık giderim.Mitic: No, I have not had any ethnic problems, and I visit Pristina very often, because of my work.
Buz bulutlarının oluşumu içim temel mekanizma Tor Bergeron tarafından keşfedildi.The primary mechanism for the formation of ice clouds was discovered by Tor Bergeron.
Bütün kuğuların beyaz olduğunu doğrulamak içim yerküredeki tüm kuğuları gözlemlemek pratik değildir.It is impractical to observe all the swans in the world to verify that they are all white.
Sen benim içimde olanı bilirsin, ama ben sende olanı bilemem.You know what is within myself, and I do not know what is within Yourself.
NATO, Vachnadze hakkında "Güzelliğiniz [içimizde] önünüzde diz çökme arzusu uyandırıyor!" dedi.[2]He said about Nato Vachnadze "Your beauty evokes a desire [in us] to kneel down before you!".[7]
Pakistan'da nargile içimi ve kanser üzerine bir araştırma 2008 yılında yayınlandı.A study on hookah smoking and cancer in Pakistan was published in 2008.
Ve içimi dolduran bu gazap, Yüce Allah tarafından içime üflendi.And this wrath which was filled in me, was blown into me by Almighty.
“ İçimde nasıl bir kral yoldaşım olduğunu nereden biliyorsun?How doest thou know what sort of king I have within me as companion?
Bize sınav için belirli bölümler hazırlamamız söylendi ama içimden ders çalışmak gelmiyor." [1]We were told to prepare certain chapters for the exam but I do not feel like studying."[44]
Bunu içim çekmiyor.Mir ist nicht danach zumute.
İçimde aşk için yanıp tutuşan doyumsuz bir özlem var.In mir lodert ein unstillbares Sehnen nach Liebe.
Çeviri yapmak içimden gelmiyor.Ich habe keine Lust zum Übersetzen.
Ruhum daralıyor, içim sıkılıyor.Meine Seele fühlt sich beengt und mein Inneres ist bedrängt.
İçimde kıyametler kopsa da; ben baharıyım yarınlarımın, çiçek açarım her kışın ardından.Auch wenn Orkane ausbrechen, ich bin der Frühling meiner Zukunft, der nach jedem Winter wieder aufblüht.
Biz harika olanı dışımız da arıyoruz, oysa ki onu içimizde taşıyoruz.Wir suchen das Wunderbare außerhalb von uns, und doch tragen wir es in uns.
İçimde Kızıl Bir Gül Gibi, (deneme), 2002.Die „Weiße Rose“ – ein Vermächtnis (2002).
İçimde de ne o zamana ne de o mekâna aitmişim duygusu...” sözlerinden alır..Daran zweifle ich nicht, und darauf esse und trinke ich; mir geschehe nach deinem Wort.
Bu gün geriye dönüp bakıyorum ve içimde bir burukluk hissediyorum.Mir wird heute noch übel, denke ich daran zurück!
Bir karanlığa gömülmüş, sonra da içimde bir yücelme olmuştu."Ich habe die Wüste in Flammen gesetzt, ich habe den Weg (des Feindes) in die Irre geleitet.
İşte, Mesih’in gücü içimde bulunsun diye güçsüzlüklerimle sevinerek daha çok övüneceğim.Viel lieber also will ich mich meiner Schwachheit rühmen, damit die Kraft Christi auf mich herabkommt.
İçimi tazeler, Adı uğruna bana doğru yollarda öncülük eder.Er führet mich auf rechter Straße um seines Namens willen.
"İçimde beş farklı kadın var".Darunter sind fünf Frauen.
Buda Amida içimizdeki öğretmen anlamına gelir.Ajahn bedeutet Lehrer.
İçimde, kurtulmak istediğim bir sürü şey vardı.Es gab einige Probleme, die ich lösen mußte.
Kendi içimizdeki güdüleri bile tam ve gerçeğe uygun olarak biliyor muyuz?Stimmt das Wahrgenommene mit den eigenen Wertvorstellungen überein/ nicht überein?
İçimden Geçen Zaman.Vergangene Zeiten.
Gel İçimde Ağla, 1985.Pfarramt Droß, Droß 1985.
İçimi her ne kadar şarabı anımsatsa da, ağızda lezzetli bir tat bırakır.Weil der Wein köstlich geschmeckt hat, nimmt man sich eine Flasche davon mit nach Hause.
İçimde bir volkan patladı sanki.Wie ein ausbrechender Vulkan!
Ama Maddox'u gördüğüm an içime çok garip bir his doğdu.Dort erschien ihre Mix-CD Feeling strange.
65 ülke sigara içimine çeşitli sınırlamalar getirmiştir.65 Einwohner machten keine Angabe zur Ethnie.
Doygunluğu kendi içimizde bulamıyorsak, dışarıda aramak boşunadır.Lorsqu'on ne trouve pas de satisfaction en soi-même, il est inutile de la chercher ailleurs.
İçimizde daima yaşın olgunlaştıramadığı bir şey vardır.Il y a toujours quelque chose en nous que l'âge ne mûrit pas.
Bu gün geriye dönüp bakıyorum ve içimde bir burukluk hissediyorum.Mais maintenant je regarde en arrière et je suis embarrassé .
"Bu dava benim içimi rahatlattı".Cette force nous réconfortait ».
Ama içimden bir ses diyor ki hala yeterli bir durum değil.Une voix intérieure me dit cependant qu'elle n'est pas satisfaisante.
Diğer tüm tütün tüketim biçimleri gibi pipo içiminin de sağlığa zararlı olduğu kesindir.A l'instar du tabagisme par cigarette, la pipe a des effets néfastes sur la santé.
Dışarı vurma hissi de vardı içimde.Il disparait à l'intérieur.
Aynı zamanda klavye içim Stefan Wagner gruba katıldı.Au même moment, Stefan Wagner rejoint le groupe au clavier.
Seni tanıdığımdan beri hep bir gemi geçiyor içimden.Je connais ce navire pour l'avoir souvent vu.
Ama Maddox'u gördüğüm an içime çok garip bir his doğdu.Dès sa tendre enfance, Ménelé montrait un caractère très pieux.
Bir karanlığa gömülmüş, sonra da içimde bir yücelme olmuştu."C'est lui qui m'est apparu dans ma caverne, et qui a prédit tout ce qui m'est arrivé ».
İçimde yakında birinin canını alacağıma dair his var." dedi.Comme si quelqu'un allait me réveiller bientôt ».
Gel İçimde Ağla, 1985.Apprendre pour entreprendre, 1985.
Bu seri orta- ağır içimli olarak üretildi.Surpris, celui-ci est gravement brûlé.
İçimde bir volkan patladı sanki.Il s'agit d'un volcan éteint.
Birincisi: Ye'sin, ümidsizliğin içimizde hayat bulup dirilmesi.Tu nous a fait porter des présages (obtenus lors) des sacrifices offerts pour nous.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod