Kalbim kırıldığında, İçim acı dolduğunda,Hogyha keseregne szívem, és háborognának veséim:
Kalbim kırıldığında, İçim acı dolduğunda,Když zhořklo srdce mé, a ledví má bodena byla,
Kalbim kırıldığında, İçim acı dolduğunda,Keď sa preto rozhorčovalo moje srdce, a bodalo ma v ľadvinách,
Kalbim kırıldığında, İçim acı dolduğunda,Ketika aku merasa kesal dan hatiku seperti tertusuk
Kalbim kırıldığında, İçim acı dolduğunda,Khi lòng tôi chua xót, Và dạ tôi xôn xao,
Kalbim kırıldığında, İçim acı dolduğunda,Khi lòng tôi chua_xót , Và dạ tôi xôn_xao ,
Kalbim kırıldığında, İçim acı dolduğunda,내 마음이 산란하며 내 심장이 찔렸나이다
Kalbim kırıldığında, İçim acı dolduğunda,Ko se mi je grenkobe polnilo srce in me je bodlo v ledicah mojih,
Kalbim kırıldığında, İçim acı dolduğunda,Kun minun sydämeni katkeroitui ja minun munaskuihini pisti,
Kalbim kırıldığında, İçim acı dolduğunda,Lorsque mon coeur s`aigrissait, Et que je me sentais percé dans les entrailles,
Kalbim kırıldığında, İçim acı dolduğunda,När mitt hjärta förbittrades och jag kände styng i mitt inre,
Kalbim kırıldığında, İçim acı dolduğunda,Når mitt hjerte var bittert, og det stakk mig i mine nyrer,
Kalbim kırıldığında, İçim acı dolduğunda,Quando o meu espírito se amargurava, e sentia picadas no meu coração,
Kalbim kırıldığında, İçim acı dolduğunda,Quando si agitava il mio cuore e nell'intimo mi tormentavo
Kalbim kırıldığında, İçim acı dolduğunda,Så længe mit Hjerte var bittert og det nagede i mine Nyrer,
Kalbim kırıldığında, İçim acı dolduğunda,Toen bitterheid in mijn hart opkwam en ik opstandig en geprikkeld was,
Kalbim kırıldığında, İçim acı dolduğunda,Ουτως εκαιετο η καρδια μου, και τα νεφρα μου εβασανιζοντο
Kalbim kırıldığında, İçim acı dolduğunda,Но тогава моето сърце кипеше. И чреслата ми се измъчваха.
Kalbim kırıldığında, İçim acı dolduğunda,כי יתחמץ לבבי וכליותי אשתונן׃
Kalbim kırıldığında, İçim acı dolduğunda,لانه تمرمر قلبي وانتخست في كليتيّ.
Kalbim kırıldığında, İçim acı dolduğunda,因 而 我 心 裡 發 酸 、 肺 腑 被 刺
Kalbim kırıldığında, İçim acı dolduğunda,因而 我心裡發酸 、 肺腑 被刺
Kalp kırıklıkları içimizi kanattı, sonra içimizi boşaltmak istedik ki bir şey hissetmeyelim.Corzile rupte ale inimii ne sângerau și am încercam să ne golim ca să nu simțim nimic.
Kalp kırıklıkları içimizi kanattı, sonra içimizi boşaltmak istedik ki bir şey hissetmeyelim.Così il cuore spezzato sanguinava di tristezza, e tentavamo di svuotarci per non sentire niente.
Kalp kırıklıkları içimizi kanattı, sonra içimizi boşaltmak istedik ki bir şey hissetmeyelim.Cuerdas rotas del corazón sangraron nostalgia y tratamos de vaciarnos para no sentir nada.
Kalp kırıklıkları içimizi kanattı, sonra içimizi boşaltmak istedik ki bir şey hissetmeyelim.Daraus wurdeTrübsal und wir versuchten, innerlich leer zu sein, um nichts mehr zu fühlen.
Kalp kırıklıkları içimizi kanattı, sonra içimizi boşaltmak istedik ki bir şey hissetmeyelim.Dus brak de gevoelige snaar en maakten we ons leeg om niets te voelen.
Kalp kırıklıkları içimizi kanattı, sonra içimizi boşaltmak istedik ki bir şey hissetmeyelim.Então, corações partidos choraram, e nós tentámos esvaziar-nos para não sentirmos nada.
Kalp kırıklıkları içimizi kanattı, sonra içimizi boşaltmak istedik ki bir şey hissetmeyelim.Hati yang sakit dan merintih, dan kita coba kosongkan diri agar tidak merasakan apa pun.
Kalp kırıklıkları içimizi kanattı, sonra içimizi boşaltmak istedik ki bir şey hissetmeyelim.부러진 심금이 우울함을 피처럼 흘리고, 우리는 아무것도 못느끼도록 우리 자신을 비워내려고 노력했죠.
Kalp kırıklıkları içimizi kanattı, sonra içimizi boşaltmak istedik ki bir şey hissetmeyelim.La corde sensible brisée dégoulinait de "blues", et on a essayé de se vider pour ne plus rien sentir.
Kalp kırıklıkları içimizi kanattı, sonra içimizi boşaltmak istedik ki bir şey hissetmeyelim.Megszakadt szívek bluest véreztek, és igyekeztünk kiüríteni magunkat, hogy semmit se érezzünk.
Kalp kırıklıkları içimizi kanattı, sonra içimizi boşaltmak istedik ki bir şey hissetmeyelim.Nasze zranione serca biły w rytmie bluesa, ale słychać było tylko pustkę.
Kalp kırıklıkları içimizi kanattı, sonra içimizi boşaltmak istedik ki bir şey hissetmeyelim.Så de dybe følelser blev tungsindige, og vi forsøgte at tømme os selv, så vi ikke ville mærke noget.
Kalp kırıklıkları içimizi kanattı, sonra içimizi boşaltmak istedik ki bir şey hissetmeyelim.Sydän verta vuotaen yritimme turruttaa mielemme, ettemme tuntisi kipua.
Kalp kırıklıkları içimizi kanattı, sonra içimizi boşaltmak istedik ki bir şey hissetmeyelim.Tak naše zklamané city krvácely a my se snažili necítit nic, vyprázdnit se.
Kalp kırıklıkları içimizi kanattı, sonra içimizi boşaltmak istedik ki bir şey hissetmeyelim.Thế rồi những cảm xúc tan vỡ đẩy ta tới nỗi buồn miên man, và ta cố làm mình trơ đi để không cảm thấy gì
Kalp kırıklıkları içimizi kanattı, sonra içimizi boşaltmak istedik ki bir şey hissetmeyelim.Trasiga hjärtan blödde som blues, och vi försökte tömma oss själva så vi inte skulle känna något.
Kalp kırıklıkları içimizi kanattı, sonra içimizi boşaltmak istedik ki bir şey hissetmeyelim.Zlomljeno srce je pelo blues in mi smo se poskusili izprazniti, da ne bi ničesar čutili.
Kalp kırıklıkları içimizi kanattı, sonra içimizi boşaltmak istedik ki bir şey hissetmeyelim.Разбитите ни сърца кървяха и се опитвахме да не чувстваме нищо.
Kalp kırıklıkları içimizi kanattı, sonra içimizi boşaltmak istedik ki bir şey hissetmeyelim.Разбитые чувства кровоточат печалью, а мы пытаемся опустошить себя, чтобы ничего не чувствовать.
Kalp kırıklıkları içimizi kanattı, sonra içimizi boşaltmak istedik ki bir şey hissetmeyelim.וכך, מיתרי לב קרועים דיממו בלוז, ואנו השתדלנו לרוקן את עצמנו כדי לא לחוש דבר.
Kalp kırıklıkları içimizi kanattı, sonra içimizi boşaltmak istedik ki bir şey hissetmeyelim.قلوب مكسورة تنزف الأسى، نحاول افراغ أنفسنا حتى لا نحس بأي شيء (يشير إلى فراغ المشاعر).
Kalp kırıklıkları içimizi kanattı, sonra içimizi boşaltmak istedik ki bir şey hissetmeyelim.骨折よりも痛くないとか-
Kapıyı açmak için senin içimdeki kanını kullandım.Avasin portin sinun veresi avulla.
Kapıyı açmak için senin içimdeki kanını kullandım.He usado tu sangre, que está dentro de mí, para abrir la puerta.
Kapıyı açmak için senin içimdeki kanını kullandım.Ho usato il sangue che tu mi hai donato per aprire la porta.
Kapıyı açmak için senin içimdeki kanını kullandım.Jag har använt ditt blod i mig för att öppna dörren.
Kapıyı açmak için senin içimdeki kanını kullandım.Jeg har brugt dit blod i mig til at åbne døren.
Kapıyı açmak için senin içimdeki kanını kullandım.Twoją krwią, która jest we mnie, otworzyłem wrota.
Kapıyı açmak için senin içimdeki kanını kullandım.Usei o teu sangue, que serve para abrir a porta.
Kapıyı açmak için senin içimdeki kanını kullandım.Άνοιξα την πύλη με το αίμα σου που έχω μέσα μου.
Kapıyı açmak için senin içimdeki kanını kullandım.Во мне твоя кровь, которую я взял, чтобы открыть врата.
Kardeşim... açıkçası içimdeki nefret henüz dinmedi.Bracie... Prawdę mówiąc, nadal jest we mnie nienawiść.
Kardeşim... açıkçası içimdeki nefret henüz dinmedi.Broder ... Sandt at sige er hadet i mig ikke forsvundet.
Kardeşim... açıkçası içimdeki nefret henüz dinmedi.Broder... Sanningen att säga så har hatet inom mig inte försvunnit.
Kardeşim... açıkçası içimdeki nefret henüz dinmedi.Fratello. A dire il vero, l'odio che avevo dentro non è scomparso.
Kardeşim... açıkçası içimdeki nefret henüz dinmedi.Hermano... ...si te digo la verdad, aún hay odio dentro de mí.
Kardeşim... açıkçası içimdeki nefret henüz dinmedi.Irmão... ... para dizer a verdade, o ódio dentro de mim não desapareceu.
Kardeşim... açıkçası içimdeki nefret henüz dinmedi.Veli, totta puhuen viha sisälläni ei ole kadonnut.