Ana içeriğe geç
Sözlük

içim ile cümle

içim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Bu küçük robot bir şekilde içimizdeki o derin sosyal duyguya dokunmayı başarıyordu.Este pequeno robô era capaz de atingir uma coisa profundamente social dentro de nós.
Bu küçük robot bir şekilde içimizdeki o derin sosyal duyguya dokunmayı başarıyordu.Este pequeño robot podía de alguna forma calar hondo en nuestro ser social.
Bu küçük robot bir şekilde içimizdeki o derin sosyal duyguya dokunmayı başarıyordu.Irgendwie gelang es diesem kleinen Roboter Eine tief in uns verwurzelte, soziale Ebene anzuzapfen.
Bu küçük robot bir şekilde içimizdeki o derin sosyal duyguya dokunmayı başarıyordu.이 작은 로봇은 어떻게든 우리 내부의 깊이 사회적인 것에 다가설 수 있었습니다.
Bu küçük robot bir şekilde içimizdeki o derin sosyal duyguya dokunmayı başarıyordu.Robot kecil ini entah bagaimana bisa memasuki sesuatu yang sangat sosial dalam diri kita.
Bu küçük robot bir şekilde içimizdeki o derin sosyal duyguya dokunmayı başarıyordu.Tenhle malý robot byl jaksi schopen vzbudit hluboko v nás něco lidského.
Bu küçük robot bir şekilde içimizdeki o derin sosyal duyguya dokunmayı başarıyordu.Αυτό το μικρό ρομπότ κάπως κατάφερε να αγγίξει κάτι βαθιά κοινωνικό μέσα μας.
Bu küçük robot bir şekilde içimizdeki o derin sosyal duyguya dokunmayı başarıyordu.Този малък робот някак си беше способен да се включи в нещо дълбоко социално вътре в нас.
Bu küçük robot bir şekilde içimizdeki o derin sosyal duyguya dokunmayı başarıyordu.Этот маленький робот каким-то образом смог задеть некие социальные струны глубоко внутри нас.
Bu küçük robot bir şekilde içimizdeki o derin sosyal duyguya dokunmayı başarıyordu.הרובוט הקטן הזה הצליח, איכשהו להתחבר למשהו חברתי עמוק בתוכנו
Bu küçük robot bir şekilde içimizdeki o derin sosyal duyguya dokunmayı başarıyordu.هذا الروبوت استطاع بطريقة ما ان يصل الي شيء ما اجتماعي عميقا داخلنا
Bu küçük robot bir şekilde içimizdeki o derin sosyal duyguya dokunmayı başarıyordu.私たちの奥底にある社会的な何かを引き出してくれました これによって まったく新しい方法で
Bu kýz hayatýný nasýl kurtaracak diye... ...içim içimi yiyor, evet!Аз съм майка и се притеснявам!
Buna rağmen zamanla değiştim; içimde bir şeyler artık aynı değildi ve hiçbir zaman da aynı olmayacak.Ale čas mě změnil; něco uvnitř mě už nebylo stejné. A už se to nikdy nebude opakovat.
Buna rağmen zamanla değiştim; içimde bir şeyler artık aynı değildi ve hiçbir zaman da aynı olmayacak.Aunque el tiempo me había cambiado; algo en mi interior no era lo mismo. Y nunca lo volverá a ser.
Buna rağmen zamanla değiştim; içimde bir şeyler artık aynı değildi ve hiçbir zaman da aynı olmayacak.Czas mnie odmienił, nie byłem taki, jak dawniej. I nigdy już taki nie będę.
Buna rağmen zamanla değiştim; içimde bir şeyler artık aynı değildi ve hiçbir zaman da aynı olmayacak.De tijd had me echter veranderd; van binnen was ik niet dezelfde. Dat zal het ook nooit meer zijn.
Buna rağmen zamanla değiştim; içimde bir şeyler artık aynı değildi ve hiçbir zaman da aynı olmayacak.Die Zeit hatte mich jedoch verändert: Etwas in mir war nicht mehr dasselbe, und es wird es auch nie mehr sein.
Buna rağmen zamanla değiştim; içimde bir şeyler artık aynı değildi ve hiçbir zaman da aynı olmayacak.그렇지만 시간이 저를 바꾸었습니다. 제 안의 무언가가 달라졌습니다. 그리고 그것은 다시는 원래로 되돌아가지 않을 것입니다.
Buna rağmen zamanla değiştim; içimde bir şeyler artık aynı değildi ve hiçbir zaman da aynı olmayacak.Mégis, idővel megváltoztam, valami bennem már nem volt ugyanaz. És sose lesz.
Buna rağmen zamanla değiştim; içimde bir şeyler artık aynı değildi ve hiçbir zaman da aynı olmayacak.Men tiden hade förändrat mig, något inom mig var inte detsamma. Och det kommer det aldrig bli igen.
Buna rağmen zamanla değiştim; içimde bir şeyler artık aynı değildi ve hiçbir zaman da aynı olmayacak.Timpul m-a schimbat, totuși, ceva din mine nu mai era la fel. Și nu va mai fi niciodată.
Buna rağmen zamanla değiştim; içimde bir şeyler artık aynı değildi ve hiçbir zaman da aynı olmayacak.Tuttavia, il tempo mi aveva cambiato. Qualcosa dentro di me non era più la stessa. E non lo sarà mai più.
Buna rağmen zamanla değiştim; içimde bir şeyler artık aynı değildi ve hiçbir zaman da aynı olmayacak.Waktu telah mengubah saya; di dalam, saya bukan lagi orang yang sama. Dan tidak akan pernah sama lagi.
Buna rağmen zamanla değiştim; içimde bir şeyler artık aynı değildi ve hiçbir zaman da aynı olmayacak.Ο χρόνος όμως με άλλαξε, κάτι μέσα μου δεν ήταν το ίδιο. Και ποτέ δεν πρόκειται να ξαναγίνει.
Buna rağmen zamanla değiştim; içimde bir şeyler artık aynı değildi ve hiçbir zaman da aynı olmayacak.Времето ме промени,обаче; нещо в мен не беше същото. И никога вече няма да бъде.
Buna rağmen zamanla değiştim; içimde bir şeyler artık aynı değildi ve hiçbir zaman da aynı olmayacak.Все ж таки час змінив мене; щось всередині мене вже не повернеться. Ніколи.
Buna rağmen zamanla değiştim; içimde bir şeyler artık aynı değildi ve hiçbir zaman da aynı olmayacak.Но время изменило меня, изменило что-то внутри меня. И это никогда больше не повторится.
Buna rağmen zamanla değiştim; içimde bir şeyler artık aynı değildi ve hiçbir zaman da aynı olmayacak.אבל עם הזמן השתניתי; משהו בפנים לא היה כבעבר. ולעולם לא יחזור להיות כזה.
Buna rağmen zamanla değiştim; içimde bir şeyler artık aynı değildi ve hiçbir zaman da aynı olmayacak.もう元に戻ることはありません 私は自問しました 「この象の頭と アジアのどこかで
Bundan sonra içimden söylerim.Désormais, je le dirai dans ma tête.
Bundan sonra içimden söylerim.Mostantól csak magamban mondom.
Bundan sonra içimden söylerim.Θα το λέω από μέσα μου από δω και μπρός.
Bu nedenle içim sevinç dolu, yüreğim coşuyor, Bedenim güven içinde.(15:9) От того возрадовалось сердце мое и возвеселился язык мой; даже и плоть моя успокоится в уповании,
Bu nedenle içim sevinç dolu, yüreğim coşuyor, Bedenim güven içinde.Aussi mon coeur est dans la joie, mon esprit dans l`allégresse, Et mon corps repose en sécurité.
Bu nedenle içim sevinç dolu, yüreğim coşuyor, Bedenim güven içinde.Azért örül az én szívem és örvendez az én lelkem; testem is biztosságban lakozik.
Bu nedenle içim sevinç dolu, yüreğim coşuyor, Bedenim güven içinde.Bởi cớ ấy lòng tôi vui vẻ, linh hồn tôi nức mừng rỡ; Xác tôi cũng sẽ nghỉ yên ổn;
Bu nedenle içim sevinç dolu, yüreğim coşuyor, Bedenim güven içinde.Bởi cớ ấy lòng tôi vui_vẻ , linh_hồn tôi nức mừng_rỡ ; Xác tôi cũng sẽ nghỉ yên_ổn ;
Bu nedenle içim sevinç dolu, yüreğim coşuyor, Bedenim güven içinde.Daarom is er vreugde in mijn hart en ben ik gelukkig. God zorgt ook voor mijn lichamelijk welzijn.
Bu nedenle içim sevinç dolu, yüreğim coşuyor, Bedenim güven içinde.Darum freut sich mein Herz, und meine Ehre ist fröhlich; auch mein Fleisch wird sicher liegen.
Bu nedenle içim sevinç dolu, yüreğim coşuyor, Bedenim güven içinde.De aceea inima mi se bucură, sufletul mi se veseleşte, şi trupul mi se odihneşte în linişte.
Bu nedenle içim sevinç dolu, yüreğim coşuyor, Bedenim güven içinde.Derfor glædes mit Hjerte, min Ære jubler, endogså mit Kød skal bo i Tryghed.
Bu nedenle içim sevinç dolu, yüreğim coşuyor, Bedenim güven içinde.Derfor gleder mitt hjerte sig, og min ære* fryder sig; også mitt kjød skal bo i trygghet. / {* d.e. sjel.}
Bu nedenle içim sevinç dolu, yüreğim coşuyor, Bedenim güven içinde.Di questo gioisce il mio cuore, esulta la mia anima; anche il mio corpo riposa al sicuro
Bu nedenle içim sevinç dolu, yüreğim coşuyor, Bedenim güven içinde.Fördenskull gläder sig mitt hjärta, och min ära fröjdar sig; jämväl min kropp får bo i trygghet.
Bu nedenle içim sevinç dolu, yüreğim coşuyor, Bedenim güven içinde.이러므로 내 마음이 기쁘고 내 영광도 즐거워하며 내 육체도 안전히 거하리니
Bu nedenle içim sevinç dolu, yüreğim coşuyor, Bedenim güven içinde.Porquanto está alegre o meu coração e se regozija a minha alma; também a minha carne habitará em segurança.
Bu nedenle içim sevinç dolu, yüreğim coşuyor, Bedenim güven içinde.Por tanto, se alegró mi corazón, y se gozó mi lengua. También mi cuerpo descansará en seguridad
Bu nedenle içim sevinç dolu, yüreğim coşuyor, Bedenim güven içinde.Preto sa raduje moje srdce, a moja sláva plesá, áno, ešte i moje telo bude bývať bezpečne.
Bu nedenle içim sevinç dolu, yüreğim coşuyor, Bedenim güven içinde.Sebab itu hatiku gembira dan jiwaku bersorak, dan tubuhku beristirahat dengan tentram
Bu nedenle içim sevinç dolu, yüreğim coşuyor, Bedenim güven içinde.Sentähden minun sydämeni iloitsee ja sieluni riemuitsee, ja myös minun ruumiini asuu turvassa.
Bu nedenle içim sevinç dolu, yüreğim coşuyor, Bedenim güven içinde.Tega se veseli srce moje in raduje se slava moja, tudi meso moje bo počivalo brez skrbi.
Bu nedenle içim sevinç dolu, yüreğim coşuyor, Bedenim güven içinde.Z té příčiny rozveselilo se srdce mé, a zplésala sláva má, ano i tělo mé v bezpečnosti přebývati bude.
Bu nedenle içim sevinç dolu, yüreğim coşuyor, Bedenim güven içinde.Δια τουτο ευφρανθη η καρδια μου και ηγαλλιασεν η γλωσσα μου ετι δε και η σαρξ μου θελει αναπαυθη επ' ελπιδι.
Bu nedenle içim sevinç dolu, yüreğim coşuyor, Bedenim güven içinde.Затова се зарадва сърцето ми, и развесели се душата+ ми, А още и плътта ми ще пребивава в увереност.
Bu nedenle içim sevinç dolu, yüreğim coşuyor, Bedenim güven içinde.לכן שמח לבי ויגל כבודי אף בשרי ישכן לבטח׃
Bu nedenle içim sevinç dolu, yüreğim coşuyor, Bedenim güven içinde.‎لذلك فرح قلبي وابتهجت روحي. جسدي ايضا يسكن مطمئنا‎.
Bu nedenle içim sevinç dolu, yüreğim coşuyor, Bedenim güven içinde.因 此 我 的 心 歡 喜 、 我 的 靈 〔 原 文 作 榮 耀 〕 快 樂 . 我 的 肉 身 也 要 安 然 居 住
Bu nedenle içim sevinç dolu, yüreğim coşuyor, Bedenim güven içinde.因此 我 的 心歡喜 、 我的靈 〔 原文 作 榮耀 〕 快樂 . 我 的 肉身 也 要 安然 居住
Bunlar benim içimdeki "biz"ler.Acestea sunt "noi" din interiorul meu.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod