Acı bana, ya RAB, sıkıntıdayım, Üzüntü gözümü, canımı, içimi kemiriyor.och icke överlämnar mig i fiendens hand, utan ställer mina fötter på rymlig plats.
Acı bana, ya RAB, sıkıntıdayım, Üzüntü gözümü, canımı, içimi kemiriyor.Usmili se me, GOSPOD, ker v stiski sem, od žalovanja hira oko moje, duša moja in telo moje:
Acı bana, ya RAB, sıkıntıdayım, Üzüntü gözümü, canımı, içimi kemiriyor.Vær mig nådig, HERRE, thi jeg er angst, af Kummer hentæres mit Øje, min Sjæl og mit Indre.
Acı bana, ya RAB, sıkıntıdayım, Üzüntü gözümü, canımı, içimi kemiriyor.Ελεησον με, Κυριε, διοτι ειμαι εν θλιψει εμαρανθη απο της λυπης ο οφθαλμος μου, η ψυχη μου και η κοιλια μου.
Acı bana, ya RAB, sıkıntıdayım, Üzüntü gözümü, canımı, içimi kemiriyor.Смили се за мене, Господи, защото съм в утеснение, Чезне от скръб окото ми, душата ми, и снагата ми.
Acı bana, ya RAB, sıkıntıdayım, Üzüntü gözümü, canımı, içimi kemiriyor.חנני יהוה כי צר לי עששה בכעס עיני נפשי ובטני׃
Acı bana, ya RAB, sıkıntıdayım, Üzüntü gözümü, canımı, içimi kemiriyor.ارحمني يا رب لاني في ضيق. خسفت من الغم عيني. نفسي وبطني.
Acı bana, ya RAB, sıkıntıdayım, Üzüntü gözümü, canımı, içimi kemiriyor.耶 和 華 阿 、 求 你 憐 恤 我 、 因 為 我 在 急 難 之 中 . 我 的 眼 睛 因 憂 愁 而 乾 癟 、 連 我 的 身 心 、 也 不 安 舒
Acı bana, ya RAB, sıkıntıdayım, Üzüntü gözümü, canımı, içimi kemiriyor.耶和華 阿 、 求 你 憐恤 我 、 因為 我 在 急難之中 . 我 的 眼睛 因 憂愁 而 乾癟 、 連 我 的 身心 、 也 不 安舒
Açıkça içimizdeki hayvani dürtüleri mi kaybettik?우리가 그저 복수, 야만적 의례,
Açıkça içimizdeki hayvani dürtüleri mi kaybettik?האם פשוט איבדנו את הדחפים
Açıkça içimizdeki hayvani dürtüleri mi kaybettik?هل فقدنا دوافع العنف الموجودة فينا ؟
Açıkça içimizdeki hayvani dürtüleri mi kaybettik?復讐
Açılması içim oturum seçilmedi.Aucune session sélectionnée à ouvrir.
Açılması içim oturum seçilmedi.Avattavaa istuntoa ei ole valittu.
Açılması içim oturum seçilmedi.Chưa chọn phiên chạy muốn mở.
Açılması içim oturum seçilmedi.Es ist keine zu öffnende Sitzung ausgewählt.
Açılması içim oturum seçilmedi.Geen sessie om te openen geselecteerd.
Açılması içim oturum seçilmedi.Ingen session vald att öppna.
Açılması içim oturum seçilmedi.Ingen session valgt at åbne.
Açılması içim oturum seçilmedi.열 세션이 선택되지 않았습니다.
Açılması içim oturum seçilmedi.Não está nenhuma sessão seleccionada para abrir.
Açılması içim oturum seçilmedi.Není vybrána žádná relace k otevření.
Açılması içim oturum seçilmedi.Nicio sesiune aleasă de deschis.
Açılması içim oturum seçilmedi.Nie wybrano sesji do otwarcia.
Açılması içim oturum seçilmedi.Ni izbrane nobene seje za odpiranje.
Açılması içim oturum seçilmedi.Nincs kiválasztva munkamenet megnyitáshoz.
Açılması içim oturum seçilmedi.Non è stata selezionata nessuna sessione da aprire.
Açılması içim oturum seçilmedi.No se ha seleccionado una sesión a abrir.
Açılması içim oturum seçilmedi.Žiadne sedenie nie je označené na otvorenie.
Açılması içim oturum seçilmedi.Δεν επιλέχθηκε συνεδρία για άνοιγμα.
Açılması içim oturum seçilmedi.Не вибрано сеанс для відкриття.
Açılması içim oturum seçilmedi.Няма избрана сесия за отваряне.
Açılması içim oturum seçilmedi.Сохранённый сеанс не найден.
Açılması içim oturum seçilmedi.אין הפעלה נבחרת לפתיחה.
Açılması içim oturum seçilmedi.ليس هناك جلسة محددة للفتح.
Açılması içim oturum seçilmedi.開くセッションが選択されていません。
A: Evet, çünkü ben daha çok beni neyin sarmalıdığını değil, içimde neler olduğu ile ilgileniyorumДа, потому что я забочусь больше о том, что происходит внутри меня, а не вокруг.
Aklımda, bunu için yıllardır dua ediyordum. Bunu dile getirmedim ama bu, içimi kemiriyor."년 동안, 내 마음에 기도 했다, 그것에 대해 얘기 하지 않았다 하지만 멀리 먹고.
Aklım karışmış, içimi bir yılgınlık ve öfke kaplamıştı ve birşeyleri yanlış anladığımı düşünmeye başlamıştım.Bola som zmätená, trochu rozčarovaná a nahnevaná, ako keby som niečo zle pochopila.
Aklım karışmış, içimi bir yılgınlık ve öfke kaplamıştı ve birşeyleri yanlış anladığımı düşünmeye başlamıştım.Cítila jsem zklamání, trochu i marnost a zlost, jak kdybych snad něco zle pochopila.
Aklım karışmış, içimi bir yılgınlık ve öfke kaplamıştı ve birşeyleri yanlış anladığımı düşünmeye başlamıştım.Deci mă simțeam confuză, puțin frustrată și supărată, de parcă aș fi înțeles ceva greșit din chestia asta.
Aklım karışmış, içimi bir yılgınlık ve öfke kaplamıştı ve birşeyleri yanlış anladığımı düşünmeye başlamıştım.Então senti-me confusa, um pouco frustrada e zangada, como que se tivesse percebido mal qualquer coisa aqui.
Aklım karışmış, içimi bir yılgınlık ve öfke kaplamıştı ve birşeyleri yanlış anladığımı düşünmeye başlamıştım.Je me sentais perdue, un peu frustrée et en colère, comme si j'avais loupé quelque chose.
Aklım karışmış, içimi bir yılgınlık ve öfke kaplamıştı ve birşeyleri yanlış anladığımı düşünmeye başlamıştım.그래서 혼란스러웠고 조금 실망스럽고 화도 났습니다. 제가 무언가를 잘못 이해한 것이 아닌가하고 말이죠.
Aklım karışmış, içimi bir yılgınlık ve öfke kaplamıştı ve birşeyleri yanlış anladığımı düşünmeye başlamıştım.Lalu saya sangat bingung, sedikit frustrasi dan marah, mungkin saya keliru memahami sesuatu disini.
Aklım karışmış, içimi bir yılgınlık ve öfke kaplamıştı ve birşeyleri yanlış anladığımı düşünmeye başlamıştım.Me sentía confundida, un poco frustrada y enojada; quizás yo había malinterpretado algo.
Aklım karışmış, içimi bir yılgınlık ve öfke kaplamıştı ve birşeyleri yanlış anladığımı düşünmeye başlamıştım.Olin hämmentynyt, vähän turhautunut ja vihainen, ehkä olin ymmärtänyt jotain väärin.
Aklım karışmış, içimi bir yılgınlık ve öfke kaplamıştı ve birşeyleri yanlış anladığımı düşünmeye başlamıştım.Poczułam się zagubiona, nieco sfrustrowana i zła, jakbym czegoś tutaj nie zrozumiała.
Aklım karışmış, içimi bir yılgınlık ve öfke kaplamıştı ve birşeyleri yanlış anladığımı düşünmeye başlamıştım.Quindi mi sono sentita confusa, un po' frustrata e arrabbiata, come se avessi frainteso qualcosa.
Aklım karışmış, içimi bir yılgınlık ve öfke kaplamıştı ve birşeyleri yanlış anladığımı düşünmeye başlamıştım.So war ich verwirrt, ein wenig frustieriert und ärgerlich, wie als hätte ich vielleicht etwas missverstanden.
Aklım karışmış, içimi bir yılgınlık ve öfke kaplamıştı ve birşeyleri yanlış anladığımı düşünmeye başlamıştım.Tehát zavarodott voltam, frusztrált és mérges, hogy talán valamit nem értek egészen jól.
Aklım karışmış, içimi bir yılgınlık ve öfke kaplamıştı ve birşeyleri yanlış anladığımı düşünmeye başlamıştım.Tôi cảm thấy mơ hồ, thất vọng và giận dữ, có lẽ là tôi hiểu nhầm cái gì ở đây.
Aklım karışmış, içimi bir yılgınlık ve öfke kaplamıştı ve birşeyleri yanlış anladığımı düşünmeye başlamıştım.Zato sem se počutila zmedeno, rahlo frustrirano in jezno, kot da nečesa nisem razumela.
Aklım karışmış, içimi bir yılgınlık ve öfke kaplamıştı ve birşeyleri yanlış anladığımı düşünmeye başlamıştım.Οπότε ένιωσα μπερδεμένη, λίγο απογοητευμένη και θυμωμένη σαν να μην είχα καταλάβει κάτι.
Aklım karışmış, içimi bir yılgınlık ve öfke kaplamıştı ve birşeyleri yanlış anladığımı düşünmeye başlamıştım.От това се почувствах объркана, малко разстроена и ядосана, като че може би аз не бях разбрала нещо.
Aklım karışmış, içimi bir yılgınlık ve öfke kaplamıştı ve birşeyleri yanlış anladığımı düşünmeye başlamıştım.Я была растеряна, немного разочарована и зла, словно я что-то недопоняла во всем этом.
Aklım karışmış, içimi bir yılgınlık ve öfke kaplamıştı ve birşeyleri yanlış anladığımı düşünmeye başlamıştım.הייתי מבולבלת, קצת מתוסכלת וכעסתי. חשבתי שאולי לא הבנתי משהו.
Aklım karışmış, içimi bir yılgınlık ve öfke kaplamıştı ve birşeyleri yanlış anladığımı düşünmeye başlamıştım.لذا شعرت بالتشويش .. والاحباط .. والغضب كما لو أنني اسأت فهم شيئ هنا
Aklım karışmış, içimi bir yılgınlık ve öfke kaplamıştı ve birşeyleri yanlış anladığımı düşünmeye başlamıştım.何か私が誤解しているように思えて 気後れしてしまいました