Ana içeriğe geç
Sözlük

içim ile cümle

içim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Senin çok iyi bir avukat olacağına dair içimde bir his var.I have a feeling you'll be a very good lawyer.
Benim içimde iyi bir arkadaşın var.You have a good friend in me.
İçimden kusmak geliyor.I feel like vomiting.
Kötü bir şeyin olacağı içime doğmuştu.I had a hunch something pleasant was going to happen.
İçimden ağlamak geldi.I felt like crying.
Sınav bittiğinde içimden avaz avaz şarkı söylemek geldi.I felt like singing loudly when the exam was over.
İçim baydı.I am bored to death.
Onların birlikte iyi geçinmeyecekleri içime doğuyor.I feel in my bones that they will never get along well together.
İçimden onunla ilgili düşündüğümü söylemek geliyor.I feel like telling him what I think of him.
O içimden geçeni bilebilir.He could read me like an open book.
Bununla ilgili içimde kötü bir duygu var.I have a bad feeling about this.
Bir şeyin yanlış gittiğine dair içimde kötü bir his var.I have a nasty feeling something's gone wrong.
Berbat bir şey olacağına dair içimde kötü bir his var.I have a nasty feeling that something awful is going to happen.
Sanırım benim içim gitme zamanıdır.I think it's time for me to leave.
Çince konuştuğumda içim rahat hissetmeye başlıyorum.I'm beginning to feel at ease when I speak in Chinese.
Tom içimi ürpertiyor.Tom gives me the creeps.
Zaman geçmez ya da gitmez, zaman içimizde kalır.Time doesn't pass or go away, time remains inside us.
Bu filmden hoşlanacağına dair içimde bir his var.I've got a feeling that you're going to like this movie.
Bir şey olacağına dair içimde bir his var.I've got a feeling that something is about to happen.
Tom'un yakında geleceğine dair içimde bir his var.I've got a feeling that Tom will show up soon.
Onun bugün geleceğine dair içimde bir his var.I have a feeling that she'll come today.
Onunla ne zaman karşılaşsam içimden onu öpmek geliyor.Whenever I meet her, I get the desire to kiss her.
İçimde kötü bir his var.I have a bad feeling.
İçimde bir sıkıntı var.I have a bad feeling.
İçimizden biri hatalı.One of us is wrong.
Tom'a nasıl yardım edeceğimi bilmiyorum ve bu benim içimi mahvediyor.I don't know how to help Tom and it's tearing me up inside!
İçimi dökerek rahatlamak zorundayım.I have to let off steam.
İçimde Tom'un başının dertte olduğuna dair bir his vardı.I had a feeling that Tom was in trouble.
Tom'un bir şey sakladığına dair içimde bir ses var.I just have a gut feeling Tom is hiding something.
İçimi dökmek istiyorum.I want to let my hair down.
İçimde bunları görmek isteyebileceğine dair bir his var.I have a feeling you might want to see these.
Tom'un polisi aramak istediğine dair içimde bir his var.I have a feeling that Tom wants to call the cops.
Gerçekten kalmamı istemediğine dair içimde bir his var.I get the feeling you don't really want me to stay.
Bu gece bir şey olabileceği içime doğdu.I've got a hunch something might be happening tonight.
Bir şeyin yanlış gittiğine dair içimde bir his var.I've got a feeling something's gone wrong.
Çok özel bir şey olacağına dair içimde bir his var.I have a feeling something very special is going to happen.
Tom'un Mary'yi sevmediği içime doğdu.I have a feeling that Tom doesn't like Mary.
Tom'un Mary'yi o kadar çok sevmediği içime doğdu.I have a feeling that Tom doesn't like Mary all that much.
Bu benim içime sinmiyor.This doesn't feel right.
Bu pek içime sinmiyor.It just doesn't feel right.
İçim kıyıldı.I cringed.
Geç kalacağına dair içimde bir his vardı.I had a feeling you would be late.
Onu söyleyeceğin içime doğdu.I had a feeling you'd say that.
Senin onu yapacağın içime doğdu.I had a hunch you would do that.
Onu bana soracağın içime doğdu.I had the feeling you were going to ask me that.
İçimde kazanabileceğimize dair bir his var.I have a feeling that we may win.
Bunu daha önce yaptığıma dair içimde bir his var.I've got a feeling I've done this before.
İçimde Tom'un haklı olabileceğine dair bir his var.I've got a feeling Tom might be right.
Bu içime sinmiyor.I don't feel right about this.
Tom'un yalan söylediği içime doğdu.I have a feeling Tom is lying.
İçim içime sığmıyor.I am in cloud number nine.
Bu sahneyi görünce içimi çekmekten kendimi alamadım.Seeing this scene, I couldn’t help but sigh.
İçime kapandım.I kept to myself.
Sadece içimi döküp rahatlıyordum.I was just blowing off steam.
Tom arabasının çekilerek götürüldüğünü görmek içim tam zamanında restorandan çıktı.Tom walked out of the restaurant just in time to see his car being towed away.
Senin ve benim çok ortak yönümüz olduğuna dair içimde bir his var.I have a feeling you and I have an awful lot in common.
Senin ve benim ortak çok şeyimiz olduğuna dair içimde bir his var.I have a feeling you and I have a lot in common.
Geçen pazar sabahından beri yılların geçtiğine dair içimde bir his var.I have the feeling that since last Sunday morning, years have gone by.
Tom Mary'ye kantininden bir içim su verdi.Tom gave Mary a sip of water from his canteen.
Tom'un Fransızca konuşmayı gerçekten bilmediğine dair içimde bir his var.I've got a feeling Tom doesn't really know how to speak French.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod