içgüdüsel ile cümle
içgüdüsel kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Böyle yaparız, hatırlayın, içgüdüsel olarak, zahmetsizce.Nós fazemos isso, lembrem-se, intuitivamente, sem esforço.
Böyle yaparız, hatırlayın, içgüdüsel olarak, zahmetsizce.Önkéntelenül is így teszünk, gondoljunk csak bele.
Böyle yaparız, hatırlayın, içgüdüsel olarak, zahmetsizce.Pamätajme, že tak robíme intuitívne, nenútene.
Böyle yaparız, hatırlayın, içgüdüsel olarak, zahmetsizce.Pamiętajcie, że robimy to intuicyjnie, bez wysiłku.
Böyle yaparız, hatırlayın, içgüdüsel olarak, zahmetsizce.Recuerden, lo hacemos por intuición, sin esfuerzo.
Böyle yaparız, hatırlayın, içgüdüsel olarak, zahmetsizce.Ricordate, lo facciamo intuitivamente, senza sforzo.
Böyle yaparız, hatırlayın, içgüdüsel olarak, zahmetsizce.Souvenez-vous qu'on fait ça instinctivement, sans effort.
Böyle yaparız, hatırlayın, içgüdüsel olarak, zahmetsizce.Wij doen dit intuïtief, moeiteloos.
Böyle yaparız, hatırlayın, içgüdüsel olarak, zahmetsizce.Wir machen das, erinnern Sie sich, intuitiv, ohne Anstrengung.
Böyle yaparız, hatırlayın, içgüdüsel olarak, zahmetsizce.Το κάνουμε έτσι, θυμόμαστε διαισθητικά, αβίαστα.
Böyle yaparız, hatırlayın, içgüdüsel olarak, zahmetsizce.Мы реагируем интуитивно, без усилий.
Böyle yaparız, hatırlayın, içgüdüsel olarak, zahmetsizce.Правим това, запомняме интуитивно, без усилие.
Böyle yaparız, hatırlayın, içgüdüsel olarak, zahmetsizce.לפלוש למרחב הפיזי של מישהו מבלי לזכות בתגובה.
Böyle yaparız, hatırlayın, içgüdüsel olarak, zahmetsizce.ونحن نفعل ذلك, تذكروا, بالحدس, بدون مجهود.
Böyle yaparız, hatırlayın, içgüdüsel olarak, zahmetsizce.これは体の働き
Bu da içgüdüsel olarak ihtilafa yol açıyordu.競争は勝者と敗者を生み出すことを忘れてはならない。
Bu değiş tokuşu sokak kadar kolay ve içgüdüsel yapan internet araçları ortaya çıkıyor.Acum, instrumentele online care să facă schimbul la fel de ușor și instinctiv ca strada, sunt aproape.
Bu değiş tokuşu sokak kadar kolay ve içgüdüsel yapan internet araçları ortaya çıkıyor.Bây giờ, những công cụ trên mạng khiến sự trao đổi dễ dàng và bản năng như đường phố vậy, chúng đang tới đó.
Bu değiş tokuşu sokak kadar kolay ve içgüdüsel yapan internet araçları ortaya çıkıyor.Die Werkzeuge für den Austausch online sind so einfach und instinktiv wie der Straßen-Job. Es wird langsam.
Bu değiş tokuşu sokak kadar kolay ve içgüdüsel yapan internet araçları ortaya çıkıyor.앞서 말씀드린 교환을 길거리에서 만큼이나 쉽고 직관적으로 만들기 위한 온라인 도구는 계속 발달하고 있습니다.
Bu değiş tokuşu sokak kadar kolay ve içgüdüsel yapan internet araçları ortaya çıkıyor.Les outils en ligne pour rendre l'échange aussi faciles et instinctifs que la rue, y arrivent.
Bu değiş tokuşu sokak kadar kolay ve içgüdüsel yapan internet araçları ortaya çıkıyor.Narzędzia do wymiany online, tak proste i intuicyjne jak ulica, wreszcie nadchodzą.
Bu değiş tokuşu sokak kadar kolay ve içgüdüsel yapan internet araçları ortaya çıkıyor.Online nástroje umožňující výměnu tak jednoduchou a instinktivní, jako na ulici, pomalu přicházejí.
Bu değiş tokuşu sokak kadar kolay ve içgüdüsel yapan internet araçları ortaya çıkıyor.Onlineverktygen för att göra det utbytet lika lätt och instinktivt som på gatan blir bättre.
Bu değiş tokuşu sokak kadar kolay ve içgüdüsel yapan internet araçları ortaya çıkıyor.И онлайн-инструменты делают обмен таким же простым и инстинктивным, как на улице, они работают.
Bu değiş tokuşu sokak kadar kolay ve içgüdüsel yapan internet araçları ortaya çıkıyor.הכלים המקוונים לביצוע החליפין הם קלים ומובנים מאליהם כמו הרחוב, הם מתקרבים לכך,
Bu değiş tokuşu sokak kadar kolay ve içgüdüsel yapan internet araçları ortaya çıkıyor.الآن، أدوات على شبكة الإنترنت لجعل التبادل سهلة وغريزية كما في الشارع، انهم في طريقهم الى هناك
Bu değiş tokuşu sokak kadar kolay ve içgüdüsel yapan internet araçları ortaya çıkıyor.簡単で直感的なオンライン・ツールが 実現しつつあります でも互いに向き合い 遠慮なくやり取りできないなら
Bu içgüdüsel bir histir:C'est comme cet instinct, " Oh, ils sont preneurs. "
Bu içgüdüsel bir histir:Como ese sentimiento visceral, "lo captan".
Bu içgüdüsel bir histir:그건 마치 "사람들이 그냥 구매할거야."라는 직감 같은 겁니다.
Bu içgüdüsel bir histir, "Oh, onlar anladılar."C'est comme ce sentiment viscéral, "Oh, ils comprennent".
Bu içgüdüsel bir histir, "Oh, onlar anladılar."Das ist das Bauchgefühl: "Oh, die haben es verstanden."
Bu içgüdüsel bir histir, "Oh, onlar anladılar."Dat onderbuikgevoel: "O, die snappen het".
Bu içgüdüsel bir histir, "Oh, onlar anladılar."Det är som magkänslan, "Å de har bara just fattat det."
Bu içgüdüsel bir histir, "Oh, onlar anladılar."Det er ligesom den mavefornemmelse, "Ah, nu forstår de det".
Bu içgüdüsel bir histir, "Oh, onlar anladılar."É assim que os descrevemos. É como a tal sensação intuitiva:
Bu içgüdüsel bir histir, "Oh, onlar anladılar."E la fel ca instinctul, "Oh, ei, pur şi simplu, înţeleg ce zicem."
Bu içgüdüsel bir histir, "Oh, onlar anladılar."Es como ese pálpito: "Oh, ellos simplemente lo entienden".
Bu içgüdüsel bir histir, "Oh, onlar anladılar."E" semplicemente come quella sensazione istintiva, "Oh, ci stanno e basta"
Bu içgüdüsel bir histir, "Oh, onlar anladılar."Ez olyan mint a megérzés, "Csak úgy megveszik."
Bu içgüdüsel bir histir, "Oh, onlar anladılar."Itu seperti perasaan, "Oh, mereka membelinya."
Bu içgüdüsel bir histir, "Oh, onlar anladılar."직감인 것처럼 말을하죠, "오, 그들은그냥 샀어."
Bu içgüdüsel bir histir, "Oh, onlar anladılar."Nó giống như là cảm giác trong bụng, "Chà, họ chỉ mới hiểu nó."
Bu içgüdüsel bir histir, "Oh, onlar anladılar."Podobno je tistemu občutku v želodcu, "No, saj so dojeli."
Bu içgüdüsel bir histir, "Oh, onlar anladılar."To je ako ten dobrý pocit: "No, proste to chápu."
Bu içgüdüsel bir histir, "Oh, onlar anladılar."To jest to intuicyjne uczucie, "Oni to po prostu chwytają."
Bu içgüdüsel bir histir, "Oh, onlar anladılar."To je ten emocionální pocit, "Oni chápou, o co nám jde".
Bu içgüdüsel bir histir, "Oh, onlar anladılar."Είναι σαν το ένστικτο, "Α, απλά το 'χει."
Bu içgüdüsel bir histir, "Oh, onlar anladılar."Таке внутрішнє відчуття, "так, вони зрозуміли"
Bu içgüdüsel bir histir, "Oh, onlar anladılar."Такое внутреннее чувство, "да, они поняли"
Bu içgüdüsel bir histir, "Oh, onlar anladılar."Това е като инстинктивното усещане: "О, те просто го схващат."
Bu içgüdüsel bir histir, "Oh, onlar anladılar."זו כמו תחושת בטן, "ובכן, הם פשוט מבינים זאת."
Bu içgüdüsel bir histir, "Oh, onlar anladılar."هذا أشبه بشعور الحدس، "أوه،هم يفهمونه فقط."
Bu içgüdüsel bir histir, "Oh, onlar anladılar."問題は 売り込まなくとも飛びつく人と
Bu içgüdüsel bir histir:Це як внутрішнє відчуття, "о, вони просто спробували".
Bu içgüdüsel bir histir:問題は 売り込まなくとも飛びつく人と
Bu içgüdüseldir.C'est un instinct naturel.
Bu içgüdüseldir. Eğer korkuna yenik düşersen, o zaman işini de yapamazsın.Das ist natürlicher Instinkt.
Bu içgüdüseldir.Este un instinct natural.