Bir fikrin ayakta kalması için, bütün içgüdülerimizi reddedebiliriz, önemsiz bir fikir için.Podemos negar todo o instinto de sobrevivência por causa de uma ideia.
Bir fikrin ayakta kalması için, bütün içgüdülerimizi reddedebiliriz, önemsiz bir fikir için.Pre myšlienku, obyčajnú myšlienku dokážeme odoprieť akýkoľvek inštinkt na prežitie.
Bir fikrin ayakta kalması için, bütün içgüdülerimizi reddedebiliriz, önemsiz bir fikir için.Putem sfida orice instinct de supravieţuire pentru o idee,
Bir fikrin ayakta kalması için, bütün içgüdülerimizi reddedebiliriz, önemsiz bir fikir için.We kunnen elk overlevingsinstinct ontkennen omwille van een idee, gewoon een idee.
Bir fikrin ayakta kalması için, bütün içgüdülerimizi reddedebiliriz, önemsiz bir fikir için.Wir können jeden Instinkt leugnen, um eine Idee zu retten, eine simple Idee.
Bir fikrin ayakta kalması için, bütün içgüdülerimizi reddedebiliriz, önemsiz bir fikir için.Μπορούμε να αρνηθούμε κάθε ένστικτο για επιβίωση, μόνο για μια ιδέα, για μια απλή ιδέα.
Bir fikrin ayakta kalması için, bütün içgüdülerimizi reddedebiliriz, önemsiz bir fikir için.Лише людина може опиратися природним інстинктам, керуючись однією лише ідеєю.
Bir fikrin ayakta kalması için, bütün içgüdülerimizi reddedebiliriz, önemsiz bir fikir için.Можем да отречем всеки инстинкт, който имаме за оцеляване заради една идея, поради самата идея.
Bir fikrin ayakta kalması için, bütün içgüdülerimizi reddedebiliriz, önemsiz bir fikir için.Мы можем отказаться от всех своих инстинктов ради идеи, всего лишь идеи.
Bir fikrin ayakta kalması için, bütün içgüdülerimizi reddedebiliriz, önemsiz bir fikir için.אנו יכולים להתנגד לכל אינסטינקט שיש לנו להישרדות עבור רעיון,
Bir fikrin ayakta kalması için, bütün içgüdülerimizi reddedebiliriz, önemsiz bir fikir için.يمكننا أن ننكر كل غريزة لدينا للبقاء على قيد الحياة لأجل فكرة،
Bir fikrin ayakta kalması için, bütün içgüdülerimizi reddedebiliriz, önemsiz bir fikir için.生存本能までも 否定できてしまいます
Bir kadının evine yangın olduğunu düşündüğü zaman, onun içgüdüsü, acele bir kerede. o en değerleri şey.Když žena si myslí, že její dům je v plamenech, její instinkt je najednou spěchu věc, kterou většina hodnot.
Bir kadının evine yangın olduğunu düşündüğü zaman, onun içgüdüsü, acele bir kerede. o en değerleri şey.Keď žena si myslí, že jej dom je v plameňoch, jej inštinkt je naraz zhone vec, ktorú väčšina hodnôt.
Bir kadının evine yangın olduğunu düşündüğü zaman, onun içgüdüsü, acele bir kerede. o en değerleri şey.여자가 집에 불이 켜져 있다고 생각하면, 그녀의 본능은 서두르지에 한번입니다 그녀가 가장 값을 가지.
Bir kadının evine yangın olduğunu düşündüğü zaman, onun içgüdüsü, acele bir kerede. o en değerleri şey.När en kvinna tror att hennes hus i brand, hennes instinkt genast rusa till den sak som hon värden mest.
Bir kadının evine yangın olduğunu düşündüğü zaman, onun içgüdüsü, acele bir kerede. o en değerleri şey.Когда женщина думает, что ее дом горит, ее инстинкт сразу броситься вещь, которую она ценит больше всего.
Bir kadının evine yangın olduğunu düşündüğü zaman, onun içgüdüsü, acele bir kerede. o en değerleri şey.Коли жінка думає, що її будинок горить, її інстинкт відразу кинутися річ, яку вона цінує найбільше.
Bir kadının evine yangın olduğunu düşündüğü zaman, onun içgüdüsü, acele bir kerede. o en değerleri şey.כאשר אשה חושבת שהבית שלה עולה באש, האינסטינקט שלה בבת אחת למהר את הדבר שהיא הכי ערכי.
Bir kadının evine yangın olduğunu düşündüğü zaman, onun içgüdüsü, acele bir kerede. o en değerleri şey.عندما تكون المرأة تعتقد أن بيتها على النار ، وغريزة في آن واحد لها هو التسرع في الشيء الذي كانت أهم القيم.
Bir kadının evine yangın olduğunu düşündüğü zaman, onun içgüdüsü, acele bir kerede. o en değerleri şey.彼女はほとんどの値だ。 それは完全に圧倒インパルスであり、私は一度だけ撮影利点以上を持っている
Bir kere, genellikle anlık, içgüdüsel kazara ya da tesadüfidir.Da una parte, spesso esce fuori spontaneamente, intuitivamente, per caso o per fortuna
Bir kere, genellikle anlık, içgüdüsel kazara ya da tesadüfidir.Déjà, cela arrive souvent spontanément, intuitivement, accidentellement ou incidemment.
Bir kere, genellikle anlık, içgüdüsel kazara ya da tesadüfidir.În primul rând, deseori se întâmplă spontan, intuitiv, accidental sau incidental.
Bir kere, genellikle anlık, içgüdüsel kazara ya da tesadüfidir.확실한 것은, 이것은 종종 충동적으로, 직관적으로, 사고에 의해, 혹은 우연히 발생합니다.
Bir kere, genellikle anlık, içgüdüsel kazara ya da tesadüfidir.Po pierwsze, często dzieje się spontanicznie, intuicyjnie, przez przypadek albo przy okazji.
Bir kere, genellikle anlık, içgüdüsel kazara ya da tesadüfidir.Por un lado, suele suceder espontánea e intuitivamente accidental o incidentalmente.
Bir kere, genellikle anlık, içgüdüsel kazara ya da tesadüfidir.Πρώτον, συχνά συμβαίνει απρόοπτα, διαισθητικά, τυχαία ή συμπτωματικά.
Bir kere, genellikle anlık, içgüdüsel kazara ya da tesadüfidir.Во-первых, это часто случается спонтанно, интуитивно, нечаянно, или между прочим.
Bir kere, genellikle anlık, içgüdüsel kazara ya da tesadüfidir.Първо, често се случва спонтанно, интуитивно, случайно или инцидентно.
Bir kere, genellikle anlık, içgüdüsel kazara ya da tesadüfidir.קודם כל, הוא קורה לעתים קרובות באופן ספונטני, אינטואיטיבי כתאונה או בדרך אגב
Bir kere, genellikle anlık, içgüdüsel kazara ya da tesadüfidir.فهو على سبيل المثال، غالبا ما يحدث بشكل عفوي, بديهي, عرضي او غير عرضي,
Bir kere, genellikle anlık, içgüdüsel kazara ya da tesadüfidir.直感的に 偶然に あるいは 何かのついでに 生じます 無邪気 あるいは 横柄さ の結果だったり
Bir noktada Homo Erectus, ateşe karşı hissettiği içgüdüsel korkunun üstesinden geldi.[ 1.8 MA ] En cierto punto, el Homo Erectus resistió el temor instintivo al fuego.
Bir noktada Homo Erectus, ateşe karşı hissettiği içgüdüsel korkunun üstesinden geldi.A un certain moment, l'Homo Erectus résista une peur instinctive du feu.
Bir noktada Homo Erectus, ateşe karşı hissettiği içgüdüsel korkunun üstesinden geldi.A un certo punto,l' Homo Erectus ha vinto la sua istintiva paura del fuoco.
Bir noktada Homo Erectus, ateşe karşı hissettiği içgüdüsel korkunun üstesinden geldi.Em algum momento, o Homo erectus resistiu ao medo instintivo do fogo.
Bir noktada Homo Erectus, ateşe karşı hissettiği içgüdüsel korkunun üstesinden geldi.Op een gegeven moment weerstond Homo Erectus een instinctieve angst voor vuur.
Bir noktada Homo Erectus, ateşe karşı hissettiği içgüdüsel korkunun üstesinden geldi.Pada beberapa titik, Homo Erectus menolak insting rasa takut terhadap api.
Bir noktada Homo Erectus, ateşe karşı hissettiği içgüdüsel korkunun üstesinden geldi.V určitém bodě, Homo Erectus překonal strach z ohně.
Bir noktada Homo Erectus, ateşe karşı hissettiği içgüdüsel korkunun üstesinden geldi.W pewnym momencie, Homo erectus oparł się instynktownemu strachu przed ogniem.
Bir noktada Homo Erectus, ateşe karşı hissettiği içgüdüsel korkunun üstesinden geldi.Σε κάποιο σημείο, ο Homo erectus αντιστάθηκε στον φόβο απέναντι στη φωτιά.
Bir noktada Homo Erectus, ateşe karşı hissettiği içgüdüsel korkunun üstesinden geldi.В даден момент Хомо Еректус устоял на инстинктивния страх от огъня.
Bir noktada Homo Erectus, ateşe karşı hissettiği içgüdüsel korkunun üstesinden geldi.В определенный момент, Homo Erectus (человек прямоходящий) сопротивляся инстинктивному страху огня.
Böyle yaparız, hatırlayın, içgüdüsel olarak, zahmetsizce.Acționăm intuitiv, fără niciun efort.
Böyle yaparız, hatırlayın, içgüdüsel olarak, zahmetsizce.Chúng tôi làm thế đó, nhớ là, bằng trực giác
Böyle yaparız, hatırlayın, içgüdüsel olarak, zahmetsizce.우리는 그렇습니다. 기억하세요, 직관적으로, 힘들이지 않고.
Böyle yaparız, hatırlayın, içgüdüsel olarak, zahmetsizce.Nós fazemos isso, lembrem-se, intuitivamente, sem esforço.
Böyle yaparız, hatırlayın, içgüdüsel olarak, zahmetsizce.Önkéntelenül is így teszünk, gondoljunk csak bele.
Böyle yaparız, hatırlayın, içgüdüsel olarak, zahmetsizce.Pamätajme, že tak robíme intuitívne, nenútene.
Böyle yaparız, hatırlayın, içgüdüsel olarak, zahmetsizce.Pamiętajcie, że robimy to intuicyjnie, bez wysiłku.
Böyle yaparız, hatırlayın, içgüdüsel olarak, zahmetsizce.Recuerden, lo hacemos por intuición, sin esfuerzo.
Böyle yaparız, hatırlayın, içgüdüsel olarak, zahmetsizce.Ricordate, lo facciamo intuitivamente, senza sforzo.
Böyle yaparız, hatırlayın, içgüdüsel olarak, zahmetsizce.Souvenez-vous qu'on fait ça instinctivement, sans effort.
Böyle yaparız, hatırlayın, içgüdüsel olarak, zahmetsizce.Wij doen dit intuïtief, moeiteloos.
Böyle yaparız, hatırlayın, içgüdüsel olarak, zahmetsizce.Wir machen das, erinnern Sie sich, intuitiv, ohne Anstrengung.
Böyle yaparız, hatırlayın, içgüdüsel olarak, zahmetsizce.Το κάνουμε έτσι, θυμόμαστε διαισθητικά, αβίαστα.
Böyle yaparız, hatırlayın, içgüdüsel olarak, zahmetsizce.Мы реагируем интуитивно, без усилий.
Böyle yaparız, hatırlayın, içgüdüsel olarak, zahmetsizce.Правим това, запомняме интуитивно, без усилие.
Böyle yaparız, hatırlayın, içgüdüsel olarak, zahmetsizce.לפלוש למרחב הפיזי של מישהו מבלי לזכות בתגובה.