İyi bir vuruşcu olmak için, gevşek tutmalısın ve içgüdünü izlemelisin.To be a good batter, you've got to hang loose and follow your instincts.
Bütün hayvan türleri yaşamak için içgüdüsel dürtüye sahiptir.All forms of life have an instinctive urge to survive.
Kuşlar içgüdüyle uçmayı öğrenirler.Birds learn to fly by instinct.
Hayvanlar içgüdüsel olarak hareket eder.Animals act on instinct.
O, içgüdüyle hareket ediyor.She's acting on instinct.
İçgüdü genellikle zayıf bir kılavuzdur.Instinct is often a poor guide.
Çocuklara ve bebeklere içgüdüsel olarak kötü davranıyorum.I'm instinctively bad with children and infants.
Hayvanlar içgüdülerine göre hareket ederler.Animals act according to their instincts.
Sanatta, aşktaki gibi, içgüdü yeterince iyidir.In art, as in love, instinct is good enough.
Hayvanların içgüdüleri var, bizim vergilerimiz var.Animals have instincts, we have taxes.
Benim içgüdüsel hissim Tom'un yarın gelmeyeceğidir.My gut feeling is that Tom won't show up tomorrow.
Tom'un ilk içgüdüsü kaçmaktı.Tom's first instinct was to run away.
Tom içgüdülerini izledi.Tom followed his instincts.
İçgüdü anahtardır.Instinct is the key.
Bu, temel insan içgüdülerinden biridir.It's one of the basic human instincts.
Hayvanlar kendi içgüdülerini izlerler.Animals follow their instincts.
İçgüdüm haklıydı.My instinct was right.
İçgüdüm beni yanıltmadı.My instinct was right.
İçgüdülerini kullan.Use your instincts.
İçgüdüne güven.Trust your gut.
Kuşlar uçmayı içgüdüsel olarak öğrenirler.Birds learn to fly instinctively.
İçgüdüsel olarak ne yaptığını bilme yeteneğine güveniyorum.I trust your ability to know what to do instinctively.
O içgüdü.It's instinct.
Tom içgüdüsel olarak tepki gösterdi.Tom reacted instinctively.
İçgüdülerinizi izleyin.Follow your instincts.
Tom'un sınavı geçmeyeceğine dair içgüdüsel bir sezgim var.I have a gut feeling that Tom won't pass the test.
İçgüdüleriniz Tom hakkında doğruydu.Your instincts were right about Tom.
İçgüdülerime inanacağım.I'm going to trust my instincts.
Tom'un içgüdülerine güvenirim.I trust Tom's instincts.
İçgüdülerim tarafından yönlendirildim.I was guided by my instincts.
Tom içgüdüsel olarak geri çekildi.Tom instinctively backed away.
İçgüdülerime güvenmeyi artık bilmeliyim.I should know by now to trust my instincts.
İçgüdülerine güvenmelisin.You have to trust your instincts.
Bizim içgüdülerimiz bize rehberlik eder ve bizi korur gibi görünüyor.It seems our instincts guide and protect us.
İçgüdülerinle birlikte git.Go with your instincts.
İçgüdülerin sana ne söylüyor?What do your instincts tell you?
Benim içgüdüm bana Tom'un yalan söylediğini söylüyor.My gut tells me that Tom is lying.
Tek şansımın içgüdülerime güvenmek olduğunu biliyordum.I knew my only chance was to trust my instincts.
İçgüdünle git.Go with your instinct.
Ben içgüdüsel olarak hareket ettim.I acted on instinct.
İçgüdüsel olarak tepki gösterdim.I reacted on instinct.
Tom'un iyi içgüdüleri var.Tom has good instincts.
Onun olmayacağına dair içgüdüsel bir hissim var.I have a gut feeling that that won't happen.
İçgüdüne güvenmelisin.You should trust your gut instinct.
Tom içgüdüsüne güvenmeliydı.Tom should've trusted his instinct.
Fadıl onu içgüdüsel olarak yaptı.Fadil instinctively did it.
Ben her zaman içgüdülerimi takip ettim.I have always followed my instincts.
İçgüdümü izledim.I followed my instinct.
İçgüdülerinize güvenmeyi öğrenin.Learn to trust your instincts.
İçgüdülerime güvendiğim için mutluyum.I'm glad I trusted my instincts.
Leyla içgüdülerine güveniyordu.Layla trusted her instincts.
İçgüdünü kullan!Use your instinct!
Tom'un içgüdüleri çok kuvvetli değildir.Tom doesn't have very good instincts.
İçgüdüüme güvenmeliydim.I should've trusted my instinct.
Tom'un çok iyi içgüdüleri var.Tom has pretty good instincts.
Tom içgüdülerine güvendi.Tom trusted his instincts.
Çok iyi içgüdülerin var.You have very good instincts.
Sami içgüdülerini takip etti.Sami followed his instincts.
Sami içgüdülerini izledi.Sami followed his instincts.
Sizin vardığınız fikirlere ve sonuçlara ben de varmış olmalıyım, ama içgüdüsel ve bilinçsiz olarak.What ideas and conclusions you have got I obtained too, but instinctively, unconsciously.