içerisinde ile cümle

içerisinde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Bir tabur haricinde bütün birimleri tugay içerisindedir.Toutes les unités à l'exception de l'infanterie sont mises sur transport.
Daha sonra zigot içerisinde hücreler bölünerek çoğalmaya başlar.Elles recommencent d’abord leur cycle cellulaire afin de proliférer.
Günümüzde Irak sınırları içerisinde kalır.La Birmanie lui doit ses frontières actuelles.
Altıgen şeklindedir ve içerisinde çanı olan bir saat takılıdır.Elle possède huit cloches et une horloge, toutes en fonctionnement.
Bu olay, ev sahibi birlik ve EPSA tarafından iş birliği içerisinde düzenlenir.C’est un événement organisé conjointement par EPSA et l’association-hôte.
Yoksa bütün işlenenler MİB içerisindemi tutulacak?Est-ce que l'équipe se maintiendra en LNB ?
Bu toplum içerisinde homofobi oldukça yaygındır ve eşcinsellik büyük bir tabu olarak görülür.Dans la société occidentale, la sexualité est un sujet très particulier et en partie tabou.
Ayrıca semt içerisinde bir de havagazı fabrikası bulunmaktadır.Il possédait également une usine d'air comprimé.
Albüm pek çok Amerikan standardını içerisinde barındırmaktadır.Le reste de l'album est composé de reprises de standards américains.
Aynı yıl içerisinde Wheatstone iki düzenek daha tanıttı.Cette même année, Tourniquet fait paraître deux DVD.
Bina içerisinde ofisler, lokantalar ve dünyanın en yüksek konutları yer almaktadır.Il abrite des restaurants, des hôtels, des commerces de luxe et plusieurs des plus hauts immeubles du monde.
Küçük aile grupları içerisinde yaşadığı tahmin edilir.Il se déplace en petit groupes familiaux.
Aksu, kısa zaman içerisinde Haydarpaşa ihalesinin duyurulacağını kaydetti.Pour finir, Sean Murray a déclaré qu'une date de sortie serait annoncée très prochainement.
112 yıl içerisinde yapılan ilk turnuvadır.C'est le premier tournoi organisé en Europe depuis 12 ans.
Topkapı Parkı içerisinde yer almaktadır.Une partie du parc est en intérieur.
Bu 25 farklı etnik grup ülke nüfusu içerisinde %85'lik bir dilimi oluşturmaktadır.Ces deux ordres représentant un total de 75 % des langues du monde.
Parlak yay ve noktalar ana ovallerin içerisinde düzensiz bir şekilde bulunurlar.Des arcs brillants et des spots apparaissent sporadiquement à l'intérieur de l'ovale principal.
Amerika'daki ortalama yine bu sene içerisinde $39.000'di.Le salaire moyen aux États-Unis, par semaine, était de 30 $ en 1934.
Ancak sayfa aynı gün içerisinde internet korsanları tarafından yeniden ele geçirilmiştir.Le même jour, ce site a été attaqué par des pirates informatiques.
Gökada, Başak kümesi içerisindeki bir altkümenin merkezinde bulunmaktadır.Il est muni, au centre, d'une voûte sur croisée d'ogives.
İlerde Mülkiye'nin içerisinde kendini çok daha iyi hissettirecektir.Jusque-là, il se montrera très actif au sein de la municipalité.
2-10 gün içerisinde açılır.Les yeux s'ouvrent entre deux et dix jours.
Yukarıda tanımı yapılan çekiciler geleneksel fizik içerisinde yer alan çekicilerdi.Il avait prédit les résultats ci-dessus dans le cadre de la physique classique.
Müslüman, Musevi, Hindu ve Budist inanışlar nüfus içerisinde %4'tür.Bouddhistes, musulmans, juifs et hindous représentent collectivement 7,5 % de la population.
Emniyet Genel Müdürlüğü, ülke içerisindeki tüm polis teşkilatının bağlı olduğu kurumdur.Comme une agence nationale de la police, elle fournit l'ensemble des services policiers pour tout le pays.
Space Needle fuara ev sahipliği yapan Seattle Center içerisindedir.Downtown Seattle Downtown Seattle, vu du sommet du Space Needle.
Kenya kendi içerisinde 47 ilçeye (county) ayrılmıştır.Le pays est divisé en 47 comtés semi-autonomes (Counties) par rapport au gouvernement central.
Turnuvada iki gün içerisinde dört müsabaka gerçekleşti.Dans quatre de ces États, le référendum s'est déroulé sur deux jours.
Rus kuvvetleri yöremizde kaldığı süre içerisinde çeşitli faaliyetlerde bulunmuşlardır.Les forces russes en ont capturé plusieurs au cours de leur progression.
Ulusal marş ülke içerisinde en çok konuşulan beş dilin her birinin kullanıldığı dörtlüklerden oluşmaktadır.Ce doit être l'une des cinq langues les plus fréquemment déclarées par l'ensemble des candidats.
"Bi Dakika" 24 saat içerisinde 475 bin kez dinlenmiştir.Il a donc « fasciné » 422 personnes en moins de cinq minutes.
Aynı yıl içerisinde, ‘Faust’ eserinin ikinci bölümünü tamamlamıştır.La même année, elle tourne la saison 2 de Fauda.
Parti içerisindeki muhalefetinin sonuçsuz kalması üzerine, 13 Ağustos 1997'de partiden istifa etti.À la suite de la défaite électorale de son parti, il a démissionné le 13 mai 2004.
Familya içerisinde yaklaşık 2000 tür bulunur.On retrouverait plus de 2 000 espèces dans cette famille.
Hayvancılığa dayalı ekonomi zaman içerisinde oran olarak çok düşmüştür.Les animaux domestiques sont apparus progressivement au fil du temps.
Sonuçlar son 20 yıllık süre içerisinde önemli ölçüde değişmiştir.Depuis ces vingt dernières années il semble que les limites extrêmes aient été atteintes.
Makineler çalışırken, içerisindeki parçalar birbirine sürtünürler.Pendant qu'il réfléchit, d'autres machines s'assemblent dans l'obscurité.
Bir hikâye içerisindeki güçlerin karşı karşıya gelmesi veya çatışması ile oluşur.Il permet de comparer les forces impliquées dans une guerre ou dans une bataille.
Metamorfik kayaçlar kimi zaman kendi tarihlerini verebilir,yaşını içerisindeki sınırlar verebilir.En effet, maximiser sa VR à un âge contraint les valeurs aux âges futurs.
Bir ay içerisinde 335,774 tane satıldı.Au bout d'un mois, 389 445 copies ont été vendues en France.
Rafi Eitan, 1960 yılında Adolf Eichmann'ı Arjantin'de yakalanmasını sağlayan ekibin içerisindeydi.Isser Harel a dirigé la capture du nazi Adolf Eichmann en Argentine en 1960.
Aynı süre içerisinde 2 büyük değirmen inşa etti.Les deux fermes ont été construites à la même époque.
Çevre duvarları içerisinde kalan liman 16 hektardır.La superficie plantée en vignes est de 18 hectares.
Bir sanatçı aynı yıl içerisinde birden fazla şarkıyla aday gösterilebilir, bunun beş örneği yaşanmıştır.Un premier démo de cinq de ces chansons voit le jour la même année.
2. Doctor Doctor Who hayranları içerisinde tanınan bir Doctor'dur.Le Dixième Docteur est vraiment populaire dans le fandom Doctor Who.
Şarkı 1980 başında üç gün içerisinde kaydedildi.La chanson est enregistré trois semaines plus tôt.
Yine aynı yıl içerisinde Madame Tussauds müzesinin Berlin kolunda Kahn'ın balmumu heykeli açıldı.En juin 2003, sa statue a été inaugurée au Musée de cire de Madame Tussauds à Hong Kong.
Süreç içerisinde gerek rakipleri, gerekse insanlar tarafından pek de sevildiği söylenemezdi.Ce n'étaient pas des ennemis à combattre, c'étaient des hommes à sauver.
Gyps cinsi içerisindeki en küçük tür olmasına karşın yine de çok iri bir kuştur.Il est le plus petit des rhinocéros, même s'il demeure un mammifère de grande taille.
Polonyalılar kasaba içerisinde Katedral'e doğru ilerlediler.Les catholiques sont revenus dans la ville.
Turnuvada üç gün içerisinde altı müsabaka gerçekleşti.3 jours de repos dans ce Tour.
Saganın içerisinde pek çok aşk hikâyesine de değinilmiştir.Nous sommes aussi tombés sur de véritables d'histoires d'amour.
Sonraki on bir yıl içerisinde köprü düzeltildi ve 1959'da herhangi bir tam kullanışlı haline getirildi.Le phare actuel a été mis en service en 1909.Il a été électrifié en 1950 et totalement automatisé en 1965.
Tüm aktivitelerin temiz şehir sınırları içerisinde yapılabilecek özelliklere sahip olması gereklidir.Chaque capacité est nécessaire pour traverser des zones spécifiques.
Yaklaşık iki yıl içerisinde bina inşası tamamlandı.Deux ans plus tard, la construction de ses bâtiments était achevée.
Bunların içerisinde denizaltı volkanları da bulunur.Elle est présente dans les gisements sub-volcaniques.
Böylece kitabın çıkış noktası olan yaşantının içerisinde olacaktır.Le texte se trouve dans le Livre de l'Exode.
Mobilite, iyonların çözelti içerisindeki hareketlilik özelliği olarak tanımlanır.La vie se caractérise par la mobilité de son déploiement.
Bu damarlar içerisinde en önemlisi LAD, kalbin neredeyse üçte ikisini besler.Le tiers d'entre elles sont obtenues en haltérophilie dont presque les deux tiers de ses médailles d'or.
Ayrıca içerisinde en çok seslendirmen bulunduran oyundur.Pour lui, c’est encore un des jeux les plus significativement difficiles.
İlgili Sayfalar