içerisinde ile cümle

içerisinde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
David, bu onuru son kırk yıl içerisinde alan ikinci Fransız sihirbaz oldu.Il devient ainsi le second magicien Français à recevoir cet honneur en 40 ans.
Lesotho, atalarımızın vatanı, Tüm ülkeler içerisinde en güzeli.Lesotho, terre de nos pères, Tu es le plus beau de tous les pays.
Birkaç yıl içerisinde bir savaşın patlak vereceğini düşünüyordu.Il envisage une guerre d'ici quelques années.
BOOTP protokolü ilk olarak RFC 951 içerisinde tanımlanmıştı.Le protocole BOOTP est défini dans la RFC 951.
Aberdeen Üniversitesi içerisinde 120 farklı ülkeden uluslararası öğrenci bulunur.L'université d'Aberdeen possède une grande communauté d'étudiants internationaux venus de 120 pays différents.
İşte bu mevzu, kendi içerisinde bir çelişki barındırmaktadır.Elle présente un clivage indistinct sur {120}.
Piramit içerisinde dört mezar yer almaktadır.Quatre tombes ont été localisées dans la pyramide.
Süperküme içerisinde yer alan üç Abell kümesi Abell 3656, Abell 3698 ve Abell 3742'dir.Il contient trois principaux amas : Abell 3656, Abell 3698, le plus dense, et Abell 3742.
İçerisinde alışveriş merkezi vardır.Il y a une centre commercial.
Bu süre içerisinde bazı müzisyenler geleneksel japon pop müziğini rock and roll ile karıştırmaya çalıştılar.Quelques artistes tentèrent de fusionner la musique pop traditionnelle japonaise avec le rock.
Aynı yıl içerisinde Orion Nebula’sını (takımyıldızı) gözlemledi ve çizdi.La même année, il observa la nébuleuse d'Orion.
Paris'te kaldığı süre içerisinde edebi dergi Sirius'u yayımladı fakat sadece üç sayı sürdürebildi.À Paris, il publie la revue littéraire Sirius, dont trois numéros seulement paraissent.
2 Mart 2007 tarihinde gökbilimcilerden oluşan bir ekip, küme içerisinde Komet gökadası'nı tespit etmiştir.Le 2 mars 2007 une équipe d'astronomes annonce la détection d'une Galaxie Comète qui traverse l'amas.
Süpersimetrinin kendisi içerisinde teorik problemleri vardır.Supersymétrie elle-même sujette a des problèmes théoriques.
Shade bir sis bulutu içerisinde yok olur.Elle disparaît alors dans un nuage de brouillard.
Ormanlık arazi içerisindedir.Les forêts sont à l’intérieur des terres.
Sonrasında Kim Kardashian ile bir ilişki içerisindedir.Qui est impliqué dans une relation de coaching ?
1984'te bu tarz desenler yarı kristallerin içerisinde bulunan atomların diziliminde gözlemlendi .En 1984, des arrangements similaires ont été observés dans la disposition des atomes des quasicristaux.
Magnonlar bir materyalin içerisinde elektron spinlerinin uyumlu eksistasyonlarıdır.Les magnons sont des excitations cohérentes des spins d'électrons dans un matériau.
Herhangi bir araca 10 dakika içerisinde takılabilir.Il a la capacité de se fermer en 10 minutes.
Biletler genel satışa sunulduğunda ise kalan 2,000 bilet üç saat içerisinde bitti.Lors de la sortie finale des billets, tous les billets ont été vendus dans les 3 heures.
Hiroşima Havalimanı, Mihara sınırları içerisinde yer almaktadır.L'aéroport de Hiroshima est situé sur le territoire de Mihara.
Güneş Sistemimiz bu gökada içerisindedir.C'est dans ce bras que se situe le Système solaire.
Çünkü, o sene içerisinde hapisteydi.Mais il était en prison ce jour-là !
Kansai Uluslararası Havalimanı'nın kuzey kısmı Izumisano sınırları içerisindedir.La partie Nord de l’Aéroport international du Kansai appartient au territoire d’Izumisano.
Bu da fermentasyonun şişe içerisinde sürmesine olanak sağlar.Cette levure permettra la fermentation lors de la mise en bouteille.
Fakat Sauron zekası ile 3 yıl içerisinde Kral'ın danışmanı konumuna geldi.Au bout de quelques années, Sauron devint un proche conseiller du Roi.
Grup içerisinde anlaşmazlık çok nadir görülür.Les querelles intragroupes restent rares.
Adolf Hitler iktidara gelene kadar, birkaç ay içerisinde kitap çok ilgi gördü.L’historiographie possède plusieurs explications de l’arrivée d’Adolf Hitler au pouvoir.
Her takım sezon içerisinde 36 maçta mücadele etmektedir.Chaque équipe dispute donc 36 matchs de championnat dans la saison.
Bireyin grup içerisindeki konumu da özdeşleşmenin yaşanmasında önemli bir etkendir.La reconnaissance par des personnes extérieures est vitale à l'existence du groupe.
Amelia bir gün Samuel'in kitapları içerisinde Mister Babadook adında gizemli bir masal kitabına rastlar.Mais un jour arrive chez eux, sans aucune raison, un livre de contes appelé Mister Babadook.
Manastırlar yüzyıllar içerisinde halktan aldığı her türlü bağışla oldukça zenginleşmişlerdi.Le monastère fut soutenu au cours des siècles par de nombreux bienfaiteurs.
Gençlik örgütü Öğrenci Gençlik Sendikası (Genç-Sen) içerisinde çalışmalar yürütmektedir.L'organisation de travailleurs est le Groupe d'étude de la société des jeunes travailleurs de la capitale.
İlk konser için biletler 12 Nisan'da satışa çıktı ve 20 dakika içerisinde tükendi.Les billets pour la première date ont été mis en vente le 12 avril et ont été vendus en 20 minutes.
Silah özellikle en az 200 m mesafe içerisinde oldukça isabetlidir.Les distances de tirs sont principalement inférieures à 10m.
Bu çağrının içerisinde İmparator ve etrafı da ima ediliyordu.Chaque question qu'il posait était débattue entre l'empereur et lui.
Bu ordunın içerisinde her sınıftan insan bulunuyordu.Il y avait déjà des délégués dans chaque classe.
4 saat içerisinde muharebe bitmişti.En quatre heures l'opération est terminée.
Kavim içerisinde tecavüz ve fuhuş normal hale gelmişti.Harcèlements et persécution quotidien étaient la norme.
Binanın içerisindeki şapellerde Gotik, Flaman ve İtalyan Rönesans dönemlerinde yapılmış heykeller bulunur.À l'intérieur, les chapelles contiennent des statues gothiques, flamandes et Renaissance italiennes.
2002 yılında galaksi içerisinde iki süpernova gözlenmiştir.Deux supernovas ont été observées dans cette galaxie en 2002 et en 2012.
Ovovivipar, yumurtaları vücut içerisinde gelişen hayvanlardır.La femelle est ovovivipare, l'éclosion des œufs se produisant à l'intérieur du corps.
Nüfus yoğunluğu bakımından, il içerisinde en yoğun nüfus bulunduran ilçedir.D'autant qu'ils représentent le maximum démographique.
Oyun içerisindeki uluslar birbirleriyle savaşmaktadır.Dans chaque sous-groupe, les nations jouent les unes contre les autres.
On yıl içerisinde Avrupa gelişir ve otomotiv sanayiini sağlamlaştırır.En dix ans, l'Europe développe et consolide son industrie automobile, à l'image de l'Allemagne.
Yunan mitolojisinde Athena, Atina'nın sahibi olabilmek için Poseidon ile yarış içerisindedir.Dans la mythologie grecque, Athéna était en compétition avec Poséidon pour la possession de l'Attique.
Hem de çok, çok kısa bir süre içerisinde." der.Tout ça dans une période de temps très courte."
Bu süre içerisinde tamamen hareketsiz kalır.Ici, tout est calme pour le moment.
Hayvanların cinsel davranışları aynı tür içerisinde bile çok çeşitlilik gösterebilmektedir.En outre, les comportements sexuels se manifestent de manière extrêmement variable chez les animaux.
Ancak bir kısmı Müslüman olmuş fakat zaman içerisinde Türkleşmiştir.Cependant, seuls quelques locuteurs âgés le prononcent ; tous les autres le remplacent par .
İsveç ile Norveç 1814'ten 1905'e kadar birlik içerisindeydi.Cet article concerne l'union personnelle entre la Suède et la Norvège de 1814 à 1905.
O süre içerisinde dıştaki çizgilerde güvendesiniz.La station est fermée en dehors des heures de service des lignes.
Grubun çıkış parçalarının klibi "Like OOH-AHH" yayınlandı ve 12 saat içerisinde 1 Milyon kez izlendi.Le clip de Like Ooh-Ahh dépasse le million de vues en moins de 24 heures.
Scarsdale, New York eyaleti içerisinde banliyö bir semttir.Scarsdale est une ville du comté de Westchester, dans l'État de New York aux États-Unis.
Yani parfüm içerisindeki güzel kokuların uçmamasını sağlar.Il doit y avoir une absence de parfums étranges.
Pesendî'nin şiirleri defter şeklindeki bir cönk içerisindedir.Le livre élu sera (ré)édité en format poche.
Merkezi içerisinde süper büyük kütleli bir kara delik bulunmaktadır.On trouverait en son centre un trou noir intermédiaire.
Böylece oyun içerisinde ekran kartından alınan randıman artmaktadır.Il faut toucher le plus vite possible la carte indiquée sur l'écran du haut.
Kendisi ise Kuzey Amerikalı kadın kayakçılar içerisinde üçüncü olarak yer almıştır.Il a ensuite acheté un troisième intérêt de The North American .
İlgili Sayfalar