içerisinde ile cümle

içerisinde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Aralık 1989 tarihinden itibaren devlet başkanı Dawda Jawara'nın koruma birliği içerisinde yer almıştır.Ab Dezember 1989 war Jammeh Mitglied der Leibgarde von Präsident Dawda Jawara.
Cam kapaklı gümüş bir sandık içerisinde saklanmaktadır.Er wird in einer mit Silber beschlagenen Truhe aufbewahrt.
Bulgular içerisinde koyu kırmızı doğal boyalar da tesadüf edilir.Farblich abgesetzt sind die roten Natursteineinfassungen.
Gençlik örgütü Öğrenci Gençlik Sendikası (Genç-Sen) içerisinde çalışmalar yürütmektedir.Manche Schülerforschungszentren arbeiten eng mit der Initiative Jugend forscht zusammen.
Seattle'ı NBA'e geri getirme çalışmaları içerisinde olduğunu belirtmiştir.Nach seinem Karriereende setzt er sich nach eigener Aussage dafür ein, die NBA zurück nach Seattle zu holen.
Bunların içerisinde Jungfraubahn (Jungfrau raylı hattı) 3.454 m.'de son bulur.In ihrem Innern befindet sich auf 3'454 Metern Höhe die Endstation der Jungfraubahn.
İZBAN istasyonlarının bazıları Karşıyaka Demiryolu Tüneli içerisindedir.Einige suchten in einem Eisenbahntunnel Zuflucht.
Swift'in sahneleri bir evin içerisindedir.Die Räumlichkeiten befinden sich in einer Villa.
Ayrıca mikrodalga fırın içerisindeki yemeğin katmanları arasında sıcaklık farkı yoktur.Zudem werden dort bei ihr und bei Microsciurus mimulus keine Unterarten unterschieden.
Hiçbir biçimde, saldırıda bulunduğum cemiyetin suçlamalarından kaçmak gibi bir arayış içerisinde değilim.Insgesamt ist es dem Ausschuss nicht gelungen, die Vorwürfe zu belegen, die er gegen mich erhebt.
Bu onun Allah'a tam güven içerisinde olduğunun kanıtıdır.Glaube ist die Bestätigung für noch unerfüllte Versprechen Gottes.
Günümüzde oluşturulan bu Afrika dili, Güney Afrika’nın 11 resmi dili içerisinde sayılmaktadır.Afrikaans ist nun nur noch eine von insgesamt 11 offiziellen Sprachen der Republik Südafrika.
Küme içerisinde üç önemli Wolf-Rayet yıldızı tespit edilmiştir.Oberhalb sind drei Wolfsangeln dargestellt.
Fakat Dido üzüntü içerisindedir.Dido fällt in Ohnmacht.
HTML kodu içerisinden çağrılan CGI programları, Web'in statik yapısına dinamik bir yapı kazandırmaktadır.Der benötigte HTML-Code wird automatisch an der richtigen Stelle erzeugt.
Kansai Uluslararası Havalimanı'nın kuzey kısmı Izumisano sınırları içerisindedir.Der nördliche Teil der künstlichen Insel, die den Flughafen Kansai beherbergt, gehört zu Izumisano.
MTTB bu dönem içerisinde etkinliklerini genelde Türk Ocakları ile işbirliği içinde yürütmüştür.Die FPI arbeitet bei ihren Aktivitäten häufig mit anderen islamischen Organisationen zusammen.
Bir kabuk içerisinde s orbitalleri her zaman p orbitallerinden önce doldurulur.Bei ihnen wird sukzessive das f-Orbital gefüllt.
Aynı gün içerisinde Fürth ve Regensburg da hedef haline gelmişti.Würzburg und Regensburg folgten im gleichen Jahr.
Bölge kendi içerisinde 22 ilçeye ayrılmış bir konumdadır.Das Element ist daher eines der 22 Reinelemente.
İlerde Mülkiye'nin içerisinde kendini çok daha iyi hissettirecektir.Unter seinen Nachkommen wird der Hof erblicher Besitz.
Ters şekilde yüklenen silahsa üç dakika içerisinde ateş edebiliyordu.Ein geübter Schütze konnte bis drei Schuss in der Minute abgeben.
Bebek Davası,13 dava içerisinde beraat ile sonuçlanan tek davadır.Suff wurde in nur 13 Mordfällen der Prozess gemacht.
2” adlarıyla aynı yıl içerisinde piyasaya sürülmüştür.To Those Left Behind wurde im September gleichen Jahres auf dem Markt gebracht.
Ülke eski koloni sahibi olarak Fransa ile iyi ilişkiler içerisinde yer almaktadır.Das Land hat zudem traditionell gute Beziehungen zur zweiten ehemaligen Kolonialmacht Frankreich.
2011 yılı içerisinde bina yıkıldı.Das Gebäude wurde 2011 abgerissen.
Kanada Kraliyet Atlı Polisi (RCMP), Kanada Federal Hükumetinin yetki alanı içerisinde görev yapmaktadır.Die Royal Canadian Mounted Police (RCMP) sorgt für die Sicherheit in der Stadt.
Böcek birkaç saat içerisinde yemeyi bırakır ve açlıktan ölür.Im Winter hungern Tiere und verhungern teilweise.
Kısa süre içerisinde, bu bölgede kendine özgü yerel bir yeni kültür oluştu.Im Laufe der Zeit entwickelte sich an dem Ort eine autonome Kulturarbeit.
1999'da CNN Türk'ü kuran kadronun içerisinde yer aldı.1997 spürte ihn dort ein Reporter von CNN auf.
Zaman içerisinde bu yollar büyüyüp gelişmiştir.Im Laufe der Zeit entwickelte sich seine Praxis weiter und vergrößerte sich.
Belitlerin tutarlılığı sistem içerisinde kanıtlanamaz.Die Erdrotation macht sich in dem System nicht bemerkbar.
Kolektif liderlik, örgütsel yapı içerisinde iktidarın dağılımıdır.Ein Führungsgrundgebiet dient der Strukturierung von Fähigkeiten innerhalb einer Führungsorganisation.
Dişi çiçekler ise küçük bir disk içerisindedir.Die kleinen, weißen Blüten stehen in einer lockeren Traube.
Burada çalışırken bir yandan da yeni bir dövüş sanatı arayışı içerisindedir.Damit unzufrieden suchte er nach einer anderen Kampfkunst.
Ölümü sonraki günlerde ortaya çıkışında öldüğü için örgüt içerisinde şüphe ve sorgulama yarattı.Über den Zeitpunkt ihres Todes und die Todesursache herrschte jahrzehntelang Unklarheit.
Tillabéri bölgesi kendi içerisinde altı ile bölünmüştür.Das Rechtspflegergesetz ist selbst in sechs Abschnitte geteilt.
Alman tarihi içerisinde “Reich”ların üçüncüsüdür; bundan dolayı Üçüncü Reich ismiyle de nitelendirilir.(Die englische Originalausgabe mit dem Titel The Third Reich.
Aynı yıl içerisinde Wheatstone iki düzenek daha tanıttı.Wie auch im Vorjahr setzte Toyota zwei Fahrzeuge ein.
Davanın ihbarı, tahkikat evresi tamamlanıncaya kadar geçen dönem içerisinde yapılabilir.Falls gewünscht, kann das Verfahren so lange angewandt werden, bis sich ein Skalar ergibt.
Bu süre içerisinde 54 kilodan 39 kiloya düştü..Danach nahm sie innerhalb von einem Jahr etwa 40 kg ab.
Glen Kanyonu Ulusal Rekreasyon Alanı içerisinde yer almaktadır.Teile des Unterlaufs gehören zur Glen Canyon National Recreation Area.
Bu yıl içerisinde o zamana kadar en çok satan grup olmuştu.Der Konvoi war der bis dahin am stärksten gesicherte des Jahres.
Bu pozisyonlar da, saha içindeki dizilime göre kendi içerisinde ayrılmaktadır.Dieser Darstellung wird sie im Laufe ihrer spärlichen Auftritte innerhalb des Stückes auch gerecht.
Zaman içerisinde Üregir ismi de değişerek şu anki ismi olan Üreğil halini almıştır.Offenbar wechselte die St. Urs in dieser Zeit auch ihren Namen und wurde nun als Volta bezeichnet.
Kırıkkale’ye yerleşen insanlarımız gelişigüzel yerleşerek ev ve işyerlerini kurma gayreti içerisinde olurlar.Dennoch müssen die meisten Einwohner Müdens zwischen ihrem Heimatort und dem Arbeitsplatz pendeln.
Zimbabve kendi içerisinde sekiz ile ve iki il statüsüne sahip şehire bölünmüş konumdadır.Simbabwe ist in acht Provinzen und zwei Metropolregionen mit Provinzstatus unterteilt.
Bu oruç, yıl içerisinde kilise takvimine göre ayarlanır.Das wird dahin ausgelegt, dass in diesem Kirchenbau die Karwoche verewigt ist.
Yaşadığı dönem içerisinde eserleri geniş bir okur kitlesince okundu.Bereits zu Lebzeiten fand sie breite Anerkennung für ihr Werk.
İşte bu mevzu, kendi içerisinde bir çelişki barındırmaktadır.Das kommt ihnen als Schande im Diesseits zu.
İlçede hayvancılık içerisinde ikinci sırayı tavukçuluk almaktadır.In Obergarschagen befindet sich in der zweiten Generation eine Hühnerfarm.
Gökada içerisinde üç adet süpernova keşfedilmiştir.Unmittelbar davor waren am Himmel noch drei Sonnen zu sehen.
Elflerin Eldar soyu içerisindedir.Die Apsiden sind im Innern gerundet.
En başından beri Willow her zaman çelişki içerisinde yüzen bir karakter olmuştur.Silo war seit Beginn seines öffentlichen Auftretens an eine umstrittene Figur.
Tom sahip olduğu her şeyi küçük bir valiz içerisinde taşıdı.Tom portait dans une petite valise tout ce qu'il possédait.
Emily gözyaşları içerisindeydi.Émilie était en larmes.
Eğer sol tarafında bir pencere açılırsa kıyamete kadar azab içerisinde yaşayacak.Pour ce jour où la vache fut ressuscitée, en souvenir de ce jour-là – une vache est tuée !...
O parlayan insanlar Çalışarak barış içerisinde inşa ediyoruz Daha öncesinden daha güzel bir ülke.Ô peuple ardent Par le labeur Nous bâtirons un pays plus beau qu'avant Dans la paix.
Bu süre içerisinde Ewing The Steam Engine and other Heat Engines ‘i yayınladı.Dans le même temps, Ewing publia The Steam Engine and other Heat Engines.
Geçen birkaç gün içerisinde 838 tüp dolduruldu ve reaktör kritik bir hale geldi.Les jours suivants, 838 tubes furent chargés et le réacteur devint critique.
İlgili Sayfalar