içerik ile cümle
içerik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
İki eser konu olarak ilişkilidir, ancak içerik olarak farklıdır.The two works are related by subject, but are different in content.
Benzer İçeriklerSee also
(İçerik genellikle şifrelenir.)(Quantifizierer werden meist nachgestellt.)
Müslümanlar Kur’ân'ın içerik ve anlatımının eşsiz ve taklit edilemez olduğuna inanır.Hinweis auf das alttestamentliche „kein Bildnis und kein Gleichnis“.
Orijinal içerikli programlarını, ücretsiz olarak 24 saat boyunca yayınlamaktalar.Das Programm des Senders ist 24 Stunden am Tag kostenlos und frei zu empfangen.
Televizyon ekranlarında yer aldığı tarih içerikli program Rome Wasn't Built in a Day ile bilinir."Roma no se hizo en un día." – Rom wurde nicht an einem Tag erbaut.
İçerik oluşturabilme.Bildet keine Zapfen aus.
Kanal içerik olarak bir spor kanalıdır.Der Kanal ist vom Typus her ein Wasserscheidenkanal.
Sportdigital.tv, Almanya merkezli olarak spor içerikli yayın yapan televizyon kanalı.Motorsport.tv ist ein Fernsehsender, der sich dem Motorsport widmet.
İçerik olarak 46 ilgi alanı ve 379 alt-alan bulunmaktadır.Die Inhalt sind aufgegliedert in 47 Themenbereiche und 381 Unterbereiche.
Kırık Hayatlar, sosyal içerikli bir metindir.Bindungsstörungen sind sozial erworben.
İçeceğin lezzetine göre spesifik içerikler eklenir.Zur Pur-Verkostung von Spirituosen eignen sich spezielle Nosing-Gläser.
Sosyal içerikli bir romandır.Ein socialer Roman.
Tedavül değerleri, içerik değerleriyle (Metal Değeri) belirlenen sikkeler Kurant sikkesi olarak adlandırılır.Diese werden durch die (argumentfreie) syscall-Instruktion aufgerufen, die je nach Registerwerten agiert.
Daha çok askerî ve hukukî içerikli olan bu Yasa’nın orijinal metni günümüze gelmemiştir.Das bereits vorher sehr umstrittene Mediengesetz konnte so nicht in Kraft treten.
Metin bu kaynaktan doğrudan çevrilmiş içerik de barındırmaktadır.Beim Umrühren schmolz dieser Löffel im Getränk.
İçerik sadece laboratuvar analizi ile tespit edilebilir.Sicher lässt sich Kragenfäule aber nur im Labor diagnostizieren.
Biçimdeki ve içerikteki yeni romantikçi bu tutumdan Hesse daha sonraları vazgeçmiştir.Diese neoromantische Haltung in Form und Inhalt wurde von Hesse später aufgegeben.
Metin içerik itibariyle Şitçi gnostisizm akımına aittir.Innerparteilich gehört er zur Hosoda-Faktion.
Stoutlara kahvemsi aroma veren içerik de budur.Im Geschmack erinnert das Getränk an Cocktails.
1975-2009 yılları arasında tarih içerikli 30'un üzerinde kitap yazıp yayınlamıştır.Zwischen 1957 und 1973 schrieb er jährlich mindestens ein Buch.
Bazı şarkılar yoğun şekilde politik içeriklidir.Viele Songs enthalten politische Aufrufe.
Bu dönemde ayrıca ilk bilimsel içerikli metinlere rastlanmaktadır.In diese Zeit fallen auch ihre ersten Erfahrungen mit Morphin.
Bu dönemde 3D içerikler de yayınlamıştır.Zu diesem Zweck werden unter anderem 3D-Animationen eingesetzt.
Ekibiyle beraber birçok kanala içerik desteği verdi.Er erhielt zusammen mit seiner Mannschaft zahlreiche Tapferkeitsmedaillen.
Kaynak hatası: Geçersiz <ref> etiketi: "australia" adı farklı içerikte birden fazla tanımlanmış.A: Auflösung N: Neubildung NÄ: Namensänderung Einfache Namensänderungen werden hier nicht berücksichtigt.
Bu tarihten sonra yazar, yazdığı tarihi araştırma içerikli kitaplarıyla yazarlık yaşamını taçlandırdı.Er untersucht auf der Grundlage von Manierenbüchern der damaligen Zeit den Zivilisationsprozess.
Verilerin içerikleri de değiştirilebilir.Die Berichtskomponente kann auch ausgeschaltet werden.
Bu kullanıcının geliştirdiği içerikte şirket temsilcileri "aktif rol oynar".In den USA ist der Kunde „aktiv“.
İçerik “kategoriler” ve “makaleler” biçiminde düzenlenir.Es ist aufgebaut auf „Seinsschichten“ und Kategorien/Facetten.
(Oyunun İngilizce versiyonundan lezbiyenlikle ilgili birçok diyalog ve içerik çıkartılmıştır.)(Erweiterte und korrigierte Fassung von ders.
Olguların, var olup yok olabildikleri için içeriksiz olup olmadıklarını sorgulamıştır.Wir zitterten, ob sie durchkomme oder nicht.
CoreMedia AG önce bir İçerik Yönetim Sistemi satarak işe başladı.La société CoreMedia AG a commencé tout d'abord par commercialiser un système de gestion de contenu.
The 4400, ABD yapımı bilim kurgu içerikli bir televizyon dizisi.Le 441 lignes est un standard de télévision.
İçerikleri genç çocukları ihtiva eder.Lad de små børn...
Birçok ülkenin içerik sınıflandırma sistemi mevcuttur.Plusieurs systèmes nationaux de classification des sols existent.
İçerik yayıncıları için Nokia, içeriğini Ovi Mağazasına getirmek için bir self servis aracı sunar.Pendant ce temps, Roman utilise sa nouvelle identité pour entrer dans une vente aux enchères privée.
Unterhaltungssoftware Selbstkontrolle, Almanya'nın içerik derecelendirme sistemi organizasyonudur.Unterhaltungssoftware Selbstkontrolle (USK) est l'organisation allemande d'évaluation des logiciels.
Bu içerik genellikle 22:00'den sonra yayımlanmaktadır.Cette émission est le plus souvent diffusée à 22h15.
Bu dönemde ayrıca ilk bilimsel içerikli metinlere rastlanmaktadır.C'est aussi le moment de leur premier contact physique.
Horizon, BBC'nin günümüzde yayınlanmakta olan popüler bilim ve felsefe içerikli belgesel programıdır.Horizon est une émission de télévision diffusée par la BBC qui se concentre sur la science et la philosophie.
Fakat baba sevgisi üstün gelir ve bu içerikli bir mektup yazar.La pièce est une célébration de l'amour sublime, mise en valeur par une écriture raffinée.
E-öğrenmede öğrenci-içerik etkileşimi.Étudiant(e)s du monde en mouvement.
Plone, Zope uygulama sunucusu üzerine inşa edilmiş bir açık kaynak içerik yönetim dizgesidir (sistem).Plone Plone est un système de gestion de contenu basé sur le serveur d’application Zope.
Yayımlamaya yönelik içerik yönetimi sık güncellemelerle karşı karşıyadır.De ce fait la goguette qu'il préside est obligée de déménager souvent.
Anahtar kelimelerin içeriklerde abartılması spam gibi görülebilir.Les lettres en chaînes peuvent aussi être qualifiées de spam.
Taşıyıcı kısım, kullanıcının iletmeyi istediği asıl içeriktir.La ligne de transmission jusqu'à l'usager est le composant déterminant.
Setanta Golf, 11 Ocak 2007'de yayınına başlayan Golf yayını içerikli spor kanalıdır.SPORT.TV GOLFE était une chaîne consacrée au golf qui a été lancée le 6 janvier 2010.
Wordpress bir CMS (Content Management System / İçerik Yönetim Sistemi)'dir.Wordpress : est un CMS (Content Management System) qui est un système de gestion des contenus d'un site web.
Sözlüğe açılan ilk dava 2006'da esrar başlığında yer alan içerikten dolayı olmuştur.Le tribunal administratif donne raison dans un premier temps au préfet en 2006.
Çapa Çizgiroman Grubu) Politik içerikli fanzinlerdir.Les caricaturistes le représentent entouré de fans.
Bazı şarkılar yoğun şekilde politik içeriklidir.Certaines chansons paillardes ont une connotation politique.
Bu başlıklara ek olarak "İngilizce içerik" başlığı da bulunmaktadır.C'est à tort aussi qu'on a mis sur le titre ces mots : traduit de l'anglais.
Din içerikli konuşmamın kadınlar üzerinde etkili olduğunu yüz mimiklerinden anlıyordum.Ceux qui me connaissent savent quelle haute opinion j’ai des femmes.
Bu reaksiyon çeşitli antibiyotikleri içerikleri üretmede kullanılır.En général, le traitement consiste à combiner divers agents antibiotiques.
Söz konusu arşivlerde birçoğu edebi ve dinsel içerikli “Mitannice” metin bulunmuştur.À cette époque, nombreux sont les exemples recensés de publicités remplies de fautes et d'anglicismes.
Bunun dışında içerik, katkıda bulunan müzisyenlerle ilgili bilgi mevcut değil.Nous ne souhaitons pas partager notre musique seulement avec ceux qui la connaissent déjà.
Sosyal içerikli bir romandır.Ein bürgerlicher Roman.
Özgür yazılım ve özgür içerik konuları da konferansın ele aldığı başlıklar.Le centre, né des Libertarian Scholars Conferences, en assuma l'organisation.
Paylaşımı kolaydır: Dijital hak yönetimine (DRM) tabi olmayan içerikleri paylaşması çok kolaydır.Tous les titres sont proposés sans limitation de gestion des droits numériques (DRM).
İlgili Sayfalar