Sistem tepsisini içeride tutmak için uygulamaya izin verirPermite oricărei aplicații să fie în tava de sistem.
Sistem tepsisini içeride tutmak için uygulamaya izin verirPermite que cualquier aplicación pueda mantenerse en la bandeja del sistema
Sistem tepsisini içeride tutmak için uygulamaya izin verirPozwala każdemu programowi przebywać w tacce systemowej
Sistem tepsisini içeride tutmak için uygulamaya izin verirTillader et vilkårligt program at blive brugt som et neddokket program
Sistem tepsisini içeride tutmak için uygulamaya izin verirUmožňuje udržení libovolné aplikace v systémové liště
Sistem tepsisini içeride tutmak için uygulamaya izin verirUmožňuje udržiavanie ľubovoľnej aplikácie v systémovej lište
Sistem tepsisini içeride tutmak için uygulamaya izin verirΕπιτρέπει σε οποιαδήποτε εφαρμογή να τοποθετηθεί στο πλαίσιο συστήματος
Sistem tepsisini içeride tutmak için uygulamaya izin verirДозволяє будь- якій програмі залишатися в системному лотку
Sistem tepsisini içeride tutmak için uygulamaya izin verirРазрешает помещать любое приложение в область уведомления
Sistem tepsisini içeride tutmak için uygulamaya izin verirמאפשר לכל יישום שהוא להיות בשורת המשימות
Sistem tepsisini içeride tutmak için uygulamaya izin verirالسماح لأي تطبيق بالبقاء في صينية النظام.
Sistem tepsisini içeride tutmak için uygulamaya izin verir任意のアプリケーションをシステムトレイに常駐させます
Sınıfıma geldi ve ve içeride yenilebilir bir duvar inşa ettik.A venit la școală și am construit un perete comestibil de interior.
Sınıfıma geldi ve ve içeride yenilebilir bir duvar inşa ettik.Ele veio à minha sala e construímos uma parede interior comestível.
Sınıfıma geldi ve ve içeride yenilebilir bir duvar inşa ettik.Eljött az osztályomba és építettünk egy beltéri ehető falat.
Sınıfıma geldi ve ve içeride yenilebilir bir duvar inşa ettik.El vino a mi aula y construimos una pared comestible de interiores.
Sınıfıma geldi ve ve içeride yenilebilir bir duvar inşa ettik.Er kam vorbei und wir bauten eine essbare Wand.
Sınıfıma geldi ve ve içeride yenilebilir bir duvar inşa ettik.È venuto nella mia classe e abbiamo costruito un muro interno commestibile.
Sınıfıma geldi ve ve içeride yenilebilir bir duvar inşa ettik.Hij kwam naar mijn klas en we een bouwden een 'eetbare' binnenmuur.
Sınıfıma geldi ve ve içeride yenilebilir bir duvar inşa ettik.Ia datang ke kelas saya dan kami membangun taman tembok yang bisa dimakan.
Sınıfıma geldi ve ve içeride yenilebilir bir duvar inşa ettik.Il est venu dans ma classe et on a construit un mur intérieur comestible.
Sınıfıma geldi ve ve içeride yenilebilir bir duvar inşa ettik.우리 교실에 와서 먹거리가 될만한 실내 담벼락을 만들었습니다.
Sınıfıma geldi ve ve içeride yenilebilir bir duvar inşa ettik.Obiskal nas je pri pouku in postavili smo notranjo užitno steno.
Sınıfıma geldi ve ve içeride yenilebilir bir duvar inşa ettik.Přišel do mojí třídy a postavili jsme vnitřní jedlou zeď.
Sınıfıma geldi ve ve içeride yenilebilir bir duvar inşa ettik.Razem zbudowaliśmy w klasie jadalną ścianę.
Sınıfıma geldi ve ve içeride yenilebilir bir duvar inşa ettik.Ήρθε στην τάξη μου και χτίσαμε έναν εσωτερικό βρώσιμο τοίχο.
Sınıfıma geldi ve ve içeride yenilebilir bir duvar inşa ettik.Он пришёл в мой класс, и мы построили там съедобную стену.
Sınıfıma geldi ve ve içeride yenilebilir bir duvar inşa ettik.Той дойде в моя клас и създадохме вътрешна ядлива стена.
Sınıfıma geldi ve ve içeride yenilebilir bir duvar inşa ettik.הוא בא לכיתה שלי ויחד בנינו קיר פנימי אכיל.
Sınıfıma geldi ve ve içeride yenilebilir bir duvar inşa ettik.جاء إلى صفي وبنينا جدار داخليا قابلا للأكل.
Sınıfıma geldi ve ve içeride yenilebilir bir duvar inşa ettik.それを個々の生徒に世話させる
Sonuç olarak, bizim düşünce, hareket yöntemimiz, haberleşme yötemimiz her zaman içeriden dışarıya doğru.Als gevolg verloopt onze denkwijze, handelswijze en communicatie van buiten naar binnen.
Sonuç olarak, bizim düşünce, hareket yöntemimiz, haberleşme yötemimiz her zaman içeriden dışarıya doğru.Det leder till att vi tänker, agerar, och kommunicerar utifrån och in.
Sonuç olarak, bizim düşünce, hareket yöntemimiz, haberleşme yötemimiz her zaman içeriden dışarıya doğru.Ei bine, în consecință, felul în care gândim, acționăm și comunicăm este din exterior spre interior.
Sonuç olarak, bizim düşünce, hareket yöntemimiz, haberleşme yötemimiz her zaman içeriden dışarıya doğru.Em consequência, a forma como pensamos, como agimos, a forma como comunicamos é de fora para dentro.
Sonuç olarak, bizim düşünce, hareket yöntemimiz, haberleşme yötemimiz her zaman içeriden dışarıya doğru.Jamen, som følge deraf, er måden vi tænker, måden vi handler, måden vi kommunikerer kommer udefra og indefter.
Sonuç olarak, bizim düşünce, hareket yöntemimiz, haberleşme yötemimiz her zaman içeriden dışarıya doğru.흠, 결과적으로, 우리가 생각하고, 행동하고, 소통하는 방식은 외부에서 부터 안쪽으로 향합니다.
Sonuç olarak, bizim düşünce, hareket yöntemimiz, haberleşme yötemimiz her zaman içeriden dışarıya doğru.Nuž, výsledkom je, že smer, ktorým myslíme, ktorým konáme, ktorým komunikujeme, je zvonka dovnútra.
Sonuç olarak, bizim düşünce, hareket yöntemimiz, haberleşme yötemimiz her zaman içeriden dışarıya doğru.Par conséquent, notre manière de penser, d'agir, de communiquer se fait de l'extérieur vers l'intérieur.
Sonuç olarak, bizim düşünce, hareket yöntemimiz, haberleşme yötemimiz her zaman içeriden dışarıya doğru.Posledično je način našega razmišljanja, našega ravnanja, našega komuniciranja od zunaj navznoter.
Sonuç olarak, bizim düşünce, hareket yöntemimiz, haberleşme yötemimiz her zaman içeriden dışarıya doğru.Sebagai hasilnya, cara kita berpikir, bertindak, berkomunikasi adalah dari luar ke dalam.
Sonuç olarak, bizim düşünce, hareket yöntemimiz, haberleşme yötemimiz her zaman içeriden dışarıya doğru.Výsledkem je, že způsob, jakým uvažujeme, jakým jednáme, jakým komunikujeme, je z vnějšku dovnitř.
Sonuç olarak, bizim düşünce, hareket yöntemimiz, haberleşme yötemimiz her zaman içeriden dışarıya doğru.W rezultacie, sposób w jaki myślimy i działamy, sposób w jaki komunikujemy jest z zewnątrz do wewnątrz.
Sonuç olarak, bizim düşünce, hareket yöntemimiz, haberleşme yötemimiz her zaman içeriden dışarıya doğru.Ως αποτέλεσμα, ο τρόπος που σκεφτόμαστε, που δρούμε, ο τρόπος που επικοινωνούμε, είναι από έξω προς τα μέσα.
Sonuç olarak, bizim düşünce, hareket yöntemimiz, haberleşme yötemimiz her zaman içeriden dışarıya doğru.Отож, як результат, те, як ми думаємо, ми діємо, та спілкуємося - це процес, спрямований ззовні всередину.
Sonuç olarak, bizim düşünce, hareket yöntemimiz, haberleşme yötemimiz her zaman içeriden dışarıya doğru.ובכן כתוצאה מכך, הדרך בה אנו חושבים, הדרך בה אנו פועלים, הדרך בה אנו מתקשרים היא מהחוץ פנימה.
Sonuç olarak, bizim düşünce, hareket yöntemimiz, haberleşme yötemimiz her zaman içeriden dışarıya doğru.ونتيجة لذلك،فطريقة تفكيرنا وأفعالنا، وطريقة تواصلنا هي من الخارج إلى الداخل، وهذا بديهي.
Sonuç olarak, bizim düşünce, hareket yöntemimiz, haberleşme yötemimiz her zaman içeriden dışarıya doğru.伝えるやり方は 外から中へです それはそうでしょう 明確なものから曖昧なものへ向かうのです
Sonuçta, bizim düşünme, hareket etme ve iletişim kurma şeklimiz içeriden dışarı doğru.Así, la manera de pensar, actuar, el sentido en que comunicamos es desde fuera hacia dentro.
Sonuçta, bizim düşünme, hareket etme ve iletişim kurma şeklimiz içeriden dışarı doğru.그 결과, 우리가 생각하거나 행동하는 방식, 그리고 소통하는 방법은 밖에서 안으로 향하고 있습니다.
Sonuçta, bizim düşünme, hareket etme ve iletişim kurma şeklimiz içeriden dışarı doğru.Отже, в результаті того, як ми думаємо, як діємо, як ми спілкуємося - це рух ззовні всередину.
Sonuçta, bizim düşünme, hareket etme ve iletişim kurma şeklimiz içeriden dışarı doğru.伝えるやり方は 外から中へです それはそうでしょう 明確なものから 曖昧なものへ向かうのです
Söylenme. Bir sürü ünlü iţ adamý var içeride.Μπες μέσα, κορίτσι μου.
Söylenme. Bir sürü ünlü iţ adamý var içeride.Много е далече.
Takvim içeride, kategori dışarıdaAgenda à l'intérieur, catégorie à l' extérieur
Takvim içeride, kategori dışarıdaAgenda binnen, categorie buiten
Takvim içeride, kategori dışarıdaCalendario adentro, categoría afuera
Takvim içeride, kategori dışarıdaCalendario all' interno, categorie all' esterno
Takvim içeride, kategori dışarıdaCalendário dentro, categoria fora
Takvim içeride, kategori dışarıdaiCalendar