Kimse içeride kimin olduğunu, içeridekilerin nerede oturduklarını söyleyemez.Nikdo neví, kdo byl uvnitř, nikdo neví, kde kdo seděl.
Kimse içeride kimin olduğunu, içeridekilerin nerede oturduklarını söyleyemez.Nimeni nu poate spune cine era înăuntru, nimeni nu poate spune unde stătea fiecare.
Kimse içeride kimin olduğunu, içeridekilerin nerede oturduklarını söyleyemez.Ninguém consegue dizer quem é que estava lá dentro, ninguém consegue dizer onde é que estavam sentados.
Kimse içeride kimin olduğunu, içeridekilerin nerede oturduklarını söyleyemez.Personne ne peut dire qui était à l'intérieur, personne ne peut dire où ils étaient assis.
Kimse içeride kimin olduğunu, içeridekilerin nerede oturduklarını söyleyemez.Senki sem tudja megmondani, ki volt bent, senki sem tudja hol ültek.
Kimse içeride kimin olduğunu, içeridekilerin nerede oturduklarını söyleyemez.Κανείς δεν μπορεί να πει ποιος ήταν μέσα, κανείς δεν μπορεί να πει πού κάθονταν.
Kimse içeride kimin olduğunu, içeridekilerin nerede oturduklarını söyleyemez.Никой не може да каже кой е бил там, никой не може да каже къде са седяли.
Kimse içeride kimin olduğunu, içeridekilerin nerede oturduklarını söyleyemez.Никто не знал, кто конкретно находился внутри, никто не мог указать, где кто сидел.
Kimse içeride kimin olduğunu, içeridekilerin nerede oturduklarını söyleyemez.אף אחד לא יכול לומר מי היה בפנים אף אחד לא יכול לומר איפה כל אחד ישב
Kimse içeride kimin olduğunu, içeridekilerin nerede oturduklarını söyleyemez.لا يمكن لأحد أن يعلم من كان بالداخل لا يمكن لأحد معرفة أين كانوا يجلسون
Kimse içeride kimin olduğunu, içeridekilerin nerede oturduklarını söyleyemez.どこに座っていたかもわからない これではきちんと埋葬できない
Kısa sürede fark ettim ki yaşam alanları içeride olmak zorunda değiller.Ben presto, ho capito che gli spazi maschili non erano necessariamente al chiuso.
Kısa sürede fark ettim ki yaşam alanları içeride olmak zorunda değiller.Brzy jsem si uvědomil, že mužský prostor nemusí být jen uvnitř.
Kısa sürede fark ettim ki yaşam alanları içeride olmak zorunda değiller.Cedo percebi que os espaços não tinham de ser no interior.
Kısa sürede fark ettim ki yaşam alanları içeride olmak zorunda değiller.Čoskoro som si uvedomil, že mužské priestory nemusia byť len vo vnútri.
Kısa sürede fark ettim ki yaşam alanları içeride olmak zorunda değiller.Hamar rájöttem, hogy a férfi zugoknak nem kell bent lenniük.
Kısa sürede fark ettim ki yaşam alanları içeride olmak zorunda değiller.Jag insåg snart att mansutrymmen inte behövde vara inomhus.
Kısa sürede fark ettim ki yaşam alanları içeride olmak zorunda değiller.J'ai vite compris que les "garçonnières" ne devaient pas être qu'à l'intérieur.
Kısa sürede fark ettim ki yaşam alanları içeride olmak zorunda değiller.그런데 저는 곧 남성공간은 꼭 실내가 아니래도 된다는 것을 배웠지요.
Kısa sürede fark ettim ki yaşam alanları içeride olmak zorunda değiller.Mi-am dat seama curând că spaţiile bărbaţilor nu trebuiau să fie doar în interior.
Kısa sürede fark ettim ki yaşam alanları içeride olmak zorunda değiller.Pian oivalsin, että miestilan ei tarvitse sijaita vain sisätiloissa.
Kısa sürede fark ettim ki yaşam alanları içeride olmak zorunda değiller.Pojąłem, że "męskie azyle" to nie tylko wnętrza.
Kısa sürede fark ettim ki yaşam alanları içeride olmak zorunda değiller.Pronto me di cuenta que los hombrespacios no tenían que estar sólo por dentro.
Kısa sürede fark ettim ki yaşam alanları içeride olmak zorunda değiller.Saya segera sadar bahwa "ruang pria" tidak harus ada di dalam.
Kısa sürede fark ettim ki yaşam alanları içeride olmak zorunda değiller.Schnell merkte ich, dass Männerbereiche nicht nur drinnen sein müssen.
Kısa sürede fark ettim ki yaşam alanları içeride olmak zorunda değiller.Snel bleek dat mannen-plekken niet alleen binnen hoeven te zijn.
Kısa sürede fark ettim ki yaşam alanları içeride olmak zorunda değiller.Tôi nhanh chóng nhận ra không gian riêng không chỉ ở bên trong.
Kısa sürede fark ettim ki yaşam alanları içeride olmak zorunda değiller.Σύντομα συνειδητοποίησα ότι οι αντρικοί χώροι δεν πρέπει να είναι μόνο εσωτερικοί.
Kısa sürede fark ettim ki yaşam alanları içeride olmak zorunda değiller.И вскоре я проумел, что пространству для мужчины не обязательно быть только внутреннем.
Kısa sürede fark ettim ki yaşam alanları içeride olmak zorunda değiller.Скоро осъзнах, че не е задължително мъжките пространства да са само вътре.
Kısa sürede fark ettim ki yaşam alanları içeride olmak zorunda değiller.Швидко я зрозумів, що простір для чоловіка не обов'язково повинен бути тільки внутрішнім.
Kısa sürede fark ettim ki yaşam alanları içeride olmak zorunda değiller.מהר מאוד הבנתי שאזורים גבריים לא חייבים להיות בפנים.
Kısa sürede fark ettim ki yaşam alanları içeride olmak zorunda değiller.وسرعان ما أدركت أن فسحات الرجال لا تقتصر على كونها في الداخل فقط.
Kısa sürede fark ettim ki yaşam alanları içeride olmak zorunda değiller.彼はボーリング場を裏庭に作り、
Komuta Merkezi kapısını içeriden açabilir misiniz?Kan I åbne porten indefra?
Komuta Merkezi kapısını içeriden açabilir misiniz?Kan ni öppna porten inifrån?
Komuta Merkezi kapısını içeriden açabilir misiniz?Możecie otworzyć bramę centrum dowodzenia od środka?
Komuta Merkezi kapısını içeriden açabilir misiniz?¿Podéis abrir la puerta del cuartel general desde dentro?
Komuta Merkezi kapısını içeriden açabilir misiniz?Podem abrir o Centro de Comando por dentro?
Komuta Merkezi kapısını içeriden açabilir misiniz?Potete aprire il cancello del centro di comando dall'interno?
Komuta Merkezi kapısını içeriden açabilir misiniz?Pystyttekö avaamaan portin sisältäpäin?
Komuta Merkezi kapısını içeriden açabilir misiniz?Μπορείτε να ανοίξετε την πύλη του Αρχηγείου από μέσα;
Komuta Merkezi kapısını içeriden açabilir misiniz?Вы можете открыть ворота командного центра изнутри?
Küçük kulübemizde kaldığımız süre boyunca içeriden gelen davul seslerini her daim duyabilirsiniz.Aproape că se aud tobele vibrând în cabana în care stăm când suntem acolo.
Küçük kulübemizde kaldığımız süre boyunca içeriden gelen davul seslerini her daim duyabilirsiniz.Casí podréis escuchar los tambores retumbando allá en esa pequeña cabaña donde nos hospedamos.
Küçük kulübemizde kaldığımız süre boyunca içeriden gelen davul seslerini her daim duyabilirsiniz.Je kunt de trommels bijna horen in dat kleine huisje waar we verblijven.
Küçük kulübemizde kaldığımız süre boyunca içeriden gelen davul seslerini her daim duyabilirsiniz.여러분은 우리가 머무르는 그곳 작은 오두막의 뒤쪽에서 드럼이 진동하는 소리를 거의 들을 수 있습니다.
Küçük kulübemizde kaldığımız süre boyunca içeriden gelen davul seslerini her daim duyabilirsiniz.Man kann fast die Trommeln hören, die in dem kleinen Häuschen gespielt werden, wenn wir dort sind.
Küçük kulübemizde kaldığımız süre boyunca içeriden gelen davul seslerini her daim duyabilirsiniz.Możecie niemal usłyszeć dźwięki bębenków dochodzące z domku, w którym mieszkamy, kiedy tam jesteśmy.
Küçük kulübemizde kaldığımız süre boyunca içeriden gelen davul seslerini her daim duyabilirsiniz.On peut presque entendre la pulsation des tambours dans la petite maison où on s'installe quand on est là-bas.
Küçük kulübemizde kaldığımız süre boyunca içeriden gelen davul seslerini her daim duyabilirsiniz.Potete quasi sentire i tamburi che provengono da quella piccola casetta quando ci stiamo per un po'.
Küçük kulübemizde kaldığımız süre boyunca içeriden gelen davul seslerini her daim duyabilirsiniz.Szinte hallani lehet a dobok lüktetését abban a kis kunyhóban, ahol élünk, amikor ott vagyunk.
Küçük kulübemizde kaldığımız süre boyunca içeriden gelen davul seslerini her daim duyabilirsiniz.Μπορείτε σχεδόν να ακούσετε τα τύμπανα να ηχούν στο μικρό εκείνο εξοχικό σπίτι που μέναμε, όταν ήμασταν εκεί.
Küçük kulübemizde kaldığımız süre boyunca içeriden gelen davul seslerini her daim duyabilirsiniz.Кажется, что слышится бой барабана в том маленьком доме, где мы живём во время нашего пребывания.
Küçük kulübemizde kaldığımız süre boyunca içeriden gelen davul seslerini her daim duyabilirsiniz.Почти може да се чуят барабаните, биещи в онази малка вила, в която отсядаме, когато сме там.
Küçük kulübemizde kaldığımız süre boyunca içeriden gelen davul seslerini her daim duyabilirsiniz.אתם כמעט יכולים לשמוע את רעם התופים בקוטג' הקטן בו אנו שוהים כאשר אנחנו נמצאים שם.
Küçük kulübemizde kaldığımız süre boyunca içeriden gelen davul seslerini her daim duyabilirsiniz.يمكنك سماع الطبول تقريبا تخفق في ذلك الكوخ الذي نعيش فيه
Küçük kulübemizde kaldığımız süre boyunca içeriden gelen davul seslerini her daim duyabilirsiniz.ドンドンとドラムの音も聞こえてきます 私達はまず現地の人達と知り合いになる必要がありました
- Mekiğe koşuyorlar. İki kişi hâlâ içeride.- 2 emberünk bent van!
- Mekiğe koşuyorlar. İki kişi hâlâ içeride.Ainda há dois homens lá dentro.