Ana içeriğe geç
Sözlük

içeride ile cümle

içeride kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
İçeride, Hugo Chávez'e bir ültimatom verildi - istifa ya da imha.</i>Vnútri dostal Hugo Chávez ultimátum - buď odstúpi, alebo bude palác bombardovaný.
İçeride, Hugo Chávez'e bir ültimatom verildi - istifa ya da imha.</i>Znotraj je bil Hugo Chavez sočočen z ultimatom: Odstopi ali pa te bomo zbombardirali.
İçeride, Hugo Chávez'e bir ültimatom verildi - istifa ya da imha.</i>Μέσα, παραδιδόταν στον Ούγκο Τσάβες ένα τελεσίγραφο: ... "Παραιτήσου ή σε βομβαρδίζουμε".
İçeride, Hugo Chávez'e bir ültimatom verildi - istifa ya da imha.</i>Уго Чавес получава ултиматум: да си подаде оставката, за да не бомбардират сградата.
İçeride, Hugo Chávez'e bir ültimatom verildi - istifa ya da imha.</i>Чавесу был направлен ультиматум - он отрекается или будут бомбить
İçeride, Hugo Chávez'e bir ültimatom verildi - istifa ya da imha.</i>:בפנים הוצע להוגו צ'אבס אולטימטום .התפטר או שנאסור אותך
İçeride, Hugo Chávez'e bir ültimatom verildi - istifa ya da imha.</i>彼の閣僚の1人がニュースを伝えました
İçeride kalan parçacıklar ise dışarıdaki güçlerden korunuyordu.Částice uvnitř zůstaly v bezpečí před vnějšími silami.
İçeride kalan parçacıklar ise dışarıdaki güçlerden korunuyordu.Cząsteczki wewnątrz były chronione przed siłami zewnętrznymi.
İçeride kalan parçacıklar ise dışarıdaki güçlerden korunuyordu.Deeltjes binnenin werden veilig gehouden van externe krachten.
İçeride kalan parçacıklar ise dışarıdaki güçlerden korunuyordu.Las partículas dentro de las burbujas se mantuvieron a salvo de fuerzas externas.
İçeride kalan parçacıklar ise dışarıdaki güçlerden korunuyordu.Le particelle all'interno sono state mantenute al sicuro da forze esterne
İçeride kalan parçacıklar ise dışarıdaki güçlerden korunuyordu.Les particules à l'intérieur étaient protégées des forces extérieures.
İçeride kalan parçacıklar ise dışarıdaki güçlerden korunuyordu.No interior, partículas foram mantidas a salvo de forças externas.
İçeride kalan parçacıklar ise dışarıdaki güçlerden korunuyordu.Notranji delci so bili zavarovani pred zunanjimi silami.
İçeride kalan parçacıklar ise dışarıdaki güçlerden korunuyordu.Particulele din interior au fost ținute în siguranta în fața forțelor externe.
İçeride kalan parçacıklar ise dışarıdaki güçlerden korunuyordu.Partikel im Inneren waren sicher vor äußeren Kräften.
İçeride kalan parçacıklar ise dışarıdaki güçlerden korunuyordu.Partiklar inuti, bevarades tryggt från externa krafter.
İçeride kalan parçacıklar ise dışarıdaki güçlerden korunuyordu.Patikel-partikel didalam tetap aman dari gangguan-gangguan luar.
İçeride kalan parçacıklar ise dışarıdaki güçlerden korunuyordu.Μέσα σε αυτές τις φυσαλίδες, διάφορα σωματίδια διατηρούνταν ασφαλή από εξωτερικές δυνάμεις.
İçeride kalan parçacıklar ise dışarıdaki güçlerden korunuyordu.Частиците във вътрешността им били предпазвани от външни въздействия.
İçeride kalan parçacıklar ise dışarıdaki güçlerden korunuyordu.Частицы хранились внутри, сохраненные от внешних сил.
İçeride kalan parçacıklar ise dışarıdaki güçlerden korunuyordu.כאשר החלקיקים שבפנים נשמרו מוגנים מהתנאים החיצוניים.
İçeride kalan parçacıklar ise dışarıdaki güçlerden korunuyordu.間もなく、DNAはその泡の中に 新しい住処を見つけた。
İçeride kalsaydım, sonra kalbim, ... kalbimin çok acıyacağını düşündüm.Daca intram, atunci inima mea, am crezut ca o sa doara atat de tare aici.
İçeride kalsaydım, sonra kalbim, ... kalbimin çok acıyacağını düşündüm.Gdybym weszła, wtedy moje serce, myślałam, że chyba by mi pękło.
İçeride kalsaydım, sonra kalbim, ... kalbimin çok acıyacağını düşündüm.Jika aku masuk, maka hatiku... Aku pikir itu akan sangat menyakitkan di sini.
İçeride kalsaydım, sonra kalbim, ... kalbimin çok acıyacağını düşündüm.Nếu tôi vào trong, thì trái tim tôi... Tôi nghĩ nó sẽ đau ở đây lắm.
İçeride kalsaydım, sonra kalbim, ... kalbimin çok acıyacağını düşündüm.Om jag gick in, mitt hjärta Jag trodde det skulle göra så ont precis här.
İçeride kalsaydım, sonra kalbim, ... kalbimin çok acıyacağını düşündüm.Se fossi entrata, allora il mio cuore, ho pensato che avrebbe fatto tanto male proprio qui.
İçeride kalsaydım, sonra kalbim, ... kalbimin çok acıyacağını düşündüm.Si j'y allais, mon coeur... j'ai pensé que j'aurais encore plus mal.
İçeride kalsaydım, sonra kalbim, ... kalbimin çok acıyacağını düşündüm.Toen ik naar binnen ging, mijn hart, het deed zoveel pijn hier.
İçeride kalsaydım, sonra kalbim, ... kalbimin çok acıyacağını düşündüm.When ich reingehen würde, dann würde mein Herz, Ich dachte, dass es genau hier so weh tuen würde.
İçeride kalsaydım, sonra kalbim, ... kalbimin çok acıyacağını düşündüm.Αν έμπαινα μέσα, τότε η καρδιά μου, νόμιζα πως θα με πονούσε τόσο πολύ εδώ.
İçeride kalsaydım, sonra kalbim, ... kalbimin çok acıyacağını düşündüm.Если бы я пошла, тогда бы сердце... Я подумала, было бы очень больно вот здесь.
İçeride kalsaydım, sonra kalbim, ... kalbimin çok acıyacağını düşündüm.أذا ذهبت لداخل , عندها قلبي ....ـ أعتقد بأن سيتضرر كثيرا هنا
İçeride kalsaydım, sonra kalbim, ... kalbimin çok acıyacağını düşündüm.ここがすご~く痛む気がして 今年は本当に俺一人だな
İçeride kendini neşeli hissedeceksin,놀랍고 재미난 게 많아요
İçeride kendini neşeli hissedeceksin,Так что буквально означает X добавил к себе в 7 раз.
İçerideki akışkan ise kloroplastın içinde ancak tilakoidin dışında.Dan cairan di dalam kloroplas, tetapi di luar thylacoid Anda.
İçerideki akışkan ise kloroplastın içinde ancak tilakoidin dışında.En el fluido que está dentro del cloroplasto pero afuera del tilacoide.
İçerideki akışkan ise kloroplastın içinde ancak tilakoidin dışında.엽록체 안에 있지만, 틸라코이드 안에 있는 액체들에서 말입니다.
İçerideki akışkan ise kloroplastın içinde ancak tilakoidin dışında.W płynnym wnętrzu chloroplastów, poza tylakoidami.
İçerideki akışkan ise kloroplastın içinde ancak tilakoidin dışında.В рідкому середовищі, всередині хлоропластів, але за межами тикалоїду.
İçerideki akışkan ise kloroplastın içinde ancak tilakoidin dışında.И флуидът в хлоропласта, но извън тилакоида.
İçerideki ise hangi videolara odaklandıkları.A belső kör azt mutatja, milyen videókra koncentráltak.
İçerideki ise hangi videolara odaklandıkları.Cercul interior arată pe care videouri erau concentrați.
İçerideki ise hangi videolara odaklandıkları.De binnenste cirkel toont op welke video's ze zich concentreren.
İçerideki ise hangi videolara odaklandıkları.De indre circler viser, hvilke videoer, der blev fokuseret på.
İçerideki ise hangi videolara odaklandıkları.Den inre cirkeln anger vilka videoklipp de har fokuserat på.
İçerideki ise hangi videolara odaklandıkları.Den inre cirkeln visar vilka filmer de är fokuserade på.
İçerideki ise hangi videolara odaklandıkları.Der innere Kreis zeigt, auf welche Videso sich sich konzentriert haben.
İçerideki ise hangi videolara odaklandıkları.El círculo interior muestra los videos que están viendo.
İçerideki ise hangi videolara odaklandıkları.Il circolo interno mostra su quali video si concentrano.
İçerideki ise hangi videolara odaklandıkları.안쪽 원은 학생들이 초점을 맞춘 영상을 보여줍니다.
İçerideki ise hangi videolara odaklandıkları.Le cercle intérieur montre les vidéos visionnées.
İçerideki ise hangi videolara odaklandıkları.Lingkaran dalam menunjukkan video yang sedang mereka fokuskan.
İçerideki ise hangi videolara odaklandıkları.O círculo interior mostra em que vídeos estiveram concentrados.
İçerideki ise hangi videolara odaklandıkları.O círculo interno mostra em quais vídeos estavam se focando.
İçerideki ise hangi videolara odaklandıkları.Sisempi ympyrä näyttää, mihin videoihin he ovat keskittyneet.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod