Tom hâlâ içeride mi?Is Tom still inside?
Sami'nin içeri girmesine izin verilmedi.Sami wasn't allowed in.
Sami yabancıların içeri girmesine izin vermez.Sami doesn't allow strangers in.
Sami içeride kaldı.Sami stayed inside.
Sami içeri giriyor.Sami is moving in.
Lütfen Tom'a içeri gelmesini söyle.Please tell Tom to come in.
Hazır kahve çok nadir içerim.I very seldom drink instant coffee.
Nadiren hazır kahve içerim.I rarely drink instant coffee.
Tom içeride kilitli kaldı.Tom was locked inside.
İçeri girme. Giyinik değilim.Don't come in. I'm naked.
Günde kaç fincan çay içersin?How many cups of tea do you drink a day?
Günde kaç fincan çay içersiniz?How many cups of tea do you drink a day?
Tom işe gitmeden önceki her sabah birkaç fincan kahve içer.Tom drinks several cups of coffee every morning before he goes to work.
Umarım içeri girmem senin için sorun değildir.I hope that you don't mind that I let myself in.
Kuran birçok bilimsel mucize içerir.The Quran contains many scientific miracles.
Kuran birçok bilimsel gerçeği içerir.The Quran contains many scientific truths.
O glüten içeriyor mu?Does it contain gluten?
Kapıda. İçeri buyur et lütfen.He is at the door. Please ask him in.
O kapıda. Lütfen içeri buyur et.She's at the door. Please ask her to come in.
Bu ilacı içerse gripten kurtulabileceğini düşünüyor.He thinks he can get rid of his cold if he takes this medicine.
İçeri temiz hava girmesi için camı açtı.He opened the window to get some fresh air.
İçeri silahla giremezsiniz.You can't enter with guns.
Daha önce çok geçtim buradan ama içeri hiç girmemiştim.I've passed by this place many times before, but I never went inside.
Çay kahve bir şey içer misiniz?Do you want coffee or tea or something?
İçeri geri koştu.He ran back inside.
Üstümde kısa şort olduğu için içeri alınmadım.I wasn't allowed in as I had short-shorts on.
Fasulye yüksek miktarda demir içerir.Beans have a lot of iron.
Güvenlik görevlileri bizi içeri almıyordu.The security guards wouldn't let us in.
Güvenlik bizi içeri sokmuyordu.The security guards wouldn't let us in.
Tom'un içeri girmesine izin vermedim.I didn't let Tom in.
Bu kitabın içeriği ne?What is the content of this book?
İçeri gir lütfen, kapı açık.Come in, please, the door is open.
Lütfen içeri geçin. Tren kalkmak üzere.Please step aboard. The train is about to leave.
Kapı kilitliydi, o yüzden içeri girmedim.The door was locked, so I didn't go in.
Patron ne zaman içeri girse herkes çalışıyormuş numarası yapıyor.Whenever the boss walks in, everyone pretends to be working.
İncir lif içerir.Figs contain fibers.
Joseph, yetenekleri resim ve çizim içeren başarılı bir sanatçıdır.Joseph is an accomplished artist, whose skills include painting and drawing.
Tom eskiden pipo içerdi.Tom used to smoke a pipe.
Az önce içeri girdi.He has just gone inside.
Her gün çay içer misin?Do you drink tea every day?
Civa içermeyen ampulleri kullanın.Use light bulbs that don't contain mercury.
Ben senin yaşındayken aşırı içki içerdim.I used to drink excessively when I was your age.
İçerik her şeydir.Content is king.
Ne zaman antibiyotik içersem o zaman çiğ lahana turşusu yerim.I eat raw sauerkraut whenever I'm taking antibiotics.
Hafta sonları şarap içerim.I drink wine on weekends.
Deniz veganlığı balık içeren bir diyettir.Seaganism is a fishy diet.
Finler çok kahve içer.Finns drink a lot of coffee.
Günde bir litre kahve içer.In one day she drinks a litre of coffee.
Tom hangi suçtan içeride?What's Tom in prison for?
YouTube'de insanın karşısına "nereye düştüm ben" dedirten pek çok uygunsuz içerik çıkıyor.There are many NSFW rabbit holes on YouTube.
Şirketimiz milyonlarca dolar içeride.Our company is in the red by millions of dollars.
Bir köpek evin içerisinde havlıyor.A dog is barking inside at home.
"Merhaba Jack! Anna burada mı?" "Evet, içeri gel. O, oturma odasında.""Hello, Jack! Is Anna there?" "Yeah, come in. She's in the living room."
Kelimenin tam anlamıyla sadece bir dakika sonra müdür içeri girdi.Literally, only a minute later, the principal walked in.
Felix içeri girdi ve kapıyı kilitledi.Felix went in and locked the door.
Pencereden içeri girmeye çalışan birinin açık izleri vardı.There were clear marks of someone trying to break into the window.
Felix içeri girmek için o anahtarı kullandı.Felix used that key to get in.
Tom, Mary'yi içeri davet etti.Tom invited Mary inside.
Gunter içeri girdi.Gunter went back inside.
Karl içeri girdi ve kapıyı kilitledi.Karl went inside and locked the door.