Ana içeriğe geç
Sözlük

içer ile cümle

içer kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Limonlar sitrik asit içerir.Lemons contain citric acid.
Bir zürafanın uzun boynu bile sadece yedi omurga içerir.Even the long neck of a giraffe contains only seven vertebrae.
355 mililitrelik standart bir teneke kola 39 gram şeker içerir.A standard 355 ml can of cola contains 39 grams of sugar.
355 mililitrelik standart bir kola tenekesi 39 gram şeker içerir.A standard 12 oz can of cola contains 1.38 oz of sugar.
Ben içeride kalmayı tercih ederim.I prefer to stay indoors.
Onların hepsi içeriye girdi.They all went in.
Genellikle öğle yemeği ile iki fincan kahve içerim.Usually I drink two cups of coffee with lunch.
Ben bira içerim.I drink beer.
Sizi içeri almayacağız.We won't let you in.
Onlar sigara içer.They smoke.
Doğa her sayfada büyük bir içerik sağlayan tek kitaptır.Nature is the only book that provides great content on every page.
İçeri giren bir fırtına var gibi görünüyor.Looks like there's a storm coming in.
O gezegen içeriye patladı.That planet has imploded.
Bu site 18 yaşın altındaki kişiler için uygun olmayan içerik içeriyor.This site contains content not suitable for persons under the age of 18.
Bu projeler bir sürü yeni ve yenilikçi içerik ve fikirler sunuyor.Those projects offer a lot of new and innovative content and ideas.
Gazze Şeridi'nin sakinleri kirli su içer.The residents of the Gaza Strip drink polluted water.
Mary Tom'a söyleyip söylemeyeceği üzerinde birazcık ikilem içerisindeydi.Mary is in a bit of a quandary over whether to tell Tom or not.
Tom sadece içeri yürüdü.Tom has just walked in.
Mafya rakip gangsteri öldürmek için kendi planları üzerinde onu içeriye aldı.The mafia let him in on their plans to knock off a rival gangster.
Tom Mary'nin içeri girmesine izin verdi.Tom let Mary in.
O, ondan bir mektup aldı, ancak yalnızca birkaç soğuk söz içeriyordu.She received a letter from her, but it only contained a few cold words.
Ben genellikle kahvemi süt ile içerim.I usually drink my coffee with milk.
Tom eskiden çok içerdi ama artık o, bir içki karşıtı.Tom used to drink a lot, but now he's a teetotaler.
Trigonometri üçgenlerin uzunluklarını ve açılarını içeren ilişkileri çalışmaktadır.Trigonometry studies relationships involving lengths and angles of triangles.
Tom günde altı kupa kahve içer.Tom drinks six cups of coffee a day.
Tom günde üç fincan kahve içer.Tom drinks three cups of coffee a day.
Onlar kahve içerler.They drink coffee.
Bu benim odam. Sadece böyle içeriye dalamazsın.This is my room. You can't just barge in like that!
Yemeğin gevrek bir şey içerdiğinden emin olalım.Let's make sure the meal includes something crunchy.
Tom günde üç paket sigara içerdi.Tom used to smoke three packs of cigarettes a day.
Tom sigara içerdi ama şimdi içmiyor.Tom used to smoke, but now he doesn't.
Ben çok içerdim.I used to drink a lot.
Sigara içerdim.I used to smoke.
Genellikle ne kadar içersin?How much do you usually drink?
Ben onun birasını içerim.I drink his beer.
Telaş içerisinde terk etti.He left in a rush.
Etiket, içeriklerle eşleşmiyor.The label doesn't match the contents.
Kutunun üzerindeki etiket, içerikle eşleşmiyor.The label on the box doesn't match the contents.
Kutu, içerikle eşleşmiyor.The box doesn't match the contents.
Her gün ne kadar kahve içersin?How much coffee do you drink every day?
Bir ya da iki gün içerisinde görüşürüz.I'll see you in a day or two.
Tom sabahleyin her zaman çay içer.Tom always drinks tea in the morning.
İçerisi çok sıcak.It's very hot inside.
İçeri girip ödevimi yapmak zorundayım.I have to go inside and do my homework.
Kahve içmek için içeri girdim.I went inside to drink coffee.
Lütfen içeri gelmeyin.Please don't come in.
Maria kahvaltıda her zaman süt içer.Maria always drinks milk at breakfast.
Tom akşam yemeği için genellikle bira içer.Tom usually drinks beer for supper.
Troposfer tüm atmosfer kütlesinin dörtte üçünü içerir.The troposphere contains three-quarters of the mass of the entire atmosphere.
Güneş kremi mor ötesi ışıkları yansıtan ya da emen kimyasallar içerir.Sunblock contains chemicals that can reflect or absorb the ultraviolet light.
Yeryüzündeki tüm yaşayan varlıklar karbon içerirler. Sen bile karbon içeriyorsun.All living things on Earth contain carbon. Even you contain carbon.
Yeryüzündeki tüm yaşayan şeyler karbon içerirler.All living things on Earth contain carbon.
Yeryüzündeki tüm canlılar karbon içerirler.All living things on Earth contain carbon.
Okyanuslar yeryüzündeki tüm suyun yaklaşık % 97'sini içerirler.The ocean contains about 97% of all the water on Earth.
O çok fazla kahve içer.He drinks too much coffee.
"Çayını sütle mi yoksa şekerle mi içersin?" - "Hayır, ikisiyle de değil.""Do you drink your tea with milk or sugar?"- "No, I don't have it with either."
Süt içer.She drinks milk.
Tom sadece şişe suyu içer.Tom drinks only bottled water.
Biz yalnızdık ve bir adam içeri girdi.We were alone and a man broke in.
Hisse senetlerine yatırım yapmak risk içerir.Investing in stocks involves risk.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod