Ana içeriğe geç
Sözlük

içer ile cümle

içer kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Fransızlar şarap içerler.The French drink wine.
Kati her gün içer.Kati drinks every day.
Diş macunlarının çoğu florür içerir.Most toothpastes contain fluoride.
Çoğu diş macunu florür içerir.Most toothpastes contain fluoride.
Gübreler fosfor içerir mi?Do fertilizers contain phosphorus?
Biz nadiren çorba içeriz.We rarely have soup.
İçeride hava bunaltıcıydı.It was sweltering inside.
Kapı açıktı, bu yüzden doğru içeriye geldik.The door was open, so we came right in.
Bu piller kurşun içerir.These batteries contain lead.
Bu herhangi bir şey içerebilir.It could contain anything.
Günde en az iki litre su içerim.I drink at least two liters of water a day.
Tom sadece şarap içer.Tom only drinks wine.
Polis, hırsızın kilitli bir pencereden içeri girdiğinden şüphe ediyor.The police suspect that the burglar got in through an unlocked window.
İçeriye girebiliriz.We can go inside.
Tom beni içeriye davet etti.Tom invited me inside.
Liste Tom'u içeriyordu.The list included Tom.
Sonuçlar içeride.The results are in.
Biz bütün günü içeride geçirdik.We spent all day indoors.
Mary çok su içer.Mary drinks a lot of water.
Soruşturma otuz yaşından büyük bireyleri içeriyordu.The investigation included individuals of more than thirty years.
İçeri gidip bakmak ister misiniz?Would you like to go inside and look?
Her gün kaç bardak kahve içersin?How many cups of coffee do you drink every day?
Kuşlar su içer.Birds drink water.
Kendini içeride kilitledin.You locked yourself in.
Anahtarını içeride unutup dışarıda kaldın.You locked yourself out.
Çay içerken kırmızı ( koyu kırmızı; kıpkırmızı) patates yemeyi severim.I eat red potatoes while drinking tea.
Orada öyle dikilme. İçeri gir.Don't just stand there. Come in.
İsviçre klavyesi scharfes s içermez.The Swiss keyboard contains no sharp S.
İçeride ne olduğunu öğrenmeye can atıyorum.I'm dying to know what's inside.
"Bu ne dükkanı?" "İçeri girip bir göz atmalı mıyız?" "Tamam.""What's this shop?" "Should we go in and have a look?" "OK."
Kendini acı içerisinde yere attı.He threw himself down on the ground in pain.
Tom gece çalışırken uyanık kalmak için kahve içer.Tom drinks coffee to stay awake when he's studying at night.
Sanırım Tom içeri girseydi kapının açıldığını duyardım.I think I would've heard the door open if Tom had come in.
Tom bana herhangi birinin içeri girdiğini görmediğini söyledi.Tom told me that he didn't see anyone come in.
Tom çok fazla kahve içer.Tom drinks too much coffee.
Tom sık sık yalnız içer.Tom often drinks alone.
Tom çokça bira içer.Tom drinks a lot of beer.
Taze sebzeler birçok besin içerir.Fresh vegetables contain many nutrients.
Onlar evde kahve içer.They drink coffee at home.
Tom içeri giremez.Tom can't come in.
Lütfen içeri girin!Please come in!
O, bira içer.She drinks beer.
Plazmid ve nükleoit DNA içeren bakteri bileşenleridir.The plasmid and the nucleoid are bacterial components that contain DNA.
Yukarıdaki metin konuyla ilgili kesin bilgiler içermiyor.The text above contains no accurate facts on the matter.
Tom bu akşam 2.30'a kadar içeriye giremedi.Tom didn't get in until after 2:30 this morning.
Bu şeker içki içeriyor mu?Does this candy contain liquor?
Benimle bir şeyler içer misiniz?Will you have a drink with me?
Her bölüm küçük bir hikaye içermeli.Every chapter should contain a small story.
Bu rapor ne içeriyor?What does this report cover?
Bir günde beş fincan kahve içerim.I drink five cups of coffee a day.
Günde üç ya da dört fincan kahve içerim.I drink three or four cups of coffee a day.
O su içer.He drinks water.
Diyet soda içer misin?Do you drink diet soda?
Sen neden içeri gitmiyorsun?Why don't you go inside?
Biz su hariç her şeyi içeriz.We drink everything except water.
Ben her gün şarap içerim.I drink wine every day.
Son birkaç gün içerisinde onunla konuştun mu?Have you spoke to him in the past few days?
Tom şimdi içeri girseydi ne söylerdi?What would Tom say if he walked in right now?
Ben kahve içmek için içeriye gelirim.I come inside to drink coffee.
Kediyi duyabiliyor musun? O içeri girmek istiyor.Can you hear the cat? She's wanting in.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
içer ile cümle - Sayfa 23 - içer kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App