İçeride boş hissediyorum.I feel empty inside.
Dan içeri bile gelmedi.Dan didn't even come in.
Dan içeri geldi ve bağırmaya başladı.Dan came inside and started shouting.
Dan kurbanın çantasının içeriğini inceledi.Dan examined the contents of the victim's purse.
Şimdi içeri gelmem sorun yaratır mı?Is it OK for me to come in now?
Şimdi içeri gelmemin bir sakıncası var mı?Is it OK for me to come in now?
Şimdi içeri gelmem için uygun mu?Is it OK for me to come in now?
Bir dakika içeri gelmek ister misin?Would you like to come inside for a minute?
Tom kapıyı açtı ve ben içeri girdim.Tom opened the door and I went in.
İçeri girmek için başka yol yok.There's no other way in.
Evde hava daha sıcak. İçeri girelim.It's warmer in the house. Let's go inside.
İçeri girmeye hazır mısın?Are you ready to come inside?
İçeri girmek istemediğinden emin misin?Are you sure you don't want to come inside?
Lütfen içeriye geri gel.Please come back inside.
Biri beni içeri alacak mı?Is somebody going to let me in?
İçeri girmemiz gerektiğini düşünüyor musun?Do you think we ought to go in?
Bu anahtarı almazsan içeri giremeyeceksin.If you don't have this key, you won't be able to get in.
İçeri girmemizin bir sakıncası var mı?Do you mind if we come in?
Kapınızı kilitli tutun ve kimsenin içeri girmesine izin vermeyin.Keep your door locked and don't let anyone in.
Ne sıklıkta içersin?How often do you drink?
İçeri gir ve kapıyı kilitle.Come in and lock the door.
Tom bir milyon dolar içeren bir çanta taşıyor.Tom is carrying a bag containing a million dollars.
Tom günde yaklaşık üç litre su içer.Tom drinks about three liters of water a day.
Aslında yazdıkların yanlış değil, ama bazı önemli gerçekleri içermiyor.What you've written isn't actually wrong, but it leaves out some important facts.
Günde kaç fincan kahve içersin?How many cups of coffee do you drink a day?
Tom içeri girmeye başladı fakat Mary onu durdurdu.Tom started to come in, but Mary stopped him.
Tom'un bütçesi çok fazla kaba tahmin içeriyordu.Tom's budget contained too many rough estimates.
Tom içeriye biraz temiz hava girmesi için kapıyı biraz açtı.Tom opened the door a crack to let in some fresh air.
Ve sonra Tom içeriye geldi ve ağladığımı gördü.And then Tom came in and he saw me crying.
Tom günde üç ve altı arasında kahve içer.Tom drinks between three and six coffees a day.
Koca ve onun karısı çay içerler.The husband and his wife drink tea.
Mary akşam yemeği pişirirken genellikle birkaç bardak şarap içer.Mary usually has a few glasses of wine while cooking dinner.
O her zaman koyu kahve içer.He always drinks black coffee.
Tom kahvesini her zaman koyu ve şekersiz içer.Tom always drinks his coffee black with no sugar.
O, sigara içerek kendini hasta ediyor.He's making himself sick by smoking cigarettes.
O, sigara içerek çocuklarını hasta ediyor.By smoking cigarettes, he's making his children sick.
İçeriye biraz temiz hava girsin.Let some fresh air in.
Yardım edin! İçeride kilitli kaldım!Help! I've been locked in!
Tom John ve Mary'nin içeri girmesi için sürgülü kapıyı açtı.Tom opened the sliding door to let John and Mary in.
Tom Mary'nin içeriye girdiğini ve odanın arka tarafında oturduğunu gördü.Tom saw Mary walk in and take a seat in the back of the room.
Tam biz kapatırken üç müşteri içeriye girdi.Three customers came in just as we were closing.
Filler su içer.Elephants drink water.
Bira şerbetçiotu içerir.Beer contains hops.
O, ekşi krema içeren salatalardan hoşlanır.He likes salads that contain sour cream.
Bir kafede kahve içerim.I drink coffee in a cafe.
Tırtıllar koza içerisindeyken kelebeğe dönüşür.Caterpillars transform into butterflies while they're in a cocoon.
Soda muazzam miktarda şeker ve kalori içerir.Sodas contain enormous amounts of sugar and calories.
Mary sadece laktoz içermeyen süt içiyor.Mary only drinks lactose-free milk.
Tom şekersiz siyah kahve içer.Tom drinks black coffee without sugar.
O sigara içerken oturdu.She sat smoking.
İçeri çok sıcakIt's too hot inside.
O sadece sarhoş olma uğruna içer.He drinks only for the sake of getting drunk.
Bu mektup büyük bir aceleyle yazıldı ve birçok hata içerir.This letter was written in great haste and contains many errors.
Sigara bitir ve sonra içeri gel.Finish the cigarette and then come inside.
Tom'u nargile içerken buldum.I found Tom smoking a hookah.
Sınav matematik, fizik ve kimyayı içeriyordu.The exam included mathematics, physics and chemistry.
Tom içeri arka kapıdan girdi.Tom entered through the back door.
Ben o kafede sık sık kahve içerim.I often drink coffee at that cafe.
O kırmızı şarap içer.He drinks red wine.
İçeriye girmeyin!Don't you come in here!