Ana içeriğe geç
Sözlük

içer ile cümle

içer kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
O içeri girdiğinde, ona bu kitabı ver.When he comes in, give him this book.
Tom paketin içeriğine baktı.Tom looked through the contents of the package.
Tom ön kapıyı açtı ve içeri girdi.Tom opened the front door and went inside.
Tom kapıyı çekerek açtı ve içeri girdi.Tom pulled open the door and stepped inside.
Tom açık kapıyı itip içeriye baktı.Tom pushed the door open and looked inside.
İçeri gelsen iyi olur.You'd better come inside.
Biz manastırda durduk ve içeri girdik.We stopped at the monastery and went inside.
Tom üç gün içerisinde asılacak.Tom is going to be executed in three days.
Mary içeriye girdiğinde, Tom gazete okuyordu.Tom was reading the newspaper when Mary walked in.
Dört saat içerisinde varacağım.I will arrive in four hours.
Tom'un yardımcısı içeri girdi ve Mary'ye bir mesaj uzattı.Tom's assistant came in and handed Mary a message.
Tom kendisini odasına kilitledi ve kimsenin içeri girmesine izin vermedi.Tom locked himself in his room and wouldn't let anyone in.
İçeride kim olduğunu gördünüz mü?Did you see who was inside?
İçeri girebilip giremeyeceğimize bakalım.Let's see if we can get inside.
İçeri geliyor musun?Are you coming in?
İçeri gelmiyor musun?Aren't you coming inside?
İçeri gelmiyor musunuz?Aren't you coming inside?
Bir an içeri gelebilir miyim?Could I come in for a moment?
İçeri girebilir miyiz lütfen?Could we come in, please?
Herhangi biri içeri girdiğini gördü mü?Did anyone see you come in?
Tom senin içeri girdiğini gördü mü?Did Tom see you come in?
İçeri girer misin lütfen?Would you come in, please?
İstersen içeriye girebilirsin.You can come in if you want.
Tom, bir an için içeri gelebilir misin?Tom, could you come in here for a moment?
İçeri gir ve mayonu değiştir.Go inside and change into your swimsuit.
Bunu benim için içeriye götürebileceğini düşünüyor musun?Do you think you could take this inside for me?
Tom nasıl içeriye girecek?How will Tom get in?
İçeri nasıl girdiniz?How did you get inside?
Nasıl içeri girdin?How did you get inside?
Merhaba, içeri buyurun.Hi, come on in.
Orada durma. İçeriye gel.Don't just stand there. Come on in.
Batıdaki erkekler genellikle viski içer.Generally men in Westerns drink whisky.
Tom bir bilet satın aldı ve içeri girdi.Tom bought a ticket and went in.
Son üç hafta içerisinde Tom, Mary'ye birkaç hediye aldı.Tom has given Mary several gifts in the past three weeks.
İçeri gir. Seni götüreceğim.Get in. I'll give you a ride.
Tom genellikle telaş içerisinde yemek yer.Tom usually eats in a rush.
Tom içeride kahvaltı yapıyor.Tom is eating breakfast inside.
İçeri gel ve yiyecek bir şey al.Come inside and have something to eat.
Tom içki içerdi.Tom used to drink.
Tom bira içerdi.Tom used to drink beer.
Tom genellikle diyet kök bira içer.Tom usually drinks diet root beer.
Tom içki içerek barda oturdu.Tom sat at the bar drinking.
Tom bir içki içerken barda durdu.Tom stood at the bar having a drink.
Komşular içeriyi göremesin diye perdeleri ört.Close the curtains so the neighbors can't see in.
Gizli içeriğin ne olduğunu merak ediyorum.I wonder what the secret ingredient is.
Tom'un saman nezlesi var. Bu yüzden içeride kalmak zorunda.Tom has hay fever. That's why he has to stay inside.
Doktor siyah bir çanta taşıyarak içeri geldi.The doctor came in carrying a black bag.
Ben akşam yemeğiyle birlikte genellikle yeşil çay içerim.I usually drink green tea with dinner.
İçeri girsek iyi olur.We'd better get inside.
Tom içerde değil.Tom's not in.
Tom sigara içerek karanlıkta oturuyordu.Tom was sitting in the dark, smoking.
Tom genellikle Mary'den çok daha fazla içer.Tom usually drinks a lot more than Mary does.
Tom normalde Mary'den çok daha az içer.Tom usually drinks a lot less than Mary does.
Sen içeri girmeme izin vermelisin.You must let me in.
İçeri girmeme izin vermelisin.You need to let me in.
İçeri girmeme izin vermek zorundasın.You have to let me in.
İçeride konuşabilir miyiz?Can we talk inside?
Bunun hakkında içeride konuşabilir miyiz?Can we talk about this inside?
İçeri girmemi ve senin için Tom'la konuşmamı ister misin?Would you like me to go in and talk to Tom for you?
İçerde kal.Stay inside.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
içer ile cümle - Sayfa 17 - içer kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App