Ana içeriğe geç
Sözlük

içer ile cümle

içer kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
İçeride kal lütfen.Please stay inside.
Tom öğle yemeğinden sonra sık sık bir puro içer.Tom often smokes a cigar after lunch.
Tom'a buraya içeri gelmesini anlat.Tell Tom to get in here.
Tom'a köpeği içeri almasını söyle.Tell Tom to let the dog in.
Polisler insanlara içeride kalmalarını söylüyor.The police are telling people to stay inside.
Birkaç dakika içeri girebilir miyim?Can I come in for a few minutes?
Toronto'nun belediye başkanı bantta kokain içerken yakalandı.Toronto's mayor was caught on tape smoking crack.
İçeri girin ve oturun.Come on in and sit down.
İçeride oturmamın bir sakıncası var mı?Would you mind if I sit in?
İçeride oturmamızın bir sakıncası var mı?Would you mind if we sit in?
Tom bir bira içerken barda oturdu.Tom sat at the bar drinking a beer.
Tom tek başına içerek barda oturdu.Tom sat at the bar drinking by himself.
Tom bol miktarda alkol içer.Tom drinks copious amounts of alcohol.
İçeri girmeden önce ayaklarınızı silin.Wipe your feet before coming in.
Tom Mary ile tanışmadan çok içerdi.Tom used to drink a lot before he met Mary.
Bıyıklı şişman adam sadece içeri yürüdü.A fat guy with moustache just walked in.
Bıyıklı, şişman bir adam şimdi içeri girdi.A fat guy with moustache just walked in.
İçeriye girmek için başka bir yol bulmak zorundayız.We've got to find another way to get in.
Asla içeri girmeyeceğiz.We'll never get inside.
İçeride başka bir yol bulmalıyız.We have to find another way in.
İçeriye geri gitmek zorundayız.We have to go back in.
İçeri birlikte girdik.We came in together.
İçeriye girmeniz gerektiğini düşünüyoruz.We think you should come in.
İçeriye girsek iyi olur.We'd better go back in.
İçeriye girmeliyiz.We need to go back in.
İçeriye girmemiz gerekiyor.We need to go back in.
İçeri girdiğini gördük.We saw you come in.
Tom büyük bir bavul taşıyarak içeri girdi.Tom came in carrying a big suitcase.
Bütün sözlükler hata içerir.All dictionaries contain errors.
Maden suyunu buz küpleriyle içer misin?Do you drink mineral water with ice cubes?
Viski içer misin?Do you drink whiskey?
Bir saniye içeri girebilir miyim?Can I come in a second?
Ben seni içeride görebilir miyim, lütfen?Can I see you inside, please?
Tom'un içeri gelmesini rica eder misin?Can you ask Tom to come on in?
Tom'a içeri girmesini rica edebilir misin?Can you ask Tom to come in?
İçeri girmem gerekiyor.I've got to come in.
İçeri girmeliyim.I've got to come in.
İçeri girmek zorundayım.I've got to come in.
İçeri girsen iyi olur.You'd better come in.
İçeriye geri geliyor musun?Are you coming back in?
İçeri gireyim.Let me come in.
İçeri girmemize izin ver.Let us in.
İçeri girmiyor musun?Aren't you going in?
İçeri girmen gerekiyor.You have to go inside.
İçeri girmen lazım.You have to go inside.
İçeri girmelisin.You have to go inside.
İçeri girmek zorundasın.You have to go inside.
İçeriye geri gelebilirsin.You can come back in.
İçeriye geri gel.Come back inside.
İçeri giriyor musun?Are you just getting in?
İstemiyorsan içeri girmek zorunda değilsin.You don't have to go in if you don't want to.
İçeri girebilirsin.You might as well come in.
İçeri girmene gerek yok.You don't need to come in.
İçeriye geri dönsen iyi olur.You'd better get back inside.
30 dakika içerisinde beni göreceksin.You'll see me in 30 minutes.
İçeriye girmek zorunda değilsin.You don't have to go inside.
İçeriye girmene gerek yok.You don't have to go inside.
Avrupalılar yılda ortalama 12.5 litre saf alkol içerler.Europeans drink, on average, 12.5 liters of pure alcohol per year.
Tom ılımlı içicidir ama babası bir balık gibi içer.Tom's a moderate drinker, but his father drinks like a fish.
Ben sık sık çay içerim.I often drink tea.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod