Ana içeriğe geç
Sözlük

içer ile cümle

içer kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Ben içeri gittim.I went inside.
Kapının açık olduğunu gördüm, bu yüzden içeri girdim.I saw that the door was open, so I went in.
O küçük opak şişe ne içerir bilmiyorsun.You don't know what that small opaque bottle contains.
Onlar patlıcanın çok nikotin içerdiğini söylüyorlar.They say that an eggplant has lots of nicotine.
O çok fazla içki içer.He drinks a lot.
Sabahları hindistan cevizi suyu içerim.I drink coconut water in the morning.
Tom hemen içeri girmedi.Tom didn't go in right away.
Tom doğruca içeri girmedi.Tom didn't go straight in.
Tom tüm gün içeride bilgisayara bakarak duruyor.Tom stays inside all day staring at the computer.
Onlar birer birer içeri girdiler.They came in one by one.
İçki içer misin?Do you drink?
Sadece hafta sonlarında içki içerim.I only drink on weekends.
Tom sigara içerken bankta oturdu.Tom sat on the bench smoking.
Tom sigara içerken bir bankta oturdu.Tom sat on a bench smoking a cigarette.
Duvar dış tarafta beyaz ve içeride yeşil.The wall is white on the outside and green on the inside.
Nitrit içermeyen gıdaları tercih etmeli miyim?Should I opt for nitrite-free foods?
Margarita margarita içerken margherita pizza yapıyor.Margarita is making a margherita pizza while drinking margaritas.
İçeri girebilir miyiz?Can we go inside?
İçeri gidelim mi?Should we go inside?
İçeriye giriyor musun?Are you going in?
İçeri gitmek için izin alabilir miyim.May I have permission to go inside?
Onlar çok fazla içer.They drink too much.
Kahvemi içerken balkondaki kuşları izledim.I watched the birds on the balcony while drinking my coffee.
Doğada her şey doğanın tüm güçlerini içermektedir.Everything in Nature contains all the powers of Nature.
İçeri girer misin?Can you get in?
İçeriye nasıl gireceğiz?How are we going to get inside?
İçeri nasıl girebiliriz?How can we get in?
Nasıl içeri girebiliriz?How can we get in?
Şimdi içeride devam et.Now go on inside.
Orada içeride biri var.There's somebody in there.
Dil ders kitapları çoğunlukla sadece iyi insanlar içerirler.Language textbooks often contain only good people.
Tom kapı camını kırdı, içeriye girdi, kapının kilidini açtı ve arabaya bindi.Tom broke the door window, reached inside, unlocked the door and got into the car.
Ben şimdi içeriye giriyorum.I'm getting in now.
O, kapıdan içeri girdiğinde kalbim daha hızlı atmaya başladı.When she walked through the door, my heart began to beat faster.
O neden dışarıda? Onu içeri davet et!Why's he outside? Invite him to come in!
Anahtarı içeride bırakıp kapıyı örttüm.I locked myself out of my house.
Anahtarı içeride bırakıp dışarı çıktım.I was locked out of my house.
Bira içerdim ama artık içmiyorum.I used to drink beer, but I don't anymore.
Yaklaşık otuz dakika içerisinde orada olmalıyız.We should be there in about thirty minutes.
İçeriye girsen iyi olur.You'd better go inside.
Tom ve Mary her ikisi de çok fazla kahve içerler.Tom and Mary both drink too much coffee.
Tom köpek kapısından içeri girdi.Tom crawled through the dog door.
Tom Mary'nin içeri girmesi için işaret etti.Tom gestured for Mary to go inside.
Tom banyo penceresinden içeriye girdi.Tom got in through the bathroom window.
Tom sivrisinekler içeri giremeden önce kapıyı hızla kapattı.Tom quickly closed the door before any mosquitoes could get in.
Tom bir fincan kahve içerken mutfak masasında yalnız oturuyordu.Tom sat alone at the kitchen table, drinking a cup of coffee.
Tom pelin otu içerken masada yalnız oturuyordu.Tom sat alone at the table, drinking absinthe.
Tom nadiren akşamları kahve içer.Tom seldom drinks coffee in the evening.
Tom bir su şişesinden su içerek kapının yanında durdu.Tom stood by the gate, drinking from a water bottle.
Tom kapıyı açtı ve içeriye baktı.Tom opened the door and looked inside.
Sinek sineklikteki bir delikten içeri girdi.The fly got into the house through a hole in the flyscreen.
Birisi içeri girmeye çalıştı.Someone tried to break in.
Birisi içeri girmeye çalışıyor.Someone's trying to get in.
Çok fazla içki içer.She drinks like a fish.
Mary çok içki içer.Mary drinks like a fish.
İyi büyümek için, bu bitkilerin çok fazla nem içermeyen toprağa ihtiyacı var.In order to grow well, these plants need soil that does not contain too much moisture.
Biz içeri girdiğimizde Tom ve Mary oturuyordu.Tom and Mary were sitting when we came in.
Tom tekrar kapıdan içeriye yürüdü.Tom walked back in through the door.
İçeri girmeliyiz.We should come in.
Tom ve Mary kahve içerken verandada oturuyorlardı.Tom and Mary are sitting on the porch drinking coffee.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod