içen ile cümle

içen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Pekala, Old Gold sigarası içen ve bir salyangozu olan adam nerede oturmaktadır?Итак, где живёт человек, который курит Old Gold и разводит улиток?
Tütün içenlerin ise öldürülmelerine dair fetva çıkarılır.Как говорится: «Спасение утопающих — это дело самих утопающих».
Sigara içenlerde serum beta karoten düzeyleri, içmeyenlerden düşük bulunmuştur.Эффективность бета-адреноблокаторов у курильщиков ниже, чем у некурящих.
Sigara içenlerin içmeyenlere oranla yakalanma riski iki kat daha yüksektir.Для мужчин, выкуривающих в день по две пачки сигарет, риск стать импотентами на 40 % выше, чем для некурящих.
Filtreli ya da düşük katran içeren "light" sigaraları içenlerde kanser riski azalmamaktadır.التدخين لا يسمى السجائر "الخفيفة" لا يقلل من المخاطر.
Sigara içenlerin içmeyenlere oranla yakalanma riski iki kat daha yüksektir.Os fumadores têm um risco duas vezes superior de desenvolver a doença em relação a não-fumadores.
İki kapıdan birinin üstünde, Glendinning göre alt katta, Çorba İçen İki İhtiyar bulunuyordu.Numa das sobreportas estaria Dois velhos comendo sopa, que Glendinning localiza na do piso térreo.
Esrar içenler ölecekler.Maconheiros vão morrer.
Ramazanda yemek yiyip, içki içenleri dövüp sonra Allah ıslah etsin ! diye bıraktığı rivayet edilir.Het sentiment van de kruistocht wordt weerspiegeld in het devies: Dood hen allen, God zal de zijnen herkennen.
Sigara içenlerin içmeyenlere oranla yakalanma riski iki kat daha yüksektir.De kans dat rokers de ziekte krijgen is 2 tot 2,5 keer zo groot als niet-rokers.
Şu çay içen benim babamdır.Dat is m'n vader die thee drinkt.
Su içen kuş Amerika da Miles V. Sullivan adına 1946'da patentlenmiştir.Pijący ptak został wynaleziony w 1945 roku przez Milesa V. Sullivana, a opatentowany w roku 1946.
Bütün ısı makineleri gibi su içen kuş da bir termodinamik devre üzerinden çalışıyor.Jak każdy silnik cieplny, pijący ptak działa w cyklu termodynamicznym.
Ayrıca sigara içenlerin akciğerleri içmeyenlere göre daha siyahtır.Większe ryzyko zaobserwowano także u osób palących tytoń czarny niż u palących tytoń jasny.
Bunları içene, sarhoş olmadığı sürece namaz kılmak yasaklanamaz, had uygulanamaz yani ceza verilemez.Modlitwa przed zakończeniem nocy nazywa się Tahażżud, nie jest obowiązkowa.
Su içen kuş, iki cam ampulün birbirine bir cam tüple(kuşun boynu) bağlanmasıyla oluşur.Pijący ptak składa się z dwóch szklanych kul połączonych rurą (imitującą ptasią szyję).
Zehirli bardaklardan içen iki hizmetli çok geçmeden kendilerini kaybederler.Obaj młodzieńcy giną od nasączonych trucizną szpad.
Sigara içenlerin içmeyenlere oranla yakalanma riski iki kat daha yüksektir.Rökare har dubbelt så hög sannolikhet att drabbas av Crohns som icke-rökare.
Pekala, Old Gold sigarası içen ve bir salyangozu olan adam nerede oturmaktadır?Den som röker Old Gold äger sniglar.
Amortentia, içen kişide iksiri verene karşı güçlü bir takıntı ve delicesine bir aşkın oluşmasına sebep olur.Kärleksdrycken Amortentia kan bara skapa en stark besatthet och känsla av förälskelse.
Sigara içenlerin içmeyenlere oranla yakalanma riski iki kat daha yüksektir.Ризик виникнення захворювання в курців вдвічі вищий ніж у людей, що не курять.
Yani 50 milyar dolar kadar çünkü sigara içenler bırakmak istiyor.Як викуп він вимагає 50 тисяч доларів.
Bu ayranın içene başak tanesi düşürmüşsün der.Tuší, že tolik pití by ji zabilo.
Yani 50 milyar dolar kadar çünkü sigara içenler bırakmak istiyor.Každému dá padesát dolarů a řekne jim ať peníze utratí za to co budou chtít.
Hank küfürlü konuşan,sürekli içki içen ve kavga etmeyi seven birisidir.Shaun je hospodský povaleč, co se jen hádá a pije.
Sigara içenlerin içmeyenlere oranla yakalanma riski iki kat daha yüksektir.Persoanele care fumează țigarete prezintă un risc de două ori mai mare decât nefumătorii.
Yani 50 milyar dolar kadar çünkü sigara içenler bırakmak istiyor.S-a plătit o amendă de 50.000 de dolari pentru ca ceilalți halterofili să poată concura.
Buna ek olarak, istatistikler sigara içenlerde gestasyonel diyabet riskinin ikiye katlandığını göstermektedir.Επιπλέον, οι στατιστικές δείχνουν ότι υπάρχει διπλάσιος κίνδυνος ΣΔΚ στις καπνίστριες.
Sigara içenlerin içmeyenlere oranla yakalanma riski iki kat daha yüksektir.Folk, der ryger cigaretter, har en næsten dobbelt så høj risiko for at få TB som ikke-rygere.
Bu ayranın içene başak tanesi düşürmüşsün der.«Resultatet er at de drikker vanvittige mengder av den.»
Namaz kılmayan, zînâ eden veya içki içen kişiler fâsık sayılırlar.Adapun orang yang memohon kepada Yang Mahakuasa, cepat atau lambat akan dikabulkan jika sungguh-sungguh.
Sigara içenlerin içmeyenlere oranla yakalanma riski iki kat daha yüksektir.Orang-orang yang merokok memiliki risiko dua kali lebih besar terkena TB dibandingkan yang tidak merokok.
O zaman bu göle şarap döker, içen atlar sarhoş olurlar.Di halaman ini dahulu ada sumur untuk memberi minum kuda.
Hank küfürlü konuşan,sürekli içki içen ve kavga etmeyi seven birisidir.Leo selalu menemani Hariman yang selalu gentayangan di diskotek, minum-minum dan suka berkelahi.
Ölümüne kadar oldukça sigara içen biri olarak tanınmıştır.Lebih Baik Merokok Dulu Baru Mati.
Bu ayranın içene başak tanesi düşürmüşsün der.Setiap orang yang meminum ini pasti akan merasa kenyang.
Bira İçenler'de ise bir kadın ve arkadaşı birlikte bira içmektedirler.Vào thời điểm đó, phụ nữ và thầy tu cũng làm bia.
Bunun üzerine Aki'den intikamını alacağına ant içen Masamune, kendini geliştirmeye ve kişisel dönüşüme verir.Tuy nhiên cậu đã học từ tình yêu của mình Akane để khắc phục sự xấu hổ đó và trở nên tiến bộ hơn.
Günümüzde özellikle doğu bölgelerinde, kahve içenlerin sık kullandığı bir aromadır.特に東部地方ではアラが常飲されることで有名である。
Bunu içen hastalar iyileşir.これを飲むとどんな病気も治る。
Ayrıca sigara içenlerin akciğerleri içmeyenlere göre daha siyahtır.また、禁煙した人は、タバコを全く吸わない人より有病率は高い。
Yani 50 milyar dolar kadar çünkü sigara içenler bırakmak istiyor.500億ドル程度は支払わなけらばならないと思っていたからである。
Su içen kuş, iki cam ampulün birbirine bir cam tüple(kuşun boynu) bağlanmasıyla oluşur.水飲み鳥は2つのガラスの球を管(鳥の首)で繋いだ形をしている。
Bira İçenler'de ise bir kadın ve arkadaşı birlikte bira içmektedirler.在《喝啤酒者》中,一名女子正在一个朋友的陪伴下欣赏啤酒。
Yani sigara içenlerin akciğer kanseri geliştirme olasılığı, içmeyenlerin 20 katıdır.換言之,抽菸者得癌症的機率是非抽菸者的20倍。
Bu ayranın içene başak tanesi düşürmüşsün der.应该说成: 個杯分人敲掉。
Sigara içenlerin içmeyenlere oranla yakalanma riski iki kat daha yüksektir.吸菸者罹患克隆氏症的機率是沒吸菸者的兩倍。
Zehirli içkiyi içen Sophonisba öldü.索福尼斯巴于是从容地喝下毒药自尽身亡。
Çay içindeki Theanine maddesi, çayı içenin sinirlerini rahatlatır ve tansiyonu dengeler.且重視茶的功效,喝下的茶要能調理精神,消除疲勞。
Yani 50 milyar dolar kadar çünkü sigara içenler bırakmak istiyor.厥功三十万,使所聚财尽矣。
Bunu içen hastalar iyileşir.그렇게 하면 병이 깨끗하게 낫는다.
Buna ek olarak, istatistikler sigara içenlerde gestasyonel diyabet riskinin ikiye katlandığını göstermektedir.בנוסף לכך, הסטטיסטיקה מראה סיכון כפול של סוכרת הריונית אצל מעשנים.
Yani sigara içenlerin akciğer kanseri geliştirme olasılığı, içmeyenlerin 20 katıdır.עישון נמצא כי מעלה את הסיכוי למוות מסרטן הגרון פי 20 ביחס לאנשים שאינם מעשנים.
Sigara içenlerde vasküler hastalıkların riski artar.בטווח ארוך יותר יורד הסיכון למחלות עישון.
Sigara içenlerin içmeyenlere oranla yakalanma riski iki kat daha yüksektir.Тютюнопушещите са около два пъти по-рискови за заразяване в сравнение от непушачите.
Sigara içen insanların sayısı artıyor, bu yüzden kanser yakında ölümün en yaygın nedeni olacak.Brojka ljudi koji puše raste, tako da će rak uskoro postati glavnim uzrokom smrti.
Bu ayranın içene başak tanesi düşürmüşsün der.Albert a nechal z neho piť viacerých fanúšikov.
Ayrıca sigara içenlerin akciğerleri içmeyenlere göre daha siyahtır.Rūkančiųjų mirtingumas nuo plaučių ligų yra didesnis nei nerūkančiųjų.
Sigara içenlerde A vitamini eksikliği ile amfizem arasında bir ilişki bulunmuştur.Cukrus prieš tai pamirkomas absente ir padegamas.
Zehirli içkiyi içen Sophonisba öldü.Iš luisenjų perėmė haliucinogeninio gėrimo apeiginį vartojimą.
İlgili Sayfalar