İçecek bir şey almalıyız.We should get something to drink.
Onlar bana içecek bir şey ikram etmediler.They didn't offer me anything to drink.
İçecek hiçbir şey kalmadığına emin misin?Are you sure there's nothing left to drink?
İçecek hiçbir şey kalmadığına emin misiniz?Are you sure there's nothing left to drink?
İçecek başka hiçbir şey kalmadığına emin misin?Are you sure there's nothing else to drink?
İçecek başka hiçbir şey kalmadığına emin misiniz?Are you sure there's nothing else to drink?
Herhangi birine içecek bir şey alabilir miyim?Can I get anybody something to drink?
Sana içecek bir şey önerebilir miyim?Can I offer you anything to drink?
Bana bir içecek!Pour me a drink.
İçecek çok şeyin vardı.You've had too much to drink.
Şimdi ihtiyacımız olan şey içecek bir şey.What we need now is something to drink.
Şimdi ihtiyacımız olan şey içecek sıcak bir şey.What we need now is something hot to drink.
Neden kendine içecek bir şey almıyorsun?Why don't you get yourself something to drink?
Bütün gece yiyip içecek misin?Will you be eating and drinking all night?
Tom içecek çok şey aldı.Tom has had a lot to drink.
Tom alkolsüz içecekleri sever.Tom likes soft drinks.
Sana bir içecek satın almalıyım.I should buy you a drink.
En çok içtiğim içecek kahvedir.The drink I drink the most is coffee.
Bana soğuk bir içecek getirir misin, lütfen?Could you get me a cold drink, please?
İçecek bir şey getir.Bring something to drink.
En son ne zaman içecek bir şey aldın?When was the last time you had something to drink?
İçecek başka bir şeyimiz var mı?Do we have anything else to drink?
Sudan başka içecek bir şeyin olmayacak.You will have nothing to drink but water.
Bize içecek bir şey ver.Give us something to drink.
Onlara içecek bir şey ver.Give them something to drink.
Ona içecek bir şey ver.Give him something to drink.
Bize içecek bir şey al.Get us something to drink.
Onlara içecek bir şey al.Get them something to drink.
Ona içecek bir şey al.Get him something to drink.
Tom Mary'ye birkaç içecek aldı.Tom bought Mary a few drinks.
Enerji içecekleri ile karışık bir alkol tehlikeli bir kombinasyon olabilir.Alcohol mixed with energy drinks can be a dangerous combination.
Ben gazlı içecekleri içmeyi durdurdum.I have stopped drinking carbonated drinks.
Burada içecek bir şey var mı?Is there anything to drink here?
İçecek bir şey almam mümkün olur muydu?Would it be possible for me to get something to drink?
Bana içecek bir şey alır mısın?Would you get me something to drink?
Gazlı içecekler içmem.I don't drink carbonated drinks.
Tom bana gazlı içecekleri sevmediğini söyledi.Tom told me that he doesn't like carbonated drinks.
Dışarı çıkmak ve içecek bir şey almak ister misin?Do you want to go out and get something to drink?
İçecekler mevcut.Refreshments are available.
Tom Mary'ye içecek bir şey teklif etti ama o susamadığını söyledi.Tom offered Mary something to drink, but she said she wasn't thirsty.
Lezzetli yiyecek ve içecekler servis edildi.Delicious refreshments were served.
Yiyecek ve içecekler servis edilecektir.Refreshments will be served.
Ben şekersiz içecekleri tercih ederim.I prefer soft drinks without sugar.
Fincanda çatlaklar vardı bu nedenle içecek dışarı sızdı.There were cracks in the cup so the drink leaked out.
O biraz süt içecek.She's going to drink some milk.
Lütfen stadyuma alkollü içecek getirmeyin.Please don't bring alcoholic beverages into the stadium.
Susuzluğumu giderebilmem için bana içecek ne verebilirsin?What can you give me to drink so I can quench my thirst?
İçecek çok şeyimiz vardı.We had a lot to drink.
Soğuk içecekler servis edilecek.Cold drinks will be served.
Bu insanlara bazı içecekler alın.Get these folks some drinks.
İçecek soğuk bir şey alalım.Let's get something cold to drink.
Bütün bu insanların yiyecek ve içecek bir şey getirdiğini umalım.Let's hope all these people brought something to eat and drink.
Yabancılardan içecek kabul etmeyin.Don't accept drinks from strangers.
İçecek hiçbir şeyim yoktu.I didn't have anything to drink.
Ben enerji içeceklerinden hoşlanmıyorum.I don't like energy drinks.
Maria'nın en sevdiği içecek yeşil çaydır.Maria's very favorite drink is green tea.
Herhangi bir şekersiz içecek servis ediyor musunuz?Do you serve any sugar-free beverages?
Tatlı içecekleri sevmiyorum.I don't like sweet drinks.
Su, Tom'un en sevdiği içecek değildir.Water isn't Tom's favorite drink.
Kahve popüler bir içecektir.Coffee is a popular beverage.