Tüm içeceklerim plastik ile paketleniyor, sağlıklı yiyecek satan marketlerde bile.כל המשקאות שלי ארוזים בפלסטיק, גם בחנויות מזון בריאות.
Tüm içeceklerim plastik ile paketleniyor, sağlıklı yiyecek satan marketlerde bile.وكل مشاريبنا معبئة بحافظات بلاستيكية حتى في المحال التي تبيع الأطعمة الصحية
Tüm içeceklerim plastik ile paketleniyor, sağlıklı yiyecek satan marketlerde bile.健康食品店も同様です 私の心配は冷蔵庫の中のプラスチック
- Votka mı? O kadar ilacın üzerine bir de votka mı içeceksin?- Je wilt wodka, na al die pillen?
Yakalansaydık, önce kız kardeşim ve ben sonra o ve büyükannem içecekti.Ak by nás zajali, vypila by ho prvá moja sestra a ja, mama a stará mama.
Yakalansaydık, önce kız kardeşim ve ben sonra o ve büyükannem içecekti.Als we gevangengenomen werden, zouden eerst ik en mijn zus, dan zij en mijn oma het drinken.
Yakalansaydık, önce kız kardeşim ve ben sonra o ve büyükannem içecekti.Če bi nas ujeli, bi ga spile, najprej sestra in jaz, nato mama in babica.
Yakalansaydık, önce kız kardeşim ve ben sonra o ve büyükannem içecekti.Dacă am fi fost prinşi, mai întâi sora mea şi cu mine, apoi ea şi bunica ar fi băut.
Yakalansaydık, önce kız kardeşim ve ben sonra o ve büyükannem içecekti.Ha elfognak, előbb húgom és én, azután ő és nagyanyám isznak belőle.
Yakalansaydık, önce kız kardeşim ve ben sonra o ve büyükannem içecekti.In caso di cattura, l'avremmo bevuta io e mia sorella, e poi mia madre e mia nonna.
Yakalansaydık, önce kız kardeşim ve ben sonra o ve büyükannem içecekti.Jika kami tertangkap, adik saya, saya, ibu, lalu nenek saya akan meminum racun itu.
Yakalansaydık, önce kız kardeşim ve ben sonra o ve büyükannem içecekti.Kdybychom byli dopadeni, prvně má sestra a já, potom ona a nakonec by pila má babička.
Yakalansaydık, önce kız kardeşim ve ben sonra o ve büyükannem içecekti.도중에 잡히기라도 하면 저희 자매가 먼저 마시고 그 다음 어머니와 할머니가 마실 계획이었죠.
Yakalansaydık, önce kız kardeşim ve ben sonra o ve büyükannem içecekti.Nếu chúng tôi bị bắt, đầu tiên là em tôi và tôi, rồi mẹ và bà sẽ uống.
Yakalansaydık, önce kız kardeşim ve ben sonra o ve büyükannem içecekti.Se fossemos capturados, primeiro eu e a minha irmã e depois ela e a minha avó beberiam da garrafa.
Yakalansaydık, önce kız kardeşim ve ben sonra o ve büyükannem içecekti.Si nos capturaban, primero lo tomaríamos mi hermana y yo, y luego ella y mi abuela.
Yakalansaydık, önce kız kardeşim ve ben sonra o ve büyükannem içecekti.Si nous étions capturés, tout d'abord ma sœur et moi, puis elle et ma grand-mère en boiraient.
Yakalansaydık, önce kız kardeşim ve ben sonra o ve büyükannem içecekti.Wtedy w niewoli, moja siostra i ja, potem ona i babcia wypiłybyśmy to.
Yakalansaydık, önce kız kardeşim ve ben sonra o ve büyükannem içecekti.Αν μας αιχμαλώτιζαν, πρώτα η αδελφή μου κι εγώ και μετά αυτή και η γιαγιά μου θα το πίναμε.
Yakalansaydık, önce kız kardeşim ve ben sonra o ve büyükannem içecekti.Ако бъдем заловени, първо аз и сестра ми, а след това и тя, и баба ми, щяха да пият от нея.
Yakalansaydık, önce kız kardeşim ve ben sonra o ve büyükannem içecekti.Если бы мы попали в плен, сначала моя сестра и я, а потом мама и бабушка выпили бы его.
Yakalansaydık, önce kız kardeşim ve ben sonra o ve büyükannem içecekti.Якби човен захопили, тоді спершу моя сестра і я, а потім вона і моя бабуся випили б цю отруту.
Yakalansaydık, önce kız kardeşim ve ben sonra o ve büyükannem içecekti.אם ניתפס, ראשית אחותי ואני, ואחר היא וסבתי, כולנו נשתה את הרעל.
Yakalansaydık, önce kız kardeşim ve ben sonra o ve büyükannem içecekti.اذا تم اعتقالنا,اولاً اختي,ثُم أنا, بعد ذلك هي وجدتي سوف يشربونه
Yakalansaydık, önce kız kardeşim ve ben sonra o ve büyükannem içecekti.まず私と妹が そして母と祖母が毒薬を飲む手筈でした 私の最初の記憶はボートの中です
Yalnızca tek bir Coca-Cola var. Evrendeki en serinletici içecek.Eşsiz.... ...Lezzetli... ....gerçek... ...ve eğlenceli.
Yiyeceklerinizi, içeceklerinizi onlardan para karşılığında alacaksınız.›Betaal hun voor het water en voedsel, dat u gebruikt.
Yiyeceklerinizi, içeceklerinizi onlardan para karşılığında alacaksınız.›Các ngươi sẽ dùng tiền bạc mà mua lương thức của chúng nó mà ăn, nước mà uống.
Yiyeceklerinizi, içeceklerinizi onlardan para karşılığında alacaksınız.›Các ngươi sẽ dùng tiền_bạc mà mua lương thức của chúng_nó mà ăn , nước mà uống .
Yiyeceklerinizi, içeceklerinizi onlardan para karşılığında alacaksınız.›Comprareis deles por dinheiro mantimento para comerdes, como também comprareis deles água para beberdes.
Yiyeceklerinizi, içeceklerinizi onlardan para karşılığında alacaksınız.›Fødevarer at spise skal I købe af dem for Penge, også Vand at drikke skal I købe af dem for Penge;
Yiyeceklerinizi, içeceklerinizi onlardan para karşılığında alacaksınız.›Kamu boleh membeli makanan dan minuman dari mereka.
Yiyeceklerinizi, içeceklerinizi onlardan para karşılığında alacaksınız.›너희는 돈으로 그들에게서 양식을 사서 먹으며 돈으로 그들에게서 물을 사서 마시라
Yiyeceklerinizi, içeceklerinizi onlardan para karşılığında alacaksınız.›Mat att äta skolen I köpa av dem för penningar; vatten att dricka skolen I ock köpa av dem för penningar.
Yiyeceklerinizi, içeceklerinizi onlardan para karşılığında alacaksınız.›Pénzen vásároljatok tõlük enni valót, hogy egyetek, és vizet is pénzen vegyetek tõlük, hogy igyatok,
Yiyeceklerinizi, içeceklerinizi onlardan para karşılığında alacaksınız.›Pokrm si kúpite od nich za peniaze, a tak budete jesť, aj vody si kúpite od nich za peniaze, a budete piť.
Yiyeceklerinizi, içeceklerinizi onlardan para karşılığında alacaksınız.›Pokrmů koupíte od nich za peníze, a jísti budete, i vody také ku pití za peníze od nich jednati budete.
Yiyeceklerinizi, içeceklerinizi onlardan para karşılığında alacaksınız.›Rahalla te ostakaa heiltä ruokaa syödäksenne; vesikin hankkikaa heiltä rahalla juodaksenne.
Yiyeceklerinizi, içeceklerinizi onlardan para karşılığında alacaksınız.›Živeža si od njih kupite za denar, da boste jedli, tudi vode kupite od njih za denar, da boste pili.
Yiyeceklerinizi, içeceklerinizi onlardan para karşılığında alacaksınız.›пищу покупайте у них за серебро и ешьте; и воду покупайте у них за серебро и пейте;
Yiyeceklerinizi, içeceklerinizi onlardan para karşılığında alacaksınız.›С пари да купувате от тях храна за ядене, още и с пари да купувате от тях вода за пиене;
Yiyeceklerinizi, içeceklerinizi onlardan para karşılığında alacaksınız.›אכל תשברו מאתם בכסף ואכלתם וגם מים תכרו מאתם בכסף ושתיתם׃
Yiyeceklerinizi, içeceklerinizi onlardan para karşılığında alacaksınız.›طعاما تشترون منهم بالفضة لتأكلوا وماء ايضا تبتاعون منهم بالفضة لتشربوا.
Yiyeceklerinizi, içeceklerinizi onlardan para karşılığında alacaksınız.›你 們 要 用 錢 向 他 們 買 糧 喫 、 也 要 用 錢 向 他 們 買 水 喝
Yiyeceklerinizi, içeceklerinizi onlardan para karşılığında alacaksınız.›你 們 要 用 錢向 他 們買糧喫 、 也 要 用 錢向 他 們買 水 喝
Yol kenarındaki dereden su içecek; Bu yüzden başını dik tutacak.(109:7) Из потока на пути будет пить, и потому вознесет главу.
Yol kenarındaki dereden su içecek; Bu yüzden başını dik tutacak.Av bekken drikker han på veien, derfor løfter han høit sitt hode.
Yol kenarındaki dereden su içecek; Bu yüzden başını dik tutacak.Az út mellett való patakból iszik; ezért emeli fel az õ fejét.
Yol kenarındaki dereden su içecek; Bu yüzden başını dik tutacak.Beberá del arroyo en el camino, por lo cual levantará su cabeza
Yol kenarındaki dereden su içecek; Bu yüzden başını dik tutacak.El bea din pîrîu în timpul mersului: de aceea Îşi înalţă capul.
Yol kenarındaki dereden su içecek; Bu yüzden başını dik tutacak.Er wird trinken vom Bach auf dem Wege; darum wird er das Haupt emporheben.
Yol kenarındaki dereden su içecek; Bu yüzden başını dik tutacak.Han drikker af Bækken ved Vejen, derfor løfter han Hovedet højt.
Yol kenarındaki dereden su içecek; Bu yüzden başını dik tutacak.Hän juo purosta tien varrelta; sentähden hän kohottaa päänsä.
Yol kenarındaki dereden su içecek; Bu yüzden başını dik tutacak.Il boit au torrent pendant la marche: C`est pourquoi il relève la tête.
Yol kenarındaki dereden su içecek; Bu yüzden başını dik tutacak.Iz potoka bo pil na potu, zatorej povzdigne glavo.
Yol kenarındaki dereden su içecek; Bu yüzden başını dik tutacak.길가의 시냇물을 마시고 인하여 그 머리를 드시리로다
Yol kenarındaki dereden su içecek; Bu yüzden başını dik tutacak.Lungo il cammino si disseta al torrente e solleva alta la testa
Yol kenarındaki dereden su içecek; Bu yüzden başını dik tutacak.Ngài sẽ uống nước khe trong đường , Và nhơn đó ngước đầu lên .
Yol kenarındaki dereden su içecek; Bu yüzden başını dik tutacak.Ngài sẽ uống nước khe trong đường, Và nhơn đó ngước đầu lên.
Yol kenarındaki dereden su içecek; Bu yüzden başını dik tutacak.Onderweg lest Hij Zijn dorst bij een beek en Hij draagt het hoofd fier opgeheven.