Çünkü Tanrının Egemenliği, yiyecek içecek sorunu değil, doğruluk, esenlik ve Kutsal Ruhta sevinçtir.Ty Guds rike består icke i mat och dryck, utan i rättfärdighet och frid och glädje i den helige Ande.
Çünkü Tanrının Egemenliği, yiyecek içecek sorunu değil, doğruluk, esenlik ve Kutsal Ruhta sevinçtir.Vì nước Ðức Chúa Trời chẳng tại sự ăn uống, nhưng tại sự công bình, bình an, vui vẻ bởi Ðức Thánh Linh vậy.
Çünkü Tanrının Egemenliği, yiyecek içecek sorunu değil, doğruluk, esenlik ve Kutsal Ruhta sevinçtir.Zakaj kraljestvo Božje ni jed, ne pijača, ampak pravičnost in mir in radost v svetem Duhu.
Çünkü Tanrının Egemenliği, yiyecek içecek sorunu değil, doğruluk, esenlik ve Kutsal Ruhta sevinçtir.Διοτι η βασιλεια του Θεου δεν ειναι βρωσις και ποσις, αλλα δικαιοσυνη και ειρηνη και χαρα εν Πνευματι Αγιω
Çünkü Tanrının Egemenliği, yiyecek içecek sorunu değil, doğruluk, esenlik ve Kutsal Ruhta sevinçtir.Бо царство Боже не їжа і питте, а правда, і впокій, і радощі в Дусі сьвятім.
Çünkü Tanrının Egemenliği, yiyecek içecek sorunu değil, doğruluk, esenlik ve Kutsal Ruhta sevinçtir.Ибо Царствие Божие не пища и питие, но праведность и мир и радость во Святом Духе.
Çünkü Tanrının Egemenliği, yiyecek içecek sorunu değil, doğruluk, esenlik ve Kutsal Ruhta sevinçtir.כי מלכות האלהים איננה אכילה ושתיה כי צדקה היא ושלום ושמחה ברוח הקדש׃
Çünkü Tanrının Egemenliği, yiyecek içecek sorunu değil, doğruluk, esenlik ve Kutsal Ruhta sevinçtir.لان ليس ملكوت الله اكلا وشربا. بل هو بر وسلام وفرح في الروح القدس.
Çünkü Tanrının Egemenliği, yiyecek içecek sorunu değil, doğruluk, esenlik ve Kutsal Ruhta sevinçtir.因 為 神 的 國 、 不 在 乎 喫 喝 、 只 在 乎 公 義 、 和 平 、 並 聖 靈 中 的 喜 樂
Çünkü Tanrının Egemenliği, yiyecek içecek sorunu değil, doğruluk, esenlik ve Kutsal Ruhta sevinçtir.因 為神 的 國 、 不 在乎 喫喝 、 只 在乎 公義 、 和平 、 並 聖靈 中 的 喜樂
Depozito ücretlerine rağmen, denize giden bu çöpün büyük bir kısmı ise plastik içecek şişeleri oluyor.A betéti díjak ellenére, a szemét nagy része, ami a tenger felé tart, üdítős palack.
Depozito ücretlerine rağmen, denize giden bu çöpün büyük bir kısmı ise plastik içecek şişeleri oluyor.Apesar das taxas de depósito, muito do lixo que segue para o mar são garrafas de plástico.
Depozito ücretlerine rağmen, denize giden bu çöpün büyük bir kısmı ise plastik içecek şişeleri oluyor.A pesar de las multas, mucha de la basura que llega al mar será envases plásticos de bebidas.
Depozito ücretlerine rağmen, denize giden bu çöpün büyük bir kısmı ise plastik içecek şişeleri oluyor.Bất chấp phí thải, phần lớn số rác rưởi sẽ đổ ra biển này là lon nước giải khát bằng nhựa.
Depozito ücretlerine rağmen, denize giden bu çöpün büyük bir kısmı ise plastik içecek şişeleri oluyor.Choć producenci napojów płacą za składowanie butelek, dużo z nich trafia do morza.
Depozito ücretlerine rağmen, denize giden bu çöpün büyük bir kısmı ise plastik içecek şişeleri oluyor.용기 보증금을 내고 있음에도 불구하고 바다로 흘러나가는 쓰레기의 상당량이 플라스틱으로 만든 음료수 병입니다.
Depozito ücretlerine rağmen, denize giden bu çöpün büyük bir kısmı ise plastik içecek şişeleri oluyor.Malgrado i costi di deposito, molta di questa spazzatura che scorre verso il mare sono bottiglie di plastica,
Depozito ücretlerine rağmen, denize giden bu çöpün büyük bir kısmı ise plastik içecek şişeleri oluyor.Meskipun ada biaya pembuangan, sebagian besar dari sampah ke laut akan berupa botol plastik minuman.
Depozito ücretlerine rağmen, denize giden bu çöpün büyük bir kısmı ise plastik içecek şişeleri oluyor.Napriek zálohovacím poplatkom, väčšinu odpadu, ktorý končí v moriach tvoria plastové fľaše.
Depozito ücretlerine rağmen, denize giden bu çöpün büyük bir kısmı ise plastik içecek şişeleri oluyor.Navzdory zálohovacím poplatkům, většina z tohoto smetí valícího se do moře jsou plastové nápojové lahve.
Depozito ücretlerine rağmen, denize giden bu çöpün büyük bir kısmı ise plastik içecek şişeleri oluyor.Ondanks het statiegeld, zal veel van dit naar zee drijvend afval bestaan uit plastic flesjes.
Depozito ücretlerine rağmen, denize giden bu çöpün büyük bir kısmı ise plastik içecek şişeleri oluyor.Panttijärjestelmästä huolimatta suuri osa mereen joutuvasta roskasta on muovisia juomapulloja.
Depozito ücretlerine rağmen, denize giden bu çöpün büyük bir kısmı ise plastik içecek şişeleri oluyor.Trots pant är mycket av skräpet ute till havs plastflaskor.
Depozito ücretlerine rağmen, denize giden bu çöpün büyük bir kısmı ise plastik içecek şişeleri oluyor.Trotz des Pfandsystems besteht ein großer Teil dieses Mülls auf See aus Plastikgetränkeflaschen.
Depozito ücretlerine rağmen, denize giden bu çöpün büyük bir kısmı ise plastik içecek şişeleri oluyor.Независимо от парите, които се дават при депозит, повечето от този боклук се състои от пластмасови бутилки.
Depozito ücretlerine rağmen, denize giden bu çöpün büyük bir kısmı ise plastik içecek şişeleri oluyor.Не смотря на сборы за депонирование, большая часть этого мусора, направлявшегося к морю - пластиковые бутылки.
Depozito ücretlerine rağmen, denize giden bu çöpün büyük bir kısmı ise plastik içecek şişeleri oluyor.למרות דמי הפיקדון, רוב אשפה זו שזורמת לים היא בקבוקי משקה קל מפלסטיק.
Depozito ücretlerine rağmen, denize giden bu çöpün büyük bir kısmı ise plastik içecek şişeleri oluyor.بالرغم من الرسوم المفروضة فإن معظم تلك القمامة المتجهة نحو البحر هي القوارير البلاستيكية للمشروبات
Depozito ücretlerine rağmen, denize giden bu çöpün büyük bir kısmı ise plastik içecek şişeleri oluyor.海へ流出するゴミの大部分は飲料用ペットボトルです アメリカでは5分毎に200万本を使用しています
Dereden su içeceksin ve buyruk verdiğim kargaların getirdiklerini yiyeceksin.››A budeš z toho potoka píti, krkavcům pak jsem přikázal, aby tě tam krmili.
Dereden su içeceksin ve buyruk verdiğim kargaların getirdiklerini yiyeceksin.››A bude tak, že z potoka budeš piť, a krkavcom som prikázal, aby ťa tam zaopatrovali potravou.
Dereden su içeceksin ve buyruk verdiğim kargaların getirdiklerini yiyeceksin.››Beberás do ribeiro; e eu tenho ordenado aos corvos que ali te sustentem.
Dereden su içeceksin ve buyruk verdiğim kargaların getirdiklerini yiyeceksin.››Din dryck skall du få ur bäcken, och korparna har jag bjudit att där förse dig med föda.»
Dereden su içeceksin ve buyruk verdiğim kargaların getirdiklerini yiyeceksin.››Drink uit de beek en eet wat de raven u brengen, want Ik heb hun opdracht gegeven u voedsel te brengen."
Dereden su içeceksin ve buyruk verdiğim kargaların getirdiklerini yiyeceksin.››du skal drikke af Bækken, og Ravnene har jeg pålagt at sørge for Føde til dig der."
Dereden su içeceksin ve buyruk verdiğim kargaların getirdiklerini yiyeceksin.››Du skal drikke av bekken, og jeg har befalt ravnene å forsørge dig der.
Dereden su içeceksin ve buyruk verdiğim kargaların getirdiklerini yiyeceksin.››Engkau dapat minum dari anak sungai itu, dan burung gagak akan Kusuruh membawa makanan untukmu.
Dereden su içeceksin ve buyruk verdiğim kargaların getirdiklerini yiyeceksin.››És a patakból lesz néked italod; a hollóknak pedig megparancsoltam, hogy tápláljanak téged ott.
Dereden su içeceksin ve buyruk verdiğim kargaların getirdiklerini yiyeceksin.››I będziesz pił z potoku: a rozkazałem krukom, aby cię tam żywili.
Dereden su içeceksin ve buyruk verdiğim kargaların getirdiklerini yiyeceksin.››In iz potoka boš pil, krokarjem pa sem zapovedal, da te ondi žive.
Dereden su içeceksin ve buyruk verdiğim kargaların getirdiklerini yiyeceksin.››Ivi berrai al torrente e i corvi per mio comando ti porteranno il tuo cibo»
Dereden su içeceksin ve buyruk verdiğim kargaların getirdiklerini yiyeceksin.››그 시냇물을 마시라 내가 까마귀들을 명하여 거기서 너를 먹이게하리라
Dereden su içeceksin ve buyruk verdiğim kargaların getirdiklerini yiyeceksin.››Ngươi sẽ uống nước của khe , và ta đã truyền cho chim quạ nuôi ngươi tại đó .
Dereden su içeceksin ve buyruk verdiğim kargaların getirdiklerini yiyeceksin.››Ngươi sẽ uống nước của khe, và ta đã truyền cho chim quạ nuôi ngươi tại đó.
Dereden su içeceksin ve buyruk verdiğim kargaların getirdiklerini yiyeceksin.››Sinä saat juoda purosta, ja minä olen käskenyt kaarneiden elättää sinua siellä."
Dereden su içeceksin ve buyruk verdiğim kargaların getirdiklerini yiyeceksin.››Tu boiras de l`eau du torrent, et j`ai ordonné aux corbeaux de te nourrir là.
Dereden su içeceksin ve buyruk verdiğim kargaların getirdiklerini yiyeceksin.››und sollst vom Bach trinken; und ich habe den Raben geboten, daß sie dich daselbst sollen versorgen.
Dereden su içeceksin ve buyruk verdiğim kargaların getirdiklerini yiyeceksin.››Vei bea apă din pîrîu, şi am poruncit corbilor să te hrănească acolo.``
Dereden su içeceksin ve buyruk verdiğim kargaların getirdiklerini yiyeceksin.››Y sucederá que beberás del arroyo, y yo he mandado a los cuervos que te sustenten allí
Dereden su içeceksin ve buyruk verdiğim kargaların getirdiklerini yiyeceksin.››και θελεις πινει εκ του χειμαρρου προσεταξα δε τους κορακας να σε τρεφωσιν εκει.
Dereden su içeceksin ve buyruk verdiğim kargaların getirdiklerini yiyeceksin.››из этого потока ты будешь пить, а воронам Я повелел кормить тебя там.
Dereden su içeceksin ve buyruk verdiğim kargaların getirdiklerini yiyeceksin.››Ще пиеш от потока; а на враните заповядах да те хранят там.
Dereden su içeceksin ve buyruk verdiğim kargaların getirdiklerini yiyeceksin.››והיה מהנחל תשתה ואת הערבים צויתי לכלכלך שם׃
Dereden su içeceksin ve buyruk verdiğim kargaların getirdiklerini yiyeceksin.››فتشرب من النهر وقد أمرت الغربان ان تعولك هناك.
Dereden su içeceksin ve buyruk verdiğim kargaların getirdiklerini yiyeceksin.››你 要 喝 那 溪 裡 的 水 . 我 已 吩 咐 烏 鴉 在 那 裡 供 養 你
Dereden su içeceksin ve buyruk verdiğim kargaların getirdiklerini yiyeceksin.››你 要 喝 那 溪裡 的 水 . 我 已 吩咐 烏鴉 在 那 裡 供 養你
Devamında ne olduğunu biliyorsunuz. Böylelikle, dünyanın en harika içeceklerinden biri yaratılmış oldu.Bunun çok lezzetli olduğunu düşündü. mmmmm
Devamında ne olduğunu biliyorsunuz. Böylelikle, dünyanın en harika içeceklerinden biri yaratılmış oldu.Bunun çok lezzetli olduğunu düşünüyordu. 'mmmm'
Devamında ne olduğunu biliyorsunuz. Böylelikle, dünyanın en harika içeceklerinden biri yaratılmış oldu.Çok lezzetli olduğunu düşünüyordu. "mmmmm"
Devamında ne olduğunu biliyorsunuz. Böylelikle, dünyanın en harika içeceklerinden biri yaratılmış oldu.Oldukça leziz olduğu düşünüyordu. mmmmmm