Ana içeriğe geç
Sözlük

içecek ile cümle

içecek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Canlılık ve gücünüzü artırın, sadece bir içecekle!Renforcez votre vitalité et votre endurance, avec une simple boisson !
Canlılık ve gücünüzü artırın, sadece bir içecekle!ارفع من مستوى حيويتك وطاقتك بمشروب واحد فقط
Çilek yiyecekseniz, veya çay içecekseniz,차를 마시는 동안
Çilek yiyecekseniz, veya çay içecekseniz, Neden kansere karşı en faydalı olanını seçmeyesiniz?Ko jeste jagode ali pijete čaj, se splača izbrati najbolj učinkovito vrsto za preprečevanje raka.
Çilek yiyecekseniz, veya çay içecekseniz,או שותה תה,
Çilek yiyecekseniz, veya çay içecekseniz,أو تشرب الشاي,
Çilek yiyecekseniz, veya çay içecekseniz,抗ガン作用が一番高い種類を
Çünkü bedenim gerçek yiyecek, kanım gerçek içecektir.내 살은 참된 양식이요 내 피는 참된 음료로다
Çünkü bedenim gerçek yiyecek, kanım gerçek içecektir.Lebo moje telo je pravdivý pokrm a moja krv pravdivý nápoj.
Çünkü bedenim gerçek yiyecek, kanım gerçek içecektir.Mert az én testem bizony étel és az én vérem bizony ital.
Çünkü bedenim gerçek yiyecek, kanım gerçek içecektir.Nebo tělo mé právě jest pokrm, a krev má právě jest nápoj.
Çünkü acıkmıştım, bana yiyecek verdiniz; susamıştım, bana içecek verdiniz; yabancıydım, beni içeri aldınız.Albowiem łaknąłem, a daliście mi jeść; pragnąłem, a daliście mi pić; byłem gościem, a przyjęliście mię;
Çünkü acıkmıştım, bana yiyecek verdiniz; susamıştım, bana içecek verdiniz; yabancıydım, beni içeri aldınız.내가 주릴 때에 너희가 먹을 것을 주었고 목마를 때에 마시게 하였고 나그네 되었을 때에 영접하였고
Çünkü acıkmıştım, bana yiyecek verdiniz; susamıştım, bana içecek verdiniz; yabancıydım, beni içeri aldınız.Mert éheztem, és ennem adtatok; szomjúhoztam, és innom adtatok; jövevény voltam, és befogadtatok engem;
Çünkü acıkmıştım, bana yiyecek verdiniz; susamıştım, bana içecek verdiniz; yabancıydım, beni içeri aldınız.porque tive fome, e me destes de comer; tive sede, e me destes de beber; era forasteiro, e me acolhestes;
Çünkü acıkmıştım, bana yiyecek verdiniz; susamıştım, bana içecek verdiniz; yabancıydım, beni içeri aldınız.Porque tuve hambre, y me disteis de comer; tuve sed, y me disteis de beber; fui forastero, y me recibisteis
Çünkü acıkmıştım, bana yiyecek verdiniz; susamıştım, bana içecek verdiniz; yabancıydım, beni içeri aldınız.Vì ta đói, các ngươi đã cho ta ăn; ta khát, các ngươi đã cho ta uống; ta là khách lạ, các ngươi tiếp rước ta;
Çünkü acıkmıştım, bana yiyecek verdiniz; susamıştım, bana içecek verdiniz; yabancıydım, beni içeri aldınız.Διοτι επεινασα, και μοι εδωκατε να φαγω, εδιψησα, και με εποτισατε, ξενος ημην, και με εφιλοξενησατε,
Çünkü acıkmıştım, bana yiyecek verdiniz; susamıştım, bana içecek verdiniz; yabancıydım, beni içeri aldınız.Бо я голодував, а ви дали менї їсти; жаждував, і напоїли мене; був чуженицею, і прийняли мене;
Çünkü acıkmıştım, bana yiyecek verdiniz; susamıştım, bana içecek verdiniz; yabancıydım, beni içeri aldınız.Защото огладнях и Ме нахранихте; ожаднях и Ме напоихте; странник бях, и Ме прибрахте;
Çünkü acıkmıştım, bana yiyecek verdiniz; susamıştım, bana içecek verdiniz; yabancıydım, beni içeri aldınız.ибо алкал Я, и вы дали Мне есть; жаждал, и вы напоили Меня; был странником, и вы приняли Меня;
Çünkü acıkmıştım, bana yiyecek verdiniz; susamıştım, bana içecek verdiniz; yabancıydım, beni içeri aldınız.כי רעב הייתי ותאכילני צמא הייתי ותשקוני גר הייתי ותאספוני׃
Çünkü acıkmıştım, bana yiyecek verdiniz; susamıştım, bana içecek verdiniz; yabancıydım, beni içeri aldınız.لاني جعت فاطعمتموني. عطشت فسقيتموني. كنت غريبا فآويتموني.
Çünkü acıkmıştım, bana yiyecek verdiniz; susamıştım, bana içecek verdiniz; yabancıydım, beni içeri aldınız.因 為 我 餓 了 、 你 們 給 我 喫 . 渴 了 、 你 們 給 我 喝 . 我 作 客 旅 、 你 們 留 我 住
Çünkü acıkmıştım, bana yiyecek verdiniz; susamıştım, bana içecek verdiniz; yabancıydım, beni içeri aldınız.因為 我 餓 了 、 你 們給 我 喫 . 渴 了 、 你 們給 我 喝 . 我 作客 旅 、 你 們留 我 住
Çünkü bedenim gerçek yiyecek, kanım gerçek içecektir.Albowiem ciało moje prawdziwie jest pokarm, a krew moja prawdziwie jest napój.
Çünkü bedenim gerçek yiyecek, kanım gerçek içecektir.Căci trupul Meu este cu adevărat o hrană, şi sîngele Meu este cu adevărat o băutură.
Çünkü bedenim gerçek yiyecek, kanım gerçek içecektir.Perché la mia carne è vero cibo e il mio sangue vera bevanda
Çünkü bedenim gerçek yiyecek, kanım gerçek içecektir.Car ma chair est vraiment une nourriture, et mon sang est vraiment un breuvage.
Çünkü bedenim gerçek yiyecek, kanım gerçek içecektir.Denn mein Fleisch ist die rechte Speise, und mein Blut ist der rechte Trank.
Çünkü bedenim gerçek yiyecek, kanım gerçek içecektir.for mitt kjød er i sannhet mat, og mitt blod er i sannhet drikke.
Çünkü bedenim gerçek yiyecek, kanım gerçek içecektir.Kajti meso moje je prava jed in kri moja je prava pijača.
Çünkü bedenim gerçek yiyecek, kanım gerçek içecektir.Porque a minha carne verdadeiramente é comida, e o meu sangue verdadeiramente é bebida.
Çünkü bedenim gerçek yiyecek, kanım gerçek içecektir.Porque mi carne es verdadera comida, y mi sangre es verdadera bebida
Çünkü bedenim gerçek yiyecek, kanım gerçek içecektir.Sebab daging-Ku sungguh makanan, dan darah-Ku sungguh minuman
Çünkü bedenim gerçek yiyecek, kanım gerçek içecektir.Sillä minun lihani on totinen ruoka, ja minun vereni on totinen juoma.
Çünkü bedenim gerçek yiyecek, kanım gerçek içecektir.Thi mit Kød er sand Mad, og mit Blod er sand Drikke.
Çünkü bedenim gerçek yiyecek, kanım gerçek içecektir.Ty mitt kött är sannskyldig mat, och mitt blod är sannskyldig dryck.
Çünkü bedenim gerçek yiyecek, kanım gerçek içecektir.Vì thịt ta thật là đồ ăn, huyết ta thật là đồ uống.
Çünkü bedenim gerçek yiyecek, kanım gerçek içecektir.Vì thịt ta thật_là đồ_ăn , huyết ta thật_là đồ uống .
Çünkü bedenim gerçek yiyecek, kanım gerçek içecektir.Want mijn vlees is echt voedsel en mijn bloed is echte drank.
Çünkü bedenim gerçek yiyecek, kanım gerçek içecektir.Διοτι η σαρξ μου αληθως ειναι τροφη, και το αιμα μου αληθως ειναι ποσις.
Çünkü bedenim gerçek yiyecek, kanım gerçek içecektir.Ибо Плоть Моя истинно есть пища, и Кровь Моя истинно есть питие.
Çünkü bedenim gerçek yiyecek, kanım gerçek içecektir.Но един от учениците Му, Юда Искариотски, който щеше да Го предаде, рече:
Çünkü bedenim gerçek yiyecek, kanım gerçek içecektir.Тїло моє справді єсть їжа, а кров моя справді єсть напиток.
Çünkü bedenim gerçek yiyecek, kanım gerçek içecektir.כי בשרי באמת הוא מאכל ודמי באמת הוא משקה׃
Çünkü bedenim gerçek yiyecek, kanım gerçek içecektir.لان جسدي ماكل حق ودمي مشرب حق.
Çünkü bedenim gerçek yiyecek, kanım gerçek içecektir.我 的 肉 真 是 可 喫 的 、 我 的 血 真 是 可 喝 的
Çünkü bedenim gerçek yiyecek, kanım gerçek içecektir.我的肉 真是 可喫 的 、 我 的 血 真 是 可 喝 的
Çünkü Tanrının Egemenliği, yiyecek içecek sorunu değil, doğruluk, esenlik ve Kutsal Ruhta sevinçtir.Albowiem królestwo Boże nie jest pokarm ani napój, ale sprawiedliwość i pokój i radość w Duchu Świętym:
Çünkü Tanrının Egemenliği, yiyecek içecek sorunu değil, doğruluk, esenlik ve Kutsal Ruhta sevinçtir.Căci Împărăţia lui Dumnezeu nu este mîncare şi băutură, ci neprihănire, pace şi bucurie în Duhul Sfînt.
Çünkü Tanrının Egemenliği, yiyecek içecek sorunu değil, doğruluk, esenlik ve Kutsal Ruhta sevinçtir.Guds rike består jo ikke i å ete og drikke, men i rettferdighet og fred og glede i den Hellige Ånd;
Çünkü Tanrının Egemenliği, yiyecek içecek sorunu değil, doğruluk, esenlik ve Kutsal Ruhta sevinçtir.Il regno di Dio infatti non è questione di cibo o di bevanda, ma è giustizia, pace e gioia nello Spirito Santo
Çünkü Tanrının Egemenliği, yiyecek içecek sorunu değil, doğruluk, esenlik ve Kutsal Ruhta sevinçtir.하나님의 나라는 먹는 것과 마시는 것이 아니요 오직 성령 안에서 의와 평강과 희락이라
Çünkü Tanrının Egemenliği, yiyecek içecek sorunu değil, doğruluk, esenlik ve Kutsal Ruhta sevinçtir.Království zajisté Boží není pokrm a nápoj, ale spravedlnost a pokoj a radost v Duchu svatém.
Çünkü Tanrının Egemenliği, yiyecek içecek sorunu değil, doğruluk, esenlik ve Kutsal Ruhta sevinçtir.Lebo kráľovstvo Božie nie je pokrm a nápoj, ale spravedlivosť, pokoj a radosť v Svätom Duchu.
Çünkü Tanrının Egemenliği, yiyecek içecek sorunu değil, doğruluk, esenlik ve Kutsal Ruhta sevinçtir.Mert az Isten országa nem evés, nem ivás, hanem igazság, békesség és Szent Lélek által való öröm.
Çünkü Tanrının Egemenliği, yiyecek içecek sorunu değil, doğruluk, esenlik ve Kutsal Ruhta sevinçtir.porque el reino de Dios no es comida ni bebida, sino justicia, paz y gozo en el Espíritu Santo
Çünkü Tanrının Egemenliği, yiyecek içecek sorunu değil, doğruluk, esenlik ve Kutsal Ruhta sevinçtir.sillä ei Jumalan valtakunta ole syömistä ja juomista, vaan vanhurskautta ja rauhaa ja iloa Pyhässä Hengessä.
Çünkü Tanrının Egemenliği, yiyecek içecek sorunu değil, doğruluk, esenlik ve Kutsal Ruhta sevinçtir.Thi Guds Rige består ikke i at spise og drikke, men i Retfærdighed og Fred og Glæde i den Helligånd.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod