Ama buradaki bu kıytırık materyal ve kötü bir içecekle bile sesin hızını ölçmeyi başardık.音の速さを測ったんです 悪くないでしょう (笑) 上出来です
Ama ne kadar İçecek C elde ediyorsunuz?2 plus 1,2 er 3,2 liter.
Ama ne kadar İçecek C elde ediyorsunuz?A jaké množství roztoku C získáme?
Ama ne kadar İçecek C elde ediyorsunuz?C의 양은 얼마나 될까요?
Ancak topluluk için içecek su yoktu. Halk Musayla Haruna karşı toplandı.Adunarea n'avea apă. Şi s'au răsculat împotriva lui Moise şi împotriva lui Aaron.
Ancak topluluk için içecek su yoktu. Halk Musayla Haruna karşı toplandı.A gdy lud nie miał wody, zebrali się przeciw Mojżeszowi, i przeciw Aaronowi.
Ancak topluluk için içecek su yoktu. Halk Musayla Haruna karşı toplandı.A když množství to nemělo vody, sešli se proti Mojžíšovi, a proti Aronovi.
Ancak topluluk için içecek su yoktu. Halk Musayla Haruna karşı toplandı.A obec nemala vody, a preto sa shromaždili na Mojžiša a na Árona.
Ancak topluluk için içecek su yoktu. Halk Musayla Haruna karşı toplandı.Como no había agua para la congregación, se reunieron contra Moisés y Aarón
Ancak topluluk için içecek su yoktu. Halk Musayla Haruna karşı toplandı.De nem vala vize a gyülekezetnek, összegyûlének azért Mózes és Áron ellen.
Ancak topluluk için içecek su yoktu. Halk Musayla Haruna karşı toplandı.Er was op die plaats niet genoeg drinkwater en het volk stond opnieuw op tegen Mozes en Aäron.
Ancak topluluk için içecek su yoktu. Halk Musayla Haruna karşı toplandı.Il n`y avait point d`eau pour l`assemblée; et l`on se souleva contre Moïse et Aaron.
Ancak topluluk için içecek su yoktu. Halk Musayla Haruna karşı toplandı.In ni bilo vode za občino; zbrali so se torej zoper Mojzesa in Arona.
Ancak topluluk için içecek su yoktu. Halk Musayla Haruna karşı toplandı.회중이 물이 없으므로 모여서 모세와 아론을 공박하니라
Ancak topluluk için içecek su yoktu. Halk Musayla Haruna karşı toplandı.Mancava l'acqua per la comunità: ci fu un assembramento contro Mosè e contro Aronne
Ancak topluluk için içecek su yoktu. Halk Musayla Haruna karşı toplandı.Men der var ikke Vand til Menigheden; derfor samlede de sig mod Moses og Aron,
Ancak topluluk için içecek su yoktu. Halk Musayla Haruna karşı toplandı.Men menigheten hadde ikke vann; da samlet de sig mot Moses og Aron.
Ancak topluluk için içecek su yoktu. Halk Musayla Haruna karşı toplandı.Mutta kansalla ei ollut vettä; niin he kokoontuivat Moosesta ja Aaronia vastaan.
Ancak topluluk için içecek su yoktu. Halk Musayla Haruna karşı toplandı.Och menigheten hade intet vatten; då församlade de sig emot Mose och Aron.
Ancak topluluk için içecek su yoktu. Halk Musayla Haruna karşı toplandı.Ora, não havia água para a congregação; pelo que se ajuntaram contra Moisés e Arão.
Ancak topluluk için içecek su yoktu. Halk Musayla Haruna karşı toplandı.Und die Gemeinde hatte kein Wasser, und sie versammelten sich wider Mose und Aaron.
Ancak topluluk için içecek su yoktu. Halk Musayla Haruna karşı toplandı.Vả , không có nước cho hội chúng uống ; chúng bèn dấy loạn cùng Môi-se và A-rôn .
Ancak topluluk için içecek su yoktu. Halk Musayla Haruna karşı toplandı.Vả, không có nước cho hội chúng uống; chúng bèn dấy loạn cùng Môi-se và A-rôn.
Ancak topluluk için içecek su yoktu. Halk Musayla Haruna karşı toplandı.Και δεν ητο υδωρ δια την συναγωγην και συνηθροισθησαν κατα του Μωυσεως και κατα του Ααρων.
Ancak topluluk için içecek su yoktu. Halk Musayla Haruna karşı toplandı.А вода нямаше за обществото, тъй че те се събраха против Моисея и против Аарона.
Ancak topluluk için içecek su yoktu. Halk Musayla Haruna karşı toplandı.И не было воды для общества, и собрались они против Моисея и Аарона;
Ancak topluluk için içecek su yoktu. Halk Musayla Haruna karşı toplandı.ולא היה מים לעדה ויקהלו על משה ועל אהרן׃
Ancak topluluk için içecek su yoktu. Halk Musayla Haruna karşı toplandı.ولم يكن ماء للجماعة فاجتمعوا على موسى وهرون
Ancak topluluk için içecek su yoktu. Halk Musayla Haruna karşı toplandı.會 眾 沒 有 水 喝 、 就 聚 集 攻 擊 摩 西 、 亞 倫
Ancak topluluk için içecek su yoktu. Halk Musayla Haruna karşı toplandı.會眾沒 有 水 喝 、 就 聚集 攻 擊 摩西 、 亞倫
Ancak yanınızda içecek, telefon ve harita bulunmasında yarar vardır.Cependant, il vaut mieux se munir de boissons, d'un téléphone et d'une carte géographique.
Ancak yanınızda içecek, telefon ve harita bulunmasında yarar vardır.Det är dock bra att ta med sig något att dricka, telefonen och en karta.
Ancak yanınızda içecek, telefon ve harita bulunmasında yarar vardır.Es recomendable que lleve consigo algo de beber, un teléfono móvil y un mapa.
Ancak yanınızda içecek, telefon ve harita bulunmasında yarar vardır.Mukaan kannattaa kuitenkin ottaa juotavaa ja puhelin sekä kartta.
Ancak yanınızda içecek, telefon ve harita bulunmasında yarar vardır.Тем не менее, с собой стоит взять воду, телефон и карту.
Ancak yanınızda içecek, telefon ve harita bulunmasında yarar vardır.من المفضل على كل حال أن يكون موجودًا معك شيء قابل للشرب والهاتف والخريطة.
Arının yeni çözelti olan içecek C 'yi tercih ettiğini öğreniyor.Biologen finder ud af, at bierne foretrækker drik C.
Arının yeni çözelti olan içecek C 'yi tercih ettiğini öğreniyor.Biolog zjistí, že včely mají rády roztok C.
Arının yeni çözelti olan içecek C 'yi tercih ettiğini öğreniyor.그리고 그는 벌들이 새로운 혼합 액체인 C를 좋아한다는 것을 알아냈습니다
Artık otoyolda soğuk içecek satıyor.Acum, el vinde băuturi răcoritoare la stradă.
Artık otoyolda soğuk içecek satıyor.Agora ele vende bebidas frescas, perto da autoestrada.
Artık otoyolda soğuk içecek satıyor.Ahora Bitu vende bebidas frías, junto a la autopista.
Artık otoyolda soğuk içecek satıyor.A teď prodává chlazené nápoje u dálnice.
Artık otoyolda soğuk içecek satıyor.Bây giờ anh ta bán nước giải khát ở bên cạnh đường cao tốc.
Artık otoyolda soğuk içecek satıyor. Bir telefon kulübesi var.E ora vende bevande fresche vicino all'autostrada e ha una cabina telefonica.
Artık otoyolda soğuk içecek satıyor.En nu verkoopt hij koele drankjes langs de snelweg.
Artık otoyolda soğuk içecek satıyor.Et, à présent, il vend des boissons fraîches en bordure d'autoroute.
Artık otoyolda soğuk içecek satıyor.그리고 지금 그는 고속도로 근처에서 음료수 장사를 합니다.
Artık otoyolda soğuk içecek satıyor.Ma már hűtött italokat árul a főút mellett.
Artık otoyolda soğuk içecek satıyor.Och nu säljer han kalla drycker, vid motorvägen.
Artık otoyolda soğuk içecek satıyor.On sprzedaje napoje chłodzące przy autostradzie.
Artık otoyolda soğuk içecek satıyor.Sekarang dia berjualan minuman dingin, di pinggir jalan raya.
Artık otoyolda soğuk içecek satıyor.Teraz predáva studené nápoje pri ceste.
Artık otoyolda soğuk içecek satıyor.Und nun verkauft Bitu am Rande der Autobahn gekühlte Getränke.
Artık otoyolda soğuk içecek satıyor.Και τώρα πουλάει δροσερά ποτά στην άκρη του αυτοκινητόδρομου.
Artık otoyolda soğuk içecek satıyor.А сега Биту продава разхладителни напитки по магистралата.
Artık otoyolda soğuk içecek satıyor.И теперь Биду продаёт прохладительные напитки у шоссе.
Artık otoyolda soğuk içecek satıyor.І зараз він продає прохолоджуючі напої на хайвеї.
Artık otoyolda soğuk içecek satıyor.ועכשיו הוא מוכר משקאות קרים לצד הכביש המהיר.
Artık otoyolda soğuk içecek satıyor.والآن يقوم هو ببيع المرطبات، وهو بجوار الطريق السريع.