Ana içeriğe geç
Sözlük

içecek ile cümle

içecek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Pekala çocuklar, gerçekten içecek bir şeye ihtiyacım var.OK guys, I really need something to drink.
Bazen içecek çok fazla şey ancak yeterlidir.Sometimes too much to drink is barely enough.
Bu içecek çok lezzetlidir.This drink is very delicious.
Karıştırıcılar meyveli buzlu içecekleri gerçekten seven insanlar için güzeldir.Blenders are nice for people who really like smoothies.
Ne içeceksin?What will you drink?
O, ona içecek soğuk bir şey verdi.She gave him something cold to drink.
O, ona içecek bir şey verdi.She gave him something to drink.
En sevdiğin içecek hangisidir?What's your favorite drink?
En sevdiğiniz sıcak içecek nedir?What's your favorite hot drink?
En sevdiğiniz alkolsüz içecek nedir?What's your favorite non-alcoholic beverage?
Neden bir yere gitmiyoruz ve içecek bir şey almıyoruz?Why don't we go somewhere and get something to drink?
Bu içecek açıkça çayla aynı tada sahip.This drink's flavor is obviously that of tea.
Bu içecek açıkça çay ile aynı tadı içeriyor.This drink clearly has the same flavor as tea.
Susadım. Bana soğuk bir içecek verin.I'm thirsty. Please give me a cold drink.
Tom şekerli içeceklerden kaçınmaya çalışıyor.Tom is trying to avoid drinks with sugar.
Tom'un içecek bir şeyi yok.Tom had nothing to drink.
Tom'un içecek bir şeyi kalmamıştı.Tom had nothing left to drink.
Tom'un içecek suyu yoktu.Tom had no water to drink.
Tom içecek bir şey istemiyor.Tom doesn't want anything to drink.
Tom'un içecek çok suyu yoktu.Tom didn't have much water to drink.
Tom içecek soğuk bir şey istedi.Tom asked for something cold to drink.
Tom Mary'ye içecek soğuk bir şey verdi.Tom gave Mary something cold to drink.
Tom Mary'ye içecek bir şey isteyip istemediğini sordu.Tom asked Mary if she wanted something to drink.
Tom Mary'den içecek sıcak bir şey istedi.Tom asked Mary for something hot to drink.
Tom'un dün içecek bir şeyi yoktu.Tom had nothing to drink yesterday.
Tom'un otomattan bir içecek satın almak için yeterli bozuk parası yoktu.Tom didn't have enough change to buy a drink from the vending machine.
Tom serinletici içecekler getirdi.Tom brought refreshments.
Kök birası klasik bir Amerikan alkolsüz içecek olarak düşünülmektedir.Root beer is considered a classic American carbonated soft drink.
Tom buzlu soğuk içecekleri sever.Tom loves ice-cold drinks.
En sevdiğim içecek şüphesiz maden suyudur.My favorite beverage is without a doubt seltzer.
Hangi içecekleri sevmiyorsun?Which drinks don't you like?
Buzdolabında içecek bir şey var mı?Is there anything to drink in the fridge?
Susadım. Bana içecek serin bir şey ver lütfen.I’m thirsty. Give me something cool to drink, please.
Sana içecek alabilir miyim?Can I get you a drink?
Acele et ve bana içecek bir şey getir.Hurry up and bring me something to drink.
Neden içecek bir şey almıyorsun?Why don't you get something to drink?
İçki içecek kadar yaşlıyım.I'm old enough to drink.
O bize bazı içecekler aldı.He bought us some drinks.
İçecek bir şey isteyebileceğini düşündüm.I thought you might want something to drink.
Sana bir içecek almamı istiyor musun?Do you want me to buy you a drink?
İçecek bir şey kullanabilirim.I could use something to drink.
Bana içecek bir şey getir.Get me something to drink.
İçecek bir şeye ne dersin?How about something to drink?
Sana içecek bir şey alacağım.I'll get you something to drink.
İçecek daha güçlü bir şeyin var mı?Do you have something stronger to drink?
Sana içecek bir şey sunabilir miyim?Can I offer you something to drink?
Sana içecek bir şey sunabilirim.I can offer you something to drink.
Bazı içecekler için bize katılmak ister misin?Do you want to join us for some drinks?
Neden kendine buzdolabından içecek bir şey almıyorsun?Why don't you grab yourself something to drink out of the fridge?
İçecek bir şeyin kalmadı.You've run out of things to drink.
Onlar meyveli içecek içtiler.They drank smoothies.
Ananaslı içecekleri sever misin?Do you like pineapple drinks?
İçecek bir şey istemiyor musun?Don't you want something to drink?
Ben kesinlikle bir içecek kullanabilirdim.I could sure use a drink.
Birkaç dakika önce sıcak bir içecek istedim.I asked for a hot drink a few minutes ago.
Dün gece içecek çok şeyim vardı.I had too much to drink last night.
Ben sadece bir içecek için geldim.I just came in for a drink.
Dört bardak içeceksin.You'll drink four glasses.
O, gece yarısında şampanya içecek.He will drink the champagne at midnight.
Sanırım onlar başka yerde içecekler.I think they will drink elsewhere.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod