içeceği ile cümle

içeceği kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Her ülkenin bağlamsal alkollü bir içeceği vardır.Fransa'da Pernod'dur.Всяка страна има контекстуална алкохолна напитка. Във Франция това е "Перно".
Her ülkenin bağlamsal alkollü bir içeceği vardır.Fransa'da Pernod'dur.У каждой страны есть свой алкогольный напиток. Во Франции-это Перно.
Her ülkenin bağlamsal alkollü bir içeceği vardır.Fransa'da Pernod'dur.בכל מדינה יש קונטקסט של משקה אלכוהולי. בצרפת זה פרנו.
Her ülkenin bağlamsal alkollü bir içeceği vardır.Fransa'da Pernod'dur.كل دولة لديها المشروب الذي يميز أهلها .. وفي فرنسا هو مشروب " بيرنود "
Her ülkenin bağlamsal alkollü bir içeceği vardır.Fransa'da Pernod'dur.国内で飲むとおいしいんですが
Hey, babalık, ondan daha sert bir içeceğin var mı?Ei, vovô. Tem alguma coisa mais forte do que essa bebida?
Hey, babalık, ondan daha sert bir içeceğin var mı?Że specjalnie w nią zaszłam? Wszyscy macie mnie za szmatę. Nigdy tak nie powiedziałem.
Hey, babalık, ondan daha sert bir içeceğin var mı?Ей дядо. Има ли нещо по-силно от това за пиене?
İçeceğinizi diskin üzerine koymakAmezcua Bio Disc, однако он выполнен в более современном дизайне.
İçeceğinizi diskin üzerine koymakDeixar suas bebidas sobre o disco
İçeceğinizi diskin üzerine koymakوضع مشروبك أعلى القرص
İçeceğinizi sadece diske yerleştirin.Basta colocar sua bebida sobre o disco.
İçeceğinizi sadece diske yerleştirin.Placez simplement votre boisson sur le disque.
İçeceğinizi sadece diske yerleştirin.Simplemente coloque su bebida sobre el disco.
İçeceğinizi sadece diske yerleştirin.فقط ضع مشروبك على الأسطوانة.
Kendime gelmek için bir bira içeceğim.Berrō una birra per calmarmi dopo tutto questo.
Kendime gelmek için bir bira içeceğim. Harry! Harry!Muszę łyknąć piwa po tym wszystkim.
Kendime gelmek için bir bira içeceğim. Harry! Harry!Potom všem potřebuju pivo, abych se uklidnil.
Kendime gelmek için bir bira içeceğim.Ich gönne mir erst mal ein Bier für die Nerven.
Kendime gelmek için bir bira içeceğim.Me tomaré una cerveza para calmarme.
Kendime gelmek için bir bira içeceğim.Nej, jag tror nästan man får lugna ner sig med en öl på det här. -Rör den inte! -Göran!
Kendime gelmek için bir bira içeceğim.Μετά απ'όλα αυτά μου φαίνεται πως θέλω μια μπυρίτσα. Γκέραν!
Kızıp öfkelendiğin için Külü ekmek gibi yiyor, İçeceğime gözyaşı katıyorum. Beni kaldırıp bir yana attın.(101:10) Я ем пепел, как хлеб, и питье мое растворяю слезами,
Kızıp öfkelendiğin için Külü ekmek gibi yiyor, İçeceğime gözyaşı katıyorum. Beni kaldırıp bir yana attın.(102:10) Je mange la poussière au lieu de pain, Et je mêle des larmes à ma boisson,
Kızıp öfkelendiğin için Külü ekmek gibi yiyor, İçeceğime gözyaşı katıyorum. Beni kaldırıp bir yana attın.Aku makan abu seperti roti, minumanku bercampur air mata
Kızıp öfkelendiğin için Külü ekmek gibi yiyor, İçeceğime gözyaşı katıyorum. Beni kaldırıp bir yana attın.Denn ich esse Asche wie Brot und mische meinen Trank mit Weinen
Kızıp öfkelendiğin için Külü ekmek gibi yiyor, İçeceğime gözyaşı katıyorum. Beni kaldırıp bir yana attın.Hela dagen smäda mig mina fiender; de som rasa mot mig förbanna med mitt namn.
Kızıp öfkelendiğin için Külü ekmek gibi yiyor, İçeceğime gözyaşı katıyorum. Beni kaldırıp bir yana attın.Hele dagen spotter mine fiender mig; de som raser mot mig, sverger ved mig*. / {* JES 65, 15.}
Kızıp öfkelendiğin için Külü ekmek gibi yiyor, İçeceğime gözyaşı katıyorum. Beni kaldırıp bir yana attın.Kaiken päivää viholliseni minua häpäisevät; ne, jotka riehuvat minua vastaan, kiroavat minun nimeni kautta.
Kızıp öfkelendiğin için Külü ekmek gibi yiyor, İçeceğime gözyaşı katıyorum. Beni kaldırıp bir yana attın.Kajti pepel jem kakor kruh in pijačo svojo mešam s solzami,
Kızıp öfkelendiğin için Külü ekmek gibi yiyor, İçeceğime gözyaşı katıyorum. Beni kaldırıp bir yana attın.Každý deň ma hanobia moji nepriatelia; tí, ktorí bláznia oproti mne, posmešne prisahajú na mňa.
Kızıp öfkelendiğin için Külü ekmek gibi yiyor, İçeceğime gözyaşı katıyorum. Beni kaldırıp bir yana attın.Každý den utrhají mi nepřátelé moji, a posměvači moji proklínají mnou.
Kızıp öfkelendiğin için Külü ekmek gibi yiyor, İçeceğime gözyaşı katıyorum. Beni kaldırıp bir yana attın.나는 재를 양식 같이 먹으며 나의 마심에는 눈물을 섞었사오니
Kızıp öfkelendiğin için Külü ekmek gibi yiyor, İçeceğime gözyaşı katıyorum. Beni kaldırıp bir yana attın.Mănînc ţărînă în loc de pîne, şi îmi amestec lacrămile cu băutura,
Kızıp öfkelendiğin için Külü ekmek gibi yiyor, İçeceğime gözyaşı katıyorum. Beni kaldırıp bir yana attın.Minden napon gyaláznak engem ellenségeim, csúfolóim esküsznek én reám.
Kızıp öfkelendiğin için Külü ekmek gibi yiyor, İçeceğime gözyaşı katıyorum. Beni kaldırıp bir yana attın.Nhơn vì sự nóng nả và cơn thạnh nộ của Chúa , Tôi đã ăn bụi tro khác_nào ăn bánh ,
Kızıp öfkelendiğin için Külü ekmek gibi yiyor, İçeceğime gözyaşı katıyorum. Beni kaldırıp bir yana attın.Nhơn vì sự nóng nả và cơn thạnh nộ của Chúa, Tôi đã ăn bụi tro khác nào ăn bánh,
Kızıp öfkelendiğin için Külü ekmek gibi yiyor, İçeceğime gözyaşı katıyorum. Beni kaldırıp bir yana attın.Pois tenho comido cinza como pão, e misturado com lágrimas a minha bebida,
Kızıp öfkelendiğin için Külü ekmek gibi yiyor, İçeceğime gözyaşı katıyorum. Beni kaldırıp bir yana attın.Por eso he comido ceniza como pan, y mi bebida mezclo con llanto
Kızıp öfkelendiğin için Külü ekmek gibi yiyor, İçeceğime gözyaşı katıyorum. Beni kaldırıp bir yana attın.Przez cały dzień urągają mi nieprzyjaciele moi, a naśmiewcy moi przeklinają mię.
Kızıp öfkelendiğin için Külü ekmek gibi yiyor, İçeceğime gözyaşı katıyorum. Beni kaldırıp bir yana attın.Thi Støv er mit daglige Brød, jeg blander min Drik med Tårer
Kızıp öfkelendiğin için Külü ekmek gibi yiyor, İçeceğime gözyaşı katıyorum. Beni kaldırıp bir yana attın.Tutto il giorno mi insultano i miei nemici, furenti imprecano contro il mio nome
Kızıp öfkelendiğin için Külü ekmek gibi yiyor, İçeceğime gözyaşı katıyorum. Beni kaldırıp bir yana attın.Διοτι εφαγον στακτην ως αρτον και συνεκερασα με δακρυα το ποτον μου,
Kızıp öfkelendiğin için Külü ekmek gibi yiyor, İçeceğime gözyaşı katıyorum. Beni kaldırıp bir yana attın.Защото ядох пепел като хляб, И смесих питието си със сълзи,
Kızıp öfkelendiğin için Külü ekmek gibi yiyor, İçeceğime gözyaşı katıyorum. Beni kaldırıp bir yana attın.כי אפר כלחם אכלתי ושקוי בבכי מסכתי׃
Kızıp öfkelendiğin için Külü ekmek gibi yiyor, İçeceğime gözyaşı katıyorum. Beni kaldırıp bir yana attın.‎اني قد اكلت الرماد مثل الخبز ومزجت شرابي بدموع
Kızıp öfkelendiğin için Külü ekmek gibi yiyor, İçeceğime gözyaşı katıyorum. Beni kaldırıp bir yana attın.我 喫 過 爐 灰 、 如 同 喫 飯 . 我 所 喝 的 與 眼 淚 攙 雜
Kızıp öfkelendiğin için Külü ekmek gibi yiyor, İçeceğime gözyaşı katıyorum. Beni kaldırıp bir yana attın.我 喫過爐 灰 、 如同 喫飯 . 我 所 喝 的 與眼 淚攙雜
Magic berry adlı meyveyi yedikten sonra içeceğiniz sirke daha şekerli bir tat verir.Après avoir mâché une baie magique, une cuillère de vinaigre aura plutôt le goût d'une cuillère de sirop.
Magic berry adlı meyveyi yedikten sonra içeceğiniz sirke daha şekerli bir tat verir.Depois de comermos uma fruta milagrosa, uma colher de vinagre tem o sabor mais parecido com uma colher de mel.
Magic berry adlı meyveyi yedikten sonra içeceğiniz sirke daha şekerli bir tat verir.Dopo aver masticato una "bacca magica", un cucchiaio di aceto sa di sciroppo.
Magic berry adlı meyveyi yedikten sonra içeceğiniz sirke daha şekerli bir tat verir.Dupa ce mestecam un bob magic, o lingura de otet are mai mult gustul unei lingurite de sirop.
Magic berry adlı meyveyi yedikten sonra içeceğiniz sirke daha şekerli bir tat verir.Po przeżuciu magicznego owocu, łyżka octu smakuje jak łyżka syropu.
Magic berry adlı meyveyi yedikten sonra içeceğiniz sirke daha şekerli bir tat verir.Sau khi ăn trái cây thần kì, một muỗng giấm cũng có vị như một muỗng xi rô.
Magic berry adlı meyveyi yedikten sonra içeceğiniz sirke daha şekerli bir tat verir.Wenn man eine Wunderbeere gekaut hat, schmeckt ein Löffel Essig mehr wie ein Löffel Sirup.
Magic berry adlı meyveyi yedikten sonra içeceğiniz sirke daha şekerli bir tat verir.След като сдъвчиш една такава боровинка, дори лъжица оцет би ти се сторила като сладък сироп.
Magic berry adlı meyveyi yedikten sonra içeceğiniz sirke daha şekerli bir tat verir.بعد مضغ التوت السحري، يصبح طعم ملعقة من الخل أشبه بطعم ملعقة من الشراب الحلو.
‹Ne yiyeceğiz, ne içeceğiz?› diye düşünüp tasalanmayın.Älkää siis tekään etsikö, mitä söisitte ja mitä joisitte, älkääkä korkeita tavoitelko.
‹Ne yiyeceğiz, ne içeceğiz?› diye düşünüp tasalanmayın.A vy nehľadajte, čo budete jesť alebo čo budete piť, ani sa takými starosťami neznepokojujte,
‹Ne yiyeceğiz, ne içeceğiz?› diye düşünüp tasalanmayın.Darum auch ihr, fraget nicht darnach, was ihr essen oder was ihr trinken sollt, und fahret nicht hoch her.

İlgili Sayfalar