içeceği ile cümle
içeceği kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Egzersiz yaptığı ona enerji içeceği vermem iyi olmaz. Kola kola kola..רק בגלל שהיא התאמנה לא אומר שאני יכול לתת לה משקה !אנרגיה !קולה, קולה, קולה
Egzersiz yaptığı ona enerji içeceği vermem iyi olmaz. Kola kola kola..لمجرد أنها كانت تتدرب هذا لا يعنى أننى أستطيع إعطائها مشروبات خاصة بالرياضيين !صودا,صودا,صودا
Egzersiz yaptığı ona enerji içeceği vermem iyi olmaz. Kola kola kola..あぁ ダイエットコーラ!
Egzersiz yaptığı ona enerji içeceği vermem iyi olmaz.Nur weil sie Sport gemacht hat bedeutet es nicht, dass sie ein Sportgetränk möchte!
Egzersiz yaptığı ona enerji içeceği vermem iyi olmaz.Sam fakt, że ćwiczyła, nie oznacza, że mogę jej dać napój dla sportowców!
Egzersiz yaptığı ona enerji içeceği vermem iyi olmaz.Solo perchè si sta allenando, non significa che le devo dare sports drink!
Egzersiz yaptığı ona enerji içeceği vermem iyi olmaz.Μόνο επειδή γυμνάζονταν δεν σημαίνει ότι πρέπει να της δώσω αναψυκτικό για σπορ.
Egzersiz yaptığı ona enerji içeceği vermem iyi olmaz.Только то, что она занимается, не означает, что я должен нести ей спортивный напиток!
Halk, ‹‹Ne içeceğiz?›› diye Musaya yakınmaya başladı.Allora il popolo mormorò contro Mosè: «Che berremo?»
Halk, ‹‹Ne içeceğiz?›› diye Musaya yakınmaya başladı.A ľud reptal proti Mojžišovi a vravel: Čo budeme piť?
Halk, ‹‹Ne içeceğiz?›› diye Musaya yakınmaya başladı.Då knorrade folket emot Mose och sade: »Vad skola vi dricka?»
Halk, ‹‹Ne içeceğiz?›› diye Musaya yakınmaya başladı.Da knurrede Folket mod Moses og sagde: "Hvad skal vi drikke?"
Halk, ‹‹Ne içeceğiz?›› diye Musaya yakınmaya başladı.Da knurret folket mot Moses og sa: Hvad skal vi drikke?
Halk, ‹‹Ne içeceğiz?›› diye Musaya yakınmaya başladı.Da murrte das Volk wider Mose und sprach: Was sollen wir trinken?
Halk, ‹‹Ne içeceğiz?›› diye Musaya yakınmaya başladı.Dân sự bèn oán trách Môi-se rằng: Chúng tôi lấy chi uống?
Halk, ‹‹Ne içeceğiz?›› diye Musaya yakınmaya başladı.Dân_sự bèn oán_trách Môi-se rằng : Chúng_tôi lấy chi uống ?
Halk, ‹‹Ne içeceğiz?›› diye Musaya yakınmaya başladı.Entonces el pueblo murmuró contra Moisés diciendo: --¿Qué hemos de beber
Halk, ‹‹Ne içeceğiz?›› diye Musaya yakınmaya başladı.E o povo murmurou contra Moisés, dizendo: Que havemos de beber?
Halk, ‹‹Ne içeceğiz?›› diye Musaya yakınmaya başladı.És zúgolódik vala a nép Mózes ellen, mondván: Mit igyunk?
Halk, ‹‹Ne içeceğiz?›› diye Musaya yakınmaya başladı.Het volk keerde zich als één man tegen Mozes en zei: "waar halen wij nu water vandaan?"
Halk, ‹‹Ne içeceğiz?›› diye Musaya yakınmaya başladı.In ljudstvo je mrmralo zoper Mojzesa, govoreč: Kaj bomo pili?
Halk, ‹‹Ne içeceğiz?›› diye Musaya yakınmaya başladı.백성이 모세를 대하여 원망하여 가로되 우리가 무엇을 마실까 하매
Halk, ‹‹Ne içeceğiz?›› diye Musaya yakınmaya başladı.Le peuple murmura contre Moïse, en disant: Que boirons-nous?
Halk, ‹‹Ne içeceğiz?›› diye Musaya yakınmaya başladı.Maka orang-orang itu mengomel kepada Musa dan bertanya, "Apa yang akan kita minum?
Halk, ‹‹Ne içeceğiz?›› diye Musaya yakınmaya başladı.Niin kansa napisi Moosesta vastaan ja sanoi: "Mitä me juomme?"
Halk, ‹‹Ne içeceğiz?›› diye Musaya yakınmaya başladı.Poporul a cîrtit împotriva lui Moise, zicînd: ,,Ce avem să bem?``
Halk, ‹‹Ne içeceğiz?›› diye Musaya yakınmaya başladı.Tedy szemrał lud przeciw Mojżeszowi, mówiąc: Cóż będziemy pić?
Halk, ‹‹Ne içeceğiz?›› diye Musaya yakınmaya başladı.Z té příčiny reptal lid na Mojžíše, řka: Co budeme píti?
Halk, ‹‹Ne içeceğiz?›› diye Musaya yakınmaya başladı.Και εγογγυζεν ο λαος κατα του Μωυσεως, λεγων, Τι θελομεν πιει;
Halk, ‹‹Ne içeceğiz?›› diye Musaya yakınmaya başladı.И возроптал народ на Моисея, говоря: что нам пить?
Halk, ‹‹Ne içeceğiz?›› diye Musaya yakınmaya başladı.Тогава людете роптаеха против Моисея, казвайки: Що да пием?
Halk, ‹‹Ne içeceğiz?›› diye Musaya yakınmaya başladı.וילנו העם על משה לאמר מה נשתה׃
Halk, ‹‹Ne içeceğiz?›› diye Musaya yakınmaya başladı.فتذمر الشعب على موسى قائلين ماذا نشرب.
Halk, ‹‹Ne içeceğiz?›› diye Musaya yakınmaya başladı.百 姓 就 向 摩 西 發 怨 言 、 說 、 我 們 喝 甚 麼 呢
Halk, ‹‹Ne içeceğiz?›› diye Musaya yakınmaya başladı.百姓 就 向 摩西發 怨言 、 說 、 我們喝 甚 麼呢
hepsi aynı ruhsal içeceği içti. Artlarından gelen ruhsal kayadan içtiler; o kaya Mesihti.A všickni týž nápoj duchovní pili. Pili zajisté z duchovní skály, kteráž za nimi šla; a ta skála byl Kristus.
hepsi aynı ruhsal içeceği içti. Artlarından gelen ruhsal kayadan içtiler; o kaya Mesihti.다 같은 신령한 음료를 마셨으니 이는 저희를 따르는 신령한 반석으로부터 마셨으매 그 반석은 곧 그리스도시라
hepsi aynı ruhsal içeceği içti. Artlarından gelen ruhsal kayadan içtiler; o kaya Mesihti.и все пили одно и то же духовное питие: ибо пили из духовного последующего камня; камень же был Христос.
hepsi aynı ruhsal içeceği içti. Artlarından gelen ruhsal kayadan içtiler; o kaya Mesihti.і всї той самий напиток духовний пили; бо пили з духовної скелї, що йшла за ними, скеля ж була Христос
hepsi aynı ruhsal içeceği içti. Artlarından gelen ruhsal kayadan içtiler; o kaya Mesihti.Тако щото, който мисли, че стои, нека внимава да не падне.
hepsi aynı ruhsal içeceği içti. Artlarından gelen ruhsal kayadan içtiler; o kaya Mesihti.וכלם שתו משקה אחד רוחני כי שתו מן הצור הרוחני ההלך עמהם והצור ההוא היה המשיח׃
hepsi aynı ruhsal içeceği içti. Artlarından gelen ruhsal kayadan içtiler; o kaya Mesihti.وجميعهم شربوا شرابا واحدا روحيا. لانهم كانوا يشربون من صخرة روحية تابعتهم والصخرة كانت المسيح.
hepsi aynı ruhsal içeceği içti. Artlarından gelen ruhsal kayadan içtiler; o kaya Mesihti.也 都 喝 了 一 樣 的 靈 水 . 所 喝 的 是 出 於 隨 著 他 們 的 靈 磐 石 . 那 磐 石 就 是 基 督
hepsi aynı ruhsal içeceği içti. Artlarından gelen ruhsal kayadan içtiler; o kaya Mesihti.也 都 喝 了 一 樣 的 靈水 . 所 喝 的 是 出 於隨 著 他 們的靈 磐石 . 那 磐石 就是 基督
Her ülkenin bağlamsal alkollü bir içeceği vardır.Fransa'da Pernod'dur.Alla länder har en kontextuell alkoholhaltig dryck. I Frankrike är det Pernod.
Her ülkenin bağlamsal alkollü bir içeceği vardır.Fransa'da Pernod'dur.Cada país tiene una bebida alcohólica contextual, en Francia es Pernod.
Her ülkenin bağlamsal alkollü bir içeceği vardır.Fransa'da Pernod'dur.Chaque pays a son alcool contextuel. En France, c'est le Pernod.
Her ülkenin bağlamsal alkollü bir içeceği vardır.Fransa'da Pernod'dur.Elk land heeft zijn eigen contextuele alcoholische drank. In Frankrijk is het Pernod.
Her ülkenin bağlamsal alkollü bir içeceği vardır.Fransa'da Pernod'dur.Fiecare tara are o bautura alcoolica specifica. In Franta avem Pernod.
Her ülkenin bağlamsal alkollü bir içeceği vardır.Fransa'da Pernod'dur.Hvert land har sin egen kontekstuelle alkoholiske drik. I Frankrig er det Pernod.
Her ülkenin bağlamsal alkollü bir içeceği vardır.Fransa'da Pernod'dur.Jedes Land hat ein eigenes kontextuelles alkoholisches Getränk. In Frankreich ist es Pernod.
Her ülkenin bağlamsal alkollü bir içeceği vardır.Fransa'da Pernod'dur.Každá země má "vztahový" alkoholický nápoj. Ve Francii je to Pernod.
Her ülkenin bağlamsal alkollü bir içeceği vardır.Fransa'da Pernod'dur.어느 나라든지 컨텍스트 기반의 술이 있어요. 프랑스의 경우에는 퍼노인데
Her ülkenin bağlamsal alkollü bir içeceği vardır.Fransa'da Pernod'dur.Minden országnak van egy kontextusbeli alkoholos itala. Franciaországban ez a Pernod.
Her ülkenin bağlamsal alkollü bir içeceği vardır.Fransa'da Pernod'dur.Mỗi nước có 1 đồ uống có cồn theo ngữ cảnh. Ở Pháp là Pernod.
Her ülkenin bağlamsal alkollü bir içeceği vardır.Fransa'da Pernod'dur.Ogni nazione ha il proprio alcolico contestuale. In Francia è il Pernod.
Her ülkenin bağlamsal alkollü bir içeceği vardır.Fransa'da Pernod'dur.Setiap negara memiliki minuman beralkohol yang tergantung konteks. Di Prancis itu Pernod.
Her ülkenin bağlamsal alkollü bir içeceği vardır.Fransa'da Pernod'dur.Todos os países têm uma bebida alcoólica contextual.
Her ülkenin bağlamsal alkollü bir içeceği vardır.Fransa'da Pernod'dur.We Francji to Pernod.
Her ülkenin bağlamsal alkollü bir içeceği vardır.Fransa'da Pernod'dur.Κάθε χώρα έχει το δικό της ποτό. Στη Γαλλία είναι το Περνόντ.