Ana içeriğe geç
Sözlük

içe ile cümle

içe kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Tom pencereden içeri girdi.Tom came in through the window.
Sabahleyin işe gitmeden önce genellikle kahve içerim.I usually drink coffee in the morning before going to work.
İçeride bekledim.I waited inside.
İçeri baktım.I looked inside.
Günde ne kadar su içersin?How much water do you drink a day?
İçeri girmenin bir yolunu bulmam lazım.I need to find a way to get inside.
Akşamları nadiren kahve içerim.I seldom drink coffee in the evening.
İçerdeydim, bekliyordum.I was inside, waiting.
Ben nadiren kahve içerim.I seldom drink coffee.
Ben her zaman güneş gözlüğü takıyorum, hatta içeride bile.I always wear sunglasses, even indoors.
İçeri girmek için ne kadar para ödemek zorundayız?How much do we have to pay to get in?
İçeri gireceğimi umuyorum.I hope I'll fit in.
Az önce içeri geldimI just came in.
Günde en az üç fincan kahve içerim.I drink at least three cups of coffee a day.
Tom içeri giremeyeceğimi söyledi.Tom said that I can't come in.
İçeri giriyorum.I'm moving in.
Ben içeri geliyorum.I'm coming in.
Ben ayakları içe basanım.I'm pigeon-toed.
Ben biraz içerim.I drink a little.
Ben sadece içeri girdim.I just walked in.
İçeri yeni girdim.I just walked in.
Tekrar içeri girdim.I went back inside.
Fadıl, Leyla'nın içeri gelmesini bekliyordu.Fadil was waiting for Layla to come in.
Fadıl'ın çocukları içeride kaldılar.Fadil's children stayed inside.
"Şarap içer misiniz?" "Hayır.""Will you drink the wine?" "No."
Ekip, adli patolog Fadıl Sadık'ı da içeriyordu.The team included forensic pathologist Fadil Sadiq.
Çok süt içer misin?Do you drink a lot of milk?
Ebeveynlik totaliterliği içerir.Parenthood involves totalitarianism.
Anne babalık totaliterlik içerir.Parenthood involves totalitarianism.
Genellikle şekersiz kahve içerim.I usually drink coffee without sugar.
Tom'un bana verdiği anahtarla içeri girdim.I let myself in with the key Tom had given me.
Neden kendine içecek bir şey doldurmuyorsun?Why don't you pour yourself something to drink?
İçeriye temiz hava girmesi için pencereleri açtım.I opened the windows to let in some fresh air.
Kendime içecek bir şey döktüm.I poured myself something to drink.
Kendime içecek bir şey doldurdum.I poured myself something to drink.
İçe dönük olduğumu sanmıyorum.I don't think I'm introverted.
Ben sık sık kırmızı şarap içerim.I often drink red wine.
Kutunun içeriğini bilmiyorum.I do not know the contents of the box.
Sandığın içeriğini bilmiyorum.I do not know the contents of the crate.
Bir kez içeri girersen, bir daha asla tekrar çıkmazsın.Once you go in, you'll never come out again.
Bir kez içeri girersen, dışarı çıkamazsın.Once you're in, you can't get out.
Tom birinin geride bırakmış olduğu çantanın içeriğini kontrol etti.Tom checked the contents of the bag that someone had left behind.
Çamaşırı içeri getirdiğin için teşekkürler.Thanks for bringing the washing in.
Bu ürün karbon içermez.This product is carbon neutral.
Yağmur nedeniyle bütün gün içeride kaldım.I stayed inside all day because of the rain.
Fırtına yüzünden bütün gün içeride kaldım.I stayed inside all day because of the storm.
Kar fırtınası yüzünden bütün gün içeride kaldım.I stayed inside all day because of the snowstorm.
Oldukça çok içerim.I drink quite a bit.
Pencereleri kapatmazsan sivrisinekler içeri girer.The mosquitos will come in if you don't close the windows.
Ben bira içmem. Fakat şarap içerim.I don't drink beer. I do, however, drink wine.
Ekibim on kişi içeriyor.My team contains ten people.
Bu çaydan daha iyi içeceklerimiz var.We've got better drinks than this tea.
Rol Dili, Japonca'da erkek ve kadın toplu isimler içerir.Role-Language includes male and female collective nouns in Japanese.
Tom Mary'nin aşırı içki içen biri olduğunu söyledi.Tom said that Mary is a binge drinker.
Tom aşırı içki içen biri.Tom is a binge drinker.
O, içeriye girmek için umutsuzdu.She was desperate to fit in.
Tom içeriye girmek için umutsuzdu.Tom was desperate to fit in.
Tom'a içeri gelirmesini söyledim.I told Tom to come inside.
İşte benim kartım. E-posta adresimi ve telefon numaramı içeriyor.Here is my card. It contains my e-mail address and my phone number.
Kim genellikle daha fazla bira içer, sen mi yoksa Tom mu?Who usually drinks more beer, you or Tom?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod