Ana içeriğe geç
Sözlük

içe ile cümle

içe kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Kate her gün bir sürü süt içer.Kate drinks lots of milk every day.
Kate her gün çok süt içer.Kate drinks lots of milk every day.
Tom çay içer mi?Does Tom drink tea?
Bildiriler yanlış bilgi içeriyordu.The papers contained false information.
Belgeler yanlış bilgi içeriyordu.The papers contained false information.
Geri dönüştürülmüş malzeme içeriyor mu?Does it contain recycled material?
Su, Tom'un en sevdiği içecek değildir.Water isn't Tom's favorite drink.
Sigara içenlere hiç sempati duymuyorum.I have no sympathy for smokers.
Tom'u görmen için senin içeri girmene izin verdiler mi?Did they let you in to see Tom?
Tom içeriye bir göz atmalı.Tom should take a look inside.
Kahve popüler bir içecektir.Coffee is a popular beverage.
Bütün yatırımlar risk içerir.All investments involve risk.
Tom röportaj için içeri girdi.Tom came in for an interview.
İşte o vakit Tom içeri girdi.It was then that Tom came in.
Bu kitabın içerikleri zayıf sinirli insanlar için uygun değildir.The contents of this book are not suitable for people with weak nerves.
Tom bir spor içeceği içti.Tom drank a sports drink.
Şimdi içeride kalıyorum.I just stay inside now.
Tom alkol içemez.Tom can't drink alcohol.
Ne içersin, Tom?What'll you drink, Tom?
Bir kahve içelim.Let's go for a coffee.
Zaten içerideyiz.We're already inside.
Seni kim içeri getirdi?Who brought you in?
Çoğu sigara içen, bırakmak istediklerini söylüyor.Most smokers say that they want to quit.
O kırmızı şarap içecek.She will drink red wine.
"İçecek bir şey ister misin?" "Bir kahve,lütfen.""Would you like something to drink?" "A coffee, please."
Salata esrar içeriyordu ve sonra yeni işini sevdiğini fark etti.The salad contained marijuana and then he realized he loved his new job.
Puro içen bir eşeği fotoğraflamak için yapılan tüm girişimler başarısız oldu.All attempts to photograph a donkey smoking a cigar failed.
Bu düğme bir kamera ve mikrofon içerir.This button contains a camera and microphone.
Bu Kanadalı kadınlar çok fazla egzersiz yaptıkları için kilo almadan bira içebilir.These Canadian women can drink beer without gaining weight because they exercise so much.
Bu ekmek benim için fazla gluten içeriyor.This bread contains too much gluten for me.
Muzlar potasyum içeriğinden dolayı az miktarda radyoaktiftirler.Bananas are slightly radioactive due to their potassium content.
Onu içeceğimi gerçekten düşünüyor musun?Do you really think I'd drink that?
Gerçekten onu içeceğimi düşündün mü?Did you think I'd really drink that?
Tom, onu içeceğini söyledi mi?Did Tom say he was going to drink that?
İçeri gir ve babana yardım et.Go inside and help your father.
İçeri gir ve annene yardım et.Go inside and help your mother.
İçeri gir ve kız kardeşine yardım et.Go inside and help your sister.
Gerçekten onu içeceğimi mi düşünüyorsun?Do you really think I'm going to drink that?
Tom sana onu içeceğimi söyledi mi?Did Tom tell you I was going to drink that?
Eğer onu içersen ne olacağını biliyor musun?Do you know what would happen if you drank that?
Onu içersen ne olacağının farkında mısın?Do you realize what would happen if you drank that?
İçeri gelin. Başlamak üzereyiz.Come on in. We're just about to get started.
Neden onu içeriye davet etmedin?Why didn't you invite him in?
Tatlı içeceklerden nefret ediyorum.I hate sweet drinks.
Rüşvet içermeyen bir seçenek olduğuna eminim.I'm sure there's an option that doesn't involve a bribe.
Lütfen içeri girin, efendim.Please come in, Sir.
"Jamal'i görmeye geldim." "İçeri gel.""I've come to see Jamal." "Come in."
Tom'un içeri girmesine izin veriyorum.I let Tom in.
İçeri koştum.I ran inside.
O içerideyse patronunu görmeye geldim.I've come to see your boss if he's in.
O senin içeri girmene izin verdi mi?Did she let you in?
Ben içeride bekliyor olacağım.I'll be waiting inside.
Fadıl içeride değil.Fadil isn't in.
Tom sana içeri girmen için izin veren kişi miydi?Was Tom the one who let you in?
Ben şarap içerim.I drink wine.
Tom içeri girmemi istedi.Tom asked me to come inside.
Ben çok içerim.I drink a lot.
Hava gittikçe kararıyor. İçeri geri gel.It’s getting dark. Come back inside.
Hava gittikçe kararıyor. İçeriye dön.It’s getting dark. Come back inside.
Su Tom'un en sevdiği içecektir.Water is Tom's favorite drink.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod