Siyah kahve içer misin?Do you drink black coffee?
Yeşil çay içer misin?Do you drink green tea?
Doğa, her sayfasında önemli içerik sunan tek kitaptır.Nature is the only book that offers important content on every page.
İçeride yiyecek bir şey alabilir misin?Can you buy something to eat inside?
Bu cümle kaç kelime içeriyor?How many words does this sentence have?
Günde kaç tane sigara içersin?How many cigarettes do you smoke per day?
Susadım. Bana içecek serin bir şey ver lütfen.I’m thirsty. Give me something cool to drink, please.
Tom içeri nasıl girdi?How did Tom get in?
Sunumun içeriğini özetlemek ve bir sonuç çıkarmak istiyorum.I want to summarize the content of the presentation and draw a conclusion.
Sana içecek alabilir miyim?Can I get you a drink?
Acele et ve bana içecek bir şey getir.Hurry up and bring me something to drink.
İçeri gelmek ister misiniz?Would you like to come in?
Mary orada içeride.Mary's in there.
Çocukları içeride tutun.Keep the kids indoors.
Çocukları içeride tut.Keep the kids inside.
Tom kırmızı şarap içerek ve pahalı peynir yiyerek havuzun yanında oturdu.Tom sat by the pool drinking red wine and eating expensive cheese.
Ben her zaman uyumadan önce bir bardak süt içerim.I always drink a glass of milk before going to sleep.
Tom kapıdan içeri girdi.Tom walked through the door.
Tom kapıyı açtı ve içeri girdi.Tom opened the door and walked in.
Tom daire kapısını açtı ve içeri girdi.Tom opened the apartment door and walked in.
Tom içeri girmeme izin verdi.Tom let me in.
Tom az önce içeriye girdi.Tom just went inside.
Tom ışığı açtı ve içeri girdi.Tom turned on the light and walked in.
Tom kenara çekildi ve Mary'nin içeri girmesine izin verdi.Tom stepped aside and let Mary walk in.
Tom ön kapıdan içeri girdi.Tom walked in through the front door.
Tom içeriye girdi ve Mary için etrafına bakındı.Tom walked in and looked around for Mary.
Tom bunu kabul etmeyecek ama o Mary'ye içten içe aşık.Tom won't admit it, but he's secretly in love with Mary.
Puro içer misin?Do you smoke cigars?
İçeri gelmek ve bir fincan kahve içmek ister misin?Would you like to come in and have a cup of coffee?
Neden içecek bir şey almıyorsun?Why don't you get something to drink?
Neden içeri gelmiyorsun?Why don't you come inside?
İçeriye gelsene.Why don't you come inside?
Ben bile Tom'un kimle içeriye girdiğini fark etmedim.I didn't even notice who Tom came in with.
Buna içeceğim.I'll drink to that.
Ben buna içeceğim.I'll drink to that.
Onu içeriye götüreceğim.I'll take it inside.
Tekrar içeriye giriyorum.I'm going back inside.
İçki içecek kadar yaşlıyım.I'm old enough to drink.
İçeri girin. Kapı açık.Come in. The door is open.
İçeriden birinin yardımıyla işlenmiş bir suçtu.It was an inside job.
O bize bazı içecekler aldı.He bought us some drinks.
Kapıyı açtı ve genç çiftçiyi içeriye davet etti.She opened the door and invited the young farmer in.
İçeriye bakmak istiyorum.I'd like to look inside.
İçeri girme! Ben çıplağım.Don't come in! I'm naked.
İçeri girmek ister misin?Do you want to come in?
İçeri girmek ister misiniz?Do you want to come in?
İçeri giremezsin.You can't come in.
İçeri giremiyorum.I can't get in.
İçeri gir.Go on in.
Tom'un içeri girmesine izin veremeyiz.We can't let Tom in.
İçeri girmene izin veremem.I can't let you in.
Sen buranın içinde sigara içemezsin.You can't smoke in here.
Onu içeri gönderin.Send him in.
Onu içeri gönder.Send her in.
Sadece su içerim.I only drink water.
Sadece içtiğim zaman sigara içerim.I only smoke when I drink.
O bara gideceğimi düşündüm ama onlar benim içeri girmeme izin vermedi.I thought I was going to get into that bar, but they wouldn't let me in.
İçecek bir şey isteyebileceğini düşündüm.I thought you might want something to drink.
İçerik önemlidir.The context is important.
Tom günde iki paket sigara içerdi.Tom used to smoke two packs of cigarettes a day.